afflicts - Türkisch Englisch Wörterbuch

afflicts

afflicts — Definition

Aussprache (IPA):
(AmE /əˈflɪkt/ – BrE /əˈflɪkt/)
Wortart:
Fiil: afflict (afflicts – afflicted – afflicting)
Synonyme:
plague, trouble, torment
Antonyme:
relieve, comfort, soothe

Bedeutungen von dem Begriff "afflicts" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 12 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
afflict v. başına bela olmak
Acts of violence have afflicted Bangladesh ever since that country was founded.
Şiddet eylemleri Bangladeş'in kuruluşundan bu yana ülkenin başına bela olmuştur.

More Sentences
afflict v. etkilemek
The conflict will afflict the region for the next decade.
Çatışma önümüzdeki on yıl boyunca bölgeyi etkileyecek.

More Sentences
afflict v. ızdırap vermek
afflict v. kaygı vermek
afflict v. sarsmak
afflict v. eziyet etmek
afflict v. üzmek
afflict v. sıkıntı vermek
afflict v. acı vermek
afflict v. musallat olmak
afflict v. acı çektirmek
Medical
afflict v. acı vermek

Bedeutungen, die der Begriff "afflicts" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 44 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
afflict with v. canını sıkmak
afflict with v. başını ağrıtmak
afflict with v. başına dert olmak
afflict [obsolete] v. yenmek
afflict [obsolete] v. bozmak
afflict [obsolete] v. devirmek
afflict [obsolete] v. alaşağı etmek
afflict [obsolete] v. aşağılamak
afflict [obsolete] v. gururunu kırmak
afflict [obsolete] v. mağlup etmek
Phrasals
afflict someone with something v. birine bir şeyle ıstırap vermek
afflict (one) with (something) v. (birine) bir zorluk yaşatmak/vermek
afflict someone with something v. birine bir şeyle acı vermek
afflict (one) with (someone) v. (birini birinin) başına sarmak
afflict someone with someone v. biriyle birinin canını sıkmak
afflict someone with something v. birine bir şeyle sıkıntı vermek
afflict someone with something v. birini bir şeyle sarsmak
afflict (one) with (something) v. (birine) sıkıntı yaşatmak/vermek
afflict (one) with (something) v. (birine bir şey) bulaştırmak
afflict someone with someone v. biriyle birine sıkıntı vermek
afflict someone with someone v. birini birinin başına sarmak
afflict (one) with (someone) v. (birini birinin) başına dert/bela etmek
afflict (one) with (something) v. (birine) hastalık bulaştırmak
afflict (one) with (something) v. (birine bir şey/ hastalık) geçirmek
afflict someone with something v. birine bir şeyle kaygı vermek
afflict someone with something v. birine bir şeyle yük olmak
afflict someone with someone v. birini birine yük etmek
afflict (one) with (something) v. (birine bir şey) bulaştırmak
afflict someone with something v. birine bir şeyle kaygı vermek
afflict (one) with (something) v. (birine) hastalık bulaştırmak
afflict (one) with (someone) v. (birini birinin) başına sarmak
afflict someone with something v. birine bir şeyle acı vermek
afflict (one) with (something) v. (birine) bir zorluk yaşatmak/vermek
afflict someone with something v. birine bir şeyle yük olmak
afflict someone with something v. birine bir şeyle ıstırap vermek
afflict (one) with (something) v. (birine bir şey/ hastalık) geçirmek
afflict (one) with (someone) v. (birini birinin) başına dert/bela etmek
afflict someone with someone v. birini birine yük etmek
afflict someone with someone v. birini birinin başına sarmak
afflict someone with something v. birini bir şeyle sarsmak
afflict (one) with (something) v. (birine) sıkıntı yaşatmak/vermek
afflict someone with someone v. biriyle birine sıkıntı vermek
afflict someone with something v. birine bir şeyle sıkıntı vermek
afflict someone with someone v. biriyle birinin canını sıkmak