hope - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

hope

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "hope" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 29 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
hope v. ummak
hope v. umut etmek
hope v. ümit etmek
hope n. umut
hope n. ümit
General
hope v. istemek
hope v. ümit etmek
hope v. ummak
hope v. arzu etmek
hope v. beklenti içinde olmak
hope v. umut etmek
hope n. ümit
hope n. emel
hope n. beklenti
hope n. umu
hope n. umut
Technical
hope ummak
hope umut etmek
hope beklemek
Places
hope arkansas eyaletinde şehir
hope arizona eyaletinde şehir
hope maine eyaletinde yerleşim yeri
hope new mexico eyaletinde yerleşim yeri
hope new jersey eyaletinde yerleşim yeri
hope kuzey dakota eyaletinde şehir
hope new york eyaletinde yerleşim yeri
hope kansas eyaletinde şehir
hope idaho eyaletinde şehir
hope indiana eyaletinde yerleşim yeri

Bedeutungen, die der Begriff "hope" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 366 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
give hope v. ümit vermek
fill with hope v. ümitlendirmek
pin hope on v. ümit bağlamak
give up hope of v. umudunu kesmek
give hope to v. umut vermek
hope for the best v. hayırlısı demek
hope for help v. medet ummak
give hope to v. umutlandırmak
give up hope v. umudunu kesmek
give hope v. umut vermek
give up hope of v. ümidini kesmek
hope against hope v. her şeye rağmen ümitli olmak
begin to hope v. umutlanmak
abandon hope v. ümidi kesmek
cherish the hope v. umut beslemek
keep alive hope v. umudu korumak
be full of hope v. umut dolu olmak
abandon hope v. umudunu kaybetmek
keep alive hope v. umudunu korumak
give up hope v. umudunu kaybetmek
cling to hope v. umudu korumak
have hope v. umudu olmak
cling to hope v. umudunu korumak
lose hope v. umudunu kaybetmek
have no hope v. umudu olmamak
hope for the impossible v. olmayacak duaya amin demek
lose hope v. umut kaybetmek
lose one's hope v. ümidini kaybetmek
promise hope v. umut vaat etmek
encourage hope v. ümit vadetmek
entertain hope v. ümide kapılmak
express the hope v. ümidini ifade etmek
hope for the best v. en iyi biçimde sonuçlanmasını ummak
hope for the best v. iyi sonuçlanmasını ummak
lose hope v. ümitsizliğe düşmek
encourage hope v. ümit vermek
abandon hope v. ümitsizliğe düşmek
give up hope v. umudu kesmek
give up hope v. ümidini kesmek
give up one's hope v. umudunu kaybetmek
not lose one's hope v. umudunu yitirmemek
lose one's hope v. umudunu kaybetmek
not give up one's hope v. umudunu yitirmemek
not give up one's hope v. umudunu kaybetmemek
not lose one's hope v. umudunu kaybetmemek
give up one's hope v. ümidini kaybetmek
give up one's hope v. ümidini yitirmek
give up one's hope v. umudunu yitirmek
lose one's hope v. umudunu yitirmek
lose one's hope v. ümidini yitirmek
wait in hope v. umutla beklemek
wait in hope v. ümitle beklemek
instil hope v. umut aşılamak
give people hope v. insanlara umut vermek
give up hope v. ümidini kaybetmek
keep hope alive v. umudu korumak
hope for something more than dinner v. sıradan bir akşam yemeğinden fazlasını beklemek
cease to hope v. umudunu yitirmek
look at the future with hope v. geleceğe umutla bakmak
run out of hope v. umudu tükenmek
good hope n. ümit burnu
lively hope n. güçlü umut
desperate hope n. boşa ümit
cape of good hope n. ümit burnu
hope chest n. çeyiz sandığı
vain hope n. boş umut
a glimmer of hope n. umut ışığı
a glimmer of hope n. bir ümit ışığı
a gleam of hope n. bir ümit ışığı
beacon of hope n. umut ışığı
a ray of hope n. umut ışığı
ray of hope n. umut ışığı
new hope n. güneydoğu pensilvanya'da bir bölge
new hope n. yeni umut
a beacon of hope for low-incomers n. dar gelirliye umut kapısı
bridge of hope for low-incomers n. dar gelirliye umut kapısı
a touch of hope for low-incomers n. dar gelirliye umut kapısı
false hope n. boş beklenti
vain hope n. boş beklenti
source of hope n. umut kaynağı
hope diamond n. dünyanın en büyük mavi elması
journey to hope n. umuda yolculuk
great hope n. büyük umut
great hope n. büyük ümit
climate of hope n. umut ortamı
climate of hope n. umut iklimi
hope mongering n. umut tacirliği
hope monger n. umut taciri
sincere hope n. samimi umut
only hope n. tek umut
hope-inspiring adj. umut verici
in hope of adv. ümit ederek
beyond hope of recovery adv. iflah olmaz biçimde
