yayan - Türkçe İngilizce Sözlük

yayan

"yayan" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 24 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
yayan by walking zf.
yayan by foot zf.
Genel
yayan on foot zf.
It will make little difference whether you go there by taxi or on foot.
Oraya ister taksiyle gidin, ister yayan gidin, pek fark etmez.

More Sentences
Konuşma Dili
yayan on foot expr.
It will make little difference whether you go there by taxi or on foot.
Oraya ister taksiyle gidin, ister yayan gidin, pek fark etmez.

More Sentences
Genel
yayan propagator i.
yayan evolver i.
yayan emissive s.
yayan horseless s.
yayan emittent s.
yayan enfouldred [obsolete] s.
yayan mittent s.
yayan walking zf.
yayan afoot zf.
yayan à pied [french] zf.
Konuşma Dili
yayan by shanks's mare expr.
yayan on shanks's pony expr.
yayan on shanks's mare expr.
yayan by shanks's pony expr.
Deyim
yayan by ankle express expr.
yayan on shanks' nag expr.
yayan by shank's mare expr.
yayan by shanks' nag expr.
Teknik
yayan emitter i.
Argo
yayan chevrolegs i.

"yayan" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
yayan bir veya birkaç kişi tarafından çekilen iki tekerlekli hafif taşıt rickshaw i.
hastalık yayan infector i.
haberleri yayan disseminator i.
dedikodu yayan kimse gossipmonger i.
dedikodu yayan kimse rumormonger i.
dedikodu yayan kimse rumourmonger i.
dedikodu yayan kimse gossiper i.
dedikodu yayan kimse rumour-monger i.
fikir yayan kişi idea monger i.
fikir yayan kişi ideamonger i.
ideoloji/görüş yayan kimse purveyor i.
ışın yayan şey radiator i.
dedikodu yayan kimse carrytale [obsolete] i.
bir hareketi, fikri veya gelişmeyi yayan şey tinder i.
bilgiyi aktaran veya yayan konuşma eylemi making known i.
dedikodu yayan kimse bruiter i.
çamaşır askısının tellerini destekleyen ısı yayan çubuklu cihaz hoist i.
belirli bir şeyi yayan kimse -monger i.
ışık yayan şey luminosity i.
dedikodu yayan kimse rumourer [uk] i.
dedikodu yayan kimse rumorer [us] i.
yayan kimse imparter i.
parfüm yayan kapağı delikli kutu pouchet box i.
bilgi yayan kimse purveyor i.
haber yayan kimse propagator i.
parfüm kokusu yayan kimse fumer i.
yayan gitmek go on foot f.
yayan kaçmak escape on foot f.
yayan gitmek tread f.
dışarı nem yayan ooze f.
ışın yayan radiating s.
ısı yayan heat generated s.
ısı yayan radiant s.
ışın yayan radiant s.
ışık yayan luminous s.
radyasyon yayan radiative s.
radyasyon yayan radiatory s.
ışık yayan light-reflecting s.
parfüm yayan perfumatory s.
kötü koku yayan ripe s.
kıvılcım yayan ignescent s.
kendine özgü koku yayan odorous s.
kendine özgü koku yayan odorate s.
koku yayan odoriferous s.
koku yayan odorating s.
dışarı nem yayan oozy s.
farklı bir koku yayan overscented s.
koku yayan olent s.
kendini yayan self-diffusive s.
zehirli gaz yayan fuming s.
ışıklar yayan fulgurous s.
sigara dumanı yayan fumous s.
koku yayan fumous s.
ışık yayan fluorescent s.
hoş koku yayan aromatic s.
Konuşma Dili
gizli dinleme yapmak veya kişisel bilgilere ulaşmak/kişisel bilgileri değiştirmek için kişinin internete bağlandığı cihaz ile interneti yayan modem arasında oluşturulan gizli bir erişim noktası evil twin i.
dedikodu yayan kimse rumor monger i.
yayan yürüme by shanks's pony expr.
yayan yürüme on shanks's mare expr.
yayan yürüme by shanks's mare expr.
yayan yürüme on shanks's pony expr.
Deyim
korku yayan söylenti scare story i.
yayan gitme shanks mare [us] i.
yayan gitmek foot it f.
yayan gitmek beat the hoof f.
yayan gitmek ride shank's mare f.
yayan gitmek ride shanks' mare f.
nefret yayan fire-breathing s.
yayan yürüme on shanks' nag expr.
yayan yürüme by shanks' nag expr.
yayan olarak shanks’s pony expr.
Kurum/Kuruluş
meteorolojik bilgileri derleyen, düzenleyen ve yayan özel bir kuruluş weather central i.
Teknik
ışık yayan diyot led i.
radyasyon yayan atom radiating atom i.
elektromanyetik dalgalar yayan bir cihaz oscillator i.
ışık yayan lamba photoemissive tube i.
radyo frekanslı radyasyon yayan galaksi radio galaxy i.
ısı ve ışık yayan enerji radiant energy i.
elektrik sinyali ile uyarı yayan istasyon beacon i.
ışık yayan diyot light-emitting diode i.
ışık yayan diyot light emitting diode i.
ışık yayan diyot light-emitting diode (led) i.
ışık yayan diyot dizisi light emitting diode array i.
ışıkla elektron yayan katot photocathode i.
ışığı yayan cam light diffusing glass i.
elektrikle ışık yayan görüntü electroluminescent display i.
