trek - Türkçe İngilizce Sözlük

trek

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

trek — Definition

Anlamı ve Tanımı:
uzun yürüyüş, zorlu yolculuk
Okunuş (IPA):
(AmE /trɛk/ – BrE /trɛk/)
Terim Türü:
İsim: trek (treks); Fiil: trek (treks – trekked – trekking)
Uzun mesafeli ve yorucu yolculuk. Güney Afrika Hollandacası trekken kökünden evrilmiştir. Doğa sporları ve mecazi çaba anlatılarında dayanıklılığı vurgular.
Eş Anlamlılar:
hike, journey
Zıt Anlamlılar:
stroll

"trek" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
trek i. uzun ve zorlu bir yolculuk
Would you like to join me on this trek?
Bu uzun ve zorlu yolculukta bana katılmak ister misin?

More Sentences
trek i. trekking
The island is suitable for cycling and trekking.
Ada bisiklet ve trekking için uygundur.

More Sentences
trek f. zar zor ilerlemek
You will have to trek down the stairs today.
Bugün bu merdivenleri zar zor inmek zorunda kalacaksın.

More Sentences
trek i. kağnı ile gitme
trek i. yolculuk
trek i. seyahat
trek i. uzun yol
trek f. göç etmek
trek f. öküz arabasıyla yol almak
trek f. kağnı ile gitmek
trek f. öküz arabası ile göç etmek
trek f. göçmek
trek f. yolculuk etmek
trek f. zor zahmet gitmek
trek f. yürüyerek geçmek
trek N. uzun yürüyüş
trek N. zorlu yolculuk

"trek" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 15 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
trek [south african] i. sefer
trek [south african] i. göç
Öbek Fiiller
trek across something f. bir yeri boylu boyunca yürümek
trek across something f. bir şeyden yürüyerek geçmek
trek to f. -e yürümek
trek through (something or some place) f. (bir şey/bir yer) boyunca yürümek
trek across (something or some place) f. (bir şey/bir yer) boyunca yürümek
trek to f. '-e yürüyerek gitmek
trek through (something or some place) f. (bir şey/bir yer) boyunca yürüyerek seyahat etmek
trek across (something or some place) f. (bir şey/bir yer) boyunca yürüyerek seyahat etmek
trek across (something or some place) f. (bir şeyi/bir yeri) yürüyerek geçmek
trek through (something or some place) f. (bir şeyden/bir yerden) yürüyerek geçmek
Ulaştırma
trek wagon i. altı tekerli üstü kapalı at arabası
Hayvancılık
trek ox [south africa] i. yedek öküz
Tarih
great trek i. büyük göç