hoping against hope adv. ümidini kesmeyerek
in the hope of prep. umuduyla
in the hope of prep. ümidiyle
in the hope that conj. ümidiyle
Phrases
hope the best hayırlısı
hope the best hayırlısı olsun
i hope umuyorum ki
i hope that umuyorum ki
i hope this email finds you well umarım her şey yolundadır
i hope this email finds you well umarım iyisinizdir
i hope this email finds you well umarım bu e-posta size ulaştığında sağlık ve esenlik içindesinizdir
i hope this email finds you well e-postamı aldığınızda sağlık ve afiyette olacağınızı umarım
one can always hope umut fakirin ekmeği
one can always hope ümit dünyası
hope to see you again tekrar görüşmek dileğiyle
hope to see you again tekrar görüşmek üzere
we hope our offer meets your expectations teklifimizin ihtiyaçlarınızı karşılayacağını ümit ederiz
while there is life, there is hope allah'tan ümit kesilmez
without losing hope umudunu kaybetmeden
Proverb
where there is life there is hope çıkmadık candan ümit kesilmez
while there's life there's hope çıkmadık candan umut kesilmez
while there's life there's hope çıkmadık candan ümit kesilmez
hope springs eternal (in the human breast) ümit uzun ömürlüdür
hope springs eternal (in the human breast) umut hiç tükenmez
hope springs eternal (in the human breast) umut hiçbir zaman solmaz
abandon hope all ye who enter here buraya giren tüm umutlarını kapıda bıraksın
hope for the best but expect the worst en iyiyi umut et ama en kötüsü için de hazırlıklı ol
hope for the best but expect the worst en iyiyi umut et en kötüye hazırlıklı ol
hope for the best and prepare for the worst en iyiyi umut et ama en kötüsü için de hazırlıklı ol
hope for the best and prepare for the worst en iyiyi umut et en kötüye hazırlıklı ol
hope is a good breakfast but a bad supper ümit iyi bir kahvaltıdır ama iyi bir akşam yemeği değildir
hope deferred maketh the heart sick ertelenmiş umutlar kalbi hasta eder
hope deferred makes the heart sick ertelenmiş umutlar kalbi hasta eder
hope springs eternal (in the human breast) yürek hep umut doludur
where there's life there's hope çıkmadık candan umut kesilmez
hope is a waking dream umut insanı uyandıran bir rüyadır
never quit certainty for hope asla umudunu kaybetme
Colloquial
cross one's heart and hope to die yemin etmek
cross one's heart and hope to die vallahi billahi demek
a hope chest çeyiz sandığı
live in hope of umuduyla yaşamak
live in hope of ümidiyle yaşamak
(not) a hope in hell hiç şans yok
great white hope umut vaad eden
white hope ümit vaad eden
great white hope ümit vaad eden
white hope ümit veren
white hope umut vaad eden
great white hope ümit veren
a path of hope bir umut yolu
hope is the poor man's bread umut fakirin ekmeği
hope you are well inşallah iyisinizdir
hope you are well umarım iyisindir
hope you are well umarım iyisinizdir
our best hope en büyük umudumuz
a blind hope boş bir umut
hope chest çeyiz sandığı
hope not umarım olmaz
hope not umarım öyle değildir
hope not umarım değildir
our final hope son umudumuz
Idioms
cross my heart (and hope to die) yemin ederim ki
cross my heart (and hope to die) allah canımı alsın ki
cross my heart (and hope to die) allah belamı versin ki
cross my heart (and hope to die) ekmek mushaf çarpsın ki
ray of hope umut kıvılcımı
ray of hope ümit kıvılcımı
give up all hope umudunu kesmek
hope springs eternal in the human breast umut fakirin ekmeğidir
hope against hope her şeye rağmen ümitli olmak
hope against hope halen daha umudu olmak
hope against hope umudunu kesmemek
forlorn hope boş ümit
forlorn hope ümitsiz girişim
forlorn hope gerçekleşmeyecek umut
forlorn hope boş umut
vain hope boş umut
vain hope boş hayal
vain hope boş ümit
not have a hope in hell hiç umudu olmamak
pin one's hope upon someone umut bağlamak
pin one's hope on someone umut bağlamak
pin one's hope upon someone birine bel bağlamak
pin one's hope on someone birine bel bağlamak
place one's hope in bel bağlamak
place one's hope in umudunu bağlamak
place one's hope in güvenmek
hope deferred makes the heart sick sabır taşı çatlamak
hope deferred make the heart sick sabır taşı çatlamak
hope deferred make the heart sick ümidini yitirmek
hope deferred make the heart sick umudunu yitirmek
hope deferred makes the heart sick ümidini yitirmek
hope deferred makes the heart sick umudunu yitirmek
not have a hope in hell hiç şansı olmamak
there's hope at least en azından bir umut var
