wearing - Türkçe İngilizce Sözlük

wearing

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

wearing — Definition

Anlamı ve Tanımı:
giyme, yıpratıcı
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈwɛrɪŋ/ – BrE /ˈweərɪŋ/)
Terim Türü:
Sıfat/İsim
Giysi taşıma durumu ya da zamanla yorucu etki. Wear kökünden isimleşmiştir. Süreklilik ve aşınma algısı oluşturur.
Eş Anlamlılar:
tiring, abrasive
Zıt Anlamlılar:
refreshing

"wearing" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
wearing s. yıpratıcı
Genel
wearing i. giyme
Wearing shoes that are too small is bad for your feet.
Çok küçük olan ayakkabıları giymek ayaklarınız için zararlı.

More Sentences
wearing s. yorucu
Being an elementary school teacher can be wearing.
İlkokul öğretmeni olmak yorucu olabilir.

More Sentences
wearing i. giyim
wearing i. aşındırma
wearing i. eskime
wearing i. aşınma
wearing i. yıpranma
wearing s. usandırıcı
wearing s. bezdirici
wearing s. bıktırıcı
wearing s. giyilecek
wearing s. giyilmeye uygun
wearing s. yıpratıcı
Teknik
wearing i. aşındırma
wearing s. aşınan
İnşaat
wearing i. aşınma

"wearing" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 128 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
wearing out i. yıpranma
wearing off (pain) i. ağrının dinmesi
wearing off (pain) i. ağrının azalması
wearing apparel i. giyim eşyası
terrorists wearing military uniforms i. askeri kıyafet giyen teröristler
wearing down i. yıpranma
girl wearing a hat i. şapka giymiş kız
girl wearing a hat i. şapka takmış kız
men wearing earrings i. küpe takan erkekler
boys wearing earrings i. küpe takan erkekler
wearing an earring i. küpe takma
man wearing white mask i. beyaz maskeli adam
wearing [obsolete] i. giysiler
wearing [obsolete] i. elbiseler
start wearing glasses f. gözlük takmaya başlamak
be wearing a helmet f. kask takmak
wearing baggy trousers s. şalvarlı
wearing baggy trousers s. çakşırlı
wearing an aba s. abalı
wearing glasses s. gözlüklü
wearing a cap s. başlıklı
wearing a tight and short dress s. düttürü
long wearing s. dayanıklı
wearing a head scarf s. başörtülü
wearing a jacket s. ceketli
hard-wearing s. sağlam
hard-wearing s. dayanıklı
long-wearing s. sağlam
long-wearing s. dayanıklı
wearing an earring s. küpeli
Konuşma Dili
wearing your birthday suit s. cavlak
wearing your birthday suit s. tamamen çıplak
wearing your birthday suit s. anadan üryan
wearing (one's) birthday suit s. çıplak
wearing your birthday suit s. dımdızlak
wearing (one's) birthday suit s. dımdızlak
wearing (one's) birthday suit s. anadan üryan
wearing your birthday suit s. çıplak
wearing (one's) birthday suit s. tamamen çıplak
wearing (one's) birthday suit s. cavlak
my patience is wearing thin expr. sabrım taşıyor
Deyim
be wearing a smile f. üzerinde hiçbir şey olmamak
be wearing a smile f. çırılçıplak olmak
be wearing a smile f. her daim gülmek
be wearing a smile f. yüzünden gülücük eksik olmamak
be wearing a smile f. hiçbir şey giymemiş olmak
be wearing a smile f. tamamen çıplak olmak
be wearing a smile f. sürekli gülmek/gülümsemek
be wearing a smile f. anadan üryan olmak
be wearing a smile f. yüzü sürekli/hep gülmek
be wearing a smile f. hep gülmek/gülümsemek
be wearing a smile f. anadan doğma çıplak olmak
wearing (nothing but) a smile s. çırılçıplak
wearing (nothing but) a smile s. üstünde hiçbir şey kalmama
wearing (nothing but) a smile s. anadan üryan/doğma
wearing (nothing but) a smile s. çıplak
wearing short pants s. genç
wearing short pants s. çaylak
wearing short pants s. toy
wearing short pants s. acemi
wearing short pants s. deneyimsiz
wearing short pants s. tecrübesiz
wearing a smile expr. anadan doğma çıplak
wearing nothing but a smile expr. tamamen çıplak
wearing a smile expr. üzerinde hiçbir şey olmayan
wearing a smile expr. çırılçıplak
wearing a smile expr. hiçbir şey giymemiş
wearing nothing but a smile expr. anadan üryan
wearing a smile expr. tamamen çıplak
wearing a smile expr. anadan üryan
wearing nothing but a smile expr. üzerinde hiçbir şey olmayan
wearing nothing but a smile expr. çırılçıplak
wearing nothing but a smile expr. hiçbir şey giymemiş
wearing nothing but a smile expr. anadan doğma çıplak
Konuşma
what are you wearing today? expr. bugün ne giyiyorsun?
what are you wearing now? expr. üzerinde ne var?
I'm wearing clothes from last year expr. geçen sene aldığım giysileri giyiyorum
you're not really wearing that are you? expr. cidden onu takmayacaksın değil mi?
I don't like wearing suits expr. takım elbise giymeyi sevmiyorum
I don't think she's wearing underwear expr. iç çamaşırı giydiğini sanmıyorum
is he wearing a bow-tie? expr. papyon mu takmış?
what are you wearing right now? expr. şu anda üstünde ne var?
what are you wearing right now? expr. şu anda üstünde ne var?
what are you wearing right now? expr. üstünde ne var?
what are you wearing right now? expr. üzerinde ne var?
my patience is wearing thin expr. sabrım tükeniyor
stop wearing fur expr. kürk giymeyi bırak
what was he wearing? expr. ne giymişti?
what was she wearing? expr. ne giymişti?
Hukuk
unlawful wearing i. gasp
Teknik
wearing course i. aşınma tabakası
wearing surface i. aşınma yüzeyi
wearing course i. aşınma katmanı
wearing resistance i. aşınma direnci
wearing rate i. aşınma miktarı
asphalt plank wearing surface i. asfalt yol kaplama
wearing out i. aşınma
wearing coat i. aşınma katmanı
wearing surface i. aşınma sathı
wearing coat i. aşınma tabakası
wearing resistance i. aşınma mukavemeti
wearing resistance i. yıpranma mukavemeti
wearing resistance i. yıpranma direnci
wearing layer i. giydirme tabakası
wearing quality i. aşınma niteliği
wearing surface coat i. aşınma tabakası
wearing quality i. aşındırma niteliği
wearing line i. aşınma çizgisi
wearing line i. aşınma hattı
wearing part i. aşınmalık parça
wearing part i. aşınan parça
determination of wearing i. aşınmanın tayini
wearing layer i. aşınma tabakası
wearing ring i. aşınma halkası/ringi
slow wearing i. yavaş eskime
slow wearing i. yavaş yıpranma
slow wearing i. yavaş aşınma
hard-wearing s. dayanıklı
hard-wearing s. sağlam
fast wearing s. hızlı/çabuk yıpranan
Tekstil
hard-wearing s. kolayca eskimeyen
İnşaat
wearing course i. aşınmaz yüzey
Trafik
wearing course i. aşınma tabakası
Medikal
wearing-off phenomenon i. doz sonu kötüleşmesi
wearing-off phenomenon i. doz sonu fenomeni
Jeoloji
wearing coefficient i. aşınma katsayısı
wearing coefficient i. yenme katsayısı
wearing away i. mekanik aşındırma