crash - Turkish English Dictionary
History

crash

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "crash" in Turkish English Dictionary : 85 result(s)

English Turkish
Common Usage
crash v. çarpışmak
crash v. çarpmak
crash n. kırılma
General
crash v. iflas bayrağını çekmek
crash v. hızla iflas etmek (işyeri)
crash v. davetsiz olarak gitmek
crash v. düşmek (kaza sonucu)
crash v. büyük bir gürültü yapmak
crash v. gürlemek
crash v. parçalamak
crash v. çarpa çarpa şiddetli ve gürültülü bir şekilde koşmak
crash v. parçalanmak
crash v. iflas borusunu çalmak
crash v. sabahlamak
crash v. gürültüyle düşmek
crash v. düşmek
crash v. gürültü etmek
crash v. çökmek
crash v. çatırdamak
crash v. top atmak
crash v. büyük bir gürültüylevurmak
crash v. büyük bir gürültüyle çarpmak
crash v. batmak
crash v. atarak paramparça etmek
crash v. kırmak
crash v. şangırdamak
crash v. kırılmak
crash v. çarpmak
crash v. büyük bir gürültüyle çalmak
crash v. top atmak (işyeri)
crash v. çarpmak (kaza sonucu)
crash v. çarpa çarpa gürültülü bir şekilde gitmek
crash v. iflas etmek
crash v. paldır küldür gitmek
crash v. gürültüyle çarpmak
crash v. düşüp parçalanmak
crash v. bindirmek
crash v. çakılmak
crash v. yere çakılmak
crash v. çarptırmak
crash n. borsada hisselerin birden düşmesi
crash n. araba kazası
crash n. cayırtı
crash n. çat
crash n. şangırtı
crash n. gürültü
crash n. parçalanma
crash n. oto kazası
crash n. şırak
crash n. yıkılma
crash n. çatırtı
crash n. iflas
crash n. büyük bir gürültü
crash n. kaza
crash n. top atma
crash n. gürleme
crash n. batkı
crash n. seri
crash n. batkınlık
crash n. çözülme
crash n. uçak kazası
crash n. hızla gelen büyük iflas
crash n. tarraka
crash n. gürültü ile düşme
crash n. düşüş
crash n. sukut
crash n. çökme
crash n. havluluk bez
crash n. çatırdı
crash n. çarpışma
crash n. yoğun kurs
crash n. gümbürtü
crash adj. şangır şungur
crash adj. hızlı
crash adj. yoğun
Colloquial
crash v. kafayı vurup yatmak
Technical
crash v. ezmek
Computer
crash v. arızalanmak
crash n. arıza
crash n. çökme
crash n. olağandışı sonlanma
Textile
crash n. havlu ve perde yapımında kullanılan kaba bez
Automotive
crash n. çarpışma
crash n. çarpma
Traffic
crash n. çarpışma

Meanings of "crash" with other terms in English Turkish Dictionary : 203 result(s)

