keen - Turkish English Dictionary
History

keen

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "keen" in Turkish English Dictionary : 60 result(s)

English Turkish
Common Usage
keen adj. keskin
keen adj. hevesli
General
keen v. düşkün olmak
keen v. ağıt yakmak
keen n. akıllılık
keen n. düşkünlük
keen n. matem türküsü
keen n. ağıt
keen adj. düşkün
keen adj. harika
keen adj. şiddetli
keen adj. zeki
keen adj. uygun
keen adj. ince
keen adj. keskin kenarlı
keen adj. ucuz
keen adj. çok hassas
keen adj. sivri
keen adj. keskin (göz/zeka)
keen adj. iyi kesebilen
keen adj. nüfuz edici
keen adj. keskin kokulu
keen adj. sivri uçlu
keen adj. yoğun
keen adj. kıyasıya (rekabet)
keen adj. kuvvetli
keen adj. istekli
keen adj. acı
keen adj. şahane
keen adj. sert
keen adj. akıllı
keen adj. güçlü
keen adj. sivri ucu olan
keen adj. meraklı
keen adj. keskin (bıçak gibi)
keen adj. gözü açık
keen adj. delici
keen adj. ince şiddetli
keen adj. büyük
keen adj. kılağılı
keen adj. kesici
keen adj. keskin
keen adj. doymak bilmez (iştah)
keen adj. canlı
keen adj. zorlu
keen adj. keskin kenarı olan
Slang
keen iyi
keen mükemmel
keen on numara (müthiş)
Technical
keen sivri uçlu
keen delici
keen keskin kenarı olan
keen keskin kenarlı
keen keskin kokulu
keen iyi kesebilen
keen sivri ucu olan
keen nüfuz edici
keen keskin bıçak gibi
keen çok hassas
keen kesici

Meanings of "keen" with other terms in English Turkish Dictionary : 36 result(s)

English Turkish
General
be keen on v. hevesli olmak
be keen on v. meraklı olmak
be keen on v. düşkün olmak
keen edge n. ağız
keen participation n. yoğun katılım
keen sense n. keskin duyu
keen sense of smell n. keskin koku alma duyusu
keen sense of smell n. keskin koku alma özelliği
as keen as mustard adj. gayretli
as keen as mustard adj. aşırı düşkün
keen and active adj. çakı gibi
keen on adj. düşkün
keen on adj. meraklı
keen sighted adj. gözü keskin
keen-edged adj. keskin
keen-edged adj. keskin ağızlı
keen-sighted adj. keskin gözlü
keen-sighted adj. gözleri keskin
keen-witted adj. zeki
Proverb
treat them mean keep them keen seversen üzülürsün üzersen sevilirsin
treat them mean keep them keen ilgi gösterme ilgi duysun
Colloquial
keen-sighted keskin bakışlı
keen-sighted keskin gözlü
peachy keen çok iyi (nasılsın sorusuna cevaben)
Idioms
as keen as mustard çok hevesli
as keen as mustard çok coşkulu
as keen as mustard çok istekli
have a keen interest in something bir şeye aşırı/çok ilgi duymak
outside one’s keen akıl almaz
outside one’s keen aklına sığmaz
Trade/Economic
keen competition aşırı rekabet
keen competition yoğun rekabet
keen competition environment aşırı rekabet ortamı
Technical
keen edged bilenmiş
keen edged keskin ağızlı
British Slang
mad keen aşırı istekli