sustained - Türkçe İngilizce Sözlük

sustained

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

sustained — Definition

Anlamı ve Tanımı:
sürekli, kesintisiz
Okunuş (IPA):
(AmE /səˈsteɪnd/ – BrE /səˈsteɪnd/)
Terim Türü:
Sıfat: sustained
Zaman içinde devamlılık gösteren durumdur. Sustain fiilinin sıfatlaşmış biçimi, yoğunluk ve sürekliliği birlikte vurgular.
Eş Anlamlılar:
prolonged, continuous
Zıt Anlamlılar:
intermittent

"sustained" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 21 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
sustained s. uzun süreli
The sustained development of the country allowed the president to be reelected.
Ülkenin uzun süredir kalkınması başkanın yeniden seçilmesini sağladı.

More Sentences
sustained s. sürdürülebilir
How can the successful tactics be sustained?
Başarılı taktikler nasıl sürdürülebilir?

More Sentences
sustained s. sürekli
A more sustained effort is required in particular as regards excise duties.
Bilhassa özel tüketim vergileri konusunda daha sürekli bir çabaya ihtiyaç vardır.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
sustained s. sürekli
A more sustained effort is required in particular as regards excise duties.
Bilhassa özel tüketim vergileri konusunda daha sürekli bir çabaya ihtiyaç vardır.

More Sentences
Hukuk
sustained s. sürdürülebilir
How can the successful tactics be sustained?
Başarılı taktikler nasıl sürdürülebilir?

More Sentences
Genel
sustained s. başından sonuna kadar aynı güçle sürdürülen
sustained s. başından sonuna kadar aynı seviyede sürdürülen
sustained s. sönümsüz
sustained s. aralıksız
sustained s. devamlı
sustained s. güçlü tutulmuş
sustained s. uzatmalı
sustained s. kesintisiz
Hukuk
sustained s. geçerli sayılmış
sustained s. onaylanmış
sustained s. tasdikli
sustained s. teyitli
Sigortacılık
sustained s. (sigortacılık) maruz kalınan
Elektrik
sustained s. (elektrik arkı) sürekliliği olan
Müzik
sustained s. devam ettirilen
sustained s. belirli bir tonda kesintisiz sürdürülen (ses)

"sustained" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 40 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
sustained attention i. sürekli dikkat
self-sustained s. başkalarına yük olmadan kendi kendine yaşayabilen
self-sustained s. kendi ayakları üzerinde duran
self-sustained s. kendini geçindiren
self-sustained s. kendi kendine yeten
Ticaret/Ekonomi
sustained inflation i. sönümsüz/devamlı enflasyon
Hukuk
sustained damage i. ika olunan zarar
sustained loss i. uğranılan zarar
objection sustained! expr. itiraz kabul edildi!
Siyasal
sustained economic growth i. süren ekonomik büyüme
sustained recovery i. sürdürülen toparlanma
sustained funding i. sürdürülen fonlama
Teknik
sustained load i. uzun süreli yüklenme
sustained oscillation i. zorlamalı osilasyon
sustained short-circuit current i. devamlı kısa devre akımı
sustained combustibility i. sürgit yanabilirlik
self-sustained s. kendi kendine hareket eden
Bilişim
sustained oscillation i. sürdürülen salınım
sustained rate i. sürdürülebilir hız
Telekom
sustained information rate i. sürdürülebilir veri hızı
Otomotiv
sustained backfire i. tutulan ateş tepmesi
Demiryolu
sustained braking i. sürekli frenleme
sustained braking i. devamlı frenleme
Medikal
sustained release i. sürekli salım
sustained-release morphine i. yavaş salınımlı morfin
sustained-release s. yavaş salınımlı
sustained-released s. yavaş salınımlı
Deniz Biyolojisi
sustained use i. sürdürülen kullanım
sustained harvest i. sürdürülen hasat
sustained speed i. sürdürülen hız
Dilbilim
sustained juncture i. duraklama aralığı
Çevre
sustained yield i. sürdürülebilir verim
sustained yield i. hasat edilen miktar
sustained yield i. kaynağın sağladığı hammadde miktarı
Askeri
sustained attrition minefield i. sürekli yıpratıcı mayın tarlası
sustained defence i. sürekli savunma
sustained flight vehicle i. destekli uçuş aracı
maximum sustained speed i. devamlı idame ettirilecek azami sürat
sustained rate of fire i. devamlı atış sürati
Silah/Atıcılık
sustained lead i. muhafaza edilen önleme tekniği