tedavi - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

tedavi



"tedavi" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 14 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
tedavi treatment i.
tedavi cure i.
General
tedavi healer i.
tedavi cure i.
tedavi handling i.
tedavi therapy i.
tedavi remedy i.
tedavi treatment i.
tedavi curation i.
tedavi care i.
Medical
tedavi therapy
tedavi therapeutics
tedavi treatment
tedavi healing

"tedavi" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
tedavi etmek cure f.
tedavi etmek treat f.
kronik hastalıkların tedavi edildiği hastane sanatorium i.
kronik hastalıkların tedavi edildiği hastane sanitorium i.
kronik hastalıkların tedavi edildiği hastane sanitarium i.
General
elle tedavi etmek treat manually f.
tedavi etmek remedy f.
tedavi etmek cleanse f.
tedavi etmek take f.
tedavi etmek physic f.
ilaçla tedavi etmek medicate f.
birinin yaralarını tedavi etmek patch someone up f.
tedavi görmek be treated f.
tedavi etmek nurse f.
tedavi etmek doctor f.
kataraktı tedavi etmek couch f.
tedavi etmek attend f.
hastayı tedavi etmek treat a patient f.
tedavi olmak be treated f.
galvanik akımla tedavi etmek galvanize f.
tedavi görmek undergo a cure f.
tedavi etmek cure f.
ayakta tedavi görmek have an outpatient treatment f.
hastalığı tedavi etmek treat the disease f.
ayakta tedavi görmek undergo an outpatient treatment f.
tedavi görmek receive a treatment f.
hasta tedavi etmek treat a patient f.
tedavi görmek undergo a treatment f.
tedavi geçirmek get a treatment f.
tedavi uygulamak administer treatment f.
tedavi geçirmek undergo a treatment f.
tedavi geçirmek have a treatment f.
tedavi geçirmek receive a treatment f.
kokainle tedavi etmek cocainise f.
kokainle tedavi etmek cocainize f.
tedavi etmek treat f.
tedavi edilemeyen bir hastalığın pençesine düşmek fall victim to an incurable disease f.
hastalığını tedavi ettirmek have one's illness cured f.
birini tedavi ettirmek have someone cured f.
birini tedavi ettirmek have someone treated f.
tedavi edilemeyen bir hastalığın pençesine düşmek suffer from an incurable disease f.
hastalığını tedavi ettirmek have one's illness treated f.
fizik tedavi olmak receive physiotherapy f.
fizik tedavi görmek receive physiotherapy f.
fizik tedavi olmak have physiotherapy f.
fizik tedavi görmek have physiotherapy f.
tedavi masraflarını karşılamak cover the medical costs f.
beden ve ruh sağlığını korumak ve iyileştirmek amacıyla yapılan fizik tedavi/egzersiz gibi yöntemler bodywork f.
beden ve ruh sağlığını korumak ve iyileştirmek amacıyla fizik tedavi/egzersiz gibi yöntemleri kullanan veya bunları yapan/yaptıran kimse bodyworker f.
tedavi programına girmek enter into any treatment program f.
duman solumadan dolayı tedavi görmek be treated for smoke inhalation f.
galvanik akımla tedavi etmek galvanise f.
tekrar tedavi etmek retreat f.
yeniden tedavi etmek retreat f.
kafurla tedavi etmek camphorate f.
doğal tedavi merkezi naturel therapy center i.
ayakta tedavi ambulatory treatment i.
tıbbi tedavi medical treatment i.
tedavi edilebilirlik curableness i.
kronik hastalıkların tedavi edildiği hastane sanatarium i.
tedavi etme eylemi sanation i.
ayakta tedavi kliniği outpatient clinic i.
akut tedavi acute care i.
ruhsal tedavi teknolojisi dianetics i.
ayakta tedavi edilen hasta outpatient i.
tedavi bilimi therapeutics i.
acil tedavi emergency treatment i.
tedavi edici sıcak su therapeutic use hot water i.
fizik tedavi physiotherapy i.
tedavi etme entreating i.
