cry - Turkish English Dictionary

cry

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

cry — Definition

Pronunciation (IPA):
(AmE /kraɪ/ – BrE /kraɪ/)
Part of speech:
İsim: cry (cries); Fiil: cry (cries – cried – crying)
Synonyms:
shout, weep
Antonyms:
whisper, suppress

Meanings of "cry" in Turkish English Dictionary : 48 result(s)

English Turkish
Common Usage
cry n. feryat
During the search and rescue, the mother's cry was heartbreaking.
Arama kurtarma çalışmaları sırasında annenin feryadı yürekleri parçaladı.

More Sentences
cry n. ağlama
Her cries went on for months.
Ağlamaları aylarca sürdü.

More Sentences
cry n. haykırış
So the cry is "peace and security."
Yani bu haykırış "barış ve güvenlik" içindir.

More Sentences
cry v. haykırmak
Hearing the loss of her friend, she started to cry with agony.
Arkadaşının kaybını duyunca acı içinde haykırdı.

More Sentences
cry v. ağlamak
Please don't cry over this simple mistake.
Bu ufacık hata için ağlama lütfen.

More Sentences
cry n. haykırma
General
cry n. bağırış
The cries of puppies broke my heart.
Yavru köpeklerin bağırışları içime dokundu.

More Sentences
cry n. çığlık
The cries for help of earthquake victims were heard from a distance.
Depremzedelerin yardım çığlıkları uzaktan duyuldu.

More Sentences
cry n. haykırmak
Hearing the loss of her friend, she started to cry with agony.
Arkadaşının kaybını duyunca acı içinde haykırdı.

More Sentences
cry n. çağrı
The politician's message on his social account was a cry for unity.
Politikacının sosyal medya hesabındaki mesajı bir birleşme çağrısıydı.

More Sentences
cry v. çığlık atmak
Your baby will cry, laugh and scream.
Bebeğiniz ağlayacak, gülecek ve çığlık atacak.

More Sentences
cry v. bağırmak (hayvan)
During the fire some animals were crying loudly at the national park.
Yangın sırasında milli parktaki bazı hayvanlar çığlık çığlığa bağırıyordu.

More Sentences
cry v. ağlamak
Please don't cry over this simple mistake.
Bu ufacık hata için ağlama lütfen.

More Sentences
cry v. bağırmak
I'm tired of my kids crying.
Çocuklarımın bağırmasından bıktım.

More Sentences
cry v. yakarmak
The patient was alone, crying for help.
Hasta yalnız bir şekilde yardım diye yakarıyordu.

More Sentences
cry n. nida
cry n. yalvarma
cry n. slogan
cry n. avaz
cry n. nara
cry n. ses (hayvana ait)
cry n. ses
cry n. seslenme
cry n. haykırı
cry n. bağırma
cry n. seyyar satıcı bağırışı
cry n. dedikodu
cry n. söylenti
cry n. genel görüş
cry n. genel inanış
cry n. ortak kanı
cry n. savaş narası
cry n. savaş çığlığı
cry v. seslenmek
cry v. açık artırmayla satmak
cry v. ilan etmek
cry v. acil çözüme ihtiyaç duymak
cry v. ivedilikle gerektirmek
cry v. (durum) haykırmak
cry v. yalvarmak
cry v. ısrar etmek
cry v. çok istemek
Zoology
cry n. (av köpeği) havlayıp uyuma
cry n. av köpeği sürüsü
cry n. tazı sürüsü
cry v. (av köpeği) kovalarken havlamak
cry v. (av köpeği) avlanırken havlamak
cry v. (av köpeği) avda kokuyu alınca ulumak

Meanings of "cry" with other terms in English Turkish Dictionary : 150 result(s)

