| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | singular s. | tekil | ||
|
Singular nouns are supposed to be without any inflection. Tekil isimlerin herhangi bir çekim olmadan kullanılması gerekir. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | singular s. | eşsiz | ||
|
There's only one person that has this singular effect on people. İnsanlar üzerinde bu eşsiz etkiye sahip olan tek bir kişi var. More Sentences |
||||
| Genel | singular s. | garip | ||
|
His singular sense of humor was out of place. Onun garip mizah anlayışı yersizdi. More Sentences |
||||
| Genel | singular s. | büyük | ||
|
She kept her promise with a singular persistency. Sözünü büyük bir ısrarla tuttu. More Sentences |
||||
| Genel | singular s. | tekil | ||
|
Singular nouns are supposed to be without any inflection. Tekil isimlerin herhangi bir çekim olmadan kullanılması gerekir. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | singular s. | tekil | ||
|
Singular nouns are supposed to be without any inflection. Tekil isimlerin herhangi bir çekim olmadan kullanılması gerekir. More Sentences |
||||
| Matematik | ||||
| Matematik | singular s. | tekil | ||
|
Singular nouns are supposed to be without any inflection. Tekil isimlerin herhangi bir çekim olmadan kullanılması gerekir. More Sentences |
||||
| Dilbilim | ||||
| Dilbilim | singular s. | tekil | ||
|
Singular nouns are supposed to be without any inflection. Tekil isimlerin herhangi bir çekim olmadan kullanılması gerekir. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | singular i. | tekil sayı | ||
| Genel | singular i. | tekil sayıyı ifade eden çekim | ||
| Genel | singular i. | tekil sözcük | ||
| Genel | singular s. | görülmemiş | ||
| Genel | singular s. | tekil isim | ||
| Genel | singular s. | bambaşka | ||
| Genel | singular s. | müfret | ||
| Genel | singular s. | hususiyet | ||
| Genel | singular s. | münferit | ||
| Genel | singular s. | olağandışı | ||
| Genel | singular s. | yalnız | ||
| Genel | singular s. | tek | ||
| Genel | singular s. | müstesna | ||
| Genel | singular s. | bireysel | ||
| Genel | singular s. | tuhaf | ||
| Genel | singular s. | kişisel | ||
| Genel | singular s. | fevkalade | ||
| Genel | singular s. | acayip | ||
| Genel | singular s. | nadir | ||
| Genel | singular s. | ayrı | ||
| Genel | singular s. | alışılmamış | ||
| Genel | singular s. | beklenmeyen (olay vb) | ||
| Genel | singular s. | farklı | ||
| Genel | singular s. | aykırı | ||
| Genel | singular s. | ters | ||
| Genel | singular s. | karşıt | ||
| Genel | singular s. | uymayan | ||
| Genel | singular s. | şahsına münhasır | ||
| Genel | singular s. | özgün | ||
| Genel | singular s. | sıra dışı | ||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | singular s. | hukuki tekilliğe ait veya ilgili | ||
| Hukuk | singular s. | hukuki tekilliği etkileyen | ||
| Hukuk | singular s. | belirli bir mülke ait veya ilgili | ||
| Hukuk | singular s. | belirli bir mülk ile ilgilenen | ||
| Hukuk | singular s. | bireysel mülkiyet çıkarlara ait veya ilgili | ||
| Hukuk | singular s. | bireysel mülkiyet çıkarlarını etkileyen | ||
| Hukuk | singular s. | bireysel mülkiyet haklarına ait veya ilgili | ||
| Hukuk | singular s. | bireysel mülkiyet haklarını etkileyen | ||
| Matematik | ||||
| Matematik | singular s. | (matris) singüler | ||
| Matematik | singular s. | (doğrusal dönüşüm) singüler matrisli | ||
| Hayvancılık | ||||
| Hayvancılık | singular i. | yaban domuzu sürüsü | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | singular i. | birey | ||
| Eski Kullanım | singular i. | bağımsız kimse | ||
| Eski Kullanım | singular i. | yalnız kimse | ||
| Eski Kullanım | singular i. | tekil nesne | ||
| Eski Kullanım | singular i. | istisnai durum | ||
| Eski Kullanım | singular i. | bir seferlik durum | ||
| Eski Kullanım | singular s. | tekli | ||
| Eski Kullanım | singular s. | her bir yüzünde bir tane olan | ||
| Eski Kullanım | singular s. | tek taraflı | ||
| Eski Kullanım | singular s. | her bir tarafında birer tane olan | ||
| Eski Kullanım | singular s. | birerli | ||