uymayan - Türkçe İngilizce Sözlük

uymayan

"uymayan" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 23 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
uymayan alien s.
Those ideas are alien to our way of thinking.
Bu fikirler düşünme tarzımıza uymaz.

More Sentences
uymayan inapplicable s.
uymayan contrary s.
uymayan unbecoming s.
uymayan nonconcurrent s.
uymayan violating s.
uymayan ill-adapted s.
uymayan defiant s.
uymayan maladaptive s.
uymayan recusative s.
uymayan nonmatching s.
uymayan unbowing s.
uymayan unconform [obsolete] s.
uymayan unconforming s.
uymayan inadherent s.
uymayan inharmonious s.
uymayan singular s.
Deyim
uymayan out of keeping expr.
uymayan out of step expr.
Hukuk
uymayan nonconstat s.
Teknik
uymayan nonconforming s.
uymayan incongruent s.
Eski Kullanım
uymayan disaccordant [rare] s.

"uymayan" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
toplum kurallarına uymayan nonconformist i.
uymayan şey misfit i.
iyi uymayan şey misfit i.
parti disiplinine uymayan politikacı maverick i.
toplum kurallarına uymayan kimse nonconformist i.
mevcut ilkelere uymayan kimse heretic i.
geleneklere uymayan kimse nonconformist i.
yahudi din kurallarına uymayan terefah i.
yahudi din kurallarına uymayan tref i.
topluma uymayan nonconformist i.
geleneklere uymayan nonconformist i.
gerekliliklere uymayan parça/öğe non-conforming element i.
kurallara uymayan kimse refuser i.
düzene uymayan kimse heteroclite i.
düzene uymayan kimse heteroclitic i.
ortaklığa uymayan kimse misfit i.
işe uymayan kimse misfit i.
kalıplara uymayan insanlar demimonde i.
kalıplara uymayan insanlar demi monde i.
yahudiliğin emirlerine uymayan yahudi goi i.
mantık kurallarına uymayan nesnelere odaklanılan sanat hareketi destekçisi impossibilist i.
kurallara uymayan çocuk pagan i.
topluma uymayan papaz prig [obsolete] i.
toplum kurallarına uymayan kimse free spirit i.
duruma uymayan şey solecism i.
(avrupa cinsiyet normlarına uymayan) amerikan yerlisi kimse squaw man i.
(avrupa cinsiyet normlarına uymayan) amerikan yerlisi kimse squawman i.
beklenene uymayan hale getirmek unnaturalise f.
beklenene uymayan hale getirmek unnaturalize f.
askeri standartlara uymayan şekilde davranmak misbehave f.
ahlak kurallarına uymayan corrupt s.
parlamentoya uymayan unparliamentary s.
geleneklere uymayan unconventional s.
-e uymayan unfit for s.
dilbilgisi kurallarına uymayan solecistic s.
gerçeğe uymayan wrong s.
birbirine uymayan dissociable s.
saati saatine uymayan temperamental s.
birbirine uymayan incompatible s.
günün şartlarına uymayan outdated s.
kaideye uymayan anomalous s.
günün şartlarına uymayan outmoded s.
genel veya kabul edilmiş bir kurala uymayan extracanonical s.
dilbilgisi kurallarına uymayan ungrammatical s.
zamana uymayan outdated s.
modaya uymayan unfashionable s.
kurallara uymayan nonobservant s.
günün şartlarına uymayan outworn s.
göreneklere uymayan unconventional s.
uymayan (geleneklere veya resmi kiliseye ) nonconforming s.
birbirine uymayan mismatched s.
kurala uymayan aberrant s.
yahudi din kurallarına uymayan nonkosher s.
kurala uymayan anomalous s.
-e uymayan disagreable to s.
tam olarak uymayan off-key s.
günün şartlarına uymayan out-of-date s.
amaca uymayan inexpedient s.
amaca uymayan impolitic s.
ölçüye uymayan untrue s.
sisteme/düzene uymayan recusant s.
kurallara uymayan non-observant s.
standartlara uymayan out of spec s.
kanuna uymayan nonlegalistic s.
belli kalıba uymayan un-pc s.
günün şartlarına uymayan tackey s.
günün şartlarına uymayan tacky s.
gramer kurallarına uymayan agrammatical s.
parlamentoya uymayan unparliamentary s.
günün şartlarına uymayan uncontemporary s.
mevcut kurallara uymayan unconformist s.
toplum kurallarına uymayan unconformist s.
ingiliz kültürü ve geleneklerine uymayan un-english s.
standart ingilizceye uymayan un-english s.
ahlak kurallarına uymayan unhallowed s.
beklenene uymayan unnatural s.
birbirine uymayan unsuited s.
modaya uymayan untrendy s.
(birinin/bir şeyin) düzeyine uymayan below (someone or something) s.
kalıplara uymayan borderline s.
