blast - Turkish English Dictionary

blast

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

blast — Definition

Pronunciation (IPA):
(AmE /blæst/ – BrE /blɑːst/)
Part of speech:
İsim: blast (blasts); Fiil: blast (blasts – blasted – blasting)

Meanings of "blast" in Turkish English Dictionary : 130 result(s)

English Turkish
Common Usage
blast n. büyük patlama
General
blast n. şiddetli rüzgar
And weary winter comin' fast and cozy here beneath the blast.
Yorucu kış, şiddetli rüzgârla birlikte hızla ve rahat bir şekilde geliyor.

More Sentences
blast n. patlama
She was hit by a blast of emotion.
Bir duygu patlamasıyla sarsıldı.

More Sentences
blast n. püskürme
A blast of hot air hit us.
Bir sıcak hava püskürmesi bizi vurdu.

More Sentences
blast v. bangır bangır çalmak
The car radio was blasting out pop music.
Arabanın radyosunda bangır bangır pop müzik çalıyordu.

More Sentences
blast v. patlatmak
The 2 km railroad was blasted through the mountain.
2 km uzunluğundaki demiryolu dağ patlatılarak açıldı.

More Sentences
blast v. patlatarak açmak
The missile blasted a huge hole in the building.
Füze binada kocaman bir delik açtı.

More Sentences
blast v. ateş püskürmek
The people blasted the government for high inflation.
Halk, yüksek enflasyon nedeniyle hükümete ateş püskürdü.

More Sentences
blast v. sertçe vurarak atmak
He blasted the ball to left field.
Topa sertçe vurarak sol kanada fırlattı.

More Sentences
blast v. şiddetle esmek
An ice-cold wind was blasting through the canyon.
Kanyonda buz gibi bir rüzgar şiddetle esiyordu.

More Sentences
blast v. hezimete uğratmak
The Knicks were blasted 103–89 by the Hawks.
Knicks, Hawks tarafından 103-89 skorla hezimete uğratıldı.

More Sentences
Slang
blast interj. kahretsin
Oh, blast! I've left my laptop at the office!
Ya, kahretsin! Dizüstü bilgisayarımı ofiste unutmuşum!

More Sentences
General
blast n. alem
blast n. azarlama
blast n. ani rüzgar
blast n. darbe
blast n. öfkelenme
blast n. ötme (düdük vb)
blast n. boru sesi
blast n. yanma
blast n. soğuktan kavrulma
blast n. üfleme
blast n. infilak
blast n. cümbüş
blast n. patlayıcı miktarı
blast n. köpürme
blast n. (yaprak) yanma
blast n. kavrulma
blast n. patlatma
blast n. şiddetli hava akımı
blast n. esinti
blast n. ani patlama
blast n. gürültülü patlama
blast n. dinamit
blast n. patlayıcı madde
blast n. düdüklü tencere sesi
blast n. sıkışmış havanın çıkardığı ani ve gürültülü ses
blast n. düdüklü tencere gibi ses çıkarma
blast n. yıkıcı etki
blast n. zarar verici etki
blast n. şok dalgası
blast n. hayvanlar veya bitkiler üzerindeki zararlı etki
blast n. hayvan hastalığı
blast n. bitki hastalığı
blast n. eski bir avcı grubu
blast n. şiddetli rüzgarın taşıdığı şey
blast n. korna veya ıslıktan tek seferde çıkan ses
blast n. nefes
blast n. solurken verilen nefes
blast n. öksürürken dışarı verilen nefes
blast n. faaliyet
blast n. operasyon
blast n. kapasite
blast n. hız
blast n. zevk veren şey
blast n. neşe veren şey
blast n. heyecan veren şey
blast n. hoş davranış
blast v. beddua etmek
blast v. infilak etmek
blast v. kavurmak
blast v. tahrip etmek
blast v. kavurmak (soğuk/sıcak bitkiyi)
blast v. lanet etmek
blast v. havaya uçurmak
blast v. yakmak
blast v. yıkmak
blast v. kavurmak (soğuk)
blast v. yakmak (soğuk)
blast v. bombalamak
blast v. bas bas bağırmak
blast v. itibarını zedelemek
blast v. patlatarak yapmak
blast v. ateş etmek
blast v. ateş ederek yok etmek
blast v. şiddetle eleştirmek
blast v. şiddetle saldırmak
blast v. patlayıcı kullanmak
blast v. büyük bir hızla ilerlemek
blast v. uçarak gitmek
blast v. yüksek ve sert bir ses çıkarmak
blast v. büzüştürmek
blast v. soldurmak
blast v. (üzerine doğru) güçlü bir rüzgar estirmek
blast v. hızla ilerlemek
blast v. saldırganca ilerlemek
blast v. şiddetle kınamak
blast v. havaya fırlatmak
blast v. şiddetli patlama veya gürültüyle şaşırtmak
blast v. güvenilmez olduğunu kanıtlamak
blast v. itibarını sarsmak
blast N. şiddetli rüzgâr
Colloquial
blast n. iyi geçirilen zaman
blast n. eğlenceli zaman
blast n. eğlenceli parti
blast n. sözlü saldırı
blast v. silahla vurmak
blast v. ateş edip vurmak
blast v. sözlü saldırıda bulunmak
Industry
blast n. cam üretiminde belirli bir fırında yapılan sezonluk üretim
Technical
blast n. basınçlı üfleme havası
blast n. madeni eriten güçlü hava akımı
blast n. rüzgarın şiddetle esmesi
blast n. sert rüzgar sağanağı
blast n. (buharlı lokomotif) bacadan yukarıya doğru yönlendirilen kuvvetli buhar akışı
blast n. gemi düdüğü ile verilen sinyal
blast n. ses kaydı veya iletim sistemini aşırı yükleyecek kadar güçlü ses
blast n. motor egzoz gazı
blast v. kumlamak
blast v. (bir şeye) zorlamalı çekiş uygulamak
blast v. (yüzeyini temizlemek için metal nesneye) aşındırıcı madde püskürtmek
Telecom
blast n. (faks, e-posta) toplu gönderim
Electric
blast v. mikrofona veya hoparlöre aşırı yükleme yaparak ses kaydını veya iletimini bozmak
Automotive
blast n. püskürtme
Aeronautic
blast n. süratli basınç değişimi
Veterinary
blast n. koyunlarda şişkinlik yapan bir hastalık
Botanic
blast n. bitki yanıklık hastalığı
Meteorology
blast n. ani rüzgar
blast n. sert rüzgar sağanağı
blast n. şiddetli hava akımı
Military
blast n. infilak basıncı
Sport
blast n. güçlü atış
blast n. güçlü vuruş
blast v. (topa) büyük bir kuvvetle vurmak
blast v. (rakibi) kesin bir şekilde yenmek
Baseball
blast n. uçan top
Slang
blast n. uyuşturucu kafası
blast n. uyuşturucunun verdiği enerji/keyif/zevk
blast v. (marihuana) üflemek
blast v. (uyuşturucu etkisiyle) uçmak

