take it - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

take it

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"take it" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 5 sonuç

İngilizce Türkçe
General
take it f. katlanmak
take it f. dayanmak
Colloquial
take it kabul etmek
take it al senin olsun
take it varsaymak

"take it" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 178 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
take it easy ünl. sakin ol
General
take (it) a step further f. bir adım ileri götürmek
take it as one's duty f. görev bilmek
take it as one's duty f. gayret etmek
take it as one's duty to f. görev kabul etmek
take it easy f. ağırdan almak
take it for granted f. bir şeyi sorgusuz sualsiz kabul etmek
take it from the beginning f. baştan almak (işi/konuyu)
take it in turns f. bir işi birisiyle dönüşümlü yapmak
take it kindly f. kabullenmek
take it kindly f. hoşuna gitmek
take it normally f. normal karşılamak
take it out of someone f. bütün gücünü tüketmek
take it out of the country illegally f. yasadışı yoldan yurt dışına çıkarmak
take it personally f. üzerine alınmak
take it personally f. üstüne alınmak
take it seriously f. ciddiye almak
take it to f. götürmek
take someone's word for it f. birinin sözüne inanmak
Phrases
what's your take on it? bu konuda senin düşüncen ne?
Proverb
he can dish it but he can't take it başkalarını eleştirir ama kendisinin eleştirilmesinden hoşlanmaz
you can't take it with you when you die dünya malı dünyada kalır
Colloquial
stay here it won't take long burada kal uzun sürmez
take it back sözünü geri al
take it back lafını geri al
take it down a notch ağırdan al
take it easy! takma kafana!
take it for a while bir süre sende kalsın
take it or leave it ister al ister alma
take it or leave it price pazarlıksız/son fiyat
take it or leave it! pazarlık yok!
take it personal üzerine alınmak
take it personal üstüne alınmak
Idioms
can take it to the bank! dediğim doğru!
can take it to the bank! bana inanabilirsin!
can take it to the bank! sana garanti ediyorum!
give us your take on it senin düşüncen nedir
it will take some doing (bu iş için) biraz uğraşmak gerekecek/gerekiyor
it will take some doing (bu iş) biraz zor/zorlayacak
it would take an act of congress to do something bir şeyin mümkünatının olmaması
it would take an act of congress to do something mümkün değil
it would take an act of congress to do something bir şeyin imkansız olması
it would take an act of congress to do something deveye hendek atlatmaktan zor
it would take an act of congress to do something imkanı yok
take each day as it comes günü birlik yaşamak
take it as a matter of pride gurur meselesi yapmak
take it as read olduğu gibi kabul etmek
take it as read (herhangi bir sorgulama yapmadan) doğru kabul etmek
take it away! hadi başla (sahne senin)
take it easy on someone birisine nazik davranmak
take it easy on someone birini üstüne varmamak
take it easy on someone birisine hassas yaklaşmak
take it easy on someone birine iyi/dikkatli davranmak
take it easy on someone birisine kibar davranmak
take it for granted bir şeye kesin gözüyle bakmak
take it from the top baştan başlamak
take it from the top baştan almak
take it in turns bir işi birisiyle sıra ile yapmak
take it into one's head kafasına koymak
take it into one's head to do something bir şeyi yapmayı kafasına koymak
take it like a man (bir şeye) erkek gibi katlanmak
take it like a man sabırlı /metanetli olmak
take it lying down aşağıdan almak
take it on the chin katlanmak
take it on the chin sineye çekmek
take it on the nose sineye çekmek
take it on the nose katlanmak
take it one day at a time günü birlik yaşamak
take it one day at a time plansız yaşamak
take it one day at a time anı yaşamak
take it or leave it ister beğen, ister beğenme
take it or leave it ya sev ya terk et
take it out on somebody (sinirden) birine patlamak
take it out on somebody sinirini birinden çıkarmak
take it slow bir şeyi ağır ve temkinli biçimde yapmak
take it slow ağırdan almak
take it the wrong way yanlış anlamak
take it to one's grave bir sırrı mezara kadar götürmek
take it upon oneself to do something kendine vazife edinmek
take it upon yourself to do something durumdan vazife çıkarmak
take it with a grain of salt şüphe ile yaklaş
take it with a grain of salt ihtiyatla yaklaş
take it with a grain of salt şüpheyle yaklaş
take it with a pinch of salt ihtiyatla yaklaş
