clock - Turkish English Dictionary
History

clock

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "clock" in Turkish English Dictionary : 21 result(s)

English Turkish
Common Usage
clock n. saat
General
clock v. saat tutmak
clock v. ölçmek
clock n. kronometre
clock n. taksimetre
clock n. masa saati
clock n. duvar saati
clock n. saat
clock n. hız göstergesi
clock n. duvar veya masa saati
clock n. hız ölçer
Slang
clock v. suratına bir tane çakmak
Construction
clock n. duvar saati
Automotive
clock v. kilometreyle oynamak
clock n. odometre
clock n. saat
clock n. saat
clock zaman tutmak
Astronomy
clock n. saat (takımyıldızı)
British Slang
clock v. fark etmek
clock vurmak

Meanings of "clock" with other terms in English Turkish Dictionary : 417 result(s)

English Turkish
General
clock somebody one v. şamar atmak
clock out v. işten çıkış saatini kaydetmek
clock in v. puantöre kaydettirerek işbaşı yapmak
wind up clock v. saati kurmak
clock somebody one v. şamar vurmak
clock in v. işe gelme saatini kaydetmek
set a clock forward v. saati ileriye almak
clock out v. puantöre kaydettirerek paydos etmek
clock up v. yazmak
wind a clock v. saati kurmak
set a clock back v. saati geriye almak
work round the clock v. gecesini gündüzüne katmak
clock out v. işten çıkmak
clock in v. işe başlamak
put the clock forward v. saati ileri almak
watch the clock v. saati kollamak
set the clock back v. saatleri geri almak
set the clock ahead v. saatleri ileri almak
clock someone at speeds of up to one hundred miles per hour v. birini saatte yüz mil hız yaparken yakalamak
clock out early v. erken paydos etmek
clock pulse n. saat darbesi
electronic clock n. elektronik saat
alarm clock n. alarmlı saat
clock method n. saat yöntemi
grandfather clock n. ayaklı duvar saati
twelve hour clock n. oniki saatlik zaman
system clock n. sistem saati
time clock n. puantör
wall clock n. duvar saati
clock face n. kadran
clock key n. kurgu
body clock n. bir bireyin belirli bir eylemi yapması için gereken süre
twelve hour clock n. 12 saatlik zaman
master clock n. anasaat
cuckoo clock n. guguklu saat
12 hour clock n. 12 saatlik zaman biçimi
grandfather clock n. büyük sarkaçlı saat
water clock n. su saati
clock tower n. saat kulesi
ten minutes by the clock n. tam on dakika
grandfather clock n. sandıklı saat
astronomical clock n. astronomi saati
longcase clock n. sarkaçlı büyük saat
clock pulse n. saat atışı
pendulum clock n. sarkaçlı saat
24 hour clock n. 24 saatlik zaman biçimi
grandfather clock n. dolaplı saat
clock signal n. saat sinyali
mean time clock n. ortalama zaman saati
clock mechanism n. saat mekanizması
alarm clock n. çalar saat
clock and watch making n. saat yapımı
clock speed n. bilgisayar çalışma hızı
body clock n. vücudun hareketleri ayarlayan doğal mekanizması
clock circuit n. saat devresi
clock pulse n. saat vurumu
clock-watcher n. aklı ve gözü hep saatte olan (işin veya dersin bitmesini bekleyen)
clock-towers n. saat kuleleri
clock-watcher n. tembel işçi veya öğrenci
mean-time clock n. ortalama zaman saati
twent-four hour clock n. yirmidört saatlik zaman
table clock n. masa saati
shadow clock n. güneş saati
ebony clock n. abanoz saat
quartz clock n. kuvars saati
candle clock n. mum saati
biological clock n. biyolojik saat
internal clock n. biyolojik saat
clock face n. saat kadranı
clock dial n. saat kadranı
antique clock n. antika saat
calendar clock n. takvimli saat
tambour clock n. alt tarafı geniş, üst tarafı kadranın etrafında bir daire oluşturacak şekilde daralan masa saati
carriage clock n. seyahat edenler için tasarlanmış, üstten saplı kutu biçiminde portatif saat
the clock n. puantör
the clock n. bir işçinin çalışmaya başladığı veya çalışmayı bitirdiği saatlerini kaydeden saat
