baz - Türkisch Englisch Wörterbuch

baz

Bedeutungen von dem Begriff "baz" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 14 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
baz base n.
I enjoy cocktails with a Rum base.
Rom bazlı kokteylleri severim.

More Sentences
Trade/Economic
baz basis n.
We are responsible for occupational retirement provision, and on a cross-border basis.
Mesleki emeklilik hükümlerinden ve sınır ötesi bazda sorumluyuz.

More Sentences
Law
baz base n.
I enjoy cocktails with a Rum base.
Rom bazlı kokteylleri severim.

More Sentences
Technical
baz base n.
I enjoy cocktails with a Rum base.
Rom bazlı kokteylleri severim.

More Sentences
Chemistry
baz base n.
I enjoy cocktails with a Rum base.
Rom bazlı kokteylleri severim.

More Sentences
Environment
baz base n.
I enjoy cocktails with a Rum base.
Rom bazlı kokteylleri severim.

More Sentences
General
baz alcali n.
baz datum n.
baz firmament [obsolete] n.
baz strength n.
baz substance n.
Technical
baz alkali n.
Medical
baz alkaline n.
Archaic
baz stock n.

Bedeutungen, die der Begriff "baz" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
asit baz dengesizliği acid base imbalance n.
asit baz acid base n.
baz alınarak being founded on n.
günlük baz daily basis n.
yıllık baz annual basis n.
yıllık baz yearly basis n.
asit-baz dengesi acid-base equilibrium n.
asit-baz dengesizliği acid-base imbalance n.
baz morfin morphine base n.
bileşik baz compound base n.
baz patlayıcı base explosive n.
baz etkisi base effect n.
asit baz belirteci acid-base indicator n.
asit baz göstergesi acid-base indicator n.
dövüş sporları hareketlerini baz alan bir egzersiz biçimi tae bo n.
başka birinin özellikleri değerlendirilirken baz alınan kişi reference n.
fondöten altına sürülen baz base n.
piyasa fiyatlarının baz aldığı temel pamuk kalitesi middling n.
bir tür baz para mitre n.
baz metalin renginin sarartıldığı bir simya işlemi citrination [obsolete] n.
asit ve baz temelli boyalarla boyanabilir olma polychromatophilia n.
baz metalleri altına çeviren simyacı puffer n.
(baz) istasyon tower n.
baz almak predicate on v.
baz almak base on v.
baz olmak be basis v.
baz olmak be the basis of v.
baz olarak almak use as a base v.
baz almak use something as base v.
baz alınmak be taken as a basis v.
baz teşkil etmek form a basis v.
baz teşkil etmek constitute a basis v.
baz oluşturmak form a basis v.
(bir kimseye kredi puanını baz alarak) kredi vermek preapprove v.
(bir kimseye) kredi puanını baz alarak (kredi kartı) vermek preapprove v.
baz alınan basal adj.
mesai süresini baz alan straight adj.
baz olarak basally adv.
baz alınarak based on prep.
baz alınarak based upon prep.
(alkaloid veya diğer organik azotlu baz isimlerinde) bazik karbon bileşiği anlamı veren son ek -ine suf.
Phrasals
(bir şeyi) baz almak base off (of) (something else) v.
Trade/Economic
baz faiz oranı base rate of interest n.
baz yıl base year n.
baz puan basis point n.
çeşitli fiyatları baz alarak tüketicilerin satın alacakları miktarları gösteren eğri demand curve n.
kurumsal baz corporate base n.
kurumsal baz institutional base n.
baz fiyat base price n.
madensel baz metallic base n.
baz dönem base period n.
baz para base money n.
baz prim basis premium n.
baz teklif base bid n.
baz fiyat basis price n.
baz prim basic premium n.
merrick'in işçi performansını baz alan parça başı ücret planı merrick's differential piece rate n.
bir iş dakikasını baz alan sistem manit system n.
verim baz alınarak yapılan fiyatlandırma rate of return pricing n.
baz maliyet base cost n.
baz oran base rate n.
baz etkisi base effect n.
baz fiyat reference price n.
temerrüt swap baz puanı default swap basis n.
para birimlerinin değerini ölçmede baz alınan para birimi numeraire n.
baz fiyat base n.
baz puan basis point n.