tedavi edilemez kimse incurable i.
telefon vasıtasıyla tedavi telemedicine i.
tamamlayıcı tedavi aftercare i.
tedavi edilemezlik irremediableness i.
hipnotizma ile tedavi mesmerism i.
ilaçla tedavi drug treatment i.
tedavi masrafları expenses of treatment i.
bilişsel tedavi cognitive therapy i.
tıbbi tedavi medical therapy i.
tedavi edilebilirlik treatability i.
tedavi eden treater i.
tedavi edici treater i.
beynin tedavi edilemeyecek şekilde zarar görmesi brain damage i.
tedavi amacıyla ağır yaralı hastaların başka bir yere tahliye edilmesi medevac i.
tedavi amacıyla ağır yaralı hastaların başka bir yere tahliye edilmesi medical evacuation i.
hastanın baştan savma tedavi edilmesi medical negligence i.
aktif tedavi active treatment i.
tedavi masrafları treatment expenses i.
tedavi giderleri treatment costs i.
tedavi sistemi treatment system i.
tedavi merkezleri treatment centers i.
psikolojik tedavi psychological treatment i.
tedavi hizmeti treatment service i.
tedavi tavsiyesi treatment advice i.
eksik tedavi incomplete treatment i.
tamamlayıcı tedavi after-treatment i.
hastanede yatarak tedavi gören hasta in-patient i.
okuma-tedavi amaçlı eğitim reading-remedial teaching i.
yanlış tedavi malpractice i.
tedavi yaklaşımı treatment approach i.
tedavi amacıyla kullanılan şarap veya bira ile kestirilmiş baharatlı sıcak süt posset i.
yatakta tedavi bed rest i.
yatakta tedavi bedrest i.
tedavi edilmemiş yara untreated wound i.
endobronşiyal tedavi yöntemleri endobronchial therapeutic modalities i.
ilaçsız tedavi drug-free treatment i.
hamam ve doğal sularla tedavi balneotherapy i.
tedavi programı treatment program i.
ayakta tedavi gören hasta ambulant patient i.
banyo ile tedavi bilimi balneology i.
klinik tedavi uzmanı clinician i.
tedavi edilebilirlik curability i.
yanlış tedavi malpractise i.
tedavi verimi treatment efficiency i.
evde hazırlanan ilaçlarla yapılan tedavi home remedy i.
tedavi performansı treatment performance i.
tedavi edici ve koruyucu merhem healing and protective ointment i.
temel tıbbi tedavi basic medical treatment i.
uzun süreli tedavi long-term treatment i.
tedavi süresi cure time i.
sıtma hastalığından korunmak için kullanılan böcek öldürücü tedavi yatak filesi/ağı insecticide treated bed net i.
tedavi aracı treatment tool i.
kanla beslenemediği için tedavi olması imkansız yara gangrene i.
banyo ile tedavi bilimi balneography i.
banyo ile tedavi bilimi balneology i.
tedavi etme remediation i.
tedavi edilemezlik remedilessness i.
tedavi edici medical s.
tedavi edilebilir remediable s.
tedavi edici therapeutical s.
tedavi edici remedial s.
tedavi edilemez incurable s.
ilaçla tedavi edilebilir medicable s.
tedavi edici curative s.
ayakta tedavi edilen ambulant s.
tedavi edilebilir curable s.
çok şiddetli tedavi uygulanarak gelişimi durdurulmuş jugulated s.
tedavi edilemez irremediable s.
tedavi edici medicinal s.
tedavi edilmiş entreated s.
tedavi eden remedial s.
tedavi amaçlı therapeutic purpose s.
tedavi amaçlı for medical purpose s.
tedavi amaçlı for medicinal purpose s.
tedavi edilebilir treatable s.
tedavi edilmez irrelievable s.
tedavi edilemez immedicable s.
evde tedavi edilen home-cured s.
tedavi amaçlı treatment-purpose s.
tedavi edilmemiş unhealed s.
tedavi edilemez untreatable s.
tam tedavi edilememiş undertreated s.
eksik tedavi edilmiş undertreated s.
tedavi amaçlı intent-to-treat s.
ayakta tedavi edilen ambulatory s.
hem teşhis hem tedavi için kullanılan theranostic s.