around-the-clock adj. gün boyu süren
round-the-clock adj. gece gündüz yapılan
round-the-clock adj. devamlı
around-the-clock adj. gün boyu süren
around-the-clock adj. aralıksız devam eden
around-the-clock adj. ara vermeden yapılan
round the clock adv. gece gündüz
around the clock adv. gün boyunca
around the clock adv. tam gün devam eden
around the clock adv. gece ve gündüz
off-the-clock adv. fazladan ücret almadan mesai dışı (çalışmak)
Phrasals
clock in v. belli bir süre içinde bir işi ya da müsabakayı bitirmek/tamamlamak
clock in v. belli bir hıza ulaşmak
clock in v. belli bir hıza çıkmak
clock in v. hız yapmak
clock out v. birisinin işten çıkış saatini kaydetmek
clock off v. birisinin işten çıkış saatini kaydetmek
clock on v. birisinin işe giriş saatini kaydetmek
clock in v. birisinin işe giriş saatini kaydetmek
clock in v. işe giriş saatini kaydetmek
clock off v. işten çıkış saatini kaydetmek
Phrases
biological clock is ticking expr. biyolojik saat işliyor
biological clock is ticking expr. kadınların belli bir yaşa kadar çocuk sahibi olabileceğini belirtmek için kullanılan ifade
(the) clock is ticking expr. vakit geçiyor
(the) clock is ticking expr. vakit doluyor
(the) clock is ticking expr. kadınların belli bir yaşa kadar çocuk sahibi olacağını belirten ifade
(the) clock is ticking expr. zaman azalıyor
(the) clock is ticking expr. zaman daralıyor
(the) clock is ticking expr. (kadınlar için) çocuk yapma vaktinin giderek azalması
biological clock is ticking expr. biyolojik saat işliyor
biological clock is ticking expr. vakit geçiyor
biological clock is ticking expr. vakit doluyor
biological clock is ticking expr. kadınların belli bir yaşa kadar çocuk sahibi olacağını belirten ifade
biological clock is ticking expr. zaman azalıyor
biological clock is ticking expr. zaman daralıyor
biological clock is ticking expr. (kadınlar için) çocuk yapma vaktinin giderek azalması
Proverb
even a stopped/broken clock is right twice a day bozuk saat bile günde iki defa doğruyu gösterirmiş
a dead clock is correct twice a day bozuk saat bile günde iki kez doğruyu gösterir
a dead clock is right twice a day bozuk saat bile günde iki kez doğruyu gösterir
Colloquial
around-the-clock n. biteviye
round the clock n. biteviye
famous clock n. meşhur saat
clock tower n. saat kulesi
round the clock expr. gece gündüz durmadan
around-the-clock expr. gece gündüz durmadan
clock struck one expr. saat biri vurdu
Idioms
get (one's) clock cleaned v. yer misin yemez misin (dayak yemek)
get (one's) clock cleaned v. darma duman olmak
get (one's) clock cleaned v. tekmelenmek
get (one's) clock cleaned v. çok fena yenilmek
get (one's) clock cleaned v. pataklanmak
get (one's) clock cleaned v. yer misin yemez misin (dayak yemek)
get (one's) clock cleaned v. darma duman olmak
get (one's) clock cleaned v. tekmelenmek
get (one's) clock cleaned v. yerleri öptürmek
get (one's) clock cleaned v. çok fena yenilmek
get (one's) clock cleaned v. pataklanmak
move the clock back v. saatini geri almak
move the clock back v. kış saati uygulaması sebebiyle saatleri geri almak
move one's clock back v. saatini geri almak
move one's clock back v. kış saati uygulaması sebebiyle saatleri geri almak
move the clock forward v. saatini ileri almak
move the clock forward v. yaz saati uygulaması sebebiyle saatleri ileri almak
move one's clock forward v. saatini ileri almak
move one's clock forward v. yaz saati uygulaması sebebiyle saatleri ileri almak
be on the clock v. mesaide olmak
be on the clock v. mesai saatleri içinde olmak
be on the clock v. çalışıyor olmak
be on the clock v. (taksi için) taksimetresi çalışıyor olmak
