common - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

common

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"common" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 77 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
common s. alışılmış
common s. alelade
common s. yaygın
common s. sıradan
common s. ortak
common s. müşterek
General
common i. meydan
common i. park
common i. halka açık alan
common i. halka açık yer
common s. olağan
common s. kaba
common s. pespaye
common s. kaba saba
common s. bilinen
common s. basit
common s. bayağı
common s. amiyane
common s. ortalama
common s. madara
common s. beraber yapılan
common s. evrensel
common s. basbayağı
common s. umumi
common s. alışılagelmiş
common s. beraber
common s. birlikte
common s. kırtıpil
common s. aşağı
common s. sıkça rastlanan
common s. ortak
common s. müşterek
common s. genel
common s. çok rastlanan
common s. adi
common s. sıra işi
common s. kamusal
common s. toplumsal
common s. genelgeçer
common s. alışıldık
common s. paylaşılan
common s. harcıalem
common s. alelade
common s. kubat
common s. düşük nitelikli
common s. düşük vasıflı
common s. rütbesiz
common s. rütbesi olmayan
common s. mevkisiz
common s. terbiyesiz
common s. kamu
common s. umuma ait
common s. her günkü
common s. en basit
common s. en temel
common s. paylaşımlı
common s. sık rastlanan
Trade/Economic
common genel arazi parçası
Law
common umumi
common müşterek
common (tarımsal faaliyetlerde) bir başkasının mülkünde hak iddiası
Politics
common s. adi
Technical
common ortalamalı
common müşterek
Anatomy
common çok sayıda kol veya organdan oluşmuş
Math
common s. bayağı
common ortak
Social Sciences
common s. alt (kesim)
common s. avam
common halk
common toplum
Literature
common hem uzun hem kısa olabilen hece
common hem vurgulu hem de vurgusuz olabilen hece
common hem eril hem dişil
Religious
common özel seremonilerde kullanılan kilise odası
common özel kilise ayini
common kilise korusunun ilahi söylediği kilise ayini

"common" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
common sense i. sağduyu
General
own something in common f. aynı şeye sahip olmak
have something in common with someone f. biriyle ortak bir özellik taşımak
reach a common ground f. orta yol bulmak
make common cause with f. işbirliği yapmak
become common f. adileşmek
make common cause with f. bir uğurda birisiyle birlikte hareket etmek
make common cause with f. tarafını tutmak
have more in common with someone f. biriyle daha fazla ortak yönleri olmak
become common f. yaygınlaşmaya başlamak
become common f. sıradanlaşmak
find the lowest common denominator f. ortak paydada buluşmak
find the least common denominator f. ortak paydada buluşmak
have several characteristics in common f. benzer özellikleri taşımak
have several characteristics in common f. birçok benzer özellik taşımak
have several characteristics in common f. birçok ortak özellik taşımak
have several characteristics in common f. benzer özellikler taşımak
meet on a common ground f. ortak noktada birleşmek
meet on a common ground f. asgari müşterekte birleşmek
meet on a common ground f. asgari müştereklerde birleşmek
come to the common grounds f. asgari müştereklerde birleşmek
meet on a common ground f. asgari müşterekte buluşmak
come to the common grounds f. asgari müşterekte birleşmek
come to the common grounds f. asgari müşterekte buluşmak
have a lot in common f. bir çok ortak özelliği olmak
be common f. yaygın olmak
have nothing in common f. hiçbir ortak yanı bulunmamak
become common f. yaygın bir hal almak