hope for something bir şeyi umut etmek/beklemek
hope for something bir şeyi ummak
hope against all hope umudunu kesmemek
hope against all hope halen daha umudu olmak
hope against all hope her şeye rağmen ümitli olmak
give false hope boş yere ümitlendirmek
give false hope boş yere umut vermek
sell hope umut dağıtmak
sell hope umut vermek
lose hope enseyi karartmak
Speaking
he is past hope ümitsiz durumda
i hope that... inşallah
i hope umarım
hope this doesn't mean something bad's going to happen hayırdır inşallah
let's hope for the best hayırlısı olsun
let's hope that allah vere de
let's hope for the best hadi hayırlısı
i hope so! inşallah
let's hope for the best hayırlısı
i hope so umarım öyle olur
i hope so inşallah
i hope his ears are burning kulakları çınlasın
i hope there is nothing the matter hayırdır inşallah
hope nothing's wrong hayırdır inşallah
my one and only hope tek umudum
let's hope so umalım da öyle olsun
i hope nothing's wrong hayırdır inşallah
hope to see you asap en kısa zamanda görüşmek umuduyla
hope to see you soon en kısa zamanda görüşmek umuduyla
hope to see you soon en kısa zamanda görüşmek dileğiyle
hope to see you asap en kısa zamanda görüşmek dileğiyle
i hope nothing's wrong hayrola!
i hope nothing's wrong hayırdır inşallah!
i hope nothing's wrong hayırdır!
hope to see you görüşmek dileğiyle
i hope that your family is in good health umarım ailenizin sağlığı sıhhati yerindedir
i hope all your family are keeping well umarım ailenizin sağlığı sıhhati yerindedir
hope to see you again yine bekleriz
let us hope for the best hayırlısı olsun
i hope i'm not disturbing you umarım sizi rahatsız etmiyorum
i hope i'm not disturbing you umarım rahatsız etmiyorum
i hope i'm not bothering you umarım sizi rahatsız etmiyorumdur
i hope i'm not disturbing you umarım rahatsız etmiyorumdur
i hope i'm not disturbing you umarım sizi rahatsız etmiyorumdur
i hope i'm not bothering you umarım rahatsız etmiyorumdur
i hope i'm not bothering you umarım rahatsız etmiyorum
we hope to see you again yine bekleriz
let's all hope next year is better hepimiz bir sonraki yılın daha iyi bir yıl olmasını ümit edelim
i hope i could help umarım yardımcı olabilmişimdir
i hope so umarım
hope so umarım
i hope you are in good health umarım sağlığın yerindedir
i hope you are in good health umarım sağlığın iyidir
i still have a hope hala bir umudum var
i hope you are fine umarım iyisindir
i hope you are ok umarım iyisindir
I hope you don't mind umarım senin için bir sakıncası yoktur
I hope you don't mind umarım sizin için bir sakıncası yoktur
I hope it's ok with you umarım sizin için bir sakıncası yoktur
I hope it's ok with you umarım senin için bir sakıncası yoktur
I hope you are okay umarım iyisindir
I hope you are ok umarım iyisindir
I hope to see you again seni tekrar görmeyi umut ediyorum
I hope to see you again seni tekrar görmeyi ümit ediyorum
I hope you are doing fine umarım iyisindir
I hope you are doing good umarım iyisindir
I hope you will accept umarım kabul edersin
I hope you'll be fine umarım iyi olursun
I hope you had a nice holiday umarım iyi bir tatil geçirmişsindir
hope to see you umarım görüşürüz
hope you to enjoy it iyi günlerde kullanmanız dileğiyle
I hope you understand me umarım beni anlıyorsundur
I hope I made myself clear umarım anlatabilmişimdir
i hope we meet again umarım tekrar görüşürüz
you're my only hope tek ümidim sensin
i hope you liked my story umarım hikayemi beğenmişsindir
i hope you found what you were looking for umarım aradığını bulmuşsundur
i hope it's no trouble umarım zahmet olmaz
i hope all goes well umarım her şey yolunda gider
i hope my hesitation isn't upsetting umarım tereddüt etmem seni üzmemiştir/kırmamıştır
i hope we've seen the last of him umarım bu onu son görüşümüzdür
there's always hope her zaman umut vardır
i hope you know what you 're doing umarım ne yaptığını biliyorsundur
i hope not umarım değildir
i hope not umarım öyle değildir
i hope not umarım olmaz
i hope all goes well umarım her şey yolundadır
i certainly hope so kesinlikle öyle umuyorum
i hope you will understand anlayışla karşılayacağınızı umuyorum
i hope you will understand umarın anlayışla karşılarsın
i hope you will understand umarım anlarsın
i hope you can respect that umarım buna saygı duyabilirsin
i hope everything is going well with you umarım her şey yolundadır
