keep with - Türkisch Englisch Wörterbuch

keep with

Bedeutungen von dem Begriff "keep with" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 4 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Phrasals
keep with v. -i takip etmek
keep with v. '-e uymak
keep with v. ile görüşmeye devam etmek
keep with v. ile birlikteliğini/arkadaşlığını devam ettirmek

Bedeutungen, die der Begriff "keep with" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
keep up with v. ile aynı hızda gitmek
keep up with the times v. zamana ayak uydurmak
keep in step with v. ayak uydurmak
keep up with something v. uymak
keep up with v. ile aşık atmak
keep up with the times v. çağa uymak
keep pace with v. ayak uydurmak
keep company with v. flört etmek
keep up with v. ayak uydurmak
keep in with v. ile dost kalmak
keep up with the times v. çağın gerisinde kalmamak
keep up with the times v. zamana uymak
keep up with v. yetişmek
keep up with v. ile yarışmak
keep company with v. birlikte takılmak
keep up with something v. başa çıkmak
keep up with v. izleyerek bilgi sahibi olmak
keep company with v. ile arkadaşlık etmek
keep touch with v. ile ilişkiyi sürdürmek
keep company with v. çıkmak
keep up with the times v. çağa ayak uydurmak
keep step with v. ayak uydurmak
keep up with v. takip etmek
keep up with v. ayak uydurmak (çağa/zamana)
keep in with v. anlaşmak
keep in touch with v. bağlantıyı koparmamak
keep in touch with v. ile ilişkiyi koparmamak
keep in touch with v. ile teması sürdürmek
keep up with v. ayak uydurmak (zamana)
keep in step (with) v. ayak uydurmak
keep up with the fashion v. modayı takip etmek
keep pace with the fashion v. modayı takip etmek
keep with the fashion v. modayı takip etmek
keep pace with technology v. teknolojiye ayak uydurmak
keep up with v. -e ayak uydurmak
keep up with v. -i izleyerek bilgi sahibi olmak
keep up with v. -den geri kalmamak
keep up with v. -i takip etmek
keep up with v. ile aynı tempoda gitmek
keep up with v. aynı düzeyde kalmak
keep up with the joneses v. diğer insanlarla çekişmek
keep in touch with v. bilgi almak
keep in touch with v. sürekli temasta olmak
keep up with the times v. modaya uymak
keep up with the times v. çağdaş olmak
keep up with v. hızına yetişmek
keep pace with the technology v. teknolojiyi takip etmek
keep oneself up-to-date with the latest developments v. son gelişmeleri takip etmek
keep oneself up-to-date with the latest developments v. yenilikleri takip etmek
keep pace with the technology v. teknolojiyi izlemek
keep up pace with the technology v. teknolojiyi takip etmek
keep up pace with the technology v. teknolojiyi izlemek
keep up with the technology v. teknolojiyi izlemek
keep up with the technology v. teknolojiyi takip etmek
keep on talking with someone v. görüşmeye devam etmek
keep in communication with v. iletişimde kalmak
keep in touch with v. iletişimde kalmak
can't keep up with the times v. zamanın gerisinde kalmak
keep up with technology v. teknolojiyi takip etmek
keep up with v. ittiba etmek
keep up with trend v. trend yakalamak
keep pace with v. uyum içinde olmak
keep up pace with the technology v. teknolojiye ayak uydurmak
Phrasals
keep in with v. iyi ilişkiler tutmak
keep someone or something in with someone or something v. birini/bir şeyi birinin/bir şeyin yanında tutmak
keep someone or something in with someone or something v. birini/bir şeyi biriyle/bir şeyle aynı yere koymak
keep in with (someone) v. (biriyle) ilişkileri devam ettirmek/iyi tutmak
keep someone or something in with someone or something v. birini/bir şeyi biriyle/bir şeyle beraber tutmak
keep in with (someone) v. (biriyle) birlikte bir yerde tutmak
keep someone or something in with someone or something v. birini/bir şeyi biriyle/bir şeyle yan yana koymak
keep in with (someone) v. (biriyle) arasını iyi tutmak
keep in with (someone) v. (birinin) yanından ayırmamak/dışarı çıkarmamak
keep someone or something in with someone or something v. birini/bir şeyi birinin/bir şeyin yanına yerleştirmek
keep in with (someone) v. (birinin) yanında bir yerde tutmak
keep someone or something in with someone or something v. birini/bir şeyi biriyle/bir şeyle tutmak
keep in with (someone) v. (biriyle) arkadaş kalmak
keep with (something) v. (bir şeyle) mutabık kalmak
keep with (something) v. (bir şeye) uymak