become common f. yaygın hale gelmek
have little in common f. çok az ortak yönleri olmak
be the second most common cause of death f. ölüm nedenleri arasında ikinci sırada yer almak
have in common f. ortak bir yana sahip olmak
find a common ground f. ortak paydada buluşmak
meet on common ground f. ortak paydada buluşmak
have much in common f. çok ortak yanı bulunmak
have many things in common f. bir çok ortak özelliği olmak
common multiple i. ortak kat
common room i. öğretmenler odası
common noun i. cins isim
common scoter i. kara ördek
common joist i. taban kirişi
common wife i. nikahsız eş
common man i. sıradan insan
least common denominator i. ortalama seviye
common rosefinch i. çütre
the common people i. halk
the common people i. avam
common carp i. pullu sazan
common spruce i. adi ladin
common man i. sokaktaki adam
common property i. ortak mal
common sandpiper i. batakçulluğu
common direction i. ortak yön
common ground i. ortak bir zevk, görüş, tutku vb
common polypody i. çıyanotu
common grey i. adi balıkçıl
a grain of common sense i. bir nebze anlayış
common good i. amme menfaati
the common market i. ortak pazar
common salt i. mutfak tuzu
sharing a common fate i. kader birliği
common marriage i. birlikte yaşama
common cold i. nezle
common usage i. örf
common antenna i. ortak anten
common carrier i. belirli bir veya birkaç kategoride insan veya eşya taşımayı üstlenen taşıyıcı
common cold i. nevazil
common heritage i. ortak miras
common way i. orta yol (anlaşma vb)
least common denominator i. asgari müşterek
common market i. avrupa ekonomik topluluğu
common tern i. sumru
common salt i. sofra tuzu
common practice i. genel uygulama
common name i. yerel ad
tenancy in common i. ortak kiracılık
common law i. örf ve adet hukuku
common rights i. ortak haklar
common customs tariff nomenclature i. ortak gümrük tarife nomenklatürü
common wall i. ana duvar
common vole i. tarlafaresi
common to all i. orta malı
greatest common factor i. en büyük ortakçarpan
common law i. müşterek hukuk
common seabream i. mercan
common people i. ayaktakımı
common salt i. tuz
common tongue i. ortak dil
common agrimony i. kızılyaprak
common property resource i. topluma ait kaynak
common gull i. küçük gümüş martı
common people i. avam
greatest common divisor i. en büyük ortakbölen
common future i. ortak gelecek
common divisor i. ortakbölen
common law i. örf ve adete dayanan hukuk
common law i. teamül hukuku
common tern i. adi deniz kırlangıcı
common land i. umumi arazi
common chord i. akort
common fraction i. bayağıkesir
common of estovers i. baltalık hakkı
common words i. ortak sözcükler
common touch i. sempatiklik
lowest common multiple i. en küçük ortakkat
common myna i. çiğdeci
common knowledge i. bilinen gerçek
common trait i. ortak özellik
common time i. adi ölçü
common sandpiper i. dere düdükçünü
common use areas i. ortak kullanım alanları
common use areas i. ortak kullanım mekanları
common use areas i. müşterek kullanım alanları
common action i. ortak işlem
common sense i. hissiselim
common features i. ortak özellikler
common ground i. ortak zemin
common use i. yaygın kullanım
common usage i. yaygın kullanım
common sense i. akıl fikir
common foreign policy i. ortak dış politika
common problem i. ortak problem
common platform i. ortak platform
common infrastructure i. ortak altyapı
common mind i. ortak akıl
common culture i. ortak kültür
common excavation i. adi kazı
common carrier frequency i. ortak taşıyıcı sıklığı
common brick i. adi tuğla
common ashlar i. adi kesmetaş
common excavation i. toprak kazısı
common purpose i. ortak amaç
