memory - Türkisch Englisch Wörterbuch

memory

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

memory — Definition

Bedeutung:
hafıza, bellek
Aussprache (IPA):
(AmE /ˈmɛməri/ – BrE /ˈmɛməri/)
Wortart:
İsim: memory (memories)
Antonyme:
amnesia

Bedeutungen von dem Begriff "memory" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 40 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
memory n. anı
The old veteran shared his memories from the military.
Yaşlı gazi askerlik anılarını paylaştı.

More Sentences
memory n. bellek
This laptop has a 1 TB memory.
Bu dizüstü bilgisayar 1 TB belleğe sahiptir.

More Sentences
memory n. hatıra
May we never betray his memory.
Hatırasına asla ihanet etmeyelim.

More Sentences
memory n. hafıza
The collective memory on the US side appears to have been erased.
ABD tarafındaki kolektif hafıza silinmiş gibi görünüyor.

More Sentences
General
memory n. akıl
Her name often slips my memory.
Adı sık sık aklımdan çıkıyor.

More Sentences
memory n. hatıra
May we never betray his memory.
Hatırasına asla ihanet etmeyelim.

More Sentences
memory n. anı
The old veteran shared his memories from the military.
Yaşlı gazi askerlik anılarını paylaştı.

More Sentences
memory n. hafıza
The collective memory on the US side appears to have been erased.
ABD tarafındaki kolektif hafıza silinmiş gibi görünüyor.

More Sentences
memory n. bellek
This laptop has a 1 TB memory.
Bu dizüstü bilgisayar 1 TB belleğe sahiptir.

More Sentences
memory n. ezber
The boy told the whole story from memory.
Çocuk tüm hikayeyi ezberden anlattı.

More Sentences
Computer
memory n. bellek
This laptop has a 1 TB memory.
Bu dizüstü bilgisayar 1 TB belleğe sahiptir.

More Sentences
Automotive
memory n. bellek
This laptop has a 1 TB memory.
Bu dizüstü bilgisayar 1 TB belleğe sahiptir.

More Sentences
Linguistics
memory n. bellek
This laptop has a 1 TB memory.
Bu dizüstü bilgisayar 1 TB belleğe sahiptir.

More Sentences
memory n. hafıza
The collective memory on the US side appears to have been erased.
ABD tarafındaki kolektif hafıza silinmiş gibi görünüyor.

More Sentences
Sport
memory n. hafıza
The collective memory on the US side appears to have been erased.
ABD tarafındaki kolektif hafıza silinmiş gibi görünüyor.

More Sentences
General
memory n. hatır
memory n. anlak
memory n. zihin
memory n. öğrenilen bir şeyi hatırlama süreci
memory n. içinde bulunulan faaliyet veya tecrübeden edinilen kalıcı değişim
memory n. kutlayarak anma
memory n. birinin veya bir olayın anısına yapılan şey
memory n. anılan kimse veya şey
memory n. öğrenilmiş veya deneyimlenmiş bir şeyi hatırlama
memory n. hatırlama durumu
memory n. aklına getirme
memory n. anılan kişisinin karakteri, şahsiyeti veya başarıları
memory n. geçmiş olayların hatırlanabileceği veya hatırlandığı zaman zarfı
memory n. bir malzemenin özellikle gerildikten sonra eski haline dönme kapasitesi
memory n. hafızanın kapsadığı zaman dilimi
memory n. konuşma yapmaya hazırlanırken metnin ezberlendiği aşama
Computer
memory n. bilgisayarın data veya program komutu gibi bilgilerin yüklenip depolanabileceği ve istenildiğinde çıkarılabileceği parçası
memory n. bilginin yüklenmesi, depolanması ve çıkarılması için kullanılan bilgisayarın parçası olmayan cihaz
memory n. bilgi depolama kapasitesi
Medical
memory n. bağışıklık sisteminin bir antijene ilk kez maruz kaldıktan sonra daha hızlı ve güçlü bir şekilde yanıt verme yetisi
Psychology
memory n. angı
Statistics
memory n. olasılıksal bir süreçte belirli bir olayı etkileyen geçmiş olaylar kümesi
Card
memory n. bir tür kart oyunu
Archaic
memory n. anma töreni
memory n. merhum için düzenlenen merasim

