zorla - Turkish English Dictionary
History

zorla



Meanings of "zorla" in English Turkish Dictionary : 27 result(s)

Turkish English
Common Usage
zorla hardly adv.
General
zorla forcible adj.
zorla ill adv.
zorla uneasily adv.
zorla under compulsion adv.
zorla just adv.
zorla constrainedly adv.
zorla by main force adv.
zorla perforce adv.
zorla in opposition to one's desire adv.
zorla scarce adv.
zorla obtrusively adv.
zorla dominantly adv.
zorla by force adv.
zorla hard adv.
zorla only just adv.
zorla forcefully adv.
zorla forcibly adv.
zorla under coercion adv.
zorla uneath adv.
Phrases
zorla at the point of the bayonet
zorla by constraint
Idioms
zorla against one's will
Law
zorla by force
zorla forcibly
Computer
zorla push
zorla force

Meanings of "zorla" with other terms in English Turkish Dictionary : 340 result(s)

Turkish English
Common Usage
zorla almak seise v.
zorla almak seize v.
zorla girmek break into v.
General
bir şeyi birinden zorla çekip almak wrench something away from someone v.
bir şeyi birine zorla kabul ettirmek push something on someone v.
birine bir şeyi zorla benimsetmeye çalışmak shove down one's throat v.
birine bir şeyi zorla benimsetmeye çalışmak ram it down one's throat v.
birini zorla kaçırmak abduct v.
birisine zorla/zor kullanarak bir şey yaptırmak torment someone into doing something v.
çabucak ve zorla elinden almak grab v.
iki kişiyi zorla ayırmak pull two people apart v.
kaçırıp zorla gemide çalıştırmak shanghai v.
limanda zorla gemiden indirilmek be forced to disembark at the port v.
sarhoş edip gemiye zorla tayfa olarak almak shanghai v.
sınavı zorla geçmek scrape through the exam v.
zorla (bir duruma) sokmak thrust v.
zorla açmak break open v.
zorla alacağını istemek dun v.
zorla alıkoymak deforce v.
zorla almak snatch v.
zorla almak wrench something away from somebody v.
zorla almak wring v.
zorla almak wrest v.
zorla almak squeeze v.
zorla almak grab v.
zorla almak reave v.
zorla almak wrench v.
zorla almak wrench something from somebody v.
zorla almak usurp v.
zorla almak exact v.
zorla almak rape v.
zorla almak extort v.
zorla almak rob v.
zorla almak (askere) press v.
zorla askere almak impress v.
zorla askere almak crimp v.
zorla çekip almak (bir şeyi birinden) wrest from v.
zorla çıkarmak rout out v.
zorla çıkarmak oust v.
zorla elde etmek wring v.
zorla elde etmek steamroller v.
zorla elde etmek enforce v.
zorla elde etmek pry v.
zorla evlendirmek force into marriage v.
zorla evlendirmek force someone to marry v.
zorla geçmek break through v.
zorla getirmek cow v.
zorla girmek intrude v.
zorla girmek irrupt v.
zorla girmek storm v.
zorla girmek obtrude v.
zorla girmek break into v.
zorla girmek break in v.
zorla girmek enter by force v.
zorla götürmek kidnap v.
zorla gülmek force a laugh v.
zorla gülümsemek smirk v.
zorla gülümsemek force a smile v.
zorla içeri girmek break into v.
zorla içeri girmek enter by force v.
zorla içeriye sokmak intrude v.
zorla ilerlemek plow through v.
zorla ilerlemek wade v.
zorla ilerlemek plough through v.
zorla kabul etmek enforce v.
zorla kabul ettirmek drub something into somebody v.
zorla kabul ettirmek obtrude v.
zorla kabul ettirmek enforce v.
zorla kabul ettirmek impose on v.
zorla kabul ettirmek dictate v.
zorla kabul ettirmek impose upon v.
zorla kabul ettirmek ram something down somebody's throat v.
zorla kabul ettirmek push v.
