bular - Türkisch Englisch Wörterbuch

bular

Bedeutungen von dem Begriff "bular" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 17 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
bulamak bedaub v.
bulamak besmear v.
bulamak smear v.
bulamak cover with v.
bulamak clat [dialect] [uk] v.
bulamak infucate v.
bulamak dook v.
bulamak douk v.
bulamak do over v.
bulamak slake v.
bulamak smudge v.
bulamak streak [obsolete] v.
bulamak dip v.
bulamak sparge v.
Gastronomy
bulamak coat v.
bulamak coat or dredge with flour v.
Archaic
bulamak slaver v.

Bedeutungen, die der Begriff "bular" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 48 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
elini kana bulamak commit a murder v.
una bulamak dip v.
çamura bulamak muddy v.
galetaya bulamak crumb v.
kana bulamak ensanguine v.
elini kana bulamak kill v.
birinin üstüne katran sürüp tüye bulamak tar and feather a person v.
şekere bulamak treacle v.
pekmeze bulamak treacle v.
kana bulamak embrue v.
kire bulamak bedirty v.
dışkıya bulamak bedung v.
kana bulamak begore v.
ökseye bulamak belime [obsolete] v.
çamura bulamak clag [dialect] [uk] v.
kire bulamak clag [dialect] [uk] v.
(yapışkan bir maddeye) bulamak clam [dialect] [uk] v.
çamura bulamak clart [dialect] [uk] v.
kire bulamak clart [dialect] [uk] v.
mürekkebe bulamak ink v.
yağa bulamak inseem v.
kana bulamak sanguine v.
(bir bitkiyi dikmeden önce) köklerini ince çamura bulamak puddle v.
çamura bulamak puddle v.
kana bulamak beblood v.
kana bulamak bebleed v.
yapışkan bir maddeye bulamak stick v.
katrana bulamak tar v.
içinde karıştırarak bulamak toss v.
(atın ayaklarını) bulamak stop v.
Phrasals
çamura bulamak muddy something up v.
çamura vs. bulamak cake someone or something with something v.
(bir şeyi bir şeye) bulamak dip into (something) v.
(bir şeyi bir şeye) bulamak dip in (something) v.
-e bulamak cake with v.
(bir şeyi bir şeye) bulamak lard (something) with (something) v.
zehre bulamak poison with (something) v.
Colloquial
pudraya bulamak powder up v.
kana bulamak bloody up v.
Idioms
elini pisliğe bulamak sully (one's) hands v.
elini kana bulamak have someone's blood on your hands v.
elini kana bulamak have blood on your hands v.
elini kana bulamak have blood on hands v.
elini pisliğe bulamak sully your hands v.
Gastronomy
(una, şekere, vb.) bulamak dredge v.
una bulamak flour v.
Archaic
kana bulamak gild v.
Ornithology
(kuş) kendini toza bulamak dust v.