yedi - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

yedi



"yedi" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 8 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
yedi seven i.
General
yedi hebdomad i.
yedi 7 i.
yedi heptade i.
yedi septi- ök.
Colloquial
yedi baker's half dozen i.
Math
yedi heptad i.
British Slang
yedi neves i.

"yedi" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 300 sonuç

Türkçe İngilizce
General
yedi katını bulmak septuple f.
yedi emine vermek sequestrate f.
yedi ile çarpmak septuple f.
yedi ile çarpmak septuplicate f.
yedi katına çıkarmak septuple f.
yedi göbek istanbullu olmak be 7th generation istanbul resident f.
yedi tane olmaktan çıkarmak unseven f.
(scrabble) bir turda yedi taşının tamamını kullanmak bingo f.
yedi kenarlı heptagon i.
yedi katlı pinion i.
yedi düvel the great powers i.
ardışık yedi günlük süre week i.
yedi yıllık bir süre a span of seven years i.
dünyanın yedi harikası the seven wonders of the world i.
yirmi yedi twenty seven i.
yedi denizler seven seas i.
yedi emin fiduciary i.
eksi yedi derece minus seven degrees i.
yedi sesli beste septet i.
yedi rakamı seven i.
yedi düvel powerful nations of the world i.
on yedi sayısı seventeen i.
her yedi yılda bir üniversite öğretim üyelerine verilen araştırma veya seyahat izni sabbatical i.
yedi ile çarpma septupling i.
yahudilikte ölen yakınların ardından tutulan yedi günlük yas dönemi shivah i.
hristiyanlıkta günlük yedi duanın dördüncüsü sext i.
son yedi gün last seven days i.
roma'nın üzerine kurulu olduğu yedi tepeden biri aventine i.
yedi gün 7 days i.
ölüm sonrası yedi günlük yas shivah i.
on yedi seventeen i.
yedi hafta a week of sundays i.
yedi coğrafi bölge seven geographical regions i.
otuz yedi thirty seven i.
kırk yedi forty seven i.
elli yedi fifty seven i.
altmış yedi sixty seven i.
yetmiş yedi seventy seven i.
seksen yedi eighty seven i.
doksan yedi ninety seven i.
dünyanın yedi harikası seven wonders of the world i.
yedi adalar ionian islands i.
yedi cüceler the seven dwarfs i.
yedi adalar seven islands i.
yedi başlı ejderha a dragon with seven heads i.
yedi uyurlar seven sleepers i.
yedi uyurlar the companions of cave i.
bir dolar seksen yedi sent one dollar and eighty-seven cents i.
antik dünyanın yedi harikası the seven wonders of the ancient i.
yedi bin yüz on iki seven thousand one hundred and twelve i.
yedi bölgeden biri one of seven regions i.
yedi ünlü kişi veya şeyden oluşan grup pleiad i.
(artık ayinsel kullanımda olmayan) kilise hukukunda geçen yedi saatten beşincisi nones i.
otuz yedi birim thirty-seven i.
kuzey-orta new mexico'daki yedi pueblo yerleşiminden birinde yaşayan kimse keresan i.
antik roma'nın üzerine inşa edildiği yedi tepeden biri viminal i.
yedi fite eşdeğer bir rus uzunluk birimi sagene i.
(scrabble) bir turda yedi taşının tamamını kullanma bingo i.
istenilen zamanda oynanabilen dört domino taşı hariç uç uca gelen sayıların toplamda yedi olması gerektiği bir çeşit domino oyunu matador i.
yedi rakamı heptade i.
yaklaşık yedi puntoluk eski bir harf boyutu minion i.
yedi kat sevenfold s.
yedi katlı septuple s.
yedi ile çarpılan septupled s.
yedi katlı seven-storey s.
yedi yılda bir meydana gelen septenary s.
yedi senelik bir dönem ile alakalı septenary s.
yedi rakamı ile alakalı septenary s.
otuz yedi adet thirty-seven s.
yirmi yedi tane olan twenty-seven s.
(roma rakamıyla) doksan yedi xcvii s.