English Turkish
General
crash out v. bir başkasının evinde uyumak
crash into v. bindirmek
have a crash v. kaza yapmak
crash into v. çarpmak
crash the gate v. ücret vermeden girmek
crash into v. araba ile vurmak
crash into a truck coming from the opposite direction v. karşı yönden seyreden bir kamyona çarpmak
crash into a truck coming from the opposite direction v. karşı yönden gelen kamyona çarpmak
(one's computer) to crash v. bilgisayarı çökmek
(computer) to crash v. bilgisayar çökmek
(the wave) to crash v. dalga çarpmak
gate-crash v. düzenlelen bir etkinliğe biletsiz gelmek
crash-land v. hasarlı inmek
crash-land v. zorunlu iniş yaptırmak
crash-land v. hasarlı indirmek
gate-crash v. basmak
crash-land v. mecburi iniş yapmak
crash and burn v. hezimete uğramak
crash and burn v. başarısız olmak
crash and burn v. düşüp infilak etmek
crash right after takeoff v. kalkıştan hemen sonra yere çakılmak
survive the plane crash v. uçak kazasından sağ kurtulmak
crash through the waves v. dalgaları yararak aşmak
crash into the reef v. kayalıklara çarpmak
die in a plane crash v. uçak kazasında ölmek
crash a wedding v. bir düğüne davetsiz katılmak
head on crash v. (araç) kafa kafaya çarpışmak
crash a party v. partiye davetsiz katılmak
crash a party v. partiye davetsiz gitmek
crash a party v. partiye davet edilmeden gitmek
crash repairs n. karoser tamiratı
airplane crash n. uçak kazası
crash of thunder n. gök gürültüsü
crash helmet n. kask
crash diet n. sıkı rejim
air crash n. uçak kazası
gate-crash n. davetsiz misafir
hard crash n. örseleyen çöküm
car crash n. araba kazası
crash pad n. geçici olarak kalacak yer
plane crash n. uçak düşmesi
plane crash n. uçağın düşmesi
plane crash n. uçak kazası
crash diet n. şok diyet
helicopter crash n. helikopter kazası
crash program n. hızlandırılmış/yoğun ders programı
crash programme n. hızlandırılmış/yoğun ders programı
crash starting n. arabanın iterek çalıştırılması
crash starting n. arabayı iterek çalıştırma
train crash n. tren kazası
car crash n. araba çarpması
crash memory n. kaza belleği
crash barrier n. çarpma bariyeri
after a plane crash like this adv. böyle bir uçak kazasından sonra
there's been a crash expr. bir kaza olmuş
there's been a crash expr. bir kaza oldu
Phrasals
crash into something v. bir yere vurmak/çarpmak
crash with someone v. birisinin evinde kalmak
crash into something v. bir şeye çarpmak
crash into something v. bir şeye bindirmek
crash into someone v. birine çarpmak/toslamak
crash out v. bir yerde sızıp kalmak
crash with someone v. geceyi bir başkasının evinde geçirmek
crash around v. gürültü yapmak
crash in on v. üzerine yıkılmak
crash down about v. üzerine yıkılmak
crash down around v. üzerine yıkılmak
crash through something v. (çiti vb) ezip geçmek
crash together v. çarpışmak
crash together v. birbirine çarpmak
crash together v. toslamak
Phrases
with a crash expr. şangur şungur
Colloquial
make the plane crash v. uçağı düşürmek
crash out v. yorgunluktan dolayı hemen uyuyup kalmak
car crash n. başına felaket gelmiş kimse
car crash n. musibete uğramış kimse
car crash n. afetzede
with a crash expr. pat diye
Idioms
crash at someone's place v. birinin evinde misafir kalmak
crash about one's ears v. dünya başına yıkılmak
crash about one's ears v. dünyası başına yıkılmak
crash in midair v. havada kaza yapmak
crash to the floor v. güm diye çakılmak
crash head-on v. kafa kafaya çarpışmak
crash on the couch v. kanepede sızmak
crash on the couch v. kanepede sızıp kalmak
crash about v. oraya buraya çarparak ilerlemek
crash out of some place v. (hapishane vb gibi) bir yerden firar etmek
crash out of some place v. (hapishane vb gibi) bir yerden kaçmak
crash to the floor v. yere çakılmak
crash out of some place v. (hapishane vb gibi) bir yerden sıvışmak
crash and burn v. (müsabaka dışı kalacak kadar) kötü bir biçimde yaralanmak
crash and burn v. kaza geçirip yarış dışı kalmak
crash course n. yoğun kurs
crash course n. hızlandırılmış/yoğun ders programı
a crash course n. hızlandırılmış kurs/ders
a crash course n. yoğun kurs
a crash course n. hızlandırılmış/yoğun ders programı
a crash course n. hızlandırılmış eğitim
crash course (in something) n. (bir konuda) hızlandırılmış kurs/ders
crash course (in something) n. (bir konuda) yoğun kurs
crash course (in something) n. (bir konuda) hızlandırılmış/yoğun ders programı
crash course (in something) n. (bir konuda) hızlandırılmış eğitim