(bellirli bir hastalık için) hiç bir tedavi görmemiş drug-naive s.
(bellirli bir hastalık için) hiç bir tedavi almamış drug-naive s.
(bellirli bir hastalık için) hiç bir tedavi almamış treatment-naive s.
(bellirli bir hastalık için) hiç bir tedavi görmemiş treatment-naive s.
tedavi dışı non-therapeutic s.
tedavi edici therapeutic s.
tedavi edilemeyen uncureable s.
uzun süreli tedavi veya iş göremezlik raporu ile sonuçlanan hastalık veya yaralanma ile ilgili catastrophic s.
tedavi edilemez remediless s.
tedavi edilemez bir şekilde irremediably zf.
tedavi edilebilir bir şekilde curably zf.
tedavi edici bir şekilde therapeutically zf.
tedavi amaçlı for therapeutic purpose zf.
tedavi ederek remedially zf.
tedavi eden bir şekilde remedially zf.
tedavi edilemez bir şekilde remedilessly zf.
Phrasals
tedavi etmek care for f.
birisini tedavi etmek (özellikle ilk yardım) doctor someone up
Phrases
tedavi amaçlı for the purpose of medical therapy
Proverb
iyileşmek için tedavi göreceğine hasta olmamaya çalış an ounce of prevention is worth a pound of cure
Colloquial
kemoterapötik tedavi chemo i.
birisini tedavi etmek (ilk yardım vb) doctor someone up
Idioms
(uyuşturucuyu/alkolü bırakmak için) tedavi almak take the cure
ayaküstü tedavi etmek patch someone up
ayakta tedavi etmek/uygulamak patch someone up
yarasını tedavi etmek patch someone up
birini tedavi etmek put someone right
Speaking
tedavi hastalıktan daha kötü olabilir cure could be worse than the disease
tedavi bittiğinde when the treatment is finished
tedavi sona erdiğinde when the treatment is finished
tedavi sonlandığında when the treatment is finished
Trade/Economic
ilaç ve tedavi masrafları medical expenses
Law
zorunlu psikiyatrik tedavi öngören yasalar psychiatric commitment laws
ıslah tedavi uzmanı correctional treatment specialist
Politics
iklimsel özel vasıtalar ve tıbbi tedavi konularında karşılıklı yardıma dair avrupa sözleşmesi european agreement on mutual assistance in the matter of special medical treatments and climatic facilities
insan menşeili tedavi edici maddelerin karşılıklı verilmesine dair avrupa anlaşmasına ek protokol additional protocol to the european agreement on the exchange of therapeutic substances of human origin
insan menşeili tedavi edici maddelerin değişimine dair avrupa sözleşmesi european agreement on the exchange of therapeutic substances of human origin
Institutes
türkiye eklem hastalıkları tedavi vakfı turkish joint diseases foundation
Insurance
tıbbi tedavi için sigorta teminatının kapsamadığı noncoverage s.
hastane ve tıbbi tedavi masrafları sigortası hospital and medical expenses insurance
hastane gündelik tazminatı tedavi insurance of daily benefits during hospitalization
tıbbi tedavi masrafları medical expenses
tedavi masrafları sigortası insurance of medical expenses
tedavi masrafları sigortası medical expenses insurance
Tourism
tedavi havuzu cure pool
termal tedavi merkezi thermal therapy center
bakım ve tedavi tesisi nursing and treatment facility
Technical
röntgen ışınları ile tedavi actinotherapy i.