ısı yayan deney numuneleri heat-dissipating specimen i.
parlaklık yayan shiner i.
ısı yayan numuneler heat-dissipating specimens i.
ışık yayan diyotlar light emitting diodes i.
ışık yayan organik diyot organic light emitting diode (oled) i.
ısı yayan numunelerle yüklenmiş deney odası test chamber loaded with heat-dissipating specimens i.
yoğunlaştırılmış ultrason ışını yayan bir cihaz saser i.
floresan ışığı yayan fluorescer i.
ışık yayan beamy s.
ışın yayan radiant s.
ısı yayan radiant s.
ısı yayan heat dissipating s.
ışık yayan luminous s.
ışık yayan luminiferous s.
sürekli veya düzenli aralıklarla ışık yayan emitting a continuous or regular intermittent light s.
radyo dalgaları yayan radio-loud s.
Bilgisayar
ışık yayan diyot light emitting diode i.
virüs yayan e-posta v-mail i.
Telekom
ışık yayan diyot photodiode i.
ışık yayan diyot light-emitting diode i.
aktarıcıyı tetiklemek için sinyal yayan verici challenger i.
Elektrik
ışık yayan diyot light emitting diode i.
Televizyon
ışık yayan lamba photoemissive tube i.
Radyo
tv veya radyo sinyallerini yayan küçük bir elektronik cihaz microtransmitter i.
Aydınlatma
çok kuvvetli bir ışık yayan aydınlatıcı light cannon i.
Otomotiv
asimetrik kısa huzme veya uzun hüzme veya ikisini birden yayan motorlu taşıt farları motor vehicle headlamps emitting an asymmetrical passing beam or driving beam or both i.
Denizcilik
kötü koku yayan madde offensive odor substance i.
kızıl ötesi ışın yayan termometre ultra red-ray thermometer i.
Maden
kötü koku yayan bir mineral necronite i.
kötü koku yayan bir mineral necrolite i.
Medikal
nükleer tıp’da kullanılan ve gamma ışını yayan izotopu tesbit eden kamera gamma camera i.
organik ışık yayan diyot organic light emitting diode i.
hastalığı ilk yayan kişi patient zero i.
ışın yayan yalancı ayaklı protozoa actinopod i.
bulaşıcı hastalık yayan pestiferous s.
Fizyoloji
salgı yayan organ, damar secretories i.
Patoloji
hastalık yayan hücreler disease-spreading cells i.
hastalık yayan hücre disease-spreading cell i.
hastalık yayan disease-spreading s.
Gıda
gıda maddelerinde gama yayan radyonüklidlerin özgül aktivitesinin ölçülmesi measuring the specific activity of gamma-emitting radionuclides in foodstuffs i.
gama yayan radyonüklidler gamma-emitting radionuclides i.
Fizik
radyasyon yayan radyoaktif madde emitter i.
kendi durumundaki değişiklikler aracılığı ile boşluğa enerji veya sinyal yayan madde medium i.
kısa ancak yoğun bir gama patlaması veya x radyasyonu yayan astrofizik nesnesi burster i.
Kimya
alfa ışınları yayan radyoaktif madde alpha radiator i.
floresan yayan ve tıbbi araştırmalarda kullanılan molekül fluorochrome i.
alkali çözeltilerde yoğun olarak floresan yayan ve tıpta teşhis amaçlı kullanılan turuncu-kırmızı renkli bir bileşik fluorescein i.
zehirli duman yayan fume-filled s.
tütsü dumanı yayan fumigatory s.
Biyoloji
(mercanın ışın yayan bölmeleri arasındaki) çapraz kireçli bölme dissepiment i.
misk yayan moschiferous s.
Deniz Biyolojisi
ışık yayan organ photophore i.
Gökbilim
ışık yayan tüm cisimlerdeki ışığı emen yıldızlararası gaz ve toz bulutu absorption nebula i.
algol yıldızına benzer şekilde ışık yayan değişken bir yıldız algol variable i.
x ışını yayan yıldız x-ray star i.
x ışını yayan yıldız benzeri gök cismi x-ray star i.
4-10 milyar ışık yılı uzaktaki kuvvetli radyo dalgaları yayan gök cisimleri quasars i.
bol miktarda çeşitli radyo frekansları yayan bir yıldızdan kaynaklı oluşan elektromanyetik radyasyonun yoğunluk birimi flux unit i.
muazzam miktarda enerji ve ışık yayan ve teleskopla bakınca yıldız benzeri bir görünüme sahip olan gökada dışındaki son derece yaşlı ve uzak gök cismi quasi-stellar object i.
muazzam miktarda enerji ve ışık yayan ve teleskopla bakınca yıldız benzeri bir görünüme sahip olan gökada dışındaki son derece yaşlı ve uzak gök cismi quasi-stellar radio source i.
muazzam miktarda enerji ve ışık yayan ve teleskopla bakınca yıldız benzeri bir görünüme sahip olan gökada dışındaki son derece yaşlı ve uzak gök cismi quasar i.
Zooloji
ışın yayan yalancı ayaklı tek hücreli actinopod i.
kuzey kaliforniya'da görülen ve lyme hastalığı yayan keneye konakçı olabilen bir kemirgen dusky-footed woodrat (neotoma fuscipes) i.
abd ve kanada'ya özgü, gölet veya nehir kıyılarındaki deliklerde veya saz ile balçıktan yapılmış kubbe biçimli yuvalarda yaşayan, misk kokusu yayan, koyu kahverengi sucul bir kemirgen muskrat beaver i.