kötü şey - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

kötü şey



Bedeutungen von dem Begriff "kötü şey" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 2 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
kötü şey cancer n.
kötü şey bad adj.

Bedeutungen, die der Begriff "kötü şey" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 40 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
kötü bir şey olacağını sezme foreboding n.
General
(kötü bir şey için) kandırmak inveigle v.
(kötü bir şey) geçirmek üzere olmak be in for it v.
(kötü bir şey) kurmak brew v.
başına kötü bir şey gelmek something bad happen to v.
başına kötü bir şey gelmek get into hot water v.
başına kötü bir şey gelmek get in trouble v.
demek istemek (kötü bir şey) insinuate v.
ertelemek (kötü bir şey) reprieve v.
hazırlamak (kötü bir şey) brew v.
ikna etmek (tatlılıkla kötü bir şey yapmaya) entice v.
kol gezmek (kötü bir şey) be about v.
kötü bir şey yaparken yakalamak catch out v.
peşini bırakmamak (kötü bir şey) dog v.
tatlılıkla ikna etmek (kötü bir şey yapmaya) entice v.
tenezzül etmek (kötü bir şey yapmaya) sink v.
kötü bir şey olacağını önceden hissedebilme forebodingness n.
kötü bir şey yapma perpetration n.
çok kötü (şey) wicked adj.
Idioms
(kötü/olumsuz bir şey) ile yaşamayı öğrenmek learn to live with something
başına kötü/olumsuz bir şey gelmek woe betide somebody
başına kötü/olumsuz bir şey gelmek woe be unto somebody
başlangıçta kötü sonrasında iyi olan şey blessing in disguise
biri hakkında kötü bir şey bilmek have dirt on someone
birine karşı (kötü) bir şey beslemek harbor something against someone
birisinin başına gelecek en kötü şey a fate worse than death
insanların unutmayacağı kötü/olumsuz bir şey yapmış olmak never live something down
kendini (kötü) bir şey yaparak alçaltmak/seviyesini düşürmek sink to (doing) something
kendini (kötü) bir şey yaparak alçaltmak/seviyesini düşürmek sink to something
kötü bir şey yaparken yakalamak catch on the hop
kötü ya da yanlış bir şey yapma up to no good
Speaking
başına kötü bir şey gelmesine izin vermeyeceğim i'm not gonna let anything bad happen to you
bu hayatım boyunca yaptığım en kötü şey this is the worst thing i've ever done
bu şimdiye kadar yaptığım en kötü şey this is the worst thing i've ever done
kötü bir şey olacakmış gibi hissediyorum i feel like something bad is going to happen
kötü bir şey yapmıyorum i don't do anything bad
nasıl her şey böyle kötü gitti? how did it all go wrong?
o kadar kötü bir şey değil nothing that bad
yabancı bir yerde yalnız hissetmek kadar kötü bir şey olamaz nothing worse than feeling all alone somewhere foreign
Slang
biri/bir şey için kötü niyetle ve kin dolu konuşma bitchfest