dole - Türkisch Englisch Wörterbuch

dole

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

dole — Definition

Aussprache (IPA):
(AmE /doʊl/ – BrE /dəʊl/)
Wortart:
İsim: dole (doles); Fiil: dole (doles – doled – doling)
Synonyme:
alms
Antonyme:
hoard

Bedeutungen von dem Begriff "dole" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 37 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
dole n. işsizlik parası
It is not easy living on the dole.
İşsizlik parasıyla geçinmek kolay değil.

More Sentences
dole v. (yoksullara para/yiyecek) dağıtmak
They collect the money and dole it out to the winners.
Parayı toplayıp kazananlara dağıtıyorlar.

More Sentences
dole n. işsizlik yardımı
dole n. nasip
dole n. hisse
dole n. iane
dole n. keder
dole n. yardım
dole n. pay
dole n. kısım
dole n. yoksulluk yardımı
dole n. sadaka
dole n. hüzün
dole n. parçalara ayrılan şey
dole n. bölüm
dole n. parça
dole n. dağıtılan şey
dole n. bölüştürülen şey
dole n. kötü talih
dole n. şanssızlık
dole n. bedbahtlık
dole v. işşizlik maaşı almak
dole v. küçük parçalar halinde vermek
dole v. parçalara ayırarak vermek
dole v. hesaplayarak vermek
dole v. ihtiyatlı bir şekilde vermek
dole v. bölmek
dole v. parsellemek
dole v. eşit parçalar halinde vermek
dole v. tahsis edilen şekilde pay etmek
dole v. yas tutmak
dole v. ağlayıp sızlamak
dole v. dağıtmak
dole N. yardım payı
Trade/Economic
dole n. işsizlik yardımı
dole n. işsizlik tazminatı
Slang
dole n. sosyal sigorta yardımı

Bedeutungen, die der Begriff "dole" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 45 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
dole [obsolete] n. şiddetli muamele
dole [obsolete] n. üçkağıt
dole [dialect] [uk] n. sınır taşı
dole [obsolete] n. hilekarlık
dole [dialect] [uk] n. umumi arazi paylaşımı
dole [dialect] [uk] n. ortak arazi tahsisi
dole money n. işsizlik maaşı
dole [obsolete] n. hile
dole [obsolete] n. yas kıyafeti
dole [obsolete] n. vurma
dole [obsolete] n. düzenbazlık
dole [dialect] [uk] n. (bazı çocuk oyunlarında) gol
dole [obsolete] n. darbe
dole [obsolete] n. dalavere
dole meadow n. birden fazla kimsenin pay sahibi olduğu mera
dole money n. işsizlik yardımı
dole [dialect] [uk] n. sınır işareti
dole out v. sadaka vermek
go on the dole v. işsizlik yardımı almak
dole out v. dağıtmak
be on the dole v. işsizlik yardımı almak
dole out v. azar azar dağıtmak
dole out v. idareli dağıtmak
dole out v. cimrice dağıtmak
on the dole adv. devletten düzenli işsizlik yardımı alarak
Phrasals
dole something out v. bir şeyi dağıtmak
dole something out v. bir şeyi bölüştürmek
dole something out v. bir şeyi pay etmek
dole something out v. bir şeyi paylaştırmak
Colloquial
dole office [uk] n. iş ve işçi bulma kurumu
Idioms
on the dole adv. işsizlik maaşına bağlı halde
on the dole adv. işsizlik yardımı alarak
Trade/Economic
work for the dole v. işsizlik parası karşılığında çalışmak
receive dole money v. işsizlik tazminatı almak
go on the dole v. işsizlik tazminatı almak
be on the dole v. işsizlik tazminatı almak
Law
dole [scotland] n. suç niyeti
dole [scotland] n. cürmi kast
Gastronomy
dole bread n. sadaka olarak verilen ekmek
dole bread n. sadaka ekmeği
dole beer n. bağış olarak verilen bedava bira
Agriculture
dole [dialect] [uk] n. (sürülmüş tarlada) kalan boşluk oranı
Slang
dole bludger n. çalışmayıp işsizlik parasıyla yaşayan kimse
go on the dole v. işsizlik sigortasından para almak
go on the dole v. işsizlik parası almak