(roma rakamıyla) kırk yedi xlvii s.
yedi kısımdan oluşan heptamerous s.
yedi üyeden oluşan heptamerous s.
yedi iklim dört bucak everywhere zf.
yedi mahalle everywhere zf.
yedi misli sevenfold zf.
yedi katı seven times (more) zf.
son yedi günde last seven days zf.
haftada yedi gün seven days a week zf.
haftanın yedi günü seven days a week zf.
yedi mahalle everybody zm.
her yedi kişiden biri one out of every seven zm.
yedi anlamı veren ön ek hepta- ök.
Phrases
saat yedi buçuk it's half past seven expr.
türkiye yedi bölgeden oluşur turkey consists of seven geographical regions expr.
türkiye yedi bölgeden oluşmaktadır turkey consists of seven geographical regions expr.
yedi yaş ve üzeri (...age) 7 years and older expr.
yedi yaş ve üstü (...age) 7 years and older expr.
on üzerinden yedi seven out of ten expr.
Colloquial
bok yedi başı alec i.
kendisinden en az yedi yaş büyük bir kadınla çıkan erkek man-cub i.
yedi kat yabancı complete stranger i.
yedi kat yabancı total stranger i.
yedi tane baker's half dozen i.
iyi geceler, öpsün seni yedi cüceler after (a) while, crocodile expr.
yedi gün yirmi dört saat twenty-four-seven expr.
(biri) bir halt yedi now (someone) has gone and done it expr.
(biri) iyi halt yedi/etti now (someone) has gone and done it expr.
yedi gün yirmi dört saat twenty-four seven expr.
(biri birini) neredeyse çiğ çiğ yedi (one) did everything (one) could 'cept eat (someone) expr.
yedi yirmi dört 7-24 expr.
yedi gün yirmi dört saat 7-24 expr.
yedi yirmi dört twenty-four seven expr.
yedi gün yirmi dört saat twenty-four seven expr.
Idioms
ciddi bir ilişkiden yaklaşık yedi sene sonra başlayan aldatmaya meyilli olma durumu the seven year itch i.
ciddi bir ilişkiden yaklaşık yedi sene sonra başlayan aldatmaya meyilli olma durumu seven-year itch i.
(neredeyse) dünyanın yedi harikasıyla birlikte sayılabilecek kadar değerli eighth wonder i.
yarından bir hafta/yedi gün sonra a week tomorrow [uk] i.
belirtilen günden yedi gün/bir hafta sonra a week tomorrow [uk] i.
yarından bir hafta/yedi gün sonra a week from tomorrow i.
belirtilen günden yedi gün/bir hafta sonra a week from tomorrow i.
(belirtilen günden) yedi gün sonra a week tomorrow/on (some day) [uk] zf.
neredeyse çiğ çiğ yedi did everything he could 'cept eat us expr.
Speaking
bir haftada yedi gün vardır there are seven days in a week expr.
daha saat yedi bile değil it is not even seven expr.
neredeyse ölene kadar dayak yedi he was almost beaten to death expr.
saat yedi oldu bile it is already seven o`clock expr.
saat zaten yedi oldu it is already seven o`clock expr.
saat yedi oldu bile it's already seven o`clock expr.
saat zaten yedi oldu it's already seven o`clock expr.
saat yedi oldu bile it is already 7 o`clock expr.
saat zaten yedi oldu it is already 7 o`clock expr.
saat yedi oldu bile it's already 7 o`clock expr.
saat zaten yedi oldu it's already 7 o`clock expr.
zaten saat yedi oldu it's already 7 o`clock expr.
zaten saat yedi oldu it is already 7 o`clock expr.
zaten saat yedi oldu it's already seven o`clock expr.
zaten saat yedi oldu it is already seven o`clock expr.
üç yıl yedi he got three years expr.
Trade/Economic
yedi emin sözleşmesi escrow agreement i.
yedi günlük süre calendar week i.
Law
yedi emine vermek sequestrate f.
yedi adil sequestrator i.
Politics
idare yetkisinin yedi kişinin elinde olduğu yönetim sistemi heptarchy i.
yedi'ler grubu (g7) group of seven (g7) i.
yedi kişilik hükümet heptarchy i.
yedi’ler grubu group of 7 i.