be on the clock v. hız göstergesinde gözüküyor olmak
be on the clock v. kilometre sayacında görünüyor olmak
push back the clock v. zamanı geriye sarmak
push back the clock v. geçmişe dönmek
push back the clock v. geçmişteki belli bir dönemi canlandırmak
put back the clock v. zamanı geriye sarmak
put back the clock v. geçmişe dönmek
put back the clock v. geçmişteki belli bir dönemi canlandırmak
turn the clock forward v. saatini ileri almak
turn the clock forward v. yaz saati uygulaması sebebiyle saatleri ileri almak
turn one's clock forward v. saatini ileri almak
turn one's clock forward v. yaz saati uygulaması sebebiyle saatleri ileri almak
run down the clock v. oyalanmak
run down the clock v. zamana oynamak
run down the clock v. top çevirerek zamana oynamak
run the clock down v. oyalanmak
run the clock down v. zamana oynamak
run the clock down v. top çevirerek zamana oynamak
set back the clock v. zamanı geriye sarmak
set back the clock v. geçmişe dönmek
set back the clock v. geçmişteki belli bir dönemi canlandırmak
stop (one's) clock v. öldürmek
stop (one's) clock v. yaşamına son vermek
stop (one's) clock v. (birinin) işini bitirmek
stop (one's) clock v. hesabını görmek
stop (one's) clock v. defterini dürmek
stop someone's clock v. öldürmek
stop someone's clock v. yaşamına son vermek
stop someone's clock v. (birinin) işini bitirmek
stop someone's clock v. hesabını görmek
stop someone's clock v. defterini dürmek
wind back the clock v. zamanı geriye almak
wind back the clock v. geçmişe dönmek
wind back the clock v. zamanda geri gitmek
work round the clock v. bütün gün ve gece çalışmak
sleep the clock round v. bütün gün aralıksız uyumak
clock up v. bir başarı daha eklemek
clean someone's clock v. birisini paspas gibi çiğnemek
clean someone's clock v. birini mat etmek
clean someone's clock v. birini mağlup etmek
sleep around the clock v. çok uzun bir süre uyumak
punch a clock v. her gün işe gitmek
put the clock back v. hortlatmak
turn the clock back v. geçmişe dönmek
put the clock back v. geçmişe dönmek
turn the clock back v. hortlatmak
turn back the clock v. geçmişe dönmek
be on the clock v. mesaide olmak
be off the clock v. mesai dışında olmak
clock in v. kilo gelmek/çekmek
put the clock back v. saati geri almak
kill the clock v. paslaşarak zaman çalmak
turn the clock back v. saati geriye almak
turn the clock back v. saati geri almak
turn back the clock v. saati geriye almak
kill the clock v. top çevirerek zamana oynamak
run out the clock v. top çevirerek zamana oynamak
working around the clock n. aralıksız olarak çalışma
around-the-clock adj. tam zamanlı
against the clock adv. olabildiğince hızlı olarak
(the) clock is ticking expr. zaman azalıyor
the clock is ticking expr. zaman su gibi akıp gidiyor
(the) clock is ticking expr. vakit daralıyor
the clock is ticking expr. zaman azalıyor
the clock is ticking expr. vakit daralıyor
the clock is ticking expr. ömür geçiyor
the clock is ticking expr. biyolojik saat işliyor
biological clock is ticking expr. biyolojik olarak sürenin azalması/geçmesi
biological clock is ticking expr. (kadınlar için) çocuk yapmak için az vaktinin kalması
against the clock expr. bütün engellere rağmen
homely enough to stop a clock expr. çok çirkin
face that could stop a clock expr. çok çirkin
round the clock expr. gece gündüz
around the clock expr. gece gündüz
working around the clock expr. gece-gündüz çalışma
against the clock expr. saate karşı
work against the clock zamana karşı yarışmak
against the clock zamana karşı
work against the clock zamana karşı çalışmak
clock up yazmak
clock up (kazanılan sayıyı) kaydetmek
turn the clock back zamanı tersine çevirmek
put the clock back yeniden gündeme getirmek
