thinking - Türkçe İngilizce Sözlük

thinking

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

thinking — Definition

Anlamı ve Tanımı:
düşünme, düşünsel
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈθɪŋkɪŋ/ – BrE /ˈθɪŋkɪŋ/)
Terim Türü:
İsim/Sıfat: thinking (uncountable as noun)
Zihinsel faaliyet süreci veya buna ilişkin nitelik. think fiilinden türeyen isim ve sıfat kullanımı vardır. Felsefe ve bilişsel bilimlerde merkezî kavramdır.
Eş Anlamlılar:
reasoning, cognition
Zıt Anlamlılar:
mindlessness

"thinking" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 9 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
thinking i. düşünme
I need to rest for clear thinking.
Net düşünmem için dinlenmem gerekiyor.

More Sentences
thinking s. düşünen
Genel
thinking i. fikir
Good thinking!
İyi fikir!

More Sentences
thinking i. düşünce
The president's thinking on climate change hasn't changed.
Başkan'ın iklim değişikliği konusundaki düşüncesi değişmemiş.

More Sentences
thinking i. görüş
The members of the Quartet are unanimous in thinking that its role should be further reinforced.
Dörtlü üyeleri, rolünün daha da güçlendirilmesi gerektiği konusunda görüş birliği içindedir.

More Sentences
thinking s. düşünceli
We need a thinking manager in the department.
Departmanda düşünceli bir yöneticiye ihtiyacımız var.

More Sentences
Psikoloji
thinking i. düşünme
I need to rest for clear thinking.
Net düşünmem için dinlenmem gerekiyor.

