| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | verbal s. | sözlü | ||
|
Their verbal agreement is enough to be considered a contract. Sözlü anlaşmaları bir sözleşme olarak kabul edilmek için yeterli. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | verbal i. | fiilimsi | ||
|
Verbals are actually verbs, but they become nouns in some sentences. Fiilimsiler aslında fiillerdir, ancak bazı cümlelerde isim olurlar. More Sentences |
||||
| Genel | verbal i. | ihbar | ||
|
The management received dozens of verbals but denied solving any of the problems. Yönetim düzinelerce ihbar almış ancak sorunların hiçbirini çözmediğini belirtmiştir. More Sentences |
||||
| Genel | verbal s. | sözel | ||
|
His verbal skills make him a good lawyer. Sözel becerileri onu iyi bir avukat yapıyor. More Sentences |
||||
| Genel | verbal s. | sözlü | ||
|
Their verbal agreement is enough to be considered a contract. Sözlü anlaşmaları bir sözleşme olarak kabul edilmek için yeterli. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | verbal s. | sözlü | ||
|
Their verbal agreement is enough to be considered a contract. Sözlü anlaşmaları bir sözleşme olarak kabul edilmek için yeterli. More Sentences |
||||
| Dilbilim | ||||
| Dilbilim | verbal s. | fiil türünden | ||
|
Verbal nouns are a common type of nouns in English. Fiil türünden isimler, İngilizcede yaygın olarak kullanılan bir isim türüdür. More Sentences |
||||
| Dilbilim | verbal s. | fiilimsi | ||
|
Verbals are actually verbs, but they become nouns in some sentences. Fiilimsiler aslında fiillerdir, ancak bazı cümlelerde isim olurlar. More Sentences |
||||
| Dilbilim | verbal s. | sözel | ||
|
His verbal skills make him a good lawyer. Sözel becerileri onu iyi bir avukat yapıyor. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | verbal i. | isim fiil | ||
| Genel | verbal i. | fiilin özelliklerini isim veya sıfatın özellikleri ile birleştiren kelime | ||
| Genel | verbal s. | harfi harfine | ||
| Genel | verbal s. | şifahi | ||
| Genel | verbal s. | aynen | ||
| Genel | verbal s. | fiil | ||
| Genel | verbal s. | şifahen | ||
| Genel | verbal s. | harfiyen | ||
| Genel | verbal s. | kelimesi kelimesine | ||
| Genel | verbal s. | sözsel | ||
| Genel | verbal s. | ağızdan | ||
| Genel | verbal s. | sonu gelmeyen | ||
| Genel | verbal s. | bitmek bilmeyen | ||
| Genel | verbal s. | ayrıntılı | ||
| Genel | verbal s. | kelime cambazı | ||
| Genel | verbal s. | laf cambazı | ||
| Genel | verbal s. | sözcüklerle ilgili | ||
| Havacılık | ||||
| Havacılık | verbal s. | ağızdan | ||
| Dilbilim | ||||
| Dilbilim | verbal s. | fiile ait | ||
| Dilbilim | verbal s. | eylemsi | ||
| Argo | ||||
| Argo | verbal f. | mahkemede suçun kabul edildiği iddiasıyla (birini) bir suça dahil etmek | ||