Türkçe - İngilizce
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
İngilizce Eş Anlamlılar
Türkçe - İngilizce Cümleler
Çeviri
Reklamları Kaldır
Oturum Aç / Üye Ol
Işıkları Söndür
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Çeviri
Eş Anlamlılar
Cümleler
Araçlar
Kaynaklar
Hakkımızda
İletişim
Oturum Aç / Üye Ol
EN-TR
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İngilizce Eşanlam
Türkçe - İngilizce Cümleler
Türkçe - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Geçmişi Gizle
Geçmiş Detayları
Geçmişi Sil
Geçmiş :
work pants
Angebotskurs
jugular plate
casking compound
esgargantar
fares
communications capability
inquest
ineffectible
voice actor
plasenta
highly enjoyable
do test
stranded conductor
make your selection
congruous
blabbing
frequency interval
punched
measuring drawer
slide-joint
alternateness
Caterpillar gate
cuenta normal
momentarily
where?
Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau
Geçmiş
Cümleler
"where?"
teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 2 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Yaygın Kullanım
1
Yaygın Kullanım
where?
zf.
nerede?
Genel
2
Genel
where?
zf.
nerede?
"where?"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Yaygın Kullanım
1
Yaygın Kullanım
where
zf.
nereye
2
Yaygın Kullanım
where
zf.
nerede
Genel
3
Genel
place where labourers can be hired
i.
ırgat pazarı
4
Genel
place where one earns his living
i.
ekmek kapısı
5
Genel
a place where the streets are paved with gold
i.
taşı toprağı altın
6
Genel
the place where one earns one's bread
i.
ekmek teknesi
7
Genel
the place where one earns one's livelihood
i.
ekmek teknesi
8
Genel
place where one earns one's living
i.
geçim kapısı
9
Genel
the position where one belongs to
i.
ait olduğu makam
10
Genel
where we stand now
i.
gelinen nokta
11
Genel
countries where English is an official language
i.
ingilizcenin resmi olduğu ülkeler
12
Genel
list of countries where english is an official language
i.
ingilizcenin resmi olduğu ülkeler listesi
13
Genel
list of countries where english is an official language
i.
İingilizcenin resmî dil olduğu ülkelerin listesi
14
Genel
a place where passengers frequently stop by
i.
yol geçen hanı
15
Genel
the city where I was born in
i.
doğduğum şehir
16
Genel
where away [dialect]
i.
nerelerde
17
Genel
where away [dialect]
i.
nerelerden
18
Genel
be where everybody passes by
f.
ayak altında kalmak
19
Genel
leave where it will be stepped on
f.
ayak altında bırakmak
20
Genel
kick someone where it hurts
f.
can evinden vurmak
21
Genel
know where one is standing
f.
çizgiyi korumak
22
Genel
ask from where one hasn't studied
f.
çalışmadığı yerden sormak
23
Genel
put something back where it belongs
f.
ait olduğu yere geri bırakmak
24
Genel
put something back where it belongs
f.
aldığı yere geri koymak
25
Genel
die in the hospital where he/she was taken
f.
kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmek
26
Genel
die in the hospital where he/she was taken
f.
kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirmek
27
Genel
know where to go to find out
f.
sorunun cevabını nerede bulacağını bilmek
28
Genel
give credit where it is due
f.
hakkını vermek
29
Genel
give credit where it is due
f.
hakkını teslim etmek
30
Genel
know where something is at
f.
bir şeyin konulduğu yeri bilmek
31
Genel
know where something is at
f.
bir şeyin nerede olduğunu bilmek
32
Genel
bring (something) where it belongs
f.
bir şeyi ait olduğu yere getirmek
33
Genel
where
zf.
da
34
Genel
where
zf.
hani
35
Genel
where
zf.
nereden
36
Genel
where
zf.
neresi
37
Genel
where
zf.
nere
38
Genel
where then
zf.
orada
39
Genel
where from
zf.
nereli
40
Genel
where then
zf.
her nerede olsa
41
Genel
else where
zf.
başka bir yerde
42
Genel
where
zf.
nerede
43
Genel
where
zf.
nereye
44
Genel
where someone is concerned
zf.