ışınla tedavi actinotherapy i.
röntgen ışınları ile tedavi radiotherapy
ısı ile tedavi diathermic
diyatermi ile tedavi etmek diathermize
ultrasonik tedavi aygıtı ultrasonic therapeutic equipment
ışınla tedavi radiotherapy
lokal antiseptik olarak iltihaplı deri dokularını tedavi etmek için kullanılan bir bileşik argyrol
tedavi etmek treat
tedavi etmek cure
döner ışınla tedavi rotation therapy
ruhsal tedavi psychotherapy
ısıyla tedavi thermotherapy
tedavi edici therapeutical
şok tedavi shock therapy
kızılötesi tedavi lazerleri infrared therapeutical lasers
mekanik yöntemlerle tedavi mechanotherapy
fiziksel tedavi physical therapy
nefes alma tedavi cihazları breathing therapy devices
ön-tedavi precuring
Medical
tedavi uygulamak administer f.
beynin iki hemisferini birbirine bağlayan korpus kallosumun tedavi amaçlı kesilmesi callosectomy i.
beynin iki hemisferini birbirine bağlayan korpus kallosumun tedavi amaçlı kesilmesi callosotomy i.
kan, saç ve tükürük gibi hastaya ait bir işaret kullanarak kişiye özel geliştirilen bir tedavi yöntemi radionics i.
tedavi edilemez cinnet acromania i.
şiddetli veya tedavi edilemez zihinsel bozukluk acromania i.
ışınlı tedavi actinotherapy i.
madde bağımlılığı, akıl hastalığı veya diğer davranışsal sorunlar için tedavi sağlayan sağlık hizmeti tesisi rehab i.
madde bağımlılığı, akıl hastalığı veya diğer davranışsal sorunlar için tedavi sağlayan sağlık hizmeti tesisi residential treatment center i.
hastane ya da sağlık kuruluşunda tedavi edilen çeşitli klinik vakalar casemix i.
uzun süreli tedavi veya hastanede yatış gerektiren yüksek maliyetli hastalık catastrophic illness i.
kademeli uygulama ile iyileşme amaçlayan tedavi regimen i.
kan dolaşımındaki metalleri sönümleme yoluyla metal zehirlenmesini tedavi etmede kullanılan bileşikler chelating agents i.
koroner atardamarların iç duvarlarından kalsiyum birikintilerini çıkarmaya çalışan tartışmalı bir damar sertliği tedavi yöntemi chelation i.
tedavi yapılmaması nontreatment i.
hastanın iltihaplı akıntıları kullanılarak oluşturulan bir homeopatik tedavi nosode i.
tedavi naif treatment-naive s.
radikal (ameliyat,tedavi) radical s.
radyasyonla tedavi edilebilir radiocurable s.
ışınımla tedavi edilebilir radiocurable s.
tedavi edilemez recureless [obsolete] s.
kimyasalla tedavi eden chemiatric s.
kimyasallarla tedavi eden chemiatric s.
cüzzamlıların tedavi edildiği hastane leprosaria
bağlantı tedavi merkezi link therapeutic centre
trombolitik tedavi thrombolytic
kapatılmamış radyoaktif madde ile yapılan tedavi nonsealed radionuclide therapy
primer tedavi olarak as primary mode of treatment
ortomoleküler tedavi orthomolecular therapy
hayvanlarla yapılan tedavi zootherapy
ikinci basamak tedavi secondary care
müşteri odaklı tedavi client centered therapy
yardımcı tedavi adjuvant therapy
tedavi sonrası after treatment
sinirsel bozuklukların hastalara kitap okutarak tedavi edilmesi bibliotherapy
tedavi sonuçları treatment outcome
bazı göz tümörlerinde plak şeklinde radyoaktif madde ile yapılan tedavi plaque therapy
yatar pozisyonda veya yatakta tedavi clinotherapy
bilişsel tedavi cognitive therapy
ilaçla tedavi et medicate
multimodal tedavi multimodal therapy
özellikle cüzamlıların tedavi edildiği hastane lazarette
fizik tedavi physical therapy
temiz tedavi bölgesi clean treatment area
rahim içine radyum tüpleri konularak yapılan tedavi intrauterine radium therapy
östrojen tamamlayıcı tedavi estrogen replacement therapy