Technical
yedi ayaklı hadde dizisi seven-strand mill train i.
yedi parçalı eğriler septuple curves i.
yedi-ikili kod quibinary code i.
yedi bit alfamerik kod seven bit alphameric code i.
yedi ile çarpmak septule i.
yedi kat septuple i.
yedi açısı ve yedi kenarı olan bir düzlem şekil heptagon i.
yedi parçalı noktalar septuple points i.
yedi izli şerit seven-track tape i.
yedi yüzeyi olan bir katı şekil heptahedron i.
yedi misli septuple s.
yedi değere sahip olan heptavalent s.
yedi değerli septavalent s.
yedi yılda bir olan septinary s.
yedi yıl süren septennial s.
yedi parçalı septuple s.
yedi yüzlüye ait heptahedral s.
yedi kısma bölünmüş septempartite s.
yedi yılda bir septennially zf.
Computer
yedi’-ikili kod qui binary code i.
gelecek yedi gün next seven days expr.
Textile
yirmi yedi beden giysi twenty-six i.
Automotive
yedi koltuklu seven seater i.
yedi sütunlu çalkalayıcı seven-post shaker i.
yedi uçlu konnektör seven-way connector i.
yedi vitesli şanzıman seven-speed transmission i.
Transportation
her bir yüke ayrı ayrı verilen yedi haneli alfanumerik kod cargo increment number i.
Medical
yetmiş yedi yaşındaki bayan hasta 77 year-old female patient i.
Anatomy
insanlarda yedi çift kaburgadan herhangi biri true rib i.
Math
otuz yedi xxxvii i.
yedi yüzeyli cisim heptahedron i.
yedi yüzlü heptahedron i.
yedi açılı heptagonal i.
yedi rakamı heptad i.
yedi değerli septivalent s.
Physics
yedi değerli atom heptad i.
Chemistry
yedi üyeli tropan ve tropin halkası içeren kristalin doymamış bir enolik keton tropolone i.
yedi değerlik elektronu bulunan atom heptad i.
yedi değerlik elektronu bulunan element heptad i.
dokuz karbonlu zincir üzerinde yedi metil grubuna sahip hidrokarbon grupları heptamethylnonane i.
yedi değerlikli septivalent s.
yedi atomlu heptatomic s.
yedi- hepta- ök.
yedi atomlu anlamı veren ön ek hepta- ök.
yedi gruplu anlamı veren ön ek hepta- ök.
yedi eşdeğeri olan anlamı veren ön ek hepta- ök.
Biochemistry
her bir molekülünde yedi karbon atomu bulunan monosakkarit heptose i.
Marine Biology
yedi-yarıklı balık sharpnose sevengill shark i.
elasmobranchii alt sınıfına ait, beş ila yedi yan solungaç yarığı olan, kıkırdağımsı yapıdaki balıklara verilen ad elasmobranch i.
Astronomy
büyük ayı takımyıldızındaki yedi ana yıldız the dipper i.
büyükayı takımyıldızının yedi ana yıldızı triones i.
ülker burcunun yedi yıldızı pleiades i.
yedi kız kardeş takımyıldızı the pleiades i.
eski astronomide yedi gezegenden biri body i.
eski astronomide yedi gezegene karşılık gelen yedi metalden biri body i.
eski astronomide yedi gezegene karşılık gelen yedi metalden biri terrestrial body i.
Zoology
yedi noktalı uğur böceği seven-spotted ladybird beetle i.
yedi noktalı uğur böceği seven-spotted ladybeetle i.
yedi noktalı uğur böceği seven-spotted ladybug i.
yedi uyur forest dormice i.
yedi noktalı uğur böceği seven-spotted lady beetle i.
yedi noktalı uğur böceği seven-spotted lady betle i.
yedi noktalı uğur böceği seven-spotted ladybird i.
nauplius'tan sonraki evre olup yaklaşık yedi çift uzantıya sahip kabuklu hayvan larvası metanauplius i.