Meanings of "blast" with other terms in English Turkish Dictionary : 150 result(s)

English Turkish
General
blast effect n. patlama etkileri
blast furnace n. maden eritme ocağı
blast-off n. uzaya fırlatma
full blast n. son hız
full blast n. tam hız
post-blast residue n. patlama kalıntısı
blast wave n. patlama dalgası
a blast of winter n. ani/beklenmedik bir soğuk/kar yağışı dalgası
full-blast n. tam kapasite
full-blast n. azami gayret
full-blast n. azami hız
blast off v. uzaya fırlatılmak (roket)
have a blast v. çok eğlenmek
blast somebody v. topa tutmak
blast off v. (roket) uzaya fırlamak
blast off v. havalanmak
blast off v. fırlatmak (roket)
blast off v. havalanmak (roket)
blast a bomb v. bomba patlatmak
blast (down) v. bombalayarak öldürmek
blast [obsolete] v. trompet sesiyle şaşırtmak
blast (down) v. ateş ederek öldürmek
blast out v. gürültülü müzik yapmak
blast [dialect] [uk] v. (hayvan) kabarmak
in full blast adv. bütün kuvvetiyle
at full blast adv. tam kapasiteyle
at full blast adv. tam gazla
in full blast adv. tam faaliyette
full blast adv. köküne kadar
full blast adv. sonuna kadar
full blast adv. tam gaz
blast you! interj. allah belanı versin!
-blast suf. ektoblast anlamı veren son ek
Phrasals
blast away v. şiddetle eleştirmek
blast away v. bangır bangır bağırmak/çalmak
blast away v. üzerine gitmek
blast away v. yüksek seste çalmak
blast away v. bangır bangır çalmak
blast away v. ağır bir dille eleştirmek
blast off v. (uzay aracı) bir gezegene doğru havalanmak
blast off v. çıkmak
blast off v. ateş etmek
blast off v. (uzay aracı) havalanmak
blast off v. uzaya gönderilmek
blast off v. (uzay aracı) havalanmak
blast off v. uzaya göndermek
blast off v. uzaya göndermek
blast off v. (havai fişek, füze) patlatmak
blast off v. (roketi) fırlatmak
blast off v. patlatmak
blast off v. (roket) ay'a
blast off v. (bir şeyi) kuvvet uygulayarak veya basınçlı su, sıvı ile temizlemek
blast off v. (roket) fırlatılmak
blast off v. hızla kaçmak
blast off v. ateşlemek
blast off v. gitmek
blast off v. kaçmak
blast off v. kuvvet uygulayarak veya basınçlı su, sıvı ile temizlemek
blast off v. (roket) fırlatılmak
blast off v. (roket) fırlatılmak
blast off v. (havai fişek, füze) patlatmak
blast off v. havaya uçurmak
blast off v. fırlayıp gitmek
blast off v. uzaya fırlatılmak
blast off v. (roketi) fırlatmak
blast off v. uzaya göndermek
blast off v. (roketi) fırlatmak
blast off v. uzaya gönderilmek
blast off v. havaya uçurmak
blast off v. (elini, parmaklarını) uçurmak
blast off v. parmaklarını) uçurmak
blast off v. ateşlemek
blast off v. (elini
blast off v. ateş etmek
blast off v. sıvışmak
blast off v. uzaya gönderilmek
blast off v. (uzay aracı) havalanmak
blast off v. patlatmak
blast off for (somewhere) v. hızla (bir yere) doğru kaçmak
blast off for (somewhere) v. fırlayıp (bir yere) doğru uzaklaşmak/gitmek
blast off for (somewhere) v. hızla (bir yere) doğru gitmek
blast off for (somewhere) v. hızla (bir yere) doğru uzaklaşmak
blast off for (somewhere) v. çabucak (bir yere) doğru uzamak
blast away v. hızla ateş etmeye devam etmek