bir hastalığı, bu hastalığın neden olduğu sonuçlardan farklı ya da bu sonuçların tam zıttı sonuçlar yaratan ilaçlarla tedavi etme yöntemi allopathy
tedavi eden curing
ayakta tedavi ambulatory care
ilaçlar ve tedavi amaçlı maddeler drugs and medicines
galvanik elektrikle ısıtılan bir tel vasıtasıyla tedavi etme galvanocautery
tedavi merkezi treatment centre
tedavi edici therapeutic
ayakta tedavi hizmetleri ambulatory care facilities
tedavi araçları armamentarium of treatments
infrasonik tedavi infrasonic therapy
tedavi sonrası post treatment
ışık tedavi light therapy
endüklenmiş elektrik ile tedavi etmek faradize
cerrahi sonrası mikrometastazları yok etmeye yönelik yardımcı tedavi adjuvant
elektrokonvülsif tedavi electroconvulsive therapy
fizyolojik etkiler görülene kadar bir hastayı salsilik asit veya bileşikleri ile tedavi etme salicylize
ışık kaynağı ile yapılan bir tür tedavi photodynamic therapy
birden fazla tedavi yöntemlerini içeren tedavi multimodal therapy
tedavi indeksi therapeutic index
kısıtlı bir hedef nüfusu olan veya nadir bir hastalığı tedavi eden ilaçlar orphan drug
periton içine kemoterapötik ilaçların uygulanması ile yapılan tedavi peritoneal chemotherapy
allerjileri tedavi eden hekim allergist
birinci basamak tedavi primary care
özellikle yaşlı insanlara uygulanan ve gerçek hayatla uyumlu olmalarını amaçlayan tedavi programı reality orientation training
ampirik tedavi empiric treatment
elektrokonvulzif tedavi electroconvulsive therapy
ayakta tedavi outpatient care
tedavi sınıfı therapeutic class
fizyolojik etkiler görülene kadar kadar bir hastayı salsilik asit veya bileşikleri ile tedavi etme salicylise
bağışıklığı artırıcı tedavi immunotherapy
psikoanalitik tedavi psychoanalytic therapy
tedavi yöntemi tavsiye etmek prescribe
endovasküler tedavi endovascular treatment
tedavi öncesi pretreatment
ilaçsız (tedavi vb) unmedicated
radikal tedavi radical therapy
cüzzamlıların tedavi edildiği hastane lazarhouse
ilaçla tedavi medication
dondurularak yapılan tedavi cryotherapy
palyatif tedavi paliative treatment
yatarak tedavi inpatient treatment
hastanede tedavi hospitalization
uvea melanomalarında tümörü dondurarak öldüren bir tedavi cryoenucleation for uveal melanomas
ayakta tedavi outpatients
radyoaktif madde ile doku içi tedavi implant
tedavi et cured
baş bölgesinin tedavi sırasında sabitlenmesi head immobilization
uzun süre hastanede tedavi görülmesi sonrası ortaya çıkan psikolojik rahatsızlık (genellikle çocuklarda görülür) hospitalism
kalıp üzerine radyoaktif madde konarak yapılan tedavi mold therapy
çok yüksek doz vitamin verilerek yapılan tedavi megavitamin therapy
vücut ısısını yükselterek yapılan bir çeşit tedavi hyperthermia
yardımcı tedavi adjuvant treatment
tedavi edilebilir treatable
tedavi edilmiş cured
avrupa kanser tedavi araştırma organizasyonu european organization for research on treatment of cancer
ayakta tedavi gören hasta outpatient
alternatif tedavi replacement treatment
fraksiyon sayısı artırılmış ve tedavi süresi kısaltılmış radyoterapi rejimi continuous hyperfractionated accelerated radiation therapy
oral antikoagulan tedavi oral anticoagulant therapy
tedavi analizi treatment analysis
tedavi et curing
basamaklı tedavi stepped care
çapraz tedavi crossover
hastalık sonrası tedavi aftercare
ısıyla tedavi thermotherapy
oyunla tedavi play therapy
tıbbi tedavi merkezi medical treatment facility
kombine tedavi combined modality therapy
