based - Türkisch Englisch Wörterbuch

based

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

based — Definition

Bedeutung:
dayalı, merkezli
Aussprache (IPA):
(AmE /beɪst/ – BrE /beɪst/)
Wortart:
Sıfat; Fiil kökenli ortaç: based
Synonyme:
founded, grounded, derived

Bedeutungen von dem Begriff "based" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 11 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
based adj. yerleşik
The low-cost airlines based inside the EU, like Ryanair, Easyjet, Virgin and Germanwings have been ignored.
Ryanair, Easyjet, Virgin ve Germanwings gibi AB içinde yerleşik düşük maliyetli havayolu şirketleri göz ardı edilmiştir.

More Sentences
based adj. temeli
It is important for this to be based on the content already developed by EQUAM.
Bunun için EQUAM tarafından halihazırda geliştirilmiş olan içeriğin temel alınması önemlidir.

More Sentences
based adj. merkezli
I prefer working for a London-based company.
Londra merkezli bir şirkette çalışmayı tercih ederim.

More Sentences
based adj. kurulmuş
Instead it has become a weak, contentious document based on rumours and war propaganda.
Bunun yerine söylentiler ve savaş propagandası üzerine kurulu zayıf ve tartışmalı bir belge haline gelmiştir.

More Sentences
based adj. bulunan
It is about extending the mandate of ISAF, the peacekeeping troops currently based in Kabul.
Halihazırda Kabil'de bulunan barışı koruma birlikleri ISAF'ın görev süresinin uzatılmasıyla ilgilidir.

More Sentences
based adj. dayanmış
The competition report is based solely on the accountability of the Commission.
Rekabet raporu yalnızca Komisyon'un hesap verebilirliğine dayanmaktadır.

More Sentences
based adj. istinat edilmiş
based adj. esaslı
based adj. tesis edilmiş
based adj. dayalı
Slang
based exclam. imzamı atarım

