tedavi - Türkisch Englisch Wörterbuch

tedavi

Bedeutungen von dem Begriff "tedavi" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 23 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
tedavi treatment n.
Sometimes, the treatment is worse than the disease.
Bazen tedavi hastalıktan daha kötüdür.

More Sentences
tedavi cure n.
Something else that will be crucial is a clear commitment to cure this and other types of cancer.
Çok önemli olacak bir diğer husus da bu ve diğer kanser türlerinin tedavisine yönelik net bir kararlılıktır.

More Sentences
General
tedavi cure n.
Something else that will be crucial is a clear commitment to cure this and other types of cancer.
Çok önemli olacak bir diğer husus da bu ve diğer kanser türlerinin tedavisine yönelik net bir kararlılıktır.

More Sentences
tedavi remedy n.
We have yet to discover an effective remedy for cancer.
Hâlâ kanser için etkili bir tedavi bulamadık.

More Sentences
tedavi therapy n.
The new drug therapy doesn't have heavy side effects on the body.
Yeni ilaç tedavisinin vücut üstünde ağır yan etkileri bulunmuyor.

More Sentences
tedavi treatment n.
Sometimes, the treatment is worse than the disease.
Bazen tedavi hastalıktan daha kötüdür.

More Sentences
tedavi deal n.
The new deal will make the farmer's quality of life better.
Yeni tedavi çiftçinin yaşam kalitesini daha iyi hale getirecek.

More Sentences
Medical
tedavi healing n.
The healing can now begin.
Artık tedavi başlayabilir.

More Sentences
tedavi therapy n.
The new drug therapy doesn't have heavy side effects on the body.
Yeni ilaç tedavisinin vücut üstünde ağır yan etkileri bulunmuyor.

More Sentences
tedavi treatment n.
Sometimes, the treatment is worse than the disease.
Bazen tedavi hastalıktan daha kötüdür.

More Sentences
General
tedavi healer n.
tedavi handling n.
tedavi curation n.
tedavi care n.
tedavi treature [obsolete] n.
tedavi guideship [scotland] n.
tedavi succedane n.
tedavi rehab N.
Idioms
tedavi balm in gilead n.
Medical
tedavi therapeutics n.
tedavi succedaneum [obsolete] n.
Pharmaceutics
tedavi panpharmacon [obsolete] n.
Archaic
tedavi demean n.