zorla kabul ettirmek impose v.
zorla kabul ettirmek foist on v.
zorla öğretmek whip v.
zorla para almak exact v.
zorla sahip olunmak be thrust upon v.
zorla sokmak pitchfork v.
zorla sokmak intrude v.
zorla sokulmak obtrude v.
zorla sokulmak intrude v.
zorla söylemek cough up v.
zorla söyletmek extract v.
zorla tamamlamak wade through v.
zorla tıkmak ram v.
zorla toplamak levy v.
zorla uydurmak fit tightly v.
zorla yaptırmak impose v.
zorla yaptırmak dragoon v.
zorla yaptırmak constrain v.
zorla yaptırmak bludgeon v.
zorla yaptırmak extort v.
zorla yaptırmak force somebody's hand v.
zorla yaptırmak drag in v.
zorla yaptırmak enforce v.
zorla yaptırmak influence v.
zorla yaptırmak reduce v.
zorla yedirmek force-feed v.
zorla yerini almak oust v.
zorla yüklemek impose upon v.
zorla yüklemek impose on v.
zorla yürümek slog away v.
zorla yürümek slog on v.
zorla yürümek trudge v.
beyin yıkama/zorla ikna etme thought control n.
beyin yıkama/zorla ikna etme brainwashing n.
beyin yıkama/zorla ikna etme coercive persuasion n.
beyin yıkama/zorla ikna etme mind abuse n.
birini zorla bir gemiye miço olarak alma shanghaiing n.
kanuni yetkisi olmayan, kendi fikrine göre zorla düzen sağlayan kimse vigilante n.
kapıyı zorla açan effractor n.
kapıyı zorla açma effraction n.
kazanan tarafından yenilene zorla kabul ettirilen anlaşma diktat n.
kendini zorla kabul ettirme ingratiation n.
zorla (asker) toplama levy n.
zorla açan kimse buster n.
zorla alan enforcer n.
zorla alan extorter n.
zorla alan exacter n.
zorla alan kimse usurper n.
zorla alan kimse extortioner n.
zorla alınan şey exaction n.
zorla alma extortion n.
zorla alma seising n.
zorla alma wrest n.
zorla alma occupation n.
zorla alma usurpation n.
zorla alma exaction n.
zorla alma squeeze n.
zorla alma seizing n.
zorla alma extorting n.
zorla besleme force feed n.
zorla bir binaya girme breaking n.
zorla çalıştırma forced labor n.
zorla çıkarma winkling n.
zorla çıkarma ouster n.
zorla dışarı çıkarma disgorgement n.
zorla evlilik forced marriage n.
zorla giren kimse intruder n.
zorla giren şey intruder n.
zorla girme break-in n.
zorla girme breaking-in n.
zorla girme intrusiveness n.
zorla girme intrusion n.
zorla girme irruption n.
zorla girme breaking n.
zorla girme obtrusion n.
zorla girmeme nonintrusion n.
zorla içeri girme forced entry n.
zorla içeri girme intrusion n.
zorla ilaç içirmeye yarayan alet drencher n.
zorla kabul ettirme obtrusion n.
zorla kabul ettirme imposition n.
zorla kabul ettirme indoctrination n.
zorla önleme repression n.
zorla sokulma obtrusion n.
zorla tecavüz violence n.
zorla toplama levy n.
zorla toplanan asker levy n.
zorla yapılan forcibleness n.
zorla yaptıran enforcer n.
zorla yaptıran extorter n.
zorla yardım alma ingratiation n.
zorla yedirme force feed n.
zorla/istemeden gülümsemek smile back through gritted teeth n.
hileyle veya zorla kaçırılmış kidnaped adj.
hileyle veya zorla kaçırılmış kidnapped adj.
mecburi/zorla olmayan unforced adj.
mecburi/zorla olmayan uncoerced adj.
zorla alınabilen enforcible adj.
zorla alınabilen exactable adj.
zorla alınan extortive adj.