Botanic
linnaeus sistemine göre yedi adet dişi organı olan bitkilerden oluşan takım heptagynia i.
linnaeus sistemine göre yedi adet erkek organı olan bitkilerden oluşan takım heptandria i.
yedi adet dişi organı olan (bitki) heptagynian s.
yedi adet dişi organı olan (çiçek) heptagynous s.
yedi adet erkek organı olan (bitki) heptandrian s.
yedi adet erkek organı olan (çiçek) heptandrous s.
yedi yapraklı (bitki) heptaphyllous s.
yedi tohumlu (bitki) heptaspermous s.
Education
ortaçağ'da yedi beşeri ilimin üç kola ayrılan alt bölümü trivium i.
her yedi yılda bir üniversite personeline, öğretmenlere verilen izin sabbatical term i.
Literature
japon şiirinde yedi kafiyesiz mısranın oluşturduğu lirik kıta tanka i.
yedi kafiyesiz mısranın bir kıta oluşturduğu japon lirik şiiri tanka i.
beşli ölçü ile yedi mısralı olacak şekilde ababbcc uyak düzenine göre yazılmış kıta troilus verse i.
beşli ölçü ile yedi mısralı olacak şekilde ababbcc uyak düzenine göre yazılmış kıta troilus stanza i.
beşli ölçü ile yedi mısralı olacak şekilde ababbcc uyak düzenine göre yazılmış kıta rhyme royal i.
pamuk prenses ve yedi cüceler snow white and the seven dwarfs i.
16. yüzyıl fransız edebiyatında yunan ve roma modelli yeni bir fransız edebiyatı oluşturmaya çalışmış yedi şairden oluşan edebi grup pleiade i.
yedi akorla söylenen beste heptachord i.
yedi ses tonuyla söylenen beste heptachord i.
yedi dilde yazılmış kitap heptaglot i.
yedi dizeden oluşan şiir heptastich i.
yedi dizeden oluşan bent heptastich i.
yedi dizeden oluşan kıta heptastich i.
Linguistics
yedi heceli heptasyllabic s.
History
roma'nın kurulduğu yedi tepenin en büyüğü capitoline i.
29 ocak 1986'da kalkışından hemen sonra infilak eden ve yedi mürettebatı ölen uzay mekiği challenger i.
kuzey amerika'da eskiden yaşamış olan siyu kabilesinin yedi gruptan oluşan en büyük üyesi lakota i.
iowa nehri boyunca kurulmuş yedi köy amana colonies i.
yedi yıl savaşı seven years war i.
yedi kral heptarch i.
yedi krallık heptarchy i.
yedi yunan bilgeden biri bias i.
antik roma'nın yedi tepesinden biri quirinal i.
yedi krallığın bir bölgesini yöneten kimse heptarch i.
yedi krallığın bir bölgesini yöneten kimse heptarchist i.
yedi krallığın var olduğu dönem heptarchy i.
ingiltere'nin yedi krallıktan oluştuğu dönem heptarchy i.
18. yüzyılda yapılan yedi yıl savaşı'nda ingiliz ve müttefiklerinin fransızları yendiği muharebe minden i.
yedi krallığa ait heptarchic s.
yedi krallıkla ilgili heptarchic s.
yedi krallıktan oluşan heptarchic s.
Religious
(hinduizm) aditi'nin yedi ila on ikinci oğullarından her biri aditya i.
kilise tarafından ayin için belirlenen yedi zamandan her biri canonical hour i.
kilise tarafından ayin için belirlenen yedi zamandan her biri canonical hours i.
hıristiyanlık inancına göre yedi ölümcül günahtan her biri cardinal sin i.
doğrudan katolik kilisesinin konularını ele alan yeni ahit'in yedi bölümü catholic epistles i.
nuh'un yedi hükmü noahide laws i.
kutsal kitapta geçen yedi saatten üçüncüsü terce i.
kutsal kitapta geçen yedi saatten üçüncüsü tierce i.
yedi ölümcül günah seven deadly sins i.
yedi ölümcül günah cardinal sins i.
yedi ölümcül günah capital vices i.
kilise tarafından ayin için belirlenen yedi zamandan altıncısı vespers i.
gece yarısı veya şafak vakti başlayıp duaların ve ilahilerin okunduğu, kilise tarafından ayin için belirlenen yedi zamandan ilki ve en önemlisi matin i.
gece yarısı veya şafak vakti başlayıp duaların ve ilahilerin okunduğu, kilise tarafından ayin için belirlenen yedi zamandan ilki ve en önemlisi mattins i.
kudüs tapınağı'nda bulunan yedi kollu kutsal şamdan menorah i.
kilise tarafından ayin için belirlenen yedi zamandan dördüncüsü midday i.
eski ahit'in ilk yedi kitabı heptateuch i.