common-law marriage i. resmi nikahsız beraber yaşama
common-public education i. yaygın eğitim
common-public education i. halk eğitimi
common sense i. hiss-i selim
common sense i. hasse-i selime
common sense knowledge i. sağduyu bilgisi
common sense i. sağduyu
common pleas i. medeni hukuk mahkemesi
common carrier i. taşıyıcı
common view i. ortak kanı
common opinion i. ortak kanı
sacrifice for common safety i. ortak çıkar için fedakarlık
common background i. ortak geçmiş
common past i. ortak geçmiş
common history i. ortak geçmiş
child in common i. müşterek çocuk
common rent i. adi kiralama
common friend i. ortak arkadaş
common friend i. müşterek arkadaş
common diligence i. normal dikkat
common crier i. tellal
common sense of humanity i. insanlığın ortak vicdanı
common ground i. ortak payda
common era i. milattan sonra
a common mistake i. genel bir yanılgı
common mistake i. genel yanılgı
common era i. miladi takvim
common era i. tarihi isa'dan önce ve isa'dan sonra olmak üzere ayıran takvim metodu
a common idea i. yaygın düşünce
common solution i. ortak çözüm
common path i. ortak yol
common ancestor i. ortak ata
common salt i. yemek tuzu
common verbs i. yaygın filler
common verbs i. yaygın fiiler
a common goal i. ortak bir amaç/gaye
common regret i. yaygın pişmanlık
common regret i. genel pişmanlık
common terminology i. ortak terminoloji
common substance in nature i. doğada yaygın olarak bulunan
common sense i. ortak akıl
common spaces i. ortak alanlar
common areas i. ortak alanlar
dilemma of common aversion i. ortak hoşnutsuzluk çıkmazı/ikilemi
common front i. ortak cephe
common-looking people i. sıradan görünüşlü insanlar
common courtesy i. toplumsal kurallara uygun davranış
common idea i. ortak fikir
common high school i. genel lise
common criminals i. sıradan suçlular
common problems i. sık karşılaşılan sorunlar
common will i. ortak irade
common cause i. dava arkadaşlığı
common grave i. kimsesizler mezarlığı
common wheat i. ekmeklik buğday
common characteristic i. ortak ozellik
common soldier i. deniz veya kara kuvvetlerinde rütbesiz asker
common custom i. yaygın gelenek
common lexicon i. ortak sözcükçe
common man i. sıradan kimse
common person i. alelade insan
common man i. sıradan insan/kişi
common person i. sıradan kişi
common man i. sıradan kişi
common person i. sıradan insan/kişi
common person i. sıradan kimse
common man i. alelade insan
common school i. (19. yy abd'sinde) devlet okulu
common language equipment identifier (clei) code i. ortak dil ekipman tanımlayıcı (clei) kodu
common standard i. ortak standart
common basis i. ortak dayanak
common courtesy i. insanların genellikle göstermesi beklenen nezaket
the common point everyone agrees i. herkesin kabul ettiği ortak nokta
common approach i. yaygın yaklaşım
common as dirt s. adi
out of the common s. olağandışı
having common sense s. sağduyulu
common as dirt s. bayağı
largely common s. geniş anlamda yaygın
common or garden s. sıradan
out of the common s. sıradışı
common or garden s. alelade
most common s. en yaygın
common-sensical s. mantıklı
common enough s. umumiyetle yeterli
common enough s. genellikle yeterli
more common s. daha yaygın
in common zf. birlikte
by common consent zf. herkesin rızası ile
in common zf. benzer
by common consent zf. herkesin onayıyla
in common zf. aleni olarak
in common zf. müştereken
in common zf. ortaklaşa
by common consent zf. herkesin kabul ettiği üzere
by common consent zf. oybirliğiyle
by common consent zf. karşılıklı anlaşma ile
by common consent zf. karşılıklı anlaşarak
in common zf. müşterek