take it with a pinch of salt şüpheyle yaklaş
take it with a pinch of salt şüphe ile yaklaş
take something as it comes olduğu gibi kabul etmek
take the ball and run with it bir fikri veya planı alıp geliştirmek
Speaking
did anybody see you take it? onu alırken seni gören oldu mu?
don't take his word for it onun sözüne güvenme
don't take his word for it onun ipiyle kuyuya inme
don't take it personal kişisel algılama
don't take it to heart üzme kendini
how long did it take you to write it? bunu yazmak ne kadar zamanını aldı?
how long did it take you to write it? ne kadar zamanda yazdın bunu?
how long does it take to get to the airport? havaalanına gitmek ne kadar sürer?
how long does it take to get to the airport? havaalanına ne sürede gidilir?
how long does it take? ne kadar sürer?
how long does it take? ne kadar zaman alır?
how long will it take? ne kadar sürecek
how many hours did it take kaç saat aldı
how many hours did it take kaç saat sürdü
how many hours does it take kaç saat sürer
how much does it take? ne kadar sürer?
how much will it take? ne kadar sürer?
I can take it or leave it olsa da olur olmasa da olur
I can't take it anymore artık katlanamıyorum
I can't take it anymore artık daha fazla dayanamıyorum
i can't take it anymore artık dayanamıyorum
i can't take it anymore! artık daha fazla dayanamıyorum!
i couldn't take it anymore daha fazla dayanamadım
i didn't think it would take that long bu kadar uzun süreceğini düşünmemiştim
i know i can't take it with me yanımda götüremeyeceğimi biliyorum
i take it back sözümü geri aldım
i take it that sanıyorum
i take it you are a new student zannederim yeni bir öğrencisiniz
i take it you are a new student zannederim yeni bir öğrencisin
i take it you are a new student sanırım yeni bir öğrencisiniz
i take it you are a new student sanırım yeni bir öğrencisin
i will take care of it ben hallederim
i would take care of it ben hallederim
i'll take care of it ben icabına bakarım
i'll take it by your side senin tarafındayım/tarafında yer alacağım
i'll take it from here buradan sonrasını artık ben devralıyorum
i'll take it from here buradan sonrasını ben hallederim
i'll take it from here bundan sonrasını ben hallederim
it doesn't take a genius dahi olmaya gerek yok
it doesn't take a rocket scientist (bunu anlamak için) bilim adamı olmak gerekmiyor
it doesn't take a rocket scientist (bunu anlamak için) bilim adamı olmana gerek yok
it might take a while biraz uzun sürebilir
it will take about a week bir hafta kadar sürecek
it will take time vakit alacak
it won't take long vakit almaz
it won't take long uzun sürmez
take it away! götür şunu!
take it back lafını geri al
take it back sözünü geri al
take it easy ağır ol
take it easy yavaş ol
take it easy rahat ol
take it easy acele etme
take it easy fazla yorulma
take it easy sinirlenme
take it easy buddy sakin ol biraz dostum
take it easy champ sakin ol şampiyon
take it easy champion sakin ol şampiyon
take it easy man! sakin ol adamım!
take it easy man! sakin ol dostum!
take it easy! ağır ol
take it from me bana inan
take it from me tecrübelerime dayanarak söylüyorum
take it or leave it işine gelirse
take it or leave it ya bu deveyi gütmeli, ya bu diyardan gitmeli
take it or leave it ya bu deveyi güdersin ya bu diyardan gidersin
take it or leave it ister kabul et ister etme
take it with you yanında götür
take my word for it sözüme güven
what does it take (to...)? (...olmak/yapmak) neye mal olur?
you can take it alabilirsin
you can't take it with you dünya malı dünyanın
you can't take it with you kefenin cebi yok
you can't take it with you when you die kefenin cebi yok
you can't take it with you when you go kefenin cebi yok
you don't have to take my word for it benim sözüme güvenmek zorunda değilsin
you owe it to yourself to take a break bir molayı hak ettin
Slang
take it easy bak dalgana
take it on the lam kaçmak
take it on the lam şehri terk etmek
take it on the lam sıvışmak
take it or leave it! yersen!
take it to the street (sorunlarını) herkese anlatmak
take it up the ass götüne almak
take it up the ass haksızlığa/haksız bir davranışa uğramak
tell him he can take his job and shove it up his arse! söyle ona alsın işini kıçına soksun
Trade/Economic
take it off the market piyasadan çekmek
take it off the market piyasadan kaldırmak
Computer
take it on the road yanınızda taşıyın
Football
take it and score pass al da at dercesine pas