-e gelince
45
Genel
where possible
zf.
mümkün olduğunda
46
Genel
where possible
zf.
mümkün olan yerlerde
47
Genel
where possible
zf.
nerede mümkünse
48
Genel
where possible
zf.
mümkün olduğu yerde
49
Genel
where and when
zf.
nerede ve ne zaman
50
Genel
where away
zf.
(gemi, kara) görünen yönünde
51
Genel
where
zf.
her yerde
52
Genel
where
zf.
kökeninden
53
Genel
where
zf.
den/dan
54
Genel
where
zf.
orası
55
Genel
where
zf.
de/da
56
Genel
where
zf.
(bir yerin) içinde
57
Genel
where
zf.
orada
58
Genel
regardless of where
ed.
nerede olduğuna bakmaksızın
59
Genel
regardless where
ed.
nerede e bakmayarak
60
Genel
where
zm.
hangi neden
61
Genel
where
zm.
içinde
62
Genel
where
zm.
bir yere
63
Genel
where
zm.
hangi kaynak
64
Genel
where
zm.
içinde bulunulan durum veya yer
65
Genel
where
zm.
bir yerde
66
Genel
where
zm.
hangi yer
67
Genel
where
zm.
bir yer
68
Genel
where of
bağ.
ki içinde
69
Genel
where by
bağ.
ki içinde
70
Genel
where
bağ.
sıfat olarak kullanılan yancümlenin başında bulunur
71
Genel
where in
bağ.
ki içinde
72
Genel
where
bağ.
-dığı yerde
73
Genel
where
bağ.
ki o yere
74
Genel
where's
kısalt.
where has
75
Genel
where's
kısalt.
where is
İfadeler
76
İfadeler
before you know where you are
zf.
zaman nasıl geçti/zamanın nasıl geçtiğini anlamadan/fark etmeden
77
İfadeler
before you know where you are
zf.
daha ne/nerede olduğunu anlamadan/fark etmeden
78
İfadeler
before you know where you are
zf.
bir (de) bakmışsın
79
İfadeler
before you know where you are
zf.
daha ne oldum/neredeyim demeden
80
İfadeler
no matter where
expr.
her nereye olursa olsun
81
İfadeler
where relevant
expr.
ilgili olduğu yerde
82
İfadeler
where relevant
expr.
alakalıysa
83
İfadeler
where relevant
expr.
alakalı olduğu yerde
84
İfadeler
where relevant
expr.
alakalı olduğu yere
85
İfadeler
where relevant
expr.
ilgiliyse
86
İfadeler
where relevant
expr.
ilgili olduğu yere
87
İfadeler
in cases where
expr.
olduğu durumlarda
88
İfadeler
from where i stand
expr.
benim bakış açıma göre
89
İfadeler
from where i stand
expr.
buradan bakınca
90
İfadeler
where expressly provided otherwise
expr.
aksi yönde açıkça hüküm bulunduğu halde
91
İfadeler
where expressly provided otherwise
expr.
aksine açıkça hüküm bulunduğu takdirde
92
İfadeler
where to stay
expr.
nerede kalınır
93
İfadeler
where's the harm?
expr.
ne zararı var?
94
İfadeler
where available
expr.
bulunduğu/hazır olduğu yerde
95
İfadeler
where available
expr.
mevcut olduğu durumlarda
96
İfadeler
where words fail, music speak
expr.
sözün bittiği yerde, müziğe kulak ver
97
İfadeler
where possible
expr.
mümkün oldukça
98
İfadeler
know where to stop
expr.
durman gerektiği yeri bil
99
İfadeler
know where to stop
expr.
duracağın yeri bil
100
İfadeler
where there's a will there's a way
expr.
isterse insan her şeyi yapabilir
101
İfadeler
never forget where you came from
expr.
asla geldiğin yeri unutma
102
İfadeler
never forget where you came from
expr.
nereden geldiğini asla unutma
103
İfadeler
never forget where you came from
expr.
geldiğin yeri asla unutma
104
İfadeler
never forget where you came from
expr.
asla nereden geldiğini unutma
105
İfadeler
where do we go from here?
expr.
şimdi ne olacak?
