hamile - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

hamile



"hamile" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 36 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
hamile pregnant s.
General
hamile enceinte i.
hamile pregnant i.
hamile big with child i.
hamile impregnate i.
hamile family i.
hamile heavy with child i.
hamile in pod i.
hamile expecting i.
hamile expectant woman i.
hamile parturient s.
hamile quick s.
hamile teemful s.
hamile heavy s.
hamile with child s.
hamile gone s.
hamile with young s.
hamile expectant s.
hamile gravid s.
Colloquial
hamile in the club
Idioms
hamile in the family way
hamile up the spout
hamile up the duff
hamile in a delicate condition
Slang
hamile high-bellied
hamile in a family way
hamile preggers
hamile knocked up
hamile in the family way
Medical
hamile pregnant
Archaic
hamile quick with child
hamile in an interesting condition
British Slang
hamile sprogged up
hamile preggars
hamile keith cheggars (rhyming slang on preggars)
hamile cheggers (rhyming slang on preggars)

"hamile" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 113 sonuç

Türkçe İngilizce
General
(birisine) hamile olmak be pregnant with f.
bilerek hamile kalmak get pregnant on purpose f.
bir kadını hamile bırakmak make a woman pregnant f.
birinci/ikinci çocuğuna/bebeğine hamile olmak be pregnant with her first/second child/baby f.
birine hamile kalmak be pregnant with someone f.
birinin bebeğine hamile olmak bear one's baby f.
birinin bebeğine hamile olmak be pregnant with someone's baby f.
birinin çocuğuna hamile olmak bear one's baby f.
birinin çocuğuna hamile olmak be pregnant with someone's baby f.
birisini hamile bırakmak get someone pregnant f.
evlilik dışı hamile kalmak conceive a child out of wedlock f.
hamile bırakmak fecundate f.
hamile bırakmak impregnate f.
hamile bırakmak knock someone up f.
hamile bir kızı kaçırmak kidnap a pregnant girl f.
hamile kalmak become pregnant f.
hamile kalmak fall pregnant f.
hamile kalmak conceive a child f.
hamile kalmak get pregnant f.
hamile kalmak conceive a baby f.
hamile kalmak be conceived f.
hamile kalmak conceive f.
hamile kalmak become impregnated f.
hamile olmak be expecting f.
hamile olmak be pregnant f.
hamile olmak teem f.
ikiz bebeğe hamile olmak be pregnant with twins f.
ikizlere hamile olmak be pregnant with twins f.
kasten hamile kalmak get pregnant on purpose f.
kolayca hamile kalmak get pregnant so easily f.
cinsel birleşme olmadan hamile kalma adosculation i.
eşleri hamile kalan erkeklerin kısa bir süre sonra hamilelik semptomları yaşaması couvade i.
evlilik dışı hamile kalmış kızın babasının zorlamasıyla yapılan evlilik shotgun wedding i.
hamile anne expectant mom i.
hamile bırakma impregnation i.
hamile destek yastığı body pillow i.
hamile destek yastığı dakimakura i.
hamile destek yastığı hug pillow i.
hamile destek yastığı dutch wife i.
hamile elbisesi maternity dress i.
hamile hasta pregnant patient i.
hamile kadın pregnant woman i.
hamile kadın expectant mother i.
hamile kadınlar pregnant women i.
hamile sütyeni maternity bra i.
hamile yastığı pregnancy pillow i.
ikizlere hamile bir kadın a woman pregnant with twins i.
ilk kez hamile kalan veya sadece bir çocuk doğuran kadınla ilgili primiparous s.
hamile bir şekilde gravidly zf.
Phrasals
hamile bırakmak knock up
hamile bırakmak bang up
hamile bırakmak prang up
Colloquial
aklı fikri hamile kalmakta so desperate to get pregnant
hamile kalmak get pregnant
hamile kız pregnant girl
Idioms
(birisinden) hamile kalmak have a bun in the oven
bir bebeğe hamile olmak have one in the oven
evlenmeden hamile kalmış caught short
hamile (ve evlenmemiş) in trouble
hamile kalmak be up the duff
hamile kalmak sprain one's ankle
hamile kalmak be up the spout
hamile kalmak have a bun in the oven
hamile olmak be with child
hamile olmak have a bun in the oven
hamile olmak be in the club
hamile olmak be in the family way
hamile olmak be up the spout
hamile olmak be up the duff
hamile olmak be in the pudding club
hamile olmak sprain one's ankle
hamile olmak be in a family way
hamile olmak/kalmak get in an interesting condition
hamile olmak/kalmak be in an interesting condition
Speaking
beni hamile bırakmanı istiyorum i want you to make me pregnant
hamile değilsin you're not pregnant
hamile değilsin you are not pregnant
hamile değilsiniz you are not pregnant
hamile değilsiniz you're not pregnant
hamile olduğunu ne zaman öğrendin? when did you find out that you were pregnant?
nasıl hamile kaldın? how did you get pregnant?
ne kadar çabalasam da bir türlü karım hamile kalmıyor i can't get my wife pregnant no matter how hard i try
ne kadar çabalasam da bir türlü karımı hamile bırakamıyorum i can't get my wife pregnant no matter how hard i try
Slang
birini hamile bırakmak knock up somebody
birini hamile bırakmak knock someone up
birini hamile bırakmak knock somebody up
hamile kalmak get knocked up
hamile kalmak/olmak was had
hamile kalmak/olmak been had
hamile kalmak/olmak have been had
hamile kalmış knocked up
her önüne gelenle yatıp hamile kalan latin kadın chola
Trade/Economic
hamile yazılı bearer
hamile yazılı çek bearer check
hamile yazılı senetler bearer securities
Law
evlilik öncesi hamile kalma antenuptial pregnancy
evlilik öncesi hamile kalma antenuptial conception
hamile muharrer senetlerin hükümsüzlüğü cancellation of securities to bearer
zorla hamile bırakma forced pregnancy
Textile
hamile giyisisi maternity wear
hamile giysisi maternity wear
hamile giysisi maternity clothes
hamile giysisi pregnant clothes
Medical
gebe/hamile olmayan non-pregnant
hamile kalabilme fecundability
hamile unutkanlığı momnesia
mevcut bir hamilelik esnasında ikinci yavruya hamile kalma superfecundation
Psychology
hamile kalma endişesi pregnancy scare
Marine Biology
hamile balık gravid
Archaic
hamile bırakmak get with child
British Slang
birini hamile bırakmak bang (someone) up
genç yaşta hamile bırakılarak çocuk sahibi olmuş kenar mahalle kızı pramface
hamile kalma amacıyla seks yapan kimse sperm bandit