cave - Türkisch Englisch Wörterbuch

cave

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

cave — Definition

Bedeutung:
mağara, çökmek
Aussprache (IPA):
(AmE /keɪv/ – BrE /keɪv/)
Wortart:
İsim: cave (caves); Fiil: cave (caves – caved – caving)
Synonyme:
grotto
Antonyme:
solidify

Bedeutungen von dem Begriff "cave" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 28 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
cave n. mağara
Don't enter the caves without a guide.
Mağaralara yanınızda rehber olmadan girmeyin.

More Sentences
cave n. in
General
cave n. mağara
Don't enter the caves without a guide.
Mağaralara yanınızda rehber olmadan girmeyin.

More Sentences
cave v. boyun eğmek
Don't cave into their demands.
Taleplerine boyun eğmeyin.

More Sentences
cave n. siyasi partiden kopma
cave n. geniş ölçekli yeraltı oyuğu
cave n. göçme
cave n. zula
cave n. mahzen
cave n. stok
cave n. şarap mahzeni
cave n. yeraltına yapılmış kiler
cave v. oymak
cave v. kazmak
cave v. açmak
cave v. batmak
cave v. çökmek
cave v. yıkmak
cave v. pes etmek
cave v. oyulmak
cave v. yıkılmak
cave v. tünel oymak
cave v. mağaraları keşfetmek
cave interj. dikkat! sakın!
Politics
cave n. ayrılıkçı grup
cave n. (partiden) ayrılma
cave n. hizipleşme
Geology
cave n. oyuk