Speaking
how many vehicles were involved in the crash? expr. kazaya kaç araç karıştı?
Trade/Economic
huge crash n. büyük çöküş
great crash n. büyük çöküntü
flash crash n. kısa zaman içinde yüksek volatilite ile birlikte fiyatlamanın çok kısa bir sürede dip seviyeye gelmesi
wall street crash n. wall street iflası
Law
crash site n. kaza alanı
Technical
system crash n. bilgisayarın arızalanması
soft crash n. bilgi yitirmeden çöküş
crash pad n. çarpma tamponu
crash energy absorption n. çarpma enerjisi emilimi
crash sensor n. darbe sensörü
crash dump n. çöküş boşalımı
disk crash n. disk çökmesi
head crash n. kafa çarpması
head crash n. kafa çökmesi
crash assembly n. kırılmaya karşı tertibat
head crash n. okuma-yazma kafası çarpması
crash-proof adj. darbe ve çarpmaya dayanıklı
Computer
computer crash n. bilgisayarın çökmesi
system crash n. bilgisayarın arızalanması
crash dump n. çöküş boşaltımı
disk crash n. disk çökmesi
disk crash n. disk kazası
head crash n. kafa arızası
head crash n. kafa çarpması
crash dump n. kilitlenme bilgisi
crash dump n. kilitlenme bilgi dökümü
hard crash n. onulmaz arıza
hard crash n. örseleyen çöküm
program crash n. programın çökmesi
head crash n. sabit diskte meydana gelen fiziki hasar
Informatics
system crash n. bilgisayarın çökmesi
disk crash n. disk çökmesi
head crash n. kafa arızası
head crash n. kafa çarpması
Television
car-crash tv n. kasıtlı olarak şiddet içeren, rahatsız edici ve korkunç programlar gösteren televizyon programları
Automotive
t-bone crash n. başka bir araca tam yandan çarpma
car crash n. araç kazası
oblique crash test n. açılı darbe testi
crash sensor n. çarpışma sensörü
crash test n. çarpışma testi
crash test dummy n. çarpışma testi mankeni
crash compatibility n. çarpışmaya uyumluluk
crash safety n. çarpışma güvenliği
crash pad n. darbe emici
crash test n. darbe testi
crash test dummy n. kaza (çarpma) testi mankeni
crash magnet n. kaza mıknatısı
pre-crash restraint n. kaza öncesi güvenlik düzenlerinin
auto crash reconstructionist n. kaza yapılandırma uzmanı
crash avoidance systems n. kazadan sakınma düzenleri
crash avoidance metrics partnership n. kazadan sakınma ölçübilim ortaklığı
vision enhancement for crash avoidance n. kazadan sakınmak için görüşün iyileştirilmesi
crash test dummy n. kaza deney mankeni
frontal crash n. önden çarpma
front crash prevention tests n. önden çarpışmayı önleme testleri
small overlap frontal crash test n. önden dar örtüşmeli çarpışma testi
frontal crash test n. önden darbe testi
moderate overlap frontal crash n. önden orta derece örtüşmeli çarpışma testi
side crash test n. yandan çarpma testi
Traffic
crash cushion n. çarpma yastığı
speed-related crash n. hızla bağlantılı çarpışma
Aeronautic
assume a brace or crash position v. (uçakta) çarpmaya/düşmeye hazırlanmak
crash-land v. zorunlu iniş yapmak
crash land v. uçağı parçalanmak pahasına yere indirmek
crash land v. zorunlu iniş yapmak
crash-land v. uçak zorunlu iniş yapması
crash position n. acil durum inişi için iniş/çarpışma pozisyonu
crash landing n. gövde üzerine iniş
crash fire n. kaza yangını
crash investigation report n. kaza kırım raporu
crash crew n. kurtarma ekibi
crash landing n. mecburi iniş
airport crash tender n. uçak kazası yangın aracı
airport crash tender n. uçak kazası müdahale aracı
crash-landing n. (uçak) zorunlu iniş
crash-landing n. (uçak) arızalı iniş
crash proof adj. darbe ve çarpmaya dayanıklı
Marine
crash dive n. ani dalış
Medical
crash cart n. pansuman arabası
crash trolley n. pansuman arabası
crash cart n. acil destek arabası
crash cart n. acil müdahale arabası
crash trolley n. acil müdahale arabası
crash trolley n. acil destek arabası
Biology
population crash n. ani nüfus azalması
population crash n. nüfusta yaşanan ani azalma
Marine Biology
algal crash n. alg çökmesi
Military
crash survivable flight data recorder n. çarpmaya dayanıklı uçuş bilgi kaydedicisi
crash helmet n. kask
crash locator beacon n. kaza yeri tespit biykını
crash boat n. kurtarma botu
aerodrome crash-rescue service n. meydan kırım-kurtarma hizmeti
crash pad n. sadme yastığı
crash helmet n. sadme başlığı
Basketball
crash the boards n. kaçan bir basket sonrası ribaundu alıp tekrar tekrar atış yapmak
crash the boards n. uzun boylu bir adamın maç boyunca çok sayıda ribaunt alması
Football
crash a volley v. vole vurmak
British Slang
crash out v. bayılmak
crash out v. kendinden geçmek