zorla alınmış exacted adj.
zorla alınmış usurped adj.
zorla alınmış extorted adj.
zorla çıkarılmış winkled adj.
zorla getirilmiş cowed adj.
zorla giren intrusive adj.
zorla girmeyen nonintrusive adj.
zorla içeri giren intrusive adj.
zorla ilerleyen plodding adj.
zorla isteyen importunate adj.
zorla kabul edilmiş/edilen barely accepted adj.
zorla olmamış uncoerced adj.
zorla olmamış unforced adj.
zorla olmayan uncoerced adj.
zorla sokulan obtrusive adj.
zorla yapılan forcible adj.
zorla yaptırılabilen enforcible adj.
zorla yaptırılmış extorted adj.
zorla getirilmiş bir halde cowedly adv.
Phrasals
bir şeyi birine zorla/tehdit ile yaptırmak torment someone into doing something
birini bir yerden zorla/ite kaka çıkarmak force someone out of something
birini bir yerden zorla/ite kaka çıkarmak roust someone out
birini bir yerden zorla/ite kaka çıkarmak roust someone out of something
birini zorla birşeyin dışında bırakmak/ekarte etmek muscle someone out of something
birini zorla birşeyin dışında bırakmak/ekarte etmek muscle someone out
zorla alacağını istemek dun someone for something
zorla tamamlamaya/bitirmeye uğraşmak push on with something
zorla yaptırmak dragoon something into somebody
Proverb
zorla güzellik olmaz you can take a horse to water but you can't make him drink
zorla güzellik olmaz you can lead a horse to water but you can't make it drink
Colloquial
zorla para sızdırma standover tactics (aus)
Idioms
birinden zorla bilgi almak hound the information out of someone
birisinden zorla bir bilgi almak worm information out of someone
birisini bir yerden zorla çıkarmak rout someone out of some place and rout someone out
birisini zorla hizaya sokmak knock sense into
birşeyi zorla yapmak do something through gritted teeth
zorla adım atmak put one foot in front of the other
zorla ağzından almak sweat out something
zorla ağzından almak sweat it out
zorla girmek break into
zorla girmek break in
zorla gizlendiği yerden çıkarmak flush out somebody
zorla gizlendiği yerden çıkarmak flush somebody out
zorla işten çıkarılmak get the boot
zorla kabul ettirmek ram someone or something down someone's throat
zorla kabul ettirmek shove someone or something down someone's throat
zorla kabul ettirmek force someone or something down someone's throat
zorla yedirmek ram someone or something down someone's throat
zorla yedirmek shove someone or something down someone's throat
zorla yedirmek force someone or something down someone's throat
zorla yol açmak break into
zorla yol açmak break in
zorla yutturmak shove someone or something down someone's throat
zorla yutturmak force someone or something down someone's throat
zorla yutturmak ram someone or something down someone's throat
zorla/zor kullanarak bir yere götürmek lead someone by the nose
Speaking
zorla girildiğine dair bir işaret yok there's no sign of a forced entry
Slang
zorla almak put the screws to
zorla almak put the screws on
zorla ilişkiye giren mahkum punking out
zorla yaptırmak put the screws to
zorla yaptırmak put the screws on
Trade/Economic
bir fabrikada çalışırken başka bir sendikaya üye olmamak için işçilere zorla imzalatılan sözleşme yellowdog contract
taşınmaz malını zorla elinden alma ouster
zorla alacağını istemek dun
zorla alınan para exaction
zorla alınan şey extortion
zorla alma plunder
zorla alma confiscation
zorla çalıştırma unfree labor
zorla çalıştırma unfree labour
zorla çalıştırma involuntary servitude
zorla çalıştırma forced labour
zorla koyma enforcing
zorla tutma ve el koyma capture and seizure
zorla uygulama enforcing
zorla ve zorunlu çalışma forced and compulsory labour