put the clock back zamanı tersine çevirmek
turn the clock back yeniden gündeme getirmek
work round the clock yirmi dört saat aralıksız çalışmak
homely enough to stop a clock yüzüne bakılamayacak kadar çirkin
face that could stop a clock yüzüne bakılamayacak kadar çirkin
kill the clock zamana oynamak
a race against the clock zamana karşı yarış
run out the clock zamana oynamak
round-the-clock 24 saat boyunca
beat the clock zamanında/vaktinde yapmak
beat the clock vaktinde varmak/ulaşmak
homely enough to stop a clock yüzüne bakılmayacak kadar çirkin
face that could stop a clock yüzüne bakılmayacak kadar çirkin
turn back the clock zamanı geriye almak
sleep around the clock yirmi dört saat uyumak
turn the clock back zamanı geriye almak
punch a clock (işe) varış çizelgesi doldurmak
watch the clock (özellikle bir ders veya sınavda) dakikaları saymak
watch the clock (özellikle bir ders veya sınavda) saatleri saymak
put/turn the clock back zamanı geriye almak
roll back the clock zamanı geriye almak
around the clock yirmi dört saat
round the clock yirmi dört saat
Speaking
I set my alarm clock for 7 am expr. saatimi sabah yediye kurdum
I forgot to set the clock expr. saati kurmayı unuttum
the clock is ticking zamanımız azalıyor
Slang
clock (brit) v. fark etmek
clock (brit) v. görmek
on the clock expr. çalışma
Trade/Economic
debt clock n. borç saati
clock card n. bir işçinin işe başlama ve işten çıkma zamanını kaydettiği form
time clock n. kontrol saati
clock off (iş çıkışında) kart basmak
clock on (işe gelip) kart basmak
clock out (iş çıkışında) kart basmak
clock in (işe gelip) kart basmak
Technical
tower clock n. meydan saati
tower clock n. bir kuledeki saat
turret clock n. meydan saati
transfer clock n. aktarma saati
alarm clock n. alarm saati
time clock n. bir işçinin çalışmaya başladığı veya çalışmayı bitirdiği saatlerini kaydeden saat
resistance to external blows by the round-the-clock n. çevre boyunca dış darbaye mukavemet
external clock n. dış saat
time clock n. devam kontrol saati
effectiveness clock n. etkenlik kadranı
real time clock n. gerçek zaman saati
time-of-day clock n. günün zamanı saati
clock spring for airbag n. hava yastığı spiral yay
self-winding clock n. kendiliğinden kurulan saat
quartz clock n. kuvars saati
tower clock n. kule saati
common transmit clock n. ortak gönderim saati
measuring clock n. ölçme saati
pendulum clock n. sarkaçlı saat
time clock n. puantör
clock track n. saat izi
clock rate n. saat oranı
clock signal n. saat işareti
clock wise n. saat dönüşü
clock bronze n. saat tuncu
clock generator n. saat üreteci
clock counter n. saat sayacı
clock kit n. saat kiti
switch clock n. saatli ısıdenetir
clock frequency n. saat sıklığı
clock thermostat n. saatli ısıdenetir
clock pulse n. saat darbesi
clock timing n. saat güdümünde zamanlama
clock signal generator n. saat işareti üreteci
synchronous clock n. senkron saat
caesium clock n. sezyum saati
digital clock n. sayısal saat
water clock n. su saati
transfer clock n. taşıma saati
measuring clock n. takometre
clock wise adj. saat yönü
time clock operation zaman saati kumandası
time clock zaman saati
Computer
transfer clock n. aktarma saati
master clock n. ana saat
analogue clock control n. analog eşzamanlama
alarm clock n. çalar saat
external clock n. dış saat
real time clock n. gerçek zaman saati
clock generator n. saat üreteci
clock circuit n. saat devresi
clock timing n. saat güdümünde zamanlama
clock timing n. saatle zamanlama
clock frequency n. saat sıklığı
clock cycle n. saat çevrimi
clock counter n. saat sayacı
clock track n. saat izi
clock rate n. saat oranı
clock rate n. saat vurum sıklığı
clock pulse n. saat vurumu
clock timeout n. saat zaman aşımı