in common zf. ortak
in a common way zf. ortaklama
before common era zf. milattan önce
in the common era zf. milattan sonra
in common with ed. benzer ile ortak olarak
in common with ed. ile ortak olarak
in common with ed. ile müşterek
in common with ed. benzer
in common with ed. -de olduğu gibi
common to ed. -e mahsus
Phrases
contrary to common belief expr. bilinenin aksine
for the common good herkesin iyiliği için
before common era (bce) milattan önce
without prejudice to any rights implied by statute or common law or under the provisions of this agreement tüzük ya da genel hukuk tarafından kastedilen ya da bu anlaşmanın hükümleri çerçevesindeki herhangi bir hak saklı kalmak koşuluyla
all too common pek bilindik
common to -e özgü
the most common en çok karşılaşılan
it is more common to see daha yaygın görülür
Colloquial
have one thing in common f. bir ortak noktası olmak
common or garden expr. bilindik
by common consent ortak kararla
by common consent oybirliğiyle
common or garden sıradan
make common cause ortak bir amaç için biriyle işbirliğine girmek
Idioms
make common cause against (someone or something) f. (birine veya bir şeye) karşı güçlerini birleşmek
make common cause against (someone or something) f. (birine veya bir şeye) karşı birlikte mücadele etmek/savaşmak
make common cause against (someone or something) f. (birine veya bir şeye) karşı işbirliği yapmak
have something in common f. bir/bazı ortak noktaları bulunmak
have a lot in common with somebody f. birisiyle birçok ortak özelliğe sahip olmak
make common cause with someone f. birisiyle birlikte hareket etmek
have something in common (with) f. bazı ortak yanları olmak/bulunmak
common decency i. edep
common decency i. terbiye
common decency i. nezaket
common decency i. genel görgü kuralları
the common run of (something) i. (bir şeyin) standart, ortalama veya tipik hali
the common run of (something) i. ortalama (bir şey)
the common run of (something) i. tipik (bir şey)
a common spirit of comradeship i. birlik duygusu
a common spirit of comradeship i. birlik ruhu
as common as an old shoe s. adi
common-or-garden s. alelade
common-or-gardens s. alelade
as common as dirt s. adi
as common as muck expr. aşağılık
as common as an old shoe expr. bayağı
as common as dirt expr. bayağı
common thread to all this expr. benzer nokta
common or garden sıradan
common or garden orta karar
common ground ortak görüşler
common ground ortak taban
common ground ortak düşünceler
common ground ortak nokta
in common ortak nokta
common-or-gardens sıradan
as common as muck sıradan
as common as muck kaba saba
in common with hep
in common with diğerleriyle birlikte
in common with ile birlikte
a common spirit of comradeship sorumluluk duygusu
common as dirt çok adi
common as an old shoe görgüsüz
common as dirt paçoz
common as an old shoe paçoz
common as an old shoe sıradan
common as dirt görgüsüz
common as an old shoe çok adi
common as dirt sıradan
common-or-garden çok sıradan
make common cause with someone ortak bir amaç doğrultusunda/müşterek bir hedefe yönelik olarak birisiyle işbirliği yapmak
make common cause with somebody ortak bir amaç için biriyle işbirliğine girmek
as common as an old shoe görgüsüz
as common as dirt görgüsüz
common thread to all this ortak özellik/nokta
the common touch (bir liderin/önemli bir kişinin) halk ile iletişim becerisi
as common as an old shoe paçoz
as common as dirt paçoz
as common as dirt çok sıradan
as common as an old shoe çok sıradan
Speaking
I wonder if we have something in common? expr. acaba ortak yönlerimiz var mıdır?