zorla ve zorunlu çalışma forced and compulsory labor
zorla yaptırılan iş exaction
Law
bir başkasının mülküne zorla girme forcible entry
bir eve zorla girme amacıyla evin kapısının açılması breaking doors
elinden zorla alma ouster
kapalı yerlerde bulunan şeylerin zorla alınması breach of pound
tarafların zorla mahkemeye getirilmesini emreden mahkeme emri compulsory process
yasal yetkisi olmadan kendi çıkarına göre zorla düzen sağlamaya çalışma vigilantism
zorla adam kaçırma manstealing
zorla alan usurper
zorla alan extortioner
zorla alan kimse supplanter
zorla alıkoyarak cinsel istismar forced sexual exploitation
zorla alıkoyarak cinsel istismar forced prostitution
zorla alıkoyarak fuhuş forced prostitution
zorla alıkoyarak fuhuş forced sexual exploitation
zorla alıkoyarak fuhuş ya da cinsel istismar forced prostitution
zorla alıkoymak deforce
zorla alıp götürmek rape
zorla alma extortion
zorla almak grab
zorla almak extort
zorla almak usurp
zorla askerlik yapmak do a forced military service
zorla başkasının arazisine el koyma ouster
zorla başkasının arazisine girme forcible trespass
zorla çalıştırma forced labour
zorla çalıştırmak forced labour
zorla çalıştırmak forced labor
zorla durdurma forestallment
zorla durdurma forestalling
zorla durdurma forestalment
zorla durdurmak forestall
zorla fuhuş forced prostitution
zorla girme effraction
zorla girme belirtisi yok no sign of forced entry
zorla girmek efforce
zorla hamile bırakma forced pregnancy
zorla ırza geçmek rape
zorla ırzına geçmek violate
zorla ilişkiye girme non-consensual sexual intercourse
zorla kaçırmak abduct
zorla kaybolma enforced disappearance
zorla kaybolma forced disappearance
zorla mahkemeye çağırma compulsory process
zorla tahliye forced eviction
zorla tahliye forceful ejection
zorla tahliye forceful eviction
zorla yerinden çıkarmak oust
zorla yerinden edilme forced displacement
zorla yerini almak oust
Politics
birleşmiş milletler zorla kaybedilmeler komitesi un committee on enforced disappearances
devletin askerleri ev sahiplerinin rızası olmadan ev sahiplerine ait evlere yerleştirmesi ve zorla yiyecek sağlamaya zorlaması quartering soldiers
ingiliz imparatorluğu içinde ingiliz yönetimi tarafından zorla uygulanan barış pax britannica
roma imparatorluğu içinde roma yönetimi tarafından zorla uygulanan barış pax romana
zorla çalıştırmak forced labour
zorla dönüş forcible return
zorla göç ettirme forced migration
zorla görevden çıkarmak depose
zorla kaybedilenler forced disappearances
zorla yerleştirme forced resettlement
Technical
zorla benimsetmek impose
zorla besleme forced feed
zorla verme forced feed
Computer
bilgi tutarlılığına zorla enforce referential integrity
günlük kopyalamayı zorla force log copy
kaydolmaya zorla force sign in
oturumda çıkmaya zorla force logoff
oturumu kapatmaya zorla force logoff
sayısala zorla constrain numeric
sınırları zorla enforce limits
teletex'e zorla force teletex
utf-8'i zorla force utf-8
üzerine yazmaya zorla force overwrite
yatay zorla force landscape
yengiye zorla force a win
yeni sayfaya zorla force new page
yüklemeye zorla force install
zorla içeri giren intrusive
zorla söylev vermek address forcefully
zorla/iste push/pull
Aeronautic
bir uçağın kontrolünü zorla ele alma highjacking
Marine
zorla bir gemiye miço olarak alınmış kimse shanghaied
zorla tutma capture
Physics
zorla salınım forced oscillation
zorla titreşim forced vibration
Geology
zorla girme intrusion
Military
mayın tarlasından zorla geçiş bull through
sulardan zorla geçiş forced crossing
sulardan zorla geçme force accrossing