106
İfadeler
this is where I came in
expr.
bu kısmı biliyorum zaten
107
İfadeler
this is where I came in
expr.
bunu daha önce de duydum
108
İfadeler
where words fail, music speak
expr.
sözün bittiği yerde, müzik konuşur
109
İfadeler
where you stand depends on where you sit
expr.
nerede durduğunuz nerede oturduğunuza bağlıdır
110
İfadeler
bloom where you’re planted
expr.
elinizdeki imkanların kıymetini bilin ve fırsatlardan yararlanın
111
İfadeler
where applicable
expr.
uygun durumlarda
112
İfadeler
I see where you are coming from
expr.
ne demek istediğini anlıyorum
113
İfadeler
start from where you are
expr.
yapmaya başlamazsan hiç tecrübe/deneyim edinemezsin
114
İfadeler
start from where you are
expr.
başarmak istiyorsan yapmaya başlamalısın
115
İfadeler
where it's at
expr.
yeni moda ... makta
116
İfadeler
every which where
expr.
her yöne
117
İfadeler
every which where
expr.
her yere
118
İfadeler
every which where
expr.
her tarafa
119
İfadeler
every which where
expr.
dört bir tarafa/yana
120
İfadeler
every which where
expr.
sağa sola
121
İfadeler
every which where
expr.
düzensiz dağılmış
122
İfadeler
where are my manners?
expr.
ne kadar görgüsüzüm?
123
İfadeler
where someone is coming from
expr.
birinin kişiliği
124
İfadeler
where one is coming from
expr.
birinin bakış açısı
125
İfadeler
where someone is coming from
expr.
birinin bakış açısı
126
İfadeler
where someone is coming from
expr.
birinin demek istediği
127
İfadeler
where one is coming from
expr.
birini bir görüşe/eyleme iten davranış
128
İfadeler
where one is coming from
expr.
birinin demek istediği
129
İfadeler
where someone is coming from
expr.
birinin niyeti/maksadı
130
İfadeler
where someone is coming from
expr.
birinin görüşü
131
İfadeler
where someone is coming from
expr.
birinin görüşünün/bakış açısının altında yatan şey
132
İfadeler
where somebody is coming from
expr.
birinin bir görüşe nereden geldiği
133
İfadeler
where one is coming from
expr.
birinin görüşü
134
İfadeler
where somebody is coming from
expr.
birinin söylediği şeyin altında yatan inançları, fikirleri, kişiliği
135
İfadeler
where one is coming from
expr.
birinin görüşünün/bakış açısının altında yatan şey
136
İfadeler
where someone is coming from
expr.
birinin karakteri
137
İfadeler
where somebody is coming from
expr.
birinin bir görüşe nereden vardığı
138
İfadeler
where someone is coming from
expr.
birini bir görüşe/eyleme iten davranış
139
İfadeler
where one is coming from
expr.
birinin niyeti/maksadı
140
İfadeler
where such a question is raised
expr.
bu tür bir sorunun gündeme gelmesi durumunda
141
İfadeler
where such a question is raised
expr.
böyle bir sorunun gündeme geldiği durumlarda
Atasözü
142
Atasözü
take credit where credit is due
f.
hak ettiğini almak
143
Atasözü
take credit where credit is due
f.
hak ettiği karşılığı almak/kabul etmek
144
Atasözü
take credit where credit is due
f.
gerektiğinde hakkını almak
145
Atasözü
take credit where credit is due
f.
hakkını almak
146
Atasözü
where there is life there is hope
çıkmadık candan ümit kesilmez
147
Atasözü
fools rush in where angels fear to tread
cesaret budalalıktır
148
Atasözü
an ember burns where it falls
ateş düştüğü yeri yakar
149
Atasözü
cross the stream where it is shallowest
işleri mümkün olan en kolay yoldan yapmak
150
Atasözü
cross the stream where it is shallowest
kolayına bakmak
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of where?
×
Terim Seçenekleri
Çeviri Öner / Düzelt
Fransızca İngilizce Sözlük
İspanyolca İngilizce Sözlük
Almanca İngilizce Sözlük
İngilizce Eş Anlamlılar Sözlük
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy