fry - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

fry

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "fry" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 17 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
fry v. yağda kızartmak
General
fry v. elektrikli sandalyede idam etmek
fry v. kızartmak
fry v. kavurmak
fry v. kızarmak
fry n. çoluk çocuk
fry n. önemsiz şey
fry n. kızartılmış yiyecek
fry n. kızartma
fry n. yavru balık
fry n. solda sıfır
Technical
fry balık larvası
Gastronomy
fry tavada kızartmak
fry kızarmak
fry tavada kızarmak
fry tava yapmak
Marine Biology
fry yeni doğmuş veya yumurtadan yeni çıkmış yavru balık

Bedeutungen, die der Begriff "fry" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 78 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
have other fish to fry v. başka bir işi olmak
fry potato v. patates kızartmak
fry meat v. et kızartmak
french-fry v. yağda kızartmak
french-fry v. fritözde pişirmek
french-fry v. bol yağda kızartmak
fry something up v. bir şey kızartmak
fry the onions until they turn golden brown v. soğanları pembeleşinceye kadar kızartmak
fry the onions until pink in colour v. soğanları pembeleşinceye kadar kızartmak
fry the onions until they turn golden brown v. soğanları pembeleşinceye kadar kavurmak
fry the onions until pink in colour v. soğanları pembeleşinceye kadar kavurmak
wild fry n. yabani yavru balık
fish fry n. kızarmış balık
fish fry n. yavru balık
fry fishing n. yavru balık avcılığı
fry-pan n. tava
fry-up n. ingiliz usulü kahvaltı
Phrases
fry the onions until they turn golden brown soğanları pembeleşinceye kadar kavurun
fry the onions until they turn golden brown soğanları pembeleşinceye kadar kızartın
Colloquial
go fry an egg! defol git!
go fry an egg! git başımdan!
home fry arkadaş
home fry kanka
home fry dost
Idioms
small fry önemsiz kimseler
small fry ufaklıklar
small fry çocuklar
the small fry önemsiz kişi
the small fry çer çöp
the small fry değersiz
the small fry gençler
the small fry velet
the small fry çocuk sürüsü
the small fry ufaklık
the small fry çocuk çoluk
the small fry çocuk
have other fish to fry aklında başka bir şey olmak
have other fish to fry daha önemli bir işi olmak
have other fish to fry yapacak daha iyi kazançlı bir işi olmak
language that would fry bacon kavgada bile söylenmeyecek söz
language that would fry bacon kaba söz
language that would fry bacon ağza alınmayacak söz/küfür
have bigger fish to fry yapacak daha önemli işleri olmak
have bigger fish to fry yapacak başka işleri olmak
have other fish to fry yapacak daha önemli işleri olmak
have more important fish to fry yapacak daha ilginç şeyleri olmak
have more important fish to fry yapacak başka işleri olmak
have more important fish to fry yapacak daha önemli işleri olmak
have bigger fish to fry yapacak daha ilginç şeyleri olmak
have other fish to fry yapacak daha ilginç şeyleri olmak
have other fish to fry yapacak başka işleri olmak
small fry yavru/küçük balık
have bigger fish to fry yapacak daha önemli bir işi olmak
have other fish to fry yapacak daha önemli bir işi olmak
have more important fish to fry yapacak daha önemli bir işi olmak
Speaking
fry the onions until pink in colour soğanları pembeleşinceye kadar kavurun
fry the onions until pink in colour soğanları pembeleşinceye kadar kızartın
fry with oil yağ ile birlikte kavurun
Trade/Economic
small fry önemsiz masraf
small fry ufak tefek masraf
Gastronomy
lamb's fry n. (ingiltere'de) kuzu billuru
lamb's fry n. (avustralya ve yeni zelanda'da) kuzu ciğerinden yapılan yemek
shallow fry az yağda kızartmak
stir fry wok’ta karıştırarak kızartmak
deep fry yağda kızartmak
deep fry fritözde pişirmek
stir fry vogda kızartmak
shallow fry az yağda kızarmak
pan fry az yağda pişirmek
deep fry kızartmak
deep fat fry bol kızgın yağda kızartmak
deep-fry bol yağda kızartmak
leftover fry oil artan kızartma yağı
tofu stir-fry az yağ ile yüksek ateşte kızartılmış tofu
stir fry az yağ ile yüksek ateşte karıştırarak pişirme
Marine Biology
fish barrier for fry tangab
first fry pond ilk yavru havuzu
autumn fry sonbahar yavrusu