we have no friends in common expr. bizim ortak arkadaşımız yok
we have no friends in common hiç ortak arkadaşımız yok
it looks like we got something in common ortak bir yönümüz var gibi görünüyor
we have a great deal in common seninle çok ortak noktamız var
we have a lot in common senin ile birçok ortak noktamız var
I wonder if we have something in common ortak yönlerimizin olup olmadığını merak ediyorum
Slang
as common as muck expr. bayağı (kimse)
common scold dırdırcı kadın
Trade/Economic
common stock i. adi pay senedi
common stock without par value i. alelade hisse senedi
common agricultural and rural policy for europe i. avrupa ortak tarımsal ve kırsal politikası
common stock i. alelade hisse senedi
par value of common stock i. adi hisse senedinin nominal değeri
common stock i. adi hisse senedi
common law i. anglo sakson hukuk sistemi
common stock i. adi hisse senedi
earning per share and rate of dividend for common stocks and preference stocks i. adi ve imtiyazlı hisse senetleri için ayrı ayrı gösterilmek koşuluyla, hisse başına kar ve kar payı oranları
common market i. avrupa ortak pazarı
common good i. amme menfaati
common shares i. alelade hisse senedi
common stock i. adi hisse senetleri
common capital stock account i. alelade hisseli sermaye hesabı
common shares i. adi hisse senedi
common shares i. adi aksiyon
common stock i. adi aksiyon
common stock fund i. adi hisse senedi fonu
common equity i. adi hisse senedi sahiplerine ait olan öz varlık
common stock dividend i. adi hisse senedi temettüsü
common labour i. alelade işçilik
common law corporation i. anonim şirket
european common market i. avrupa ortak pazarı veya yalnızca ortak pazar
common labour i. basit işçilik
common money bond i. belirli bir para miktarının ödeme taahhütnamesi
common average i. basit ortalama
common laborer i. basit işleri yapan işçi
common cost i. birleşmiş masraflar
common carrier genel taşımacılık
common currency area ortak para alanı
classified common stock sınıflandırılmış adi hisse senetleri
commissions on common stock trading hisse senedi alım satım aracılık komisyonları
common stocks hisse senetleri
common law umumi hukuk
common external tariff ortak dış tarife
common property hava
common carrier taşımacı
weighted average number of common shares during the period dönem boyunca adi hisse senetlerinin ağırlıklı ortalama sayısı
sales revenues from common stocks hisse senetleri ve geçici ilmuhaber satışları
common costs ortak maliyetler
common price pazar fiyatı
common ownership ortak mülkiyet
common exchange area ortak para alanı
common carrier bill of lading genel taşımacı konşimentosu
profits on cancellation of common stocks hisse senedi iptal karları
common carrier taşımacılık hizmeti ile uğraşan firmalar
classified common stock sınıflandırılmış adi hisse senedi
sales revenues from foreign common stocks yabancı hisse senedi satışları
common bonds ortak tahvil
common fund ortak fon
common cost ortak maliyet
common stock trading commissions paid to exchanges hisse senedi işlem payları ve tescil ücretleri
central american common market orta amerika ortak pazarı
economic earnings of a common stock hisse senedinin ekonomik kazançları
common law ingiliz örf ve adet hukuku
cost of foreign common stocks yabancı hisse senedi alışları
common agricultural policy ortak tarım politikası
common customs tariff ortak gümrük tarifesi
common market 1957 roma anlaşması ile kurulan avrupa ekonomik topluluğu'na 1970'li ve 1980'li yıllarda verilen ad
common carrier taşımacılık şirketi
common carrier nakliyeci
common bond loan ortak tahvil kredisi
common external tariff ortak gümrük tarifesi
premium on issues of common stock hisse senetleri ihraç primleri
common commercial policy ortak ticaret politikası
cost of common stocks hisse senetleri ve geçici ilmuhaber alışları
common property su ve çevre gibi
common cause ortak neden
common property herkesçe sahip olunan dolayısıyla kimsenin mülkiyetinde olmayan kaynaklar
common benefit ortak çıkar
discount on common stock hisse senedi ihraç farkı
common law örflere, adetlere ve benzer durumlarla ilgili daha önceki mahkeme kararlarına dayalı, yazılı olmayan hukuk sistemi
common statement ortak açıklama
common stock genel hisseler
common stock subscribed taahhüt edilmiş hisse senedi
common regulatory framework ortak düzenleyici çerçeve