clock signal generator n. saat işareti üreteci
clock signal n. saat vurumu
clock signal n. saat işareti
clock frequency n. saat frekansı
time of day clock n. sistem saati
transfer clock n. taşıma saati
show clock expr. saati göster
show the clock expr. saati göster
new clock settings yeni saat ayarları
24-hour clock 24 saatlik zaman biçimi
12-hour clock 12 saatlik zaman biçimi
Informatics
master clock n. ana saat
alarm clock n. çalar saat
external clock n. dış saat
external clock n. dış zamanlayıcı
real-time clock n. gerçek zaman saati
internal clock n. iç saat
reference clock n. referans saat
clock signal n. saat vurumu
clock pulse n. saat vurumu
shift clock n. saatli kaydırma vurumu
clock rate n. saat vurum sıklığı
system clock n. sistem saati
12-hour clock 12 saatlik zaman biçimi
clock rate zamanlayıcı vurum oranı
24-hour clock 24 saatlik zaman biçimi
12-hour clock 12 saatli zamanölçer
clock pulse zamanlama vurumu
alarm clock uyarıcı saat
24-hour clock 24 saatli zamanölçer
Telecom
bluetooth clock n. bluetooth saati
transfer gate clock n. geçiş kapısı saati
clock phase deviation n. saat faz sapması
clock stop mode n. saat durdurma kipi
clock frequency n. saat frekansı
counter clock wise n. saat yönü tersi
exchange clock synchronization n. santral saatinin senkronizasyonu
reset clock n. sıfırlama saati
slave clock yardımcı saat
ccd clock yba saati
quartz clock quartz saati
Electric
electric clock n. elektrikli saat
Architecture
turret clock n. dört cephesinde de kadran olan saat kulesi
Construction
wall clock n. duvar saati
Furniture
terry clock n. eskiden kullanılan bir amerikan masa saati
traveling clock n. açıldığında şövale görevi gören katlanabilir saat
Automotive
the clock [brit] n. kilometre sayacı
the clock [brit] n. kilometre göstergesi
analog clock n. analog saat
multifunction digital clock n. çok fonksiyonlu dijital saat
clock spring n. direksiyon zembereği
clock spring for airbag n. hava yastığı için döner elektrik konektörü (airbag zembereği)
mechanically wound clock n. mekanik kurmalı saat
clock/timekeeping subsystem n. saat/zaman tutma tali sistemi
clock spring zamanlama yayı
clock rate zamanlayıcı vurum oranı
Medical
clock test n. saat testi
Psychology
biological clock n. biyolojik saat
endogenous clock mechanism n. iç kaynaklı saat mekanizması
social clock n. sosyal saat
Physics
atomic clock n. atom saati
atomic clock n. atomik saat
quartz clock n. kuvarslı saat
Chemistry
caesium clock n. sezyum saati
Biology
circadian clock n. biyolojik saat
molecular clock hypothesis n. moleküler saat varsayımı
molecular clock hypothesis n. moleküler saat hipotezi
molecular clock n. moleküler saat
gene clock n. moleküler saat
evolutionary clock n. moleküler saat
circadian clock n. sirkadiyen saat
Astronomy
astronomical clock n. astronomi saati
astronomical clock n. gökbilim saati
mean time clock n. ortalama zaman saati
Botanic
townhall clock [brit] n. misk otu
shepherd's clock (tragopogon pratensis) n. tekesakalı
shepherd's clock (tragopogon pratensis) n. avrupa'ya özgü sarı renkli çiçekleri olan tek yıllık bir yabani bitki
Geography
tidal clock n. gelgit saati
Military
flak clock n. hava savunma tesir grafiği
horizontal clock system n. rüzgar gülü sistemi
clock system n. saat kadranı usulü
clock method n. saat kadranı usulü
clock method n. saat kadran usulü
clock code position n. saat kodu mevkii
clock method n. saat yöntemi
effectiveness clock n. tesir derecesi kadranı
relocation clock yeniden mevki tayin saati
Sport
penalty clock n. ceza saati
Basketball
shooting clock n. şut saati
shot clock 24 saniye içerisinde şutu çekmek zorunda olmak
killing the clock zaman öldürme
Weight Lifting
timing clock n. kronometre