History


Meanings of "bilmek" in English Turkish Dictionary : 40 result(s)

Turkish English
Common Usage
bilmek know v.
General
bilmek be acquainted with something v.
bilmek hear of v.
bilmek be acquainted with v.
bilmek be wise to v.
bilmek be cognizant of v.
bilmek recognise v.
bilmek have v.
bilmek be up v.
bilmek be aware v.
bilmek be conscious of v.
bilmek guess v.
bilmek regard as v.
bilmek remember v.
bilmek know about v.
bilmek guess right v.
bilmek be onto v.
bilmek consider v.
bilmek wit v.
bilmek ken v.
bilmek know of v.
bilmek recognize v.
bilmek know v.
bilmek be in on v.
bilmek wise up to v.
bilmek cognise v.
bilmek know how to v.
bilmek savvy v.
bilmek be up to v.
bilmek understand v.
bilmek wise up v.
bilmek cognize v.
Colloquial
bilmek know inside out
Idioms
bilmek be in on
bilmek have an inkling
Law
bilmek acquaint
Technical
bilmek know
Latin
bilmek scire
Archaic
bilmek knoweth
British Slang
bilmek ken

Meanings of "bilmek" with other terms in English Turkish Dictionary : 150 result(s)

Turkish English
General
(bir işin/şeyin) doğrusunu bilmek know better v.
(bir şeyler hakkında) bir iki şey bilmek know a thing or two (about something) v.
adı gibi bilmek know something like the back of one's hand v.
avucunun içi gibi bilmek know a place like the palm of one's hand v.
avucunun içi gibi bilmek know like the palm of one's hand v.
az bilmek know little v.
az çok bilmek know more or less v.
bilmek istememek not want to know v.
bir şarkıyı bilmek know a song v.
bir şeyi çok az bilmek know very little about something v.
bir şeyi eksiksiz bir şekilde bilmek know something cold v.
bir şeyi yapmayı iyi bilmek have a good command of something v.
biraz bilmek know some v.
birisi hakkında çok şey bilmek know a lot about someone v.
borç bilmek owe someone a debt of gratitude v.
borç bilmek feel debted v.
cevapları bilmek know the answers v.
değer bilmek appreciate the value of v.
değerini bilmek appreciate v.
değerini bilmek treasure v.
değerini bilmek value v.
dil bilmek speak a language v.
doğruyu yanlışı bilmek know right from wrong v.
dost bilmek regard someone as friend v.
ezberden bilmek know something by heart v.
ezbere bilmek know by heart v.
fırsat bilmek take advantage of v.
fırsatı ganimet bilmek seize the opportunity v.
haddini bilmek know one's place v.
hakkındaki her şeyi bilmek gen up on v.
hakkındaki her şeyi bilmek gen up about v.
hangi okula gittiğini bilmek know what school she's in v.
-in ne olduğunu bilmek be a good judge of v.
ismen bilmek know somebody by name v.
istenmediğini bilmek know when one is not wanted v.
işi bilmek know the way v.
kadrini bilmek know the value of v.
karış karış bilmek know every inch of v.
karış karış bilmek know every inch of a place v.
kendi fikrini bilmek know one's own mind v.
kendini bilmek be in one's right mind v.
kesin olarak bilmek know for certain v.
kesin olarak bilmek know for sure v.
kıymetini bilmek know the value of v.
konunun tamamını bilmek know the whole story v.
kravat bağlamasını bilmek know how to tie a tie v.
lafını bilmek weigh one's words v.
ne istediğini bilmek know one's own mind v.
olarak bilmek refer to as v.
önceden bilmek know beforehand v.
önceden bilmek already know v.
önceden bilmek foreknow v.
önceden bilmek foretell v.
önemini bilmek acknowledge one's importance v.
önemini bilmek appreciate one's importance v.
sorunun cevabını nerede bulacağını bilmek know where to go to find out v.
su gibi bilmek know something perfectly v.
yol erkan bilmek know how to behave properly v.
yol yordam bilmek have right conduct v.
Phrasals
...den onu bilmek/tanımak tell someone or something by something
birini -e olarak bilmek know someone as something
günümüz modasını veya teknolojisini bilmek get with it
iki şey arasındaki farkı (söyleye)bilmek know something from something
Proverb
az bilmek tehlikelidir little learning is a dangerous thing
Colloquial
çok iyi bilmek know inside out
işin aslının öteki türlü olduğunu bilmek know otherwise
ne kadar az kaldığını bilmek know how little is left
ne yapacağını bilmek keep a level head
ne yaptığını bilmek know what you are doing
nereli olduğunu bilmek know one’s hometown
nereli olduğunu bilmek know where he/she is from