blast away v. patlayıcı ile yok etmek
blast off (for some place) v. kalkışa geçmek
blast off (for some place) v. yola çıkmak
blast (something) off (something else) v. (bir şeyi bir şeyden) zorla çıkarmak/silmek
blast off (for some place) v. kalkmak
Phrases
in full blast expr. bangır bangır
Colloquial
damn and blast [uk] v. eleştirmek
damn and blast [uk] v. kınamak
damn and blast [uk] interj. hay lanet
damn and blast [uk] interj. kahretsin
damn and blast [uk] interj. lanet olsun
damn and blast [uk] interj. kahrolsun
Idioms
quite the blast n. şiddetli bir patlama
quite the blast n. müthiş bir patlama
a blast from the past n. bir anda geçmişi hatırlatan (şarkı vb)
a blast from the past n. eskiyi/geçmişi hatırlatan biri/bir şey
a blast from the past n. geçmişten/anılardan bir anda çıkagelen biri/bir şey
a blast from the past n. beklenmedik bir anda geçmişi hatırlatan biri/bir şey
a blast from the past n. nostalji hissi uyandıran biri/bir şey
a blast from the past n. nostaljik pop şarkısı
have quite the blast v. eğlencenin dibine vurmak
blast somebody to kingdom come v. havaya uçurmak
blast somebody to kingdom come v. havaya uçurarak öldürmek
blast to smithereens v. un ufak etmek
blast to smithereens v. yerle bir etmek
blast to smithereens v. paramparça etmek
blast to smithereens v. tuz buz etmek
blast (someone) to kingdom come v. (birini) havaya uçurmak
blast (something) to kingdom come v. (bir şeyi) patlatmak
blast (someone) to kingdom come v. (birinin) beynini patlatmak
blast (someone) to kingdom come v. (birini) vurarak/havaya uçurarak öldürmek
blast (something) to kingdom come v. (bir şeyi) havaya uçurmak
blast (someone) to kingdom come v. (birini) silahla vurarak öldürmek
blast (something) to kingdom come v. (bir şeyi) yerle bir etmek
put (one) on blast v. (birini) linç etmek
put (one) on blast v. (birine) ağzının payını vermek
put (one) on blast v. (birini) rezil etmek
quite the blast expr. tam bir şok
at full blast expr. son seste
at full blast expr. son ses
Speaking
I woke up at the sound of the blast expr. patlamanın gürültüsüyle uyandım
I woke up at the sound of the blast expr. patlamanın sesiyle uyandım
I had a blast expr. çok keyif aldım
Politics
suicide blast n. intihar saldırısı
Technical
air blast cooling n. hava üflemeli soğutma
blast furnace stag n. yüksek fırın cürufu
blast gate n. gaz akımı kapısı
blast air n. yakıt püskürtme havası
blast heater n. cebri hava akımlı ısıtıcı
blast freezer n. cebri hava akımlı dondurma tesisatı
blast hole drill n. patlatma deliği açan uç
air blast n. hava üfleme
blast gate damper n. üfleme çıkış kapağı
blast freezing n. üflemeli dondurma
blast furnace gas n. yüksek fırın gazı
blast hole n. lağım
sand blast n. kum püskürtme
blast cooler n. cebri hava akımlı hava soğutucu
blast heater n. hava ısıtıcısı
air blast circuit breaker n. basınçlı hava şalteri
blast hole machine n. patlatma deliği makinesi
blast coil n. cebri hava akımlı serpantin
blast furnace coke n. yüksek fırın koku
blast furnace n. yüksek fırın
hot blast stove n. sıcak hava fırını
blast pattern n. patlatma dizaynı