uzun bir tedavi sonucunda serolojik testte negatif sonuç alamama hali seroresistance
cilt altına idrar zerkedilerek yapılan tedavi urotherapy
hayvan organlarından elde edilen ekstrelerle yapılan tedavi opotherapy
hastalıkları dini telkinle tedavi caelotherapy
damardan serum verilerek yapılan tedavi osmotherapy
hayvan dokuları ile yapılan tedavi histotherapy
maden sularıyla yapılan tedavi crenotherapy
hastalığa sebep olan bir maddeye benzer bir madde ile yapılan tedavi homeotherapy
uyutarak tedavi hypnotherapy
hipnotizma ile yapılan tedavi hypnotherapy
güneş ışığı veren özel lambalar ile tedavi phototherapy
bir kimseye diğer bir kimseden alınan kan veya plazma ile yapılan tedavi homohemotherapy
deniz banyosu, deniz seyahati veya deniz havası ile yapılan tedavi thalassotherapy
radyum ile yapılan tedavi telecurietherapy
ilacın bir defada yüksek doz verilmesi ile tedavi stosstherapy
yaşlılara uygulanan terapi esaslı tedavi gerontotherapy
tek dozla tedavi stosstherapy
gonad hücreleri ile yapılan tedavi gonadotherapy
bağışıklık sağlamak için yapılan tedavi immunotherapy
hayvanlardan çıkarılan organların tedavi amacıyla özellikle iç salgı bezi hastalıklarında kullanılması organotherapy
yumurtalık ekstrelerinin tedavi amacıyla kullanılışı ovotherapy
bir hastalığı diğer bir hastalıkla tedavi etme yöntemi nosotherapy
vücut dokularına elektrik iyonları vererek yapılan tedavi ionotherapy
vücut dokularına elektrik iyonları vererek yapılan tedavi iontophoresis
galvanizmle tedavi galvanotherapy
tedavi amacıyla yaylalarda veya dağlık yerlerde yaşama orinotherapy
önleyici tedavi preventive treatment
tedavi mütehassısı therapeutist
cerrahi tedavi clinic
tıbbi tedavi clinic
yaşlıların tedavi edilmesi gerontotherapy
fiziksel metotlarla tedavi usulü naturopathy
uzaktan tedavi absent treatment
tıbbi tedavi medical therapy
tıbbi tedavi medical treatment
faradizm yöntemi ile yapılan tedavi faradization
hafif endüksiyon cereyanı uygulanarak yapılan tedavi faradization
artıcı dozlarla tedavi anatherapeusis
koloidlerle tedavi colloidotherapy
etyolojik tedavi etiological therapy
cerrahi tedavi surgical therapy
serumla tedavi serum therapy
semptomatik tedavi symptomatic therapy
ortopedik tedavi orthopaedic therapy
heparinle tedavi etmek heparinise
tedavi görmek undergo a treatment
tıbbi tedavi görmek undergo a medical treatment
tedavi almak receive a treatment
tedavi görmek receive a treatment
tedavi görmek get a treatment
tedavi görmek have a treatment
ayak hastalıklarını tedavi eden podiatric
ayakta tedavi outpatient treatment
yataklı tedavi inpatient treatment
yatakta tedavi inpatient treatment
ayakta tedavi ambulatory treatment
kürar ile tedavi etme curarization
kürar ile tedavi etme curarisation
acil tedavi emergency treatment
tedavi bilimi therapeutics
tedavi giderleri treatment costs
palyatif tedavi palliative treatment
damar içi tedavi intravenous therapy
elektronla tedavi electron therapy
ek tedavi add-on-therapy
özellikle alkol bağımlığı tedavisi sonrasında gerçekleştirilen tedavi uygulamalarına katılma follow-up participation
birinci basamak tedavi first-line therapy
hormonal olmayan tedavi non-hormonal treatment
tedavi sonucunu görmek için ikinci defa laparotomi yapmak second-look laparotomy
tedavi sonrası post-treatment
hormonsal olmayan tedavi non-hormonal treatment
üç boyutlu tedavi planlaması three-dimentional treatment planning
tedavi sonrası dönem pro-treatment period
birinci basamak tedavi primary-care