English Turkish
General
cry wolf n. yalandan yardım isteme
cry baby n. çocuk gibi ağlayan kimse
war cry n. bir kampanyada kullanılan slogan
cry wolf n. yersiz telaş
battle cry n. savaş narası
rallying cry n. düstur
hue and cry n. bağrış çağrış
loud cry n. nara
rallying cry n. şiar
battle cry n. bir kampanyada kullanılan slogan
war cry n. savaş narası
hue and cry n. bağrışma
hue and cry n. kuru gürültü
battle-cry n. slogan
cry-baby n. sulu gözlü kimse
battle cry n. savaş çığlığı
shoulder to cry on n. ağlanacak omuz
shoulder to cry on n. dert ortağı
baby cry n. bebek ağlaması
battle cry n. slogan
cry-baby n. sulugözlü
cry-baby n. mızmız
cry of victory n. zafer çığlığı
help cry n. yardım çığlığı
baby cry n. bebek ağlaması
ralling cry n. göstericileri yüreklendirmek için atılan slogan
ralling cry n. bir kampanyada kullanılan slogan
rallying cry n. savaş narası
hue and cry n. halkın protesto gibi amaçlarla yaptığı gürültü
hue and cry n. etraftakileri yüksek seslerle uyararak suçlu kovalama
hoarse cry n. boğuk çığlık
parrot-cry n. anlamadan mekanik olarak ileri sürülen sav
parrot-cry n. anlamadan mekanik olarak yapılan şikayet
parrot-cry n. anlamadan mekanik olarak yapılan itiraz
cry [obsolete] n. sesleniş
cry [obsolete] n. bildiri
cry [obsolete] n. ilan
cry [obsolete] n. açıklama
cry [obsolete] n. duyuru
street cry n. seyyar satıcı anonsu
raise a hue and cry v. protesto etmek
cry on someone's shoulder v. birine dert yanmak
cry softly v. sessizce ağlamak
cry uncle v. havlu atmak
make somebody cry v. ağlatmak
give a cry v. ağlamak
cry off v. caymak
cry quits v. yeter artık demek
cry uncle v. pes etmek
make a high pitched cry v. çok tiz sesle bağırmak
cry one's eyes out v. iki gözü iki çeşme ağlamak
cry over spilled milk v. geçmişteki talihsizliklerin üzerinde durmak
cry up v. öve öve bitirememek
cry off v. vazgeçmek
cry out v. çağırmak
cry over spilt milk v. boşuna üzülmek
cry up v. göklere çıkarmak
cry up v. övmek
cry out v. haykırmak
cry for help v. yardım istemek
cry small v. pes etmek
cry wolf v. yalandan imdat istemek
cry off v. sözünden dönmek
cry out v. feryat etmek
cry out for v. bağırmak
hue and cry v. sokaklarda bağrışmak
cry one's heart out v. iki gözü iki çeşme ağlamak
cry over spilled milk v. geçmişte yapılan hataları unutamamak
cry wolf v. yalandan imdat diye bağırmak
cry for v. çok ihtiyacı olmak
cry out v. çığlık atmak
cry sobbingly v. hıçkıra hıçkıra ağlamak
cry for v. ağlamak
cry sobbingly v. hüngür hüngür ağlamak
cry one's eyes out v. hüngür hüngür ağlamak
cry out v. bağırmak
cry one's heart out v. hüngür hüngür ağlamak
cry down v. kötülemek
cry for the moon v. zoru istemek
cry for the moon v. olmayacak şeyler istemek
cry like a baby v. çocuk gibi ağlamak
cry like a baby v. bebek gibi ağlamak
cry like a baby v. zırıl zırıl ağlamak
cry a lot v. çok ağlamak
cry one's heart out v. ağlamaktan gözünde yaş kalmamak
cry one's eyes v. ağlamaktan gözünde yaş kalmamak
cry one's eyes out v. ağlamaktan gözünde yaş kalmamak
cry out against v. karşı gelmek
cry for v. -i çok gerektirmek
cry out against v. -e karşı yüksek sesle protestoda bulunmak
make someone cry v. birisini ağlatmak
cry on someone's shoulder v. omzunda ağlamak
baby cry v. bebek ağlamak
pretend to cry v. yalandan ağlamak
fake cry v. yalandan ağlamak
cry like a new born baby v. yeni doğmuş bebek gibi ağlamak
cry like a new born baby v. yeni doğmuş bir bebek gibi ağlamak
cry out of happiness v. mutluluktan çığlık atmak
cry out of joy v. sevinçten çığlık atmak
cry together v. ağlaşmak
have a good cry and be fine v. iyi bir ağlayıp kendine gelmek
almost cry v. neredeyse ağlamak
about to cry v. neredeyse ağlamak
cry in vain v. boşu boşuna ağlamak
cry with joy v. sevinçten ağlamak
cry out against v. isyan etmek
cry halves v. bir başkası ile eşit pay talep etmek
cry aim v. (ok atacak kişiyi) cesaretlendirmek için bağırmak
cry [obsolete] v. takdir etmek
cry [obsolete] v. istemek
cry [obsolete] v. methetmek
cry-baby v. çocuk gibi mızmızlanmak
cry-baby v. ağlaklık yapmak
cry-baby v. vız vız yakınmak
cry [dialect] v. evlilik ilanı yayımlamak
cry [scotland] v. davet etmek
cry [scotland] v. çağırmak
cry [obsolete] v. talep etmek
cry [obsolete] v. övmek
cry [scotland] v. gelmesini emretmek
within cry adj. çağırınca duyabilecek uzaklıkta
ready to cry adj. ağlamaklı
a far cry from adv. farklı
out of all cry expr. aklın ötesinde
out of all cry expr. her şeyin ötesinde
out of all cry expr. fazlasıyla
out of all cry expr. ziyadesiyle
out of all cry expr. aşırı
Phrasals
cry about someone v. (ölüm vb yüzünden) birine ağlamak
cry about someone v. ardından gözyaşı dökmek/ağlamak
cry about someone v. (ölüm vb yüzünden) biri için gözyaşı dökmek
cry out on v. kınamak
cry on v. adını çağırmak
cry out against v. suçlamak
cry out v. yaygara koparmak
cry to v. yalvarmak
cry down v. kınamak
cry out against v. ayıplamak
cry out v. ağıt yakmak
cry down v. rezil etmek
cry out on v. aleyhinde olmak
cry out on v. tenkit etmek
cry on v. yalvarmak
cry on v. dilemek
cry to v. tanrıya yalvarmak
cry down v. ayıplamak
cry out v. yas tutmak
cry out against v. sorumlu tutmak
cry out v. yüksek sesle şikayet etmek
cry out against v. eleştirmek