Bedeutungen, die der Begriff "memory" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
reconstructive memory n. yeniden kurgulayıcı
virtual memory n. fiili hafıza
dual memory n. ikili bellek
memory loss n. hafıza kaybı
memory chip n. bellek yongası
core memory n. çekirdek
core memory n. bellek
magnetic bubble memory n. manyetik kabarcık bellek
memory register n. bellek yazmacı
retentive memory n. kuvvetli hafıza
a painful memory n. acı bir hatıra
mercury memory n. cıva bellek
loss of memory n. hafıza kaybı
reference memory n. referans bellek
memory expansion card n. bellek genişletme kartı
retentive memory n. güçlü bellek
retentive memory n. güçlü hafıza
assigned memory n. tahsis edilmiş hafıza
permanent memory n. kalıcı bellek
memory confusion n. bellek karışıklığı
aid to the memory n. anımsatıcı not
aid to the memory n. hatırlatıcı not
memory disorders n. bellek bozuklukları
memory in children n. çocuklarda bellek
memory in motion pictures n. sinemada bellek
animal memory n. hayvan belleği
fish memory n. balık hafızası
photographic memory n. fotografik hafıza
visual memory n. görsel hafıza
video memory n. video belleği
public memory n. toplumsal hafıza
paged memory n. sayfalı bellek
data memory n. veri belleği
translation memory n. çeviri hafızası
counter-memory n. karşı-bellek
out of memory n. yetersiz bellek
protected memory n. korunmuş bellek
memory test n. bellek testi
spatial memory n. uzamsal hafıza
a distant memory n. geçmişte kalan bir hatıra
a distant memory n. uzak bir hatıra
a distant memory n. derinlerdeki bir hatıra
national memory n. ulusal hafıza
memory full message n. hafıza dolu mesajı
skill memory n. beceri belleği
memory returning n. hafızanın geri gelmesi
sequential memory n. ardışık bellek/hafıza
consecutive memory n. ardışık bellek/hafıza
poor memory n. zayıf hafıza
memory like a fish n. balık hafıza
social memory n. sosyal hafıza
translation memory n. çeviri belleği
propositional memory n. önermesel bellek
collective memory n. toplumsal hafıza
internal memory n. dahili hafıza
childhood memory n. çocukluk anısı
memory of childhood n. çocukluk anısı
memory foam n. hafizalı köpük
external memory n. harici bellek
holiday memory n. tatil anısı
memory work n. geçmişle yüzleşme
memory work n. geçmişle uzlaşma
crash memory n. kaza belleği
eidetic memory n. fotoğrafik hafıza
photographic memory n. fotoğrafik hafıza
beloved memory n. aziz hatıra
memory lane n. hatıralar geçidi
memory lane n. anılara yolculuk
memory picture n. görsel bir algıya benzer bir anı görüntüsü
committal to memory n. ezberleme
committal to memory n. harfi harfine hatırlayacak şekilde öğrenme
the last memory I have of you n. senden bana kalan son hatıra
the last memory I have of you n. senden son hatıra
folk memory n. toplumsal bellek
folk memory n. toplumsal hafıza
selective memory n. seçici bellek
selective memory n. seçici hafıza
personal memory n. kişisel anı
personal memory n. kişisel hatıra
engrave in one's memory v. kafalara kazımak
have a short memory v. çabuk unutmak
jog someone's memory v. bir şeyi hatırlatmak için ipucu vererek birinin belleğini canlandırmak
have a short memory v. hafızası zayıf olmak
lose one's memory v. belleğini yitirmek
be engraved in one's memory v. kafasına kazınmak
refresh someone's memory of v. hakkında birinin bilgisini tazelemek
engrave in one's memory v. kafasına kazımak
come back to his memory v. aklına gelmek
commit memory v. ezberlemek
come back to one's memory v. aklına gelmek
be engraved in one's memory v. kafalara kazınmak
refresh someone's memory of v. hakkında birine bir şeyler hatırlatmak
keep in the memory v. aklında tutmak
be etched on one's memory v. kafalara kazınmak
commit to memory v. ezberlemek
dedicate to the memory of v. anısına adamak
dedicate in memory of v. anısına adamak
dedicate in loving memory of v. anısına adamak
jog one's memory v. hafızasını tazelemek
lose one's memory v. hafızasını kaybetmek
refresh one's memory v. hafızasını tazelemek
cherish the memory of v. hatırasını yaşatmak
erase the memory v. bellek silmek
leave a memory v. anı bırakmak
refresh memory v. hafızasını tazelemek
glorify the memory of v. hatırasını yüceltmek
be erased from the memory v. hafızadan silinmek
trip down memory lane v. anıları deşmek
leave a pleasant memory v. hoş bir anı bırakmak
still linger strongly in one's memory v. hafızasında önemli bir yer tutmak
honor one’s memory v. birinin hatırasını onurlandırmak
check memory v. hafıza yoklamak
scan memory v. hafıza yoklamak
improve the memory v. hafızayı geliştirmek
honour his/her/its memory v. anısını yaşatmak
become a memory v. anı haline gelmek
become a memory v. anı olmak
become a memory v. anı halini almak
draw to memory v. kaydetmek
refresh the memory v. hafızayı tazelemek
draw to memory v. yazmak
draw to memory v. kayda geçirmek
draw from memory v. akıldan çizmek
draw from memory v. referansa bakmadan çizmek
memory based adj. bellek ağırlıklı
having a memory adj. bellekli
by memory adv. hafıza ile
in recent memory adv. yakın geçmiş hafızasında yer alan
in memory of prep. anısına ithafen
in memory of prep. hatırasına
in memory of prep. -in hatırasına
in memory of prep. -in anısına
in the memory of prep. anısına
to memory of prep. anısına
Phrasals
commit something to memory v. bir şeyleri ezberlemek
commit something to memory v. bir şeyleri aklına kazımak
Phrases
the term 'memory' is usually used to refer to the internal storage locations of a computer expr. terim olarak 'bellek' genellikle bir bilgisayarın dahili bellek alanlarına isim vermek için kullanılır
the palest ink is stronger than the sharpest memory expr. söz uçar yazı kalır
the palest ink is better than the sharpest memory expr. söz uçar yazı kalır
in memory of somebody expr. birinin hatırasına
in memory of (someone or something) expr. (birine/bir şeye) ithafen
in memory of somebody expr. birine ithafen
in memory of (someone or something) expr. (birinin/bir şeyin) hatırasına
in memory of (someone or something) expr. (birinin/bir şeyin) anısına
in memory of somebody expr. birinin anısına
Colloquial
a dim memory n. silik bir anı
a dim memory n. belli belirsiz bir anı
memory-robbing n. hafıza kaybı
in recent memory expr. son zamanlarda
in recent memory expr. hatırladığım kadarıyla