Bedeutungen, die der Begriff "tedavi" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
kronik hastalıkların tedavi edildiği hastane sanatorium n.
kronik hastalıkların tedavi edildiği hastane sanitarium n.
kronik hastalıkların tedavi edildiği hastane sanitorium n.
tedavi etmek treat v.
tedavi etmek cure v.
General
acil tedavi emergency treatment n.
ayakta tedavi kliniği outpatient clinic n.
ruhsal tedavi teknolojisi dianetics n.
fizik tedavi physiotherapy n.
tedavi etme eylemi sanation n.
tedavi edici sıcak su therapeutic use hot water n.
kronik hastalıkların tedavi edildiği hastane sanatarium n.
tedavi edilemez kimse incurable n.
tedavi bilimi therapeutics n.
telefon vasıtasıyla tedavi telemedicine n.
doğal tedavi merkezi naturel therapy center n.
tamamlayıcı tedavi aftercare n.
tedavi etme entreating n.
ilaçla tedavi drug treatment n.
hipnotizma ile tedavi mesmerism n.
tedavi edilemezlik irremediableness n.
akut tedavi acute care n.
tedavi edilebilirlik curableness n.
ayakta tedavi edilen hasta outpatient n.
tıbbi tedavi medical treatment n.
ayakta tedavi ambulatory treatment n.
tedavi masrafları expenses of treatment n.
bilişsel tedavi cognitive therapy n.
tıbbi tedavi medical therapy n.
tedavi edilebilirlik treatability n.
tedavi eden treater n.
tedavi edici treater n.
beynin tedavi edilemeyecek şekilde zarar görmesi brain damage n.
tedavi amacıyla ağır yaralı hastaların başka bir yere tahliye edilmesi medical evacuation n.
hastanın baştan savma tedavi edilmesi medical negligence n.
tedavi amacıyla ağır yaralı hastaların başka bir yere tahliye edilmesi medevac n.
aktif tedavi active treatment n.
tedavi giderleri treatment costs n.
tedavi masrafları treatment expenses n.
tedavi sistemi treatment system n.
tedavi merkezleri treatment centers n.
psikolojik tedavi psychological treatment n.
tedavi hizmeti treatment service n.
tedavi tavsiyesi treatment advice n.
eksik tedavi incomplete treatment n.
tamamlayıcı tedavi after-treatment n.
hastanede yatarak tedavi gören hasta in-patient n.
okuma-tedavi amaçlı eğitim reading-remedial teaching n.
yanlış tedavi malpractice n.
tedavi yaklaşımı treatment approach n.
tedavi amacıyla kullanılan şarap veya bira ile kestirilmiş baharatlı sıcak süt posset n.
yatakta tedavi bed rest n.
yatakta tedavi bedrest n.
tedavi edilmemiş yara untreated wound n.
endobronşiyal tedavi yöntemleri endobronchial therapeutic modalities n.
ilaçsız tedavi drug-free treatment n.
hamam ve doğal sularla tedavi balneotherapy n.
tedavi programı treatment program n.
ayakta tedavi gören hasta ambulant patient n.
banyo ile tedavi bilimi balneology n.
klinik tedavi uzmanı clinician n.
tedavi edilebilirlik curability n.
yanlış tedavi malpractise n.
tedavi verimi treatment efficiency n.
evde hazırlanan ilaçlarla yapılan tedavi home remedy n.
tedavi performansı treatment performance n.
tedavi edici ve koruyucu merhem healing and protective ointment n.
temel tıbbi tedavi basic medical treatment n.
uzun süreli tedavi long-term treatment n.
tedavi süresi cure time n.
sıtma hastalığından korunmak için kullanılan böcek öldürücü tedavi yatak filesi/ağı insecticide treated bed net n.
tedavi aracı treatment tool n.
kanla beslenemediği için tedavi olması imkansız yara gangrene n.
banyo ile tedavi bilimi balneography n.
banyo ile tedavi bilimi balneology n.
tedavi etme remediation n.
tedavi edilemezlik remedilessness n.
dağıtılan tedavi miktarı ve türü measure n.
tedavi amacıyla ağır yaralı hastaların hastaneye tahliye edilmesi için kullanılan helikopter medevac n.
amerikan yerlilerinin ritüel ve tedavi amaçlarla içine girerek terlediği, sıcak taşlara akıtılan suyla ısınan kulübe, barınak veya mağara sweathouse n.
amerikan yerlilerinin ritüel ve tedavi amaçlarla içine girerek terlediği, sıcak taşlara akıtılan suyla ısınan kulübe, barınak veya mağara medicine lodge n.
hastalıkları dua ve tanrı inancı ile tedavi etme faithcure n.
bitkisel ilaçlar kullanarak tedavi eden kimse herbalist n.
şifalı bitkilerin tedavi için incelenmesi veya kullanılması herbal medicine n.
su ile tedavi merkezi hydropathic [uk] n.
lüks tedavi delicacy [obsolete] n.
vücuttan zehri ve yabancı maddeleri atmayı amaçlayan perhiz veya tedavi detox n.
tedavi bilimi iamatology n.
ağrıyı tedavi etmek üzerine uzmanlaşmış doktor algiatrist n.
eskiden kramp ve epilepsi gibi hastalıkları tedavi ettiğine inanılan bir yüzük cramp ring n.
bilimsel olmayıp dogmalara dayanan tedavi sistemi cult n.
mayaların tedavi tekniklerini kullanan meksikalı kadın curandera n.
tedavi veya ameliyat yoluyla bir hastalığın veya yaralanmanın gidişatını değiştiren eylem intervention n.
(ingiliz sağlık ve sigorta planlarına göre) doktorun tedavi ettiği hastalar panel n.
tedavi edici ayakkabı üretme sanatı pedorthics n.
tedavi çamuru peloid n.
tedavi edilemeyen bir hastalığın izi plague mark n.
kumaşa sararak tedavi pack n.
doktor tarafından uygulanan tedavi doctoring n.
doktor tarafından tedavi edilme doctoring n.
geniş kapsamlı tedavi peregrination n.
tıbbi tedavi physics [obsolete] n.
zedelenme veya sakatlık durumunda fiziksel tedavi için verilen yazılı talimat prescription n.
kişinin tedavi amacıyla kafasına göre madde kullanması self-medication n.
(akupunktur uygulamalarda) vücutta tedavi amaçlı baskı uygulanan nokta pressure point n.
(tedavi, taşıma için) hayvan sabitleme kafesi squeeze box n.
tedavi eden kimse succorer [us] n.
tedavi eden kimse succourer [uk] n.
telkin ile tedavi suggestive medicine n.
fizik tedavi uzmanı physiotherapist n.
ayakta (tedavi) outpatient n.
özellikle beyin hasarından kaynaklı nörolojik eksikliklerin giderilmesinde uygulanan bir fizik tedavi şekli patterning n.
elektrik kıvılcımlarıyla tedavi fulgurating n.
(kendi kendine tedavi amaçlı) reçetesiz ilaç proprietary n.
tedavi görmek be treated v.
tedavi olmak be treated v.
tedavi etmek remedy v.
elle tedavi etmek treat manually v.
tedavi etmek physic v.
kataraktı tedavi etmek couch v.
hastayı tedavi etmek treat a patient v.
tedavi etmek take v.
tedavi etmek nurse v.
tedavi etmek attend v.
birinin yaralarını tedavi etmek patch someone up v.
tedavi etmek doctor v.
ilaçla tedavi etmek medicate v.
tedavi etmek cleanse v.
galvanik akımla tedavi etmek galvanize v.
tedavi görmek undergo a cure v.
tedavi etmek cure v.
ayakta tedavi görmek have an outpatient treatment v.
tedavi görmek undergo a treatment v.
ayakta tedavi görmek undergo an outpatient treatment v.
hasta tedavi etmek treat a patient v.
hastalığı tedavi etmek treat the disease v.
tedavi görmek receive a treatment v.
tedavi uygulamak administer treatment v.
tedavi geçirmek undergo a treatment v.
tedavi geçirmek get a treatment v.
tedavi geçirmek receive a treatment v.
tedavi geçirmek have a treatment v.
kokainle tedavi etmek cocainize v.
kokainle tedavi etmek cocainise v.
tedavi etmek treat v.
tedavi edilemeyen bir hastalığın pençesine düşmek fall victim to an incurable disease v.
birini tedavi ettirmek have someone treated v.
hastalığını tedavi ettirmek have one's illness cured v.
hastalığını tedavi ettirmek have one's illness treated v.
tedavi edilemeyen bir hastalığın pençesine düşmek suffer from an incurable disease v.