Geography
antik roma'nın yedi tepesinden en güneydoğusunda olanı caelian i.
roma'nın yedi tepesinden biri esquiline i.
bavyera'daki yedi idari bölgeden biri upper palatinate i.
Military
yedi veya daha az sayıda uçak gördüğünü yer önleme istasyonuna bildirmede kullandığı bir kod few i.
askeri veri tabanında belirli bir birliği ifade eden yedi rakamlı alfasayısal kod unit line number i.
Sport
her bir atletin yedi farklı yarışmaya katıldığı kadın atletizm yarışması heptathlon i.
Card
kazanmak için yedi puan gerektiren el almalı iskambil oyunu all fours i.
kazanmak için yedi puan gerektiren el almalı iskambil oyunu seven-up i.
kazanmak için yedi puan gerektiren el almalı iskambil oyunu old sledge i.
kazanmak için yedi puan gerektiren el almalı iskambil oyunu pitch i.
bolivya oyununda joker kartlarının yedi kartlık bir açılımı bolivia i.
Music
yedi sesli müzik parçası septet i.
çin'e özgü yedi telli bir müzik aleti qin i.
yedi telli müzik aleti heptachlor [obsolete] i.
yedi telli müzik aleti heptachord [obsolete] i.
yedi notadan oluşan gam heptachord i.
yedi notadan oluşan (gam) heptatonic s.
Cinema
yedi yıl kaşıntısı the seven-year itch i.
Mythology
odysseus'u adasında yedi sene alıkoyan peri calypso i.
zeus tarafından lanetlenmiş bir titan olan atlas'ın yedi kızından biri celaeno i.
titan atlas ve deniz perisi pleione'ın cyllene dağında doğmuş yedi kızı pleiad i.
yedi kız kardeşler pleiad i.
atlas'ın yedi kızından biri asterope i.
atlas'ın yedi kızından biri sterope i.
atlas'ın yedi kızı pleiades i.
toplamda yedi kızı olan atlas'ın bir ölümlü ile evlendiği için utancından yüzünü saklayan kızı merope i.
Latin
yedi uyuklayanlar gliridae i.
Ornithology
keseli, tüysüz ve pembe bir boynu olan, boyu yedi fite ulaşabilen asya'ya özgü büyük bir leylek adjutant stork i.
keseli, tüysüz ve pembe bir boynu olan, boyu yedi fite ulaşabilen asya'ya özgü büyük bir leylek adjutant bird i.
keseli, tüysüz ve pembe bir boynu olan, boyu yedi fite ulaşabilen asya'ya özgü büyük bir leylek adjutant crane i.
keseli, tüysüz ve pembe bir boynu olan, boyu yedi fite ulaşabilen asya'ya özgü büyük bir leylek adjutant i.
keseli, tüysüz ve pembe bir boynu olan, boyu yedi fite ulaşabilen asya'ya özgü büyük bir leylek marabout i.
keseli, tüysüz ve pembe bir boynu olan, boyu yedi fite ulaşabilen asya'ya özgü büyük bir leylek leptoptilos dubius i.
Slang
bok yedi başı smart arse i.
bok yedi başı smart aleck i.
sekizde bir beyaz sekizde yedi zenci kanı taşıyan kimse sacatra i.
yedi kat yabancı perfect stranger i.
yedi kartlı bir elde biri açık biri kapalı olan bir kart çifti wired s.
yedi kartlı bir eldeki ilk üç kart wired s.
bütün pastaları kim yedi? (kilolu bir oyuncuya gönderme) who ate all the pies [uk] expr.