ustaca - Türkçe İngilizce Sözlük

ustaca

"ustaca" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 22 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
ustaca masterful s.
The painter's masterful strokes captured the essence of the scenery.
Ressamın ustaca vuruşları sahnenin özünü yakaladı.

More Sentences
ustaca deftly zf.
Balance sheets are being falsified, funds embezzled, and false information deftly fed to the public.
Bilançolar tahrif ediliyor, fonlar zimmete geçiriliyor ve kamuoyuna ustalıkla yanlış bilgiler veriliyor.

More Sentences
ustaca skillfully zf.
Homer has taught all other poets the art of telling lies skillfully.
Homeros diğer tüm şairlere ustaca yalan söyleme sanatını öğretti.

More Sentences
ustaca skilfully zf.
This report very carefully and skilfully analyses all the questions at issue.
Bu rapor söz konusu tüm meseleleri çok dikkatli ve ustaca analiz etmektedir.

More Sentences
ustaca subtle s.
ustaca artful s.
ustaca artfully zf.
ustaca accomplishedly zf.
ustaca masterly zf.
ustaca trickily zf.
ustaca adroitly zf.
ustaca ably zf.
ustaca craftsmanly zf.
ustaca masterfully zf.
ustaca trickingly zf.
ustaca devicefully zf.
ustaca dexterous zf.
ustaca good zf.
ustaca cleanly zf.
ustaca slyly zf.
Deyim
ustaca like a boss zf.
Eski Kullanım
ustaca deliverly zf.

"ustaca" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 55 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
ustaca önlem masterstroke i.
kendi çıkarları için ustaca manipülasyon yapan kimse gamesman i.
ustaca çözüm wrinkle i.
ustaca yapılmış expert i.
ustaca yapılmış aygıt notion i.
ustaca değişiklik hack i.
topluluklar arasındaki anlaşmazlıkları ustaca veya başarılı şekilde çözme diplomacy i.
ustaca yapılmış şov grimace i.
ustaca fikir aşılama insinuation i.
ustaca yönetme practice [obsolete] i.
ustaca yönetme practise [obsolete] i.
ustaca analizler yapan kimse subtilizer [us] i.
ustaca analizler yapan kimse subtiliser [uk] i.
ustaca savaş baltası kullanan kimse sparth i.
ustaca yapmak art up f.
ustaca sergilemek unspool f.
(edebi çalışmayı) ustaca şekillendirmek turn f.
ustaca analizler yapmak subtilize [us] f.
ustaca analizler yapmak subtilise [uk] f.
ustaca yapılmış ingenious s.
ustaca planlanmış tactical s.
ustaca mükemmel masterly s.
ustaca yapılmış subtle s.
gizli ve ustaca hazırlanmış deep laid s.
ustaca yapılmış daedalian s.
ustaca yapılmış affabrous s.
ustaca oluşturulmuş well-wrought s.
ustaca olmayan unexpert s.
ustaca yapılmamış unsubtle s.
ustaca yapılan clean s.
ustaca çalışan daedal s.
ustaca oluşturulmuş daedal s.
ustaca yapılmış cleanly [obsolete] s.
renk vermede ustaca coloristically zf.
ustaca olmayan bir şekilde unexpertly zf.
renkleri ustaca kullanarak coloristically zf.
renkleri ustaca kullanarak colouristically zf.
Öbek Fiiller
ustaca hicvetmek hit off f.
Konuşma Dili
ustaca yapılan ayak figürü fancy footwork i.
dansta ustaca yapılan ayak figürü fancy footwork i.
ustaca yapmış snazzy s.
Deyim
dikkatlice ve ustaca yapılan ikna edici açıklama soft-shoe i.
ustaca konuşup herkesi ikna eden kimse soapy sam i.
ustaca zafer kazanmak romp home victory f.
ustaca zafer kazanmak romp to victory [uk] f.
(birini) ustaca manipüle etmek play (someone) like a fiddle f.
ustaca yapmak soft shoe f.
ustaca bir tavırla in a minor key expr.
Edebiyat
ustaca bir edebi dille aktarmak turn f.
Felsefe
bir şeyi bilmiyormuş gibi yapıp ustaca sorular sorarak karşı tarafa yanlış düşüncelerinin farkına vardırma irony i.
Spor
sağ elini sol elinden daha ustaca kullanan oyuncu right hander i.
sağ elini sol elinden daha ustaca kullanan oyuncu righthander i.
sağ elini sol elinden daha ustaca kullanan oyuncu right-hander i.
Tiyatro
başka bir oyuncu ilgi odağı olmalıyken seyircinin dikkatini ustaca veya gösterişli biçimde kendine çeken oyuncu scene-stealer i.
Eski Kullanım
ustaca yapılmış curious s.