ta - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

ta



Bedeutungen von dem Begriff "ta" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 2 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
ta interj. ingilizler tarafından kullanılan ve teşekkürler anlamına gelen kelime
Technical
ta tantalın simgesi

Bedeutungen von dem Begriff "ta" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 3 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
ta even adv.
ta even until prep.
Chemistry
ta symbol of tantale

Bedeutungen, die der Begriff "ta" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 82 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
ta kendisi olmak (somut bir şeyin) personify v.
utah’ta bir kasaba layton n.
inşaat ta geçici teminat bid bond n.
star wars'ta kullanılan şarjlı, düşük zekalı robotlar droid n.
abd connecticut'ta bir kasaba killingly n.
6 ocak´ta kutlanan bir yortu epiphany n.
ta kendisi the epitome of n.
1 mayıs'ta kızların etrafında dans ettiği çiçeklerle süslü direk maypole n.
teksas'ta bir şehir laredo n.
-in ta kendisi the epitome of n.
ta kendisi embodiment n.
gerçeğin ta kendisi the plain truth n.
penjap'ta bir şehir bathinda n.
new york'ta yaşayan kişi new yorker n.
ta kendisi quintessential adj.
ta ki even adv.
ta ötede over there adv.
ta başından all along adv.
ta kendisi very adv.
ta -e kadar clear to prep.
ta kendisi his very self pron.
ta ki in order that conj.
ta ki so that conj.
ta ki until conj.
ta kendisi the very same interj.
Phrases
ta başından beri from the very first
Colloquial
gerçeğin ta kendisi reality itself
kabadayılık yapan aslında korkağın ta kendisidir bully is always a coward
ta kendisi selfsame
Idioms
ta kendisi large as life
ta baştan right from the word go
arafat´ta soyulmuş hacıya dönmek lose everything one has and have nowhere to turn
ta kendisi the real mccoy
gerçeğin ta kendisi the bare truth
ta kendisi (bir de ne göreyim/tam karşımda/gelmiş) as large as life
ta kendisi (bir de ne göreyim/tam karşımda/gelmiş) as big as life
Speaking
kıbrıs'ta mı yaşıyorsun? do you live in cyprus?
gerçeğin ta kendisi the very truth
gerçeğin ta kendisi the simple truth
gerçeğin ta kendisi the naked truth
kıbrıs'ta mı yaşıyorsun do you live in cyprus
vegas'ta olan vegas'ta kalır what happens in vegas stays in vegas
facebook'ta arkadaşlar they are friends on facebook
facebook'ta arkadaşız we are friends on facebook
Trade/Economic
merkezi new york'ta bulunan gelişmiş bir bilgisayarlı denkleştirme sistemi clearing house interbank payment system
new york'ta wall street'te yoğunlaşan bankalar, yatırım kuruluşları ve menkul değerler borsalarına verilen genel isim wall street
1944'de amerika'da bretton woods'ta (new hampshire) yapılan ve savaş'tan sonraki uluslararası para sisteminin kararlaştırıldığı bretton woods conference
Law
dava ile ilgili olmadığı halde duruşmada hazır olup ta mahkemenin dikkatini maddi veya hukuki bir meseleye celbeden kimse friend of the court
Politics
fas'ta yaşayan etnik bir grup chiadma
fas'ta yaşayan etnik bir grup jebala
ta oi ta oi
tce/ta oranı tce/ta ratio
marksizm ve panislamizmi birleştirmeyi amaçlayan, önceden ırak'ta, şimdilerde suriye'de aktif olan michel aflaq tarafından kurulan arap sosyalist partisi ba'ath
marksizm ve panislamizmi birleştirmeyi amaçlayan, önceden ırak'ta, şimdilerde suriye'de aktif olan michel aflaq tarafından kurulan arap sosyalist partisi ba'th
Technical
renk alt-taşıyıcısı colour subcarrier
çok-taşıyıcılı çok-kanallı sistem multicarrier multichannel system
kes-taşı yöntemi cut-and-carry method
sözdizimde uzun-taşımada çift taşımaya elverişlilik successive cyclicity
Computer
1 ocak'ta başlar starts on jan 1
linux'ta metin editörü sed
linux'ta metin editörü stream editor
çok-taşıyıcılı radyo verici multicarrier radio transmitter
çok-taşıyıcılı çok-kanallı sistem multicarrier multichannel system
mortal kombat'ta bir hayali karakter zebron
skype'ta görüşme skyping
Telecom
çok-taşıyıcılı çok-kanallı sistem multicarrier multichannel system
T-taşıyıcı sistem t-carrier system
e-taşıyıcı sistem e-carrier system
çoklu-taşıyıcılı mobil istasyon multi-carrier mobile station
Medical
gebe uterus'ta desidua'nın iltihabı deciduitis
Gastronomy
fas'ta kullanılan bir toprak pişirme kabı tajine n.
fas'ta kullanılan bir toprak pişirme kabı tagine n.
wok’ta karıştırarak kızartmak stir fry
History
bizans'ta bir vergi toplama sistemi pronoia
Archaeology
ırak'ta arkeolojik bölge qal'at jarmo
Geography
kuzey fas'ta bir bölge abila n.
tanca (fas'ta bir şehir) tangier
Geology
kil-taşıyan clay-bearing
Ottoman Turkish
ta'dad count
ta'n etmek defame
ta'n etmek slander
Latin
ta kendisi ipsissima