tertibat - Türkçe İngilizce Sözlük

tertibat

"tertibat" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 25 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
tertibat construction i.
The electrical system requires careful construction.
Elektrik sistemi dikkatli bir tertibat gerektiriyor.

More Sentences
Teknik
tertibat setup i.
We need much more modern setup to complete the task.
Görevi tamamlamak için çok daha modern bir tertibata ihtiyacımız var.

More Sentences
Mekanik
tertibat mechanism i.
The big flaw in the clock production mechanism caused too many glitches.
Saat üretim tertibatındaki büyük kusur çok fazla aksaklığa neden oldu.

More Sentences
Genel
tertibat dispositions i.
tertibat installations i.
tertibat apparatus i.
tertibat unit i.
tertibat hickey i.
tertibat contraption i.
tertibat gear i.
tertibat contrivance i.
tertibat arrangements i.
tertibat appliances i.
tertibat system i.
tertibat fitting i.
tertibat notion i.
tertibat graith [scotland] i.
Konuşma Dili
tertibat fittin i.
Teknik
tertibat fixings i.
tertibat clutch i.
tertibat device i.
tertibat gear i.
tertibat assembly i.
tertibat installation i.
İnşaat
tertibat fittings i.

"tertibat" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 40 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
telefon hattının gizlice dinlenmesi için tertibat takılması tap i.
şövalyenin vücudunun herhangi bir kısmını örten zincirli tertibat voider [dialect] i.
(argand lambasında) ateşleme için hava akımı yaratan tertibat oxidator [obsolete] i.
yardımcı tertibat preventer i.
pratik tertibat subtlety i.
tertibat almak take measures f.
telefon hattını gizlice dinlemek için tertibat takmak tap f.
Teknik
devri hareketi yatay harekete çeviren tertibat eccentrical i.
yağlayıcı tertibat lubricator i.
hidrolik tertibat hydraulic unit i.
güneş enerjisi sağlayan tertibat solar array i.
mekanik tertibat link i.
mekanik tertibat linkage i.
sürtünmeye karşı tertibat antifriction device i.
kaza önleyici tertibat accident preventer i.
püskürme önleyici tertibat anti-spray device i.
kayma önleyici tertibat anti-slip device i.
krank kollarıyla hareket ettirilen tertibat crank capstan i.
kırılmaya karşı tertibat crash assembly i.
delikli tertibat iskeleti core wheel i.
delikli tertibat core gear i.
delikli tertibat core wheel i.
delikli tertibat iskeleti core gear i.
yapay su akımı yaratan tertibat scour i.
bisikletin arka tekerleğinin göbeğinde tekerleği pedal hareketi olmaksızın döndüren tertibat freewheel i.
Mekanik
mil üzerinde kayan kollara bağlı süngülerle kurulan bir tür tertibat bayonet clutch i.
İnşaat
köprü halatının ucunu tutan tertibat anchor i.
Otomotiv
vantilatörün motoru gereksiz yere fazla soğutmaması için devreden çıkartmaya yarayan tertibat fan clutch i.
merkezkaçlı tertibat centrifugal timing mechanism i.
dirsekli kol mahfazasından geçen egzoz gazlarını arkaya doğru iten tertibat blowby i.
hız sınırlayıcı tertibat speed limitation device i.
Havacılık
yüksek kaldırıcı tertibat high lift device i.
Medikal
sarsıntıya neden olan tertibat trauma i.
Kimya
gaz veya sıvıların saflaştırılması, kurutulması, damıtılması veya emilmesi için geçirildiği dikey tertibat tower i.
Askeri
yüzdürücü tertibat flotation gear i.
silahın sağa veya sola döndürülmesini mümkün kılan tertibat traversing mechanism i.
ağır silahların kurulması, sökülmesi ve yerlerinin değiştirilmesi için mekanik tertibat kullanımı mechanical maneuvers i.
karada/kıyıda çıkarma kuvvetine operasyon boyunca muharebe hizmet desteği sağlamada gerekli malzeme, ekipman, tertibat ve unsurları kapsayan alan combat service support area (cssa) i.
Silah/Atıcılık
mil üzerinde kayan kollara bağlı süngülerle kurulan bir tür tertibat bayonet joint i.
Ciltçilik
kitap katlama makinesine besleme yapan tertibat sucker i.