| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | surely zf. | muhakkak | ||
|
There surely was a message for all of us in the Swedish referendum vote. İsveç referandumunda hepimiz için bir mesaj olduğu muhakkak. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | surely zf. | elbette | ||
|
There is no difference, am I right?' 'Surely.' Hiçbir fark yok, değil mi?' "Elbette." More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | surely zf. | hakikaten | ||
| Genel | ||||
| Genel | surely zf. | şüphesiz | ||
|
Surely this is for the markets to decide, not governments. Şüphesiz buna hükûmetler değil piyasalar karar vermelidir. More Sentences |
||||
| Genel | surely zf. | elbette | ||
|
There is no difference, am I right?' 'Surely.' Hiçbir fark yok, değil mi?' "Elbette." More Sentences |
||||
| Genel | surely zf. | eminim | ||
|
So I feel that, slowly but surely, we are making headway. Dolayısıyla yavaş ama emin adımlarla ilerleme kaydettiğimizi düşünüyorum. More Sentences |
||||
| Genel | surely zf. | kuşkusuz | ||
|
Surely discards are a bigger problem, perhaps the major impact? Kuşkusuz ıskarta daha büyük bir sorun, belki de en büyük etki? More Sentences |
||||
| Genel | surely zf. | umarım | ||
|
I surely hope you can help us. Umarım bize yardım edebilirsin. More Sentences |
||||
| Genel | surely zf. | herhalde | ||
|
You already know about the situation, surely? Durumu zaten biliyorsundur, herhalde? More Sentences |
||||
| Genel | surely zf. | kesinlikle | ||
|
That would surely ultimately lead to the culling of vaccinated animals. Bu kesinlikle en nihayetinde aşılanmış hayvanların itlaf edilmesine yol açacaktır. More Sentences |
||||
| Genel | surely zf. | mutlaka | ||
|
I surely will come to the party. Partiye mutlaka geleceğim. More Sentences |
||||
| Genel | surely zf. | kesinlikle | ||
|
That would surely ultimately lead to the culling of vaccinated animals. Bu kesinlikle en nihayetinde aşılanmış hayvanların itlaf edilmesine yol açacaktır. More Sentences |
||||
| Genel | surely zf. | emin olarak | ||
| Genel | surely zf. | sanırım | ||
| Genel | surely zf. | güvenli bir şekilde | ||
| Genel | surely zf. | emniyetli bir şekilde | ||
| Genel | surely zf. | sağlamca | ||
| Genel | surely zf. | güvenle | ||
| Genel | surely zf. | kendini beğenmiş bir şekilde | ||
| Genel | surely zf. | kendinden emin bir şekilde | ||
| Genel | surely zf. | sadakatle | ||
| Genel | surely zf. | sadık bir şekilde | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | surely expr. | zahir/zaar (halk dilinde) | ||
| İngilizce | Türkçe | |
|---|---|---|
| Genel | ||
| Genel | slowly but surely zf. | yavaşça ama istikrarlı bir şekilde |
| Genel | surely [us] [canada] zf. | seve seve |
| Genel | surely [us] [canada] zf. | bile |
| Genel | surely [us] [canada] zf. | tabii |
| Genel | surely [us] [canada] zf. | hatta |
| Genel | surely [us] [canada] zf. | isteyerek |
| İfadeler | ||
| İfadeler | it is surely beyond doubt that expr. | şüphesiz ki |
| Deyim | ||
| Deyim | slowly but surely expr. | yavaş ama emin adımlarla |
| Konuşma | ||
| Konuşma | it is surely beyond doubt that expr. | şüphe götürmez |
| Teknik | ||
| Teknik | convergence almost surely i. | hemen hemen kesin yakınsama |
| Teknik | almost surely s. | hemen hemen kesin |
| İstatistik | ||
| İstatistik | almost surely expr. | hemen hemen kesinlikle |