Bedeutungen, die der Begriff "cave" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
cave painting n. kaya resmi
cave man n. mağara adamı
cave dweller n. mağara adamı
large cave n. kulyuç
cave churches n. kaya kiliseleri
cave pictures n. mağara resimleri
mouth of a cave n. mağara ağzı
trunk cave n. büyük mağara
trunk cave n. ana mağara
cave house n. mağara evi
cave houses n. mağara evleri
a secret cave n. gizli bir mağara
cave bear n. mağara ayısı
the companions of cave n. ashab-ı kehf
the companions of cave n. yedi uyurlar
eshab-ı kehf cave n. eshab-ı kehf mağarası
cave painting n. mağara resmi
crystal cave n. kristal mağarası
bear cave n. ayı ini
cave art n. mağara sanatı
cave pack n. mağara çantası
cave-in n. çökmenin gerçekleştiği yer
cave-in n. göçük alanı
cave-in n. pes etme
cave-in n. teslim olma
cave dweller n. apartmanda yaşayan şehir insanı
cave-in n. boyun eğme
cave explorers n. mağara kaşifleri
cave exploration n. mağara keşfi
cave in v. göçertmek
cave in v. kazmak
cave in v. yıkılmak
keep cave v. gözetlemek
cave in v. oymak
cave in v. göçmek
cave in v. çökmek
keep cave v. nöbet tutmak
cave in v. göçürmek
cave in v. açmak
be trapped in a cave-in v. çöken bir mağarada sıkışmak
cave [dialect] v. dalmak
cave [dialect] v. alt üst olmak
cave [dialect] v. alabora olmak
cave [dialect] v. yan devrilmek
cave [dialect] v. ters dönmek
cave [dialect] v. öfkeyle başını çevirmek
cave [dialect] v. küplere binmek
cave [obsolete] adj. çukur
cave [obsolete] adj. içbükey
Phrasals
cave in v. çökmek
cave in v. moralman çökmek
cave in v. morali bozulmak
cave in (to somebody/something) v. yola gelmek
cave in (to someone or something) v. (birine/bir şeye) karşı koymaktan vazgeçmek
cave in (to someone or something) v. (birine/bir şeye) boyun eğmek
cave in (to someone or something) v. (biri/bir şey karşısında) yola gelmek
cave in (to someone or something) v. (birine/bir şeye) teslim olmak
cave in (to someone or something) v. (biri/bir şey) karşısında pes etmek
cave in (to someone or something) v. (birine/bir şeye) razı olmak
Colloquial
cave man n. başta kadınlar olmak üzere herkese kaba saba davranan hoyrat kimse
cave-in n. çökme
cave-in n. çöküntü
leave someone alone at the cave v. birisini mağarada yalnız bırakmak
cave in v. pes etmek
cave in v. boyun eğmek
cave in v. teslim olmak
Idioms
an aladdin's cave n. içinde çok değerli şeylerin olduğu yer
man cave n. (erkek için) evdeki köşesi veya odası
man cave n. erkeklerin oyun oynamak veya film seyretmek için vakit geçirdikleri oda
cave in to something v. bir şeye boyun eğmek
cave in to something v. bir şeye karşı koymaktan vazgeçmek
cave in to something v. bir şeye teslim olmak
Technical
tendency to cave in n. göçmeye meyletme
Marine
cave system n. mağara sistemi
ice cave n. buz mağarası
cave pearl n. mağara incisi
sea cave n. deniz mağarası
active cave adj. aktif mağara
Psychology
robber's cave n. robber mağarası
Marine Biology
cave fish n. mağara balığı
Zoology
cave bat n. mağaralarda yaşayan yarasalara verilen genel ad
cave hyena n. kalıntıları ingiliz mağaralarında bol bulunan, günümüzdeki afrika lekeli sırtlanlarının varyetesi olarak kabul edilen soyu tükenmiş sırtlan
cave bat (antrozous pallidus) n. mağaralarda yaşayan sarımsı kulaklı gri yarasa türü
cave bear (ursus spelaeus) n. pleistosen döneme ait soyu tükenmiş çok büyük ayı türü
cave hyena n. mağara sırtlanı
cave lion n. avrupa mağaralarında fosili bulunan, günümüzdeki afrika aslanının bir türü olarak kabul edilen soyu tükenmiş aslan
cave myotis (myotis velifer) n. güneybatı amerika'da görülen küçük mağara yarasası
Agriculture
cave cheese n. obruk peyniri
cave [dialect] v. taneyi samandan ayırmak
Archaeology
bone cave n. kemik mağarası
Philosophy
cave allegory n. mağara alegorisi
analogy of the cave n. plato'nun mağara benzetmesi
allegory of the cave n. plato'nun mağara benzetmesi
parable of the cave n. plato'nun mağara benzetmesi
plato's cave n. plato'nun mağara benzetmesi
Geography
ice cave n. buzluk
ice cave n. buz ini
cave creek n. arizona eyaletinde şehir
cave spring n. georgia eyaletinde şehir
cave-in-rock n. illinois eyaletinde yerleşim yeri
south cave n. ingiltere'de yerleşim yeri
horse cave n. kentucky eyaletinde şehir
cave city n. kentucky eyaletinde şehir
timpanogos cave national monument n. timpanogos mağarası ulusal anıtı
timpanogos cave national monument n. utah'ın kuzeyinde kireçtaşı mağaralarından oluşan bir ulusal anıt
lascaux cave n. 1940'ta fransa'daki lascaux'de keşfedilen eşine az rastlanır paleolitik kaya resimleri ve gravürleri içeren mağara
mammoth cave n. batı-orta kentucky'de yer alan, dünyanın bilinen en uzun mağara sistemi
mammoth cave national park n. batı-orta kentucky'de kurulmuş bir ulusal park
wind cave national park n. wind cave ulusal parkı
wind cave national park n. güney dakota'da bir ulusal park
fingal's cave n. fingal mağarası
fingals cave n. fingal mağarası
fingal's cave n. iskoçya'da bir mağara
fingals cave n. iskoçya'da bir mağara
Meteorology
storm cave n. fırtına sığınağı
Geology
sea cave n. kıyı ini
sea cave n. dalga oyuğu
littoral cave n. dalga oyuğu
littoral cave n. kıyı ini
limestone cave n. kireç taşı mağarası
karain cave n. karain mağarası
Military
cave shelter n. dehliz sığınak
snow cave n. kar mağarası
Sport
cave diving n. mağara dalıcılığı
cave diving n. mağara dalışı
cave tubing n. (yeni zelanda'da) mağara raftingi
Latin
cave canem n. köpekten sakın!
cave canem expr. köpekten sakın
British Slang
bat in the cave n. burundaki mukus
bat in the cave n. burundaki sümük
have a bat in the cave v. burnunda sümük/mukus olmak
have a bat in the cave v. burnunun içinde sümük/mukus olmak
Modern Slang
ali baba's cave n. çalıntı eşyalarla dolu yer
Paleontology
american cave lion n. soyu tükenmiş bir aslan alt türü
american cave lion n. amerika mağara aslanı
eurasian cave lion (panthera spelaea) n. avrasya mağara aslanı
cave lion n. mağara aslanı
Star Wars
beetle cave n. böcek mağarası
cave-molds n. mağara küfü
cave of evil n. kötülük mağarası
cave of shadows n. gölgeler mağarası
cave of the crèche n. kreş mağarası
cave of elders n. mürverler mağarası
cave sketto n. mağara skettosu
cave jurgoran n. mağara jurgoranı
cave beetle n. mağara böceği
crystal cave (dantooine) n. kristal mağarası (dantooine)
dragon cave n. ejderha mağarası
crystal cave n. kristal mağarası
first jedi council's meeting cave n. ilk jedi konseyi'nin toplantı mağarası