tedavi etmek treat
tedavi ve müşaade altına alınmak be given medical treatment
çapraz ışınla tedavi multi-field therapy
cerrahi tedavi olmadan nonsurgically
tedavi edilebilir hastalık curable disease
cerrahi olmayan tedavi aleti non-surgical treatment device
hastanede yatarak tedavi in-patient treatment
ilaç ve tedavi masrafları medical expenses
tedavi ve ilaç masrafları treatment and medicine expenses
tedavi ücreti medical fee
tedavi masrafları expenses of treatment
tedavi masrafları treatment expenses
uzman tarafından tedavi treatment by a specialist
fizik tedavi physiotherapy
bitkisel tedavi phytotherapie
fizik tedavi physical treatment
aşırı tedavi over-treatment
kısa süreli tedavi short term treatment
fazla tedavi over-treatment
tedavi ünitesi treatment unit
günlük tedavi daily treatment
zor tedavi edilen hastalık intractable disease
zor tedavi edilebilen hastalık intractable disease
tedavi sonrası posttreatment
bebek tedavi merkezi baby hospice
fizik tedavi uzmanı physical therapist
hastalıkları önleyici ve tedavi edici özelliği olan gıda nutraceutical
ışık ile tedavi bilimi photomedicine
odontostomatolojik tedavi odontostomatological treatment
beraberinde alınan tedavi concomitant treatment
palyatif tedavi palliative therapy
tedavi süreci treatment process
kristaloid solüsyonlarla yapılan tedavi crystalloid treatment
kristaloid solüsyonlarla yapılan tedavi crystalloid therapy
tedavi masrafı treatment expense
tedavi masrafı treatment cost
hastanede tedavi hospital treatment
kısa dalgalı tedavi cihazı short-wave therapy equipment
gizli tedavi isteği confidential treatment request
gizli tedavi talebi confidential treatment request
gizli tedavi confidential treatment
bitkilerle yapılan tedavi botanical medicine
bitkisel tedavi medical herbalism
bitkilerle yapılan tedavi phytotherapy
bitkilerle yapılan tedavi medical herbalism
bitkilerle yapılan tedavi herbalism
bitkisel tedavi medicinal botany
bitkilerle yapılan tedavi herbology
bitkisel tedavi herbalism
bitkisel tedavi botanical medicine
bitkisel tedavi herbal medicine
bitkilerle yapılan tedavi medicinal botany
bitkisel tedavi herbology
bitkisel tedavi phytotherapy
bitkilerle yapılan tedavi herbal medicine
deneysel tedavi experimental treatment
tam tedavi full treatment
bağışıklık sistemini baskılayıcı tedavi immunosuppression
bağışıklık sistemini baskılayıcı tedavi immunosuppressive therapy
koruyucu tedavi protective treatment
tedavi memnuniyeti treatment satisfaction
bal arısı zehirinin tedavi amaçlı kullanılması apitherapy
balla tedavi apitherapy
arı ürünleriyle tedavi apitherapy
balla tedavi apitherapeutical
ışınlı tedavi radiotherapy
ışınlı tedavi radiothermy
ışınlı tedavi gözlükleri radiotheraphy glasses
ilaçla tedavi medical treatment
ısı ile tedavi diathermy
tedavi belirteci therapeutical index
tedavi gücü healing power
yüksek ateşle tedavi hyperthermy
su ile tedavi hydropathy
radyumlu tedavi curietherapy
su ile tedavi hydrotherapy
radyumlu tedavi radium therapy
su ile tedavi water cure
suda tedavi hydrotherapy
radyofrekanslı ışıltılı boşaltımlı tedavi radiofrequency glow discharge treatment
yüksek ateşle tedavi hyperthermia
basınçlı havayla tedavi pneumatotherapy
ilk tedavi initial treatment
ilk tedavi first treatment
elektrikli tedavi elctrotherapeutics
elektrik sarsımlı tedavi electroshock therapy
dirimsel tedavi biotherapy
acil cerrahi tedavi immediate surgical treatment
suyla tedavi hydrotherapy