More Sentences
Genel
thinking i. düşünüş
thinking s. düşünsel

"thinking" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
without thinking zf. düşünmeden
Genel
operational thinking i. işlemsel düşünme
lateral thinking i. etraflıca düşünme
empathetic thinking i. empatik düşünme
way of thinking i. düşünce biçimi
wishful thinking i. düşüncelilik
wishful thinking i. hüsnükuruntu
process thinking i. süreç düşünme
way of thinking i. düşünüş
thought and thinking i. düşünce ve düşünme
thinking person i. düşünen kişi
logical thinking i. mantıksal düşünme
analytical thinking i. analitik düşünce
creative thinking i. yaratıcı düşünme
creative thinking i. yaratıcı düşünce
predicate thinking i. yüklemli
divergent thinking i. aykırı düşünme
forward thinking i. geleceği düşünme
preconscious thinking i. bilinç öncesi
way of thinking i. düşünme tarzı
innovative thinking i. yenilikçi düşünme
the way of thinking i. düşünme şekli
thinking aloud i. sesli düşünme
thinking out loud i. sesli düşünme
wishful thinking i. hayal
thinking process i. düşünce aşaması
thinking process i. düşünce süreci
abductive thinking i. tutsak edici düşünce
abductive thinking i. hepten gidimsel çıkarım
abductive thinking i. hepten gidimsel düşünce
positive thinking i. olumlu düşünce
power of thinking i. düşünce gücü
power of thinking i. düşünme gücü
divergent thinking i. ıraksak düşünce
convergent thinking i. yakınsak düşünce
depth of thinking i. düşünce derinliği
depth of thinking i. düşüncenin derinliği
breadth of thinking i. düşüncenin derinliği
the thinking behind it i. bunun arkasındaki düşünce
critical thinking i. eleştirel düşünce
strategic thinking i. stratejik düşünme
shift in thinking i. düşünce kayması
impulsive thinking i. fevri düşünce/düşünme
the thinking man sculpture i. düşünen adam heykeli
clear-thinking i. mantıklı düşünme
thinking putty i. oyun hamuru
thinking skill i. düşünme becerisi
quick thinking i. hızlı düşünme
clear thinking i. açık düşünme
way of thinking i. düşünme biçimi
way of thinking i. düşünce tarzı
lean thinking system i. yalın düşünce sistemi
wishful thinking i. hüsnü zan
computational thinking i. sayısal düşünme
solution-oriented thinking i. çözüm odaklı düşünme
design thinking i. tasarım odaklı düşünme
independent thinking i. bağımsız düşünce
thinking cap i. düşünme
out-of-the-box thinking i. yaratıcı düşünme
out-of-the-box thinking i. alışılmış olanın dışında düşünme
wishful thinking i. temenni
counterfactual thinking i. karşı olgusal düşünme
synthetic thinking i. fikirlerin kompleks bir bütün ile sentezi
synthetic thinking i. sentetik düşünce
wishful thinking i. fazla iyimser düşünme
set somebody thinking f. düşündürmek
act without thinking f. aklına eseni yapmak
talk without thinking f. ağzına geleni söylemek
start thinking f. düşünmeye başlamak
speak without thinking f. düşünmeden konuşmak
can't help thinking f. düşünmeden edememek
not be thinking clearly f. sağlıklı düşünememek
not be thinking clearly f. salim kafayla düşünememek
find oneself thinking f. (kendini) düşünüyor bulmak
find oneself thinking f. düşünmeden edememek
find oneself thinking f. düşünmeden alıkoyamamak
forward-thinking s. ileriyi düşünen
forward-thinking s. geleceği düşünen
forward-thinking s. ileriye bakan
forward-thinking s. geleceğe bakan
forward thinking s. ileri düşünceli
thinking only of one's own interests s. yalnızca kendi çıkarlarını düşünen
right-thinking s. mantıklı
right-thinking s. genellikle kabul edilebilir fikirleri olan
right-thinking s. sağduyulu
right-thinking s. aklıselim
right-thinking s. makul görüşleri olan
right-thinking s. makul
right-thinking s. aklı başında
right-thinking s. ahlaki konular üzerinde mutabık olan
right-thinking s. ahlaki konular üzerinde uzlaşmaya varan
free-thinking s. (özellikle dinde) statükoyu reddeden
without thinking zf. düşünmeksizin
without thinking about zf. dikkate almaksızın
İfadeler
to my way of thinking expr. bana göre
to my way of thinking expr. bence
thinking that expr. diye
if you want to go big, stop thinking small expr. büyük işler yapmak istiyorsan küçük düşünme
if you want to go big, stop thinking small expr. büyük işler yapmak istiyorsan küçük düşünmeyi bırak
to way of thinking expr. -e göre
to one's way of thinking expr. birinin düşüncesine göre
to way of thinking expr. fikrine göre
to one's way of thinking expr. birine göre
Konuşma Dili
worth thinking about s. üzerinde düşünmeye değer
you’d better start thinking about it expr. düşünmeye başlasan iyi olur
keep thinking like that expr. böyle düşünmeye devam et
what were you thinking? expr. aklın neredeydi?
what were you thinking? expr. neyin kafasını yaşıyorsun/yaşıyordun?
what were you thinking? expr. hangi akla hizmet?
Deyim
thinking way out of the box i. çözüm için sınırların ötesinde düşünme
thinking way out of the box i. çözüm yolu için yaratıcı düşünme
thinking way out of the box i. sorunu çözmek için yaratıcı düşünme
the thinking woman's crumpet i. zeki ve çekici adam
the thinking man's crumpet i. zeki ve çekici kadın
the thinking man's/woman's crumpet i. (karşı cinsin ilgisini çeken) zeki/akıllı ve çekici kimse
one's wishful thinking i. en büyük rüyaları
one's wishful thinking i. gönüllerde yatan aslan
wishful thinking i. hüsnükuruntu
blue-sky thinking i. açık fikirli/kural dışı düşünme
blue-sky thinking i. sınırsız/özgürce düşünme
blue-sky thinking i. normlarla ya da yerleşik inançlarla sınırlı kalmadan düşünme
the thinking man's/women's crumpet i. (karşı cinsin ilgisini çeken) zeki/akıllı ve çekici kimse
thinking inside the box i. denenmiş ve onaylanmış yollardan gitme
thinking inside the box i. denenmiş ve etkililiği kanıtlanmış yolları/yöntemleri kullanma
put on one's thinking cap f. kafa yormak
put on one's thinking cap f. külahını önüne koyup düşünmek
put one's thinking cap on f. bir konu üzerinde düşünmek
put one's thinking cap on f. ciddi ciddi düşünmek
put one's thinking cap on f. bir konu üzerinde kafa patlatmak
put on one's thinking cap f. (ciddi olarak) düşünmeye başlamak
not be thinking straight f. düzgün düşünememek
put one's thinking cap on f. şapkasını önüne koyup düşünmek
put one's thinking cap on f. düşünmeye başlamak
alternate in between thinking f. düşünceleri arasında gidip gelmek
not be thinking straight f. sağlıklı düşünememek
get (one's) thinking cap on f. etraflıca düşünmeye başlamak
get (one's) thinking cap on f. etraflıca düşünmek
get (one's) thinking cap on f. şapkasını önüne koyup düşünmek
get (one's) thinking cap on f. ciddi ciddi düşünmeye başlamak
get (one's) thinking cap on f. ciddi ciddi düşünmek
get (one's) thinking cap on f. enine boyuna düşünmeye başlamak
get (one's) thinking cap on f. derinlemesine düşünmek
get (one's) thinking cap on f. şapkasını önüne koyup düşünmeye başlamak
get (one's) thinking cap on f. enine boyuna düşünmek
get (one's) thinking cap on f. iyice düşünmek
get (one's) thinking cap on f. kafa patlatmak
have one's thinking cap on f. kafa yormak
have one's thinking cap on f. ciddi olarak düşünmek
have one's thinking cap on f. dikkatlice düşünmek
have one's thinking cap on f. şapkasını önüne koyup düşünmek