unique - Türkçe İngilizce Sözlük

unique

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

unique — Definition

Anlamı ve Tanımı:
benzersiz
Okunuş (IPA):
(AmE /juːˈniːk/ – BrE /juːˈniːk/)
Terim Türü:
Sıfat
Eşi veya benzeri olmayan nitelik. Latince unicus kökünden gelir. Değerleme ve kimlik anlatılarında ayırt ediciliği öne çıkarır.
Eş Anlamlılar:
singular, one-of-a-kind
Zıt Anlamlılar:
common, typical

"unique" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 28 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
unique s. özgün
They were not unique to 1997 and two strands seem to run through them.
Bunlar 1997'ye özgü değildi ve aralarında iki bağ var gibi görünüyor.

More Sentences
unique s. benzersiz
The changeover to the euro is a unique event in economic history for which there is no precedent in terms of magnitude.
Avroya geçiş, ekonomi tarihinde büyüklük açısından emsali olmayan benzersiz bir olaydır.

More Sentences
unique s. eşsiz
Eye scanning is extremely secure because each person's retina is unique.
Göz taraması son derece güvenlidir çünkü her insanın retinası eşsiz olur.

More Sentences
unique s. kendine mahsus
unique s. emsalsiz
unique s. biricik
Genel
unique s. eşi benzeri yok
The opportunity given to us over the next three years is unique in history.
Önümüzdeki üç yıl boyunca bize verilen imkanın tarihte eşi benzeri yok.

More Sentences
unique s. eşsiz
Eye scanning is extremely secure because each person's retina is unique.
Göz taraması son derece güvenlidir çünkü her insanın retinası eşsiz olur.

More Sentences
unique s. tek
United States want to be the World unique superpower.
Amerika Birleşik Devletleri dünyadaki tek süper güç olmak istiyor.

More Sentences
unique s. sıra dışı
He had a unique approach to the subject.
Konuya sıra dışı bir yaklaşımı vardı.

More Sentences
Teknik
unique s. tek
United States want to be the World unique superpower.
Amerika Birleşik Devletleri dünyadaki tek süper güç olmak istiyor.

More Sentences
İnşaat
unique s. kendine özgü
The medicinal products market is unique and our objective must not be to encourage maximum sales.
Tıbbi ürünler piyasası kendine özgüdür ve amacımız maksimum satışı teşvik etmek olmamalıdır.

More Sentences
Genel
unique i. eşsiz şey
unique s. mükemmel
unique s. yegane
unique s. rakipsiz
unique s. bir
unique s. yekta
unique s. türüne az rastlanan
unique s. türüne az rastlanır
unique s. emsali kalmamış
unique s. özebir
unique s. eşi ve benzeri olmayan
unique s. şahsına münhasır
Teknik
unique i. özebir
unique s. kıyassız
Matematik
unique s. bir değerli
unique s. tek bir sonuca götüren

"unique" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 83 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
unique selling point i. benzersiz satış noktası
unique works of art i. nadir eserler
unique works of art i. nadir sanat eserleri
unique style i. özgün stil
unique form i. özgün form
unique solution i. tek çözüm
unique feature i. tek özellik
unique design i. özgün tasarım
unique structure i. kendine özgü yapı
unique method i. kendine özgü yöntem
unique moments i. benzersiz anlar
a unique place i. benzersiz bir yer
unique experience i. eşsiz deneyim
unique feature i. eşsiz özellik
unique tastes i. eşsiz lezzetler
unique tastes i. eşi benzeri olmayan tatlar
unique tastes i. eşi benzeri olmayan lezzetler
unique tastes i. eşsiz tatlar
unique impression i. benzersiz izlenim/etki
be unique f. benzersiz olmak
have a unique smile f. kendine özgü bir gülümsemesi olmak
far from unique s. benzersizlikten uzak
by no means unique s. benzersizlikten uzak
unique to s. -e özgü
unique to s. -e has
non-unique s. eşsiz olmayan
Konuşma Dili
a unique opportunity i. eşsiz bir fırsat
Konuşma
you have a very unique style expr. kendine özgü bir stilin var
you have a very unique style expr. kendine özgü bir tarzın var
Ticaret/Ekonomi
unique risk i. firmaya özgü risk
unique selling point i. diğer sunucuların benzerini gerçekleştiremedikleri satış noktası
unique selling proposition i. benzersiz satış teklifi
unique selling proposition i. alamet-i farika
unique selling proposition i. ayırt edici özellikler
Siyasal
unique characteristics i. nevi şahsına münhasır
Sanayi
universally unique identifier (uuid) i. evrensel tekil tanımlama numarası (ettn)
Reklam
unique user i. tekil kullanıcı
unique visitor i. tekil ziyaretçi
Teknik
unique solution i. tek çözüm
globally unique id i. evrensel tek kimlik
Bilgisayar
unique name i. ad
unique key i. benzersiz anahtar
unique id i. benzersiz kimlik
unique id i. benzersiz kimliği
unique records i. benzersiz kayıtlar
unique table i. benzersiz tablo
unique id i. kimliği
unique records only i. sadece benzersiz kayıtlar
unique values i. benzersiz değerler
unique index i. benzersiz dizin
unique keys i. benzersiz anahtar sayısı
unique visitor i. tekil ziyaretçi
error creating unique tmp file i. ayrı tmp dosyası yaratma hatası
unique visitors i. aynı anda veya farklı zamanlarda giriş yapan web-sitesi ziyaretçiler
unique impression i. farklı kullanıcılar tarafından görülme
unique records only expr. kayıt tekrarlanmasın
Bilişim
unique solution i. tek çözüm
unique identifier i. benzersiz tanıtıcı veya benzersiz tanımlayıcı
guid (globally unique identifier) kısalt. küresel benzersiz tanımlayıcı
Telekom
unique visitor i. tekil ziyaretçi
unique challenge- response procedure i. tek zorluk-tepki cevap işlemesi
unique random variable i. eşsiz rassal değişken
unique challenge authentication response i. eşsiz zorluk yetkilendirme tepkisi
Aydınlatma
unique hue i. ana renk türü
unique hue i. temel renk türü
Otomotiv
unique components only i. sadece benzersiz aksamlar
unique non-automotive assemblies i. ana otomotivden bağımsız tertibatlar
unique anti-wheelspin components i. ana patinaj önleme aksamı
unique non-automotive components i. ana otomotivden bağımsız aksamlar
Psikoloji
unique trait i. eşsiz kişilik özelliği
Mutfak
a kind of dessert unique to polish cuisine i. ponçik
Matematik
unique solution i. biricik çözüm
unique factorisation domain i. tek çarpanlama bölgesi
unique factorization domain i. tek çarpanlama bölgesi
unique solution i. tek çözüm
İstatistik
unique factor i. tek etken
unique variance i. tek varyans
unique variance i. benzersiz varyans
Askeri
unique identifier i. tek tanıtıcı
unique data system i. tek bilgi sistemi
navy-unique fleet essential aircraft i. donanmaya özel zaruri donanma hava aracı
service-unique container i. (abd'de) tek bir savunma bakanlığı bölümünün satın aldığı, iso uyarınca 20 veya 40 fitlik konteyner
Matbaa
unique press edition i. özgün baskı teknikleri