keep with (something) v. (bir şeye) uygun olmak
keep with (someone) v. (birinin) gözetimine/bakımına bırakmak
keep with (something) v. (bir işi, görevi, eylemi) yapmaya devam etmek
keep with (something) v. (bir işi, görevi, eylemi) bırakmamak
keep with (something) v. (bir şeye) devam etmek
keep with (someone) v. (birine) bırakmak
keep with (something) v. (bir işi, görevi, eylemi) sürdürmek
keep something with someone v. bir şeyi birinin yanına/yanında bırakmak
keep something with someone v. bir şeyi birinin gözetimine/bakımına bırakmak
keep with (something) v. (bir şeye) riayet etmek
keep with (something) v. (bir şeyle) uyumlu olmak
keep with (something) v. (bir işi, görevi, eylemi) sürdürmek
keep with (someone) v. (birinin) yanında/yanına bırakmak
keep with (someone) v. (birine) emanet etmek
keep with (something) v. (bir işte, görevde, eylemde) devam etmek
keep with (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) yanında durmaya devam etmek
keep something with someone v. bir şeyi birine emanet etmek
keep with (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) birlikteliğini/arkadaşlığını devam ettirmek
keep with (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) görüşmeye devam etmek
keep with (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) görüşmek
keep something with someone v. bir şeyi birine bırakmak
keep up with (something) v. (bir şeye) uymak/uyum sağlamak
keep on with v. -e devam etmek
keep up with (something) v. (bir şeyi) ilerletmek
keep up with (something) v. (bir şeye) ayak uydurmak
keep on with (something) v. (bir şeyi) azimle/ısrarla devam ettirmek
keep up with (someone) v. (birinden) haber almak
keep up with (someone) v. (biriyle) temas halinde olmak/temas kurmak
keep on with v. '-de azimli/kararlı olmak
keep up with (someone or something) v. (birine/bir şeye) yetişmek
keep up with (someone) v. (biriyle) haberleşmek
keep on with v. '-i sürdürmek
keep up with (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) seviyesine yetişmek
keep up with (someone or something) v. (birini/bir şeyi) takip etmek
keep up with (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) aynı seviyede/hızda ilerlemek
keep on with v. '-i azimle/ısrarla devam ettirmek
keep on with (something) v. (bir şeye) devam etmek
keep on with v. '-i devam ettirmek
keep on with (something) v. (bir şeyi) sürdürmek
keep up with (something) v. (bir şeye) uyarak ilerlemek
keep up with (someone or something) v. (birini/bir şeyi) yakalamak
keep up with (someone or something) v. (birini/bir şeyi) anlamak
keep up with (something) v. (bir şeye) bağlı kalarak ilerlemek
keep up with (something) v. (bir şeye) göre kendini güncellemek/yenilemek
keep up with (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) haberdar olmak
keep up with (something) v. (bir şeyde) pratik yapmak
keep up with (someone or something) v. (biri/bir şey) hakkında güncel kalmak
keep on with (something) v. (bir şeyi) devam ettirmek
keep on with (something) v. (bir şeyde) azimli/kararlı olmak
keep up with (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) seviyesine çıkmak
keep up with (something) v. (yenilikleri, trendleri, modayı) takip etmek
keep up with (something) v. (bir şeyi) geliştirmek
keep up with (something) v. (bir şeye) göre ilerlemek
keep up with (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) seviyesini yakalamak
Colloquial
keep (well) in with somebody v. biriyle ilişkisini/arasını iyi tutmak
keep in with somebody v. biriyle dostça/arkadaşça ilişkiler içerisinde olmak
keep in with somebody v. biriyle iyi ilişkiler içerisinde olmak
keep (well) in with somebody v. biriyle dostça/arkadaşça ilişkiler içerisinde olmak
keep (well) in with somebody v. biriyle iyi ilişkiler içerisinde olmak
keep (well) in with somebody v. biriyle iyi anlaşmak
keep in with somebody v. biriyle anlaşmak
keep in with somebody v. biriyle ilişkisini/arasını iyi tutmak
Idioms
keep up with v. ayak uydurmak
keep pace with v. ayak uydurmak
keep up with the joneses v. komşusuyla aşık atmak
keep company with v. birlikte takılmak
keep company with v. evlilik yaşamı sürmek
keep company with v. uyum sağlamak
keep company with v. birlikte hareket etmek
keep company with v. ilişki yaşamak
keep company with v. birlikte yaşamak
keep company with v. ilişkide olmak