singular - Türkçe İngilizce Sözlük

singular

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

singular — Definition

Anlamı ve Tanımı:
tekil, sıra dışı
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈsɪŋɡjələr/ – BrE /ˈsɪŋɡjʊlə/)
Terim Türü:
Sıfat: singular
Bu sıfat, hem dilbilgisinde tekliği hem de alışılmadık olma durumunu betimler. Latince singularis kökünden evrilmiştir. Dilbilgisi ve eleştirel anlatımlarda bağlama göre iki farklı anlam düzleminde kullanılır.
Eş Anlamlılar:
unique, odd
Zıt Anlamlılar:
plural

"singular" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 60 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
singular s. tekil
Singular nouns are supposed to be without any inflection.
Tekil isimlerin herhangi bir çekim olmadan kullanılması gerekir.

More Sentences
Genel
singular s. eşsiz
There's only one person that has this singular effect on people.
İnsanlar üzerinde bu eşsiz etkiye sahip olan tek bir kişi var.

More Sentences
singular s. garip
His singular sense of humor was out of place.
Onun garip mizah anlayışı yersizdi.

More Sentences
singular s. büyük
She kept her promise with a singular persistency.
Sözünü büyük bir ısrarla tuttu.

More Sentences
singular s. tekil
Singular nouns are supposed to be without any inflection.
Tekil isimlerin herhangi bir çekim olmadan kullanılması gerekir.

More Sentences
Teknik
singular s. tekil
Singular nouns are supposed to be without any inflection.
Tekil isimlerin herhangi bir çekim olmadan kullanılması gerekir.

More Sentences
Matematik
singular s. tekil
Singular nouns are supposed to be without any inflection.
Tekil isimlerin herhangi bir çekim olmadan kullanılması gerekir.

More Sentences
Dilbilim
singular s. tekil
Singular nouns are supposed to be without any inflection.
Tekil isimlerin herhangi bir çekim olmadan kullanılması gerekir.

More Sentences
Genel
singular i. tekil sayı
singular i. tekil sayıyı ifade eden çekim
singular i. tekil sözcük
singular s. görülmemiş
singular s. tekil isim
singular s. bambaşka
singular s. müfret
singular s. hususiyet
singular s. münferit
singular s. olağandışı
singular s. yalnız
singular s. tek
singular s. müstesna
singular s. bireysel
singular s. tuhaf
singular s. kişisel
singular s. fevkalade
singular s. acayip
singular s. nadir
singular s. ayrı
singular s. alışılmamış
singular s. beklenmeyen (olay vb)
singular s. farklı
singular s. aykırı
singular s. ters
singular s. karşıt
singular s. uymayan
singular s. şahsına münhasır
singular s. özgün
singular s. sıra dışı
Hukuk
singular s. hukuki tekilliğe ait veya ilgili
singular s. hukuki tekilliği etkileyen
singular s. belirli bir mülke ait veya ilgili
singular s. belirli bir mülk ile ilgilenen
singular s. bireysel mülkiyet çıkarlara ait veya ilgili
singular s. bireysel mülkiyet çıkarlarını etkileyen
singular s. bireysel mülkiyet haklarına ait veya ilgili
singular s. bireysel mülkiyet haklarını etkileyen
Matematik
singular s. (matris) singüler
singular s. (doğrusal dönüşüm) singüler matrisli
Hayvancılık
singular i. yaban domuzu sürüsü
Eski Kullanım
singular i. birey
singular i. bağımsız kimse
singular i. yalnız kimse
singular i. tekil nesne
singular i. istisnai durum
singular i. bir seferlik durum
singular s. tekli
singular s. her bir yüzünde bir tane olan
singular s. tek taraflı
singular s. her bir tarafında birer tane olan
singular s. birerli

"singular" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 52 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
singular number i. tekil sayı
singular event i. tekil olay
singular countable nouns i. tekil sayılabilen isimler
sing. (singular) s. tekil
sing (singular) s. tekil
singular [obsolete] s. faydalı
singular [obsolete] s. gizli
singular [obsolete] s. yararlı
singular [obsolete] s. işe yarar
singular [obsolete] s. kullanışlı
singular [obsolete] s. etkili
singular [obsolete] s. mahrem
singular [obsolete] s. özel
Ticaret/Ekonomi
words importing the singular shall include the plural and vice versa i. tekil ifadeler çoğul ifadeleri, çoğul ifadeler ise tekil ifadeleri de kapsayacak şekilde anlaşılacaktır
Hukuk
singular successor i. cüzi halef
singular succession i. kişisel mal paylaşımı
singular succession i. varisler arası mal paylaşımı
Teknik
singular point i. tekil nokta
singular point i. tekillik noktası
singular solution i. tekil çözüm
non-singular s. tekil olmayan
Bilişim
singular matrix i. tekil matris
singular solution i. tekil çözüm
singular point i. tekil nokta
singular set i. tekil matris
Denizcilik
cauchy’s singular point i. cauchy tekil noktası
singular value decomposition i. tekil değer ayrışması
singular point distribution method i. tekil nokta dağılım yöntemi
Matematik
singular matrix i. tekil matris
singular integral i. tekil integral
singular function i. tekil fonksiyon
isolated singular point i. yalıtık tekil nokta
non-singular matrix i. tekil olmayan matris
singular solution i. tekil çözüm
singular point i. tekil nokta
singular perturbation theory i. tekil pertürbasyon teorisi
singular point in a curve i. eğri üzerindeki tekil nokta
non-singular s. tekil olmayan
Mantık
singular term i. tekil terim
singular proposition i. tekil önerme
İstatistik
singular weighing design i. tekil ağırlıklandırma tasarımı
singular value decomposition i. tekil değer ayrışımı
non-singular distribution i. tekil olmayan dağılım
singular distribution i. tekil dağılım
singular value decomposition i. tekil değer ayrışması
Hayvancılık
singular [obsolete] i. yetişkin yaban domuzu
Sosyal Bilimler
singular they zm. cinsiyetsiz üçüncü kişi zamiri (erkekler için he kadınlar için she ve nonbinary kişiler için they zamirinin kullanılması)
Dilbilim
first-person singular i. birinci tekil şahıs
third-person singular i. üçüncü tekil şahıs
second-person singular i. ikinci tekil şahıs
singular form i. tekil sözcük biçimi
make (a word) singular f. tekilleştirmek