söylenenin aksinin doğru olduğunu bilmek know otherwise
Idioms
( bir yere giden) yolu bilmek know one's way about
(bir konuyla ilgili) doğruları/gerçekleri bilmek get the facts straight
(özellikle geçmişte yaşanmış olumsuz deneyimler neticesinde) bir şeyi çok iyi bilmek know something only too well
(sorunun) çözümünü bilmek know a trick or two
alfabeyi bilmek know one's abcs
avucunun içi gibi bilmek know like the back of one's hand
bal alacak çiçeği bilmek know on which side one's bread is buttered
bir bakışta bilmek/anlamak know at a glance that
bir işin yolunu yordamını bilmek know the ropes
bir şey/konu hakkında her şeyi bilmek have something hung up and salted
bir şeyi a'dan z'ye bilmek know something inside out
bir şeyi birinden bilmek father something on someone
bir şeyi çok iyi bilmek know something through and through
bir şeyi ezberden bilmek know something from memory
bir şeyi tüm ayrıntılarıyla bilmek know where all the bodies are buried
bir şeyi yapmamak gerektiğini (birinden daha iyi) bilmek know better than to do something
bir şeyi yapmanın yolunu/yöntemini bilmek see your way clear to doing something
bir şeyin her şeyini bilmek know something through and through
bir şeyin içini dışını bilmek know something backwards and forwards
bir yeri karış karış bilmek know every inch (of a place)
birini idare etmeyi bilmek have a way with someone
birinin açık noktasını/kamburunu bilmek have somebody taped
birinin nasıl biri olduğunu anlamak ve onunla nasıl başa çıkacağını bilmek have the measure of someone
ciğerini bilmek have somebody pegged
çevirdiği dolabı bilmek have somebody's number
çok iyi bilmek know something inside out
çok iyi bilmek have something at one's fingertips
çok iyi bilmek know something backwards
en iyisini bilmek know best
ezbere bilmek know something off by heart
gözleri kapalı olsa da bilmek see with an half eye
haddini bilmek know one's place
ıcığını cıcığını bilmek have at one's fingertips
içinden/kafasından geçeni görmek / bilmek read like an open book
içini dışını bilmek have at one's fingertips
işin raconunu bilmek know the drill
işini bilmek have an eye to the main chance
işini iyi bilmek be with it
işini iyi bilmek know one's onions
kan alacak damarı bilmek know which side one's bread is buttered on
ne söyleyeceğini iyi bilmek know what buttons to push
ne yapılması gerektiğini bilmek know the drill
neler olup bittiğini çok iyi bilmek have one's finger on the pulse
neler olup bittiğini çok iyi bilmek keep one's finger on the pulse
neyin ne olduğunu bilmek know the score
neyin ne olduğunu bilmek know what's what
neyin öncelikli olduğunu bilmek get one's priorities right
niyetini/içinden geçeni anlamak/bilmek read like an open book
olup bitenleri bilmek know what's going on
olup bitenleri bilmek know the score
olup bitenleri bilmek be on the ball
olup bitenleri bilmek be with it
olup bitenleri bilmek know what's what
rüzgarın hangi yönden eseceğini bilmek know which way the wind is blowing
rüzgarın hangi yönden eseceğini bilmek see which way the wind is blowing
su gibi bilmek have something down pat
sular seller gibi bilmek have something down pat
tamamını/zehir gibi bilmek learn something off pat
teşekkürü borç bilmek owe someone a debt of gratitude
tüm ayrıntılarını bilmek know where all the bodies are buried
tüm cevapları bilmek have all the answers
tüm cevapları bilmek know all the answers
yolunu yordamını bilmek know the ropes
zehir gibi bilmek know something off pat
Speaking
beni merak ettiğini bilmek güzel nice to know you're concerned about me
bilmek istemezsin bile you don't even want to know
bilmek istemiyorum i don't want to know
bilmek isteyebilirsin diye düşündüm I thought you might like to know
bilmiyorum ve bilmek de istemiyorum i don't know and don't want to know
bunu bilmek güzel it's good to know this
bunu bilmek hakkım i have the right to know this
eminim bilmek istersin i bet you would like to know
ne bilmek istersin? what do you want to know?
ne bilmek istiyorsun? what do you want to know?
ne olduğunu bilmek istemiyor musun? don't you wanna know what happened?
nedir bilmek istediğin? what is it you want to know?
tek bilmek istediğim all i want to know
Slang
neyin ne olduğunu bilmek know when to hold them and when to fold