olaya veya atmosfere uymayan (yazı veya söyleyiş tarzı) misplaced s.
kalıplara uymayan genre-busting s.
belirli bir tarza uymayan genre-busting s.
anı anına uymayan giddy-headed s.
sıradan bir türe uymayan off-beam s.
sıradan bir kalıba uymayan off-beam s.
kabul edilen bir standarda uymayan ill s.
etik ilkelere uymayan immoral s.
mantık kurallarına uymayan nesnelere odaklanılan küçük sanat hareketine ait impossibilist s.
mantık kurallarına uymayan nesnelere odaklanılan küçük sanat hareketi ile ilgili impossibilist s.
standartlara uymayan improper s.
törelere uymayan deviant s.
çevresine uymayan deviant s.
bazı unsurları uymayan incongruous s.
bazı unsurları uymayan incongruent s.
görgü kurallarına uymayan irregular s.
bilimsel kurallara uymayan paranormal s.
çağa uymayan premodern s.
hiçbir kurala veya kısıtlamaya uymayan free-for-all s.
doğrulara uymayan out or keeping s.
çağa uymayan fuddy-duddy s.
uymayan bir şekilde alienly zf.
geleneklere uymayan bir şekilde unconventionally zf.
-e uymayan out of line with ed.
her zamanki standartlarına uymayan off ed.
parlamenter usule uymayan out of order expr.
Öbek Fiiller
uymayan, istenmeyen birinden/bir şeyden kurtulmak winnow away f.
uymayan, istenmeyen kişileri/şeyleri ayırarak grubu küçültmek winnow away f.
İfadeler
birine/bir şeye uymayan out of line with somebody/something expr.
Konuşma Dili
trendlere uymayan giyim normcore i.
basmakalıp maskülen karaktere uymayan erkek quiche-eater i.
güncel trendlere/tarzlara/tavırlara uymayan out of touch s.
(birinin/bir şeyin) düzeyine uymayan beneath (someone or something) s.
genel kabul görmüş standartlara uymayan hippie s.
belirlenmiş olan plana, görüşe, fikre uymayan off message expr.
verilmek istenen izlenime/mesaja uymayan off message expr.
Deyim
hiç uymayan şey a saddle on a sow i.
standartlara uymayan bir şekilde hareket etmek march to own drum f.
standartlara uymayan bir şekilde hareket etmek march to the beat of one's own drum f.
toplumsal cinsiyet rollerine uymayan gender-bending s.
belirli bir orantıya uymayan out of scale s.
zamana uymayan (politik uygulamalar) on the wrong side of history expr.
birinin haysiyetine/ağırbaşlılığına uymayan beneath your dignity expr.
birinin haysiyetine/ağırbaşlılığına uymayan beneath somebody's dignity expr.
haysiyetine/ağırbaşlılığına uymayan beneath dignity expr.
(birinin) haysiyetine/ağırbaşlılığına uymayan beneath (one's) dignity expr.
akordu (birine/bir şeye) uymayan out of tune with (someone or something) expr.
Ticaret/Ekonomi
anlaşmaya uymayan mal teslim etme bad delivery i.
işe uymayan adayları belirlemek amacıyla yapılan kısa mülakat screening interview i.
yakıt verimliliği standartlarına uymayan bir araba için alınan vergi gas-guzzler tax i.
koşullara yeterince uymayan unsatisfactory s.
standart tipe uymayan unmerchantable s.
standarda uymayan unmerchantable s.
Hukuk
kanıtlara uymayan karar verdict against evidence i.
mahkeme davetine uymayan kimse contumax i.
silahlı kuvvetler mensuplarının düşman karşısında sergilediği askeri standartlara uymayan davranış misbehaviour [us] i.
silahlı kuvvetler mensuplarının düşman karşısında sergilediği askeri standartlara uymayan davranış misbehavior [us] i.
Siyasal
yönetmeliğe uymayan antiregulatory s.
Sanayi
(özellikle fransa'nın bordeaux bölgesinde) geleneksel şarap üretimi kurallarına uymayan küçük çaplı şarap üreticisi garagiste i.
Teknik
kırılım yasasına uymayan ışık extraordinary ray i.
Elektrik
ohm yasalarına uymayan nonohmic s.
Tekstil
ana akım modaya uymayan antifashionable s.
bedene tam uymayan semifitted s.
bedene tam uymayan semifit [us] s.
Trafik
güvenlik kurallarına uymayan sürücü cowboy i.
Denizcilik
newton yasalarına uymayan akışkan non-newtonian fluid i.
uluslararası yat yarış birliği'nin kısıtlamalarına uymayan küçük bir yelkenli sınıfı sonder i.
uluslararası yat yarış birliği'nin kısıtlamalarına uymayan küçük bir yelkenli sınıfı sonderclass i.
Medikal
birbirine uymayan antijen ve antikor ile ilgili heterologous s.
Gıda
newton’a uymayan akışkan non-newtonian fluid i.