common market ortak pazar
common purse genel fon
ownership in common müşterek mülkiyet
common seal şirket mühürü
common requirements müşterek ihtiyaç
common-size percentage dikey yüzde analizi
non-tariff common commercial policy measures tarife dışı ticaret politikası önlemleri
common risk müşterek riziko
right of common ortak kullanım hakkı
tenancy in common ortak mülkiyet
common ground ortak düzlem
common stock outstanding ödenmemiş adi hisse senedi
tenant in common müşterek mutasarrıf
common property ortak mal
common external tariff müşterek dış gümrük tarifesi
common seal şirket kaşesi
common purse genel sandık
common labour vasıfsız işçilik
common labour kalitesiz işçilik
common treasury stock geri alınmış adi hisse senedi
common seal şirket mührü
common size balance sheet yüzdelerle ifade edilen bilanço
common size income statement yüzdelerle beyan edilen kar zarar hesabı
common cost müşterek maliyet
common size balance sheet yüzdelerle hesaplanan bilanço
common carrier nakliye şirketi
common carrier genel nakliyeci
common risk müşterek risk
common market müşterek pazar
common carrier umumi nakliyeci
common cost ortak gider
common business oriented language cobol
yield on common stock hisse senedi getirisi
common stock without par value değersiz hisse senedi
common stock at par nominal değerde adi hisse senedi
competition and common commercial policy rekabet ve ortak ticaret politikası
common use wholesale store ortak amaçlı toptancı hali
the lowest common denominator kalitesiz ve ucuz ürünleri tercih eden tüketici grubu
common consolidated corporate tax base ortak konsolide kurumlar vergisi matrahı
common costs ortak giderler
common expenses ortak giderler
area of common prosperity ortak refah alanı
tangible common equity maddi özkaynak
common currency para birliği
common agricultural policy ortak tarım politikası
common commercial policy ortak ticaret politikası
common customs tariff ortak gümrük tarifesi
common market ortak pazar
common market organization ortak piyasa düzeni
common trust funds ortak bir yatırım yönetim stratejisi altında birleştirilmiş yatırım varlıkları
common market for eastern and southern africa (comesa) doğu ve güney afrika ortak pazarı
Law
common stock i. adi hisse senedi
common law bench i. asliye mahkemesi
common good i. amme menfaati
common weal i. amme menfaati
common jury i. alelade jüri
common of turbary i. başkasının arsasından turba toplama hakkı
common of piscary i. balık avlama hakkı
common of fishery i. başkasının sularında balık avlama hakkı
common of estovers i. baltalık hakkı
common of pasture i. başkasının arazisinde hayvan otlatma hakkı
common of turbary i. başkasının toprağından turb alma hakkı
minimum common list of third countries as safe countries of origin güvenli menşe ülke olarak üçüncü ülkelerin asgari ortak listesi
court of common pleas medeni hukuk mahkemesi
common european asylum and immigration policies ortak avrupa iltica ve göç politikaları
common european asylum system ortak avrupa iltica sistemi
common market ortak pazar
common springs müşterek su kaynakları
common clause müşterek hüküm
common stock pay senedi
common. joint müşterek
common court of higher jurisdiction müşterek yüksek görevli mahkeme
common customs tariff ortak gümrük tarifesi
common good kamu yararı
common law gelenek hukuku
common weal kamu yararı
common law örf ve adet hukuku
common law genel ahkam
common law genel hukuk
common of shack tarla mera hakkı
common jury olağan jüri
common jury genel jüri
common of pasture mera hakkı
right of common genel yararlanma hakkı
common intent genel niyet
right of common intifa hakkı
common trustee yediemin gibi hareket etmekle görevli olan kimse
common ownership müşterek mülkiyet
by common consent herkesin rızasıyla
common denominator müşterek payda
common use ortak kullanım
common use müşterek kullanım
common informer ele veren
common gambler kumarbaz
common bar tecavüz edildiği iddia edilen yere davalının tayin edilmesini isteyen defi
common law marriage resmi nikahsız beraber yaşama
common law müşterek hukuk
common of estovers odun kesme hakkı
common law cheat dolandırıcılık
common ownership kolektif mülkiyet
matter of common knowledge herkesçe bilinen konu
estate in common müşterek yararlanma hakkı
estate in common müşterek mülkiyet