Bedeutungen, die der Begriff "based" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
policy based routing n. politika tabanlı yönlendirme
affectively based attitudes n. duygu kaynaklı tutumlar
competency based education n. uzmanlığa dayalı eğitim
research based pharmaceutical company n. araştırmaya dayalı ilaç şirketi
word based n. kelime tabanlı
metrical system based on a count of syllables n. parmak hesabı
address based census n. adrese dayalı nüfus sayımı
gender-based violence n. cinsel şiddet
inquiry-based learning n. sorgulamaya dayalı öğrenme
factory-based training n. fabrika eğitimi
performance-based regulation n. performansa dayalı düzenleme
reserch-based pharmaceutical company n. araştırmacı ilaç firması
pen-based computers n. pen-based bilgisayarlar
pen-based computer n. kalem bilgisayar
(a) relationship based on self-interest n. çıkar ilişkisi
a marriage based on love n. aşk evliliği
knowledge-based economy n. bilgi ekonomisi
non centre based n. gayri merkezi
risk-based decision-making n. risk tabanlı karar alma
history-based approach n. tarih tabanlı yaklaşım
time based competition n. zamana dayalı rekabet
process-based view n. sürece dayalı yaklaşım/görüş
process-based approach n. sürece dayalı yaklaşım
process-based approach n. süreç bazlı yaklaşım
knowledge-based approach n. bilgi temelli yaklaşım
country-based organizations n. ülke bazlı örgütler
task-based learning n. göreve dayalı öğrenim
relationship based on mutual interests n. karşılıklı çıkar ilişkisi
community-based organizations n. toplum temelli örgütler
plant-based fuel n. bitki kökenli yakıt
competency-based interview techniques n. yetkinlik bazlı mülakat teknikleri
case-based learning n. vaka tabanlı öğrenme
identity-based consumption n. kimlik tabanlı tüketim
interest-based community n. ortak bir ilgiyi paylaşan insan topluluğu
web-based research n. web tabanlı araştırma
task based mindset n. görev tabanlı zihniyet
information-based processes n. bilgiyi toplayarak analiz eden ve paylaşan sistemler
information-based processes n. bilgi bazlı işlemler
fbo (faith-based organization) n. inanç temelli kuruluş
skill-based matchmaking (sbmm) n. (çevrimiçi bir video oyununda) yeteneğe dayalı eşleştirme
silicon-based life n. silisyum bazlı yaşam
be based v. istinat etmek
be based on v. dayanmak
be based on basis of v. esasına dayanmak
be based on v. bağlı olmak
be based on v. kaynaklanmak
be based on v. esasına dayanmak
be based on v. ileri gelmek
prove something based on evidence v. birşeyi delile dayanarak ispatlamak
be based on the ground of v. temeline dayanmak
be based on trust v. güvene dayalı olmak
be based on personal experiences v. kişisel tecrübelere dayanmak
be based on experience v. tecrübeye dayanmak
be based on v. -e dayanmak
be based on v. bir şeye dayanmak
be based on the principal of v. esasına dayalı olmak
be based on the basis of v. esasına dayalı olmak
establish an environment that is based on mutual respect and trust v. karşılıklı saygı ve güvene dayalı bir ortam yaratmak
establish an environment that is based on mutual respect and trust v. karşılıklı saygı ve güvene dayalı bir ortam oluşturmak
be based on a lie v. yalana dayanmak
be based upon v. temeline dayanmak
be based upon v. esasına dayanmak
be based upon v. -e dayanmak
be based on v. dayandırılmak
be based on v. köken almak
be based on something v. bir temele dayanmak
be based in v. konumlandırılmak
be based in v. merkezlendirilmek
memory based adj. bellek ağırlıklı
population based adj. nüfusa ilişkin
file based adj. dosyaya dayalı
theory based adj. teorik
unix based adj. unix tabanlı
mrp based adj. mrp tabanlı
protein-based adj. protein esaslı
canadian based adj. kanada kökenli
latin based adj. latin tabanlı
office based adj. ofis tabanlı
costumer based adj. müşteri bazında
based on reality adj. gerçeğe dayanan
carbon based adj. karbon bazlı
home based adj. ev tabanlı
based on memorization adj. ezbere dayalı
address-based adj. adrese dayalı
fear-based adj. korkuya dayalı
race-based adj. ırk temelli
size-based adj. büyüklüğe dayalı
sex-based adj. cinsiyet kaynaklı
terrestrial-based adj. karasal
text-based adj. metin tabanlı
petroleum-based adj. petrol bazlı
rule based adj. kurala dayalı
rule based adj. kuralcı
well based adj. iyi temelli
well based adj. sağlam temelli
broad-based adj. geniş tabanlı
share-based adj. paylaşım tabanlı
share-based adj. paylaşım odaklı
skill-based adj. beceriye dayalı
share-based adj. paylaşıma dayalı
love-based adj. aşk temelli
protein-based adj. protein tabanlı
evidence-based adj. delile dayalı
evidence-based adj. kanıta dayalı
reform-based adj. reform tabanlı
technology-based adj. teknoloji tabanlı
based on facts adj. gerçeklere dayanan
event-based adj. olay eksenli
need-based adj. ihtiyaca dayalı
source-based adj. kaynak odaklı
team-based adj. takım/ekip bazlı
occasion-based adj. etkinlik bazlı
event-based adj. etkinlik bazlı
genre-based adj. tür tabanlı
signal-based adj. sinyal bazlı
result-based adj. sonuç odaklı
knowledge-based adj. bilgi temelli
based on voluntariness adj. gönüllülük esasına dayalı
country-based adj. ülke bazlı
school-based adj. okul tabanlı
construction-based adj. inşaat tabanlı
site-based adj. site tabanlı
site-based adj. site bazlı
opinion based adj. kanıya dayalı
fact-based adj. gerçeğe dayanan
fact-based adj. gerçek
fact-based adj. gerçeğe dayalı
interest-based adj. ilgi alanına dayalı
project-based adj. proje bazlı
project-based adj. proje tabanlı
merit based adj. liyakata dayalı
public relations-based adj. halkla ilişkiler tabanlı
utility-based adj. fayda tabanlı
merit based adj. liyakat bazlı
soy-based adj. soya esaslı
soy-based adj. soya bazlı
land-based adj. yerleşik
color-based adj. renk bazlı
color-based adj. renk tabanlı
science-based adj. bilime dayalı
rural-based adj. taşra bazlı
growth-based adj. büyüme odaklı
plant-based adj. bitki kökenli
land based adj. karada konuşlu
capital-based adj. sermayeye dayalı
turkey-based adj. türkiye kökenli
-based adj. bazlı
-based adj. konuşlanmış
-based adj. temelli
faith-based adj. dinle ilişkili