i hope you slept well umarım iyi uyumuşsundur
i hope you slept well umarım iyi uyumuşsunuzdur
i hope you slept well umarım rahat uyumuşsunuzdur
i hope you slept well umarım rahat uyumuşsundur
i hope i live to see them get married and have children umarım onların evlenip çocuk sahibi olduklarını görene dek yaşarım
i hope it's not real umarım bu gerçek değildir
i hope you'll find it umarım bulursun
i hope you didn't get the wrong idea about seeing me with him umarım beni onunla gördüğünde yanlış bir fikre kapılmamışsındır
i hope this is all of it umarım hepsi bu kadardır
i hope you understand me beni anlayışla karşılayacağınızı umarım
i hope you understand me beni anlayışla karşılayacağını umarım
i hope you will understand me beni anlayışla karşılayacağını umarım
i hope you will understand me beni anlayışla karşılayacağınızı umarım
i hope that you are all well umarım hepiniz iyisinizdir
i hope it's been worth the wait umarım beklemeye/beklediğine değmiştir
i hope you will be always happy umarım daima mutlu olursun
i hope to see you again (sometime) umarım tekrar görüşürüz
i hope to see you again (sometime) umarım yine görüşürüz
i hope to see you again (sometime) umarım seni tekrar görürüm
i hope so umarım öyledir
i hope you get better soon çok geçmiş olsun
i hope that's ok umarım sakıncası yoktur
hope to meet you again tekrar görüşmek üzere
i hope you're okay with umarım ... -de bir sakınca yoktur
i hope it's not him umarım o değildir!
i hope it hasn't expired umarım kullanım tarihi geçmemiştir
i hope it hasn't expired umarım son kullanma tarihi geçmemiştir
I hope no one's hurt umarım kimse incinmez
I hope you will come to Turkey umarım türkiye'ye gelirsin
i hope you are fine umarim iyisinizdir
I hope you've been doing well görüşmeyeli iyisindir umarım
I hope you had a nice flight umarım uçuşun iyi geçmiştir
I hope you had a nice flight umarım yolculuğun iyi geçmiştir
i hope it's going smoothly umarım düzgün gidiyordur
let's hope so öyle umalım
i hope that one day we can meet again umarım bir gün yeniden bulaşabiliriz
i hope that one day we can meet again umarım bir gün tekrar bir araya gelebiliriz
I still have hope benim hala umudum var
I still have a hope benim hala ümidim var
I still have a hope benim hala umudum var
I still have hope benim hala ümidim var
i hope you're all doing fine umarım hepiniz iyisinizdir
I hope I didn't bother you rahatsız etmedim umarım
I hope I didn't bother you rahatsız etmemişimdir umarım
I hope I didn't disturb you rahatsız etmedim umarım
I hope I didn't disturb you rahatsız etmemişimdir umarım
I lost my hope umudumu kaybettim
I lost hope umudumu kaybettim
I hope you get well soon acil şifalar dilerim
I hope you get well soon acil şifalar diliyorum
we hope you get well soon acil şifalar dileriz
we hope you get well soon acil şifalar diliyoruz
there's no hope hiç umut yok
I hope this is of assistance bunun yardımcı olacağını düşünüyorum
I hope you feel better soon umarım yakında iyileşirsin
I hope you feel better soon umarım çabuk iyileşirsin
i hope our friendship lasts long umarım arkadaşlığımız uzun sürer
I have no hope umudum kalmadı
I have no hope hiç umudum yok
I hope you will like it umarım beğenirsiniz
I hope you will like it umarım beğenirsin
Institutes
castle of good hope ümit burnu kalesi
cape of good hope nature reserve ümit burnu doğa koruma bölgesi
Places
mount hope wisconsin eyaletinde yerleşim yeri
new hope wisconsin eyaletinde yerleşim yeri
isle of hope georgia eyaletinde şehir
hope hull alabama eyaletinde şehir
good hope georgia eyaletinde yerleşim yeri
mount hope batı virginia eyaletinde şehir
stanford-le-hope ingiltere'de yerleşim yeri
good hope illinois eyaletinde yerleşim yeri
pleasant hope missouri eyaletinde şehir
new hope minnesota eyaletinde şehir
spring hope north carolina eyaletinde yerleşim yeri
mount hope new york eyaletinde yerleşim yeri
hope mills north carolina eyaletinde yerleşim yeri
hope mills north carolina eyaletinde şehir
glen hope pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri
new hope pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri
new hope tennessee eyaletinde yerleşim yeri
mount hope kansas eyaletinde şehir
east hope idaho eyaletinde şehir
Military
a forlorn hope zorlu bir görev için genellikle gönüllüler arasından seçilmiş askerler
British Slang
bob hope esrar
bob hope ot