gümüş olarak basılan ancak yüksek oranda baz metal içeren madeni paralar black money [obsolete] n.
50 baz puan artış 50 basis point hike n.
kuru baz dry based adj.
sulu baz water based adj.
Law
verdiği ifadeyi baz olarak tanığı itham etme impeachment of witness n.
Politics
baz swap işlemleri basis swaps n.
baz senaryo base-case scenario n.
Industry
piyasa fiyatlarının baz alındığı temel pamuk kalitesi middlings n.
Insurance
baz prim underlying premium n.
işçinin üretim yapamayıp üzerinde anlaşılan bir baz orana göre ödeme aldığı dönem downtime n.
Technical
einstein'ın izafiyet kuramının baz alındığı mekanik sistemi relativistic mechanics n.
zayıf baz weak base n.
baz karakterli yağ base oil n.
baz değişimi cation exchange n.
baz kat base coat n.
baz frekansı base frequency n.
baz içi direnci base spreading resistance n.
toplam baz sayısı total base number n.
erime noktaları farklarını baz alarak metalleri birbirinden ayırma liquation n.
baz haslığı alkali fastness n.
baz kökenli yağ alkaline oil n.
toplam baz numarası total base number n.
topraklanmış baz grounded base n.
baz metal base metal n.
baz yük base load n.
baz akım basic flow n.
baz çeliği basic steel n.
baz akortlu osilatör tuned-base oscillator n.
rafine edilmiş baz yağ refined base stock oil n.
baz olma niteliği basicity n.
baz istasyonu radio station n.
baz olma alkalescent n.
yeğni baz weak base n.
stereoskopik baz stereoscopic base n.
düşey baz hattı vertical base n.
düşey baz hattı usulü vertical base method n.
baz hattı thrust line n.
baz astarlı dönüştürücü basic lined converter n.
baz astarlı pota basic lined ladle n.
asit veya baz sayısı tayini determination of acid or base number n.
radyo baz istasyonu radio base station n.
baz yağı base oil n.
deneye tabi tutulan kaynak sarf malzemelerini baz alarak kaynak prosedürü vasıflandırılması qualification of welding procedures based on tested consumables n.
baz akışı base flow n.
baz istasyonu cell tower n.
baz istasyonu cell site n.
baz istasyonu wireless tower n.
baz olan alcalescent adj.
Telecom
baz istasyon sisteminin hata yönetimi fault management of the base station system n.
baz istasyonu verici harici bandı base station transmitter exclusion band n.
baz istasyon üretici kodu base station manufacturer code n.
baz alıcı-verici istasyonu base transciever station n.
baz istasyonu alıcı harici bandı base station receiver exclusion band n.
baz istasyonunun azami çıkış gücü base station maximum output power n.
baz istasyonu doğrulama cevabı base station authentication response n.
baz istasyonları rasındaki kesintili geçiş hard handoff n.
baz istasyonları/hücreler arasındaki geçiş handoff n.
baz istasyonu rasgele değişken base station random variable n.
baz istasyonu denetleyicisi base station controller n.
baz istasyonu alt sistemi base station subsystem n.
çift kipli baz istasyonu dual-mode base station n.
baz istasyonu verici gerekleri base station transmitter requirements n.
baz istasyonu alıcıları base station receivers n.
baz istasyonu alıcı harici gücü base station receiver exclusion power n.
ortak baz istasyonu common base station n.
gsm baz istasyonları için belirli şartlar specific conditions for gsm base stations n.
baz istasyon tekrarlayıcısı base station repeater n.
baz istasyonu base station n.
hızlı baz istasyonu anahtarlama fast base station switching n.
Electric
topraklanmış baz grounded base n.
baz içi direnci base spreading resistance n.
Radio
baz istasyonu haricindeki istasyon outstation n.
Textile
baz kalıp original pattern n.
baz boyar madde basic dye n.
asıl boyama öncesi baz boyasıyla boyamak bottom v.
Automotive
baz rölanti base idle n.
baz kat base coat n.
tek kat baz boya one-coat finish n.
baz metal base metal n.
baz fiyat basic price n.
baz model base model n.
baz istasyonu base station n.
baz ve şeffaf kat düzeni base and clear system n.