yard - Turkish English Dictionary

yard

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

yard — Definition

Meaning:
avlu, yarda
Pronunciation (IPA):
(AmE /jɑːrd/ – BrE /jɑːd/)
Part of speech:
İsim: yard (yards)
Antonyms:
interior

Meanings of "yard" in Turkish English Dictionary : 85 result(s)

English Turkish
Common Usage
yard n. yarda
The shop is 500 yards away from here.
Dükkân buradan yaklaşık 500 yarda uzakta.

More Sentences
yard n. bahçe
Do not use soil from the yard or garden.
Bahçeden veya bahçeden toprak kullanmayın.

More Sentences
yard n. avlu
Mr White's yard is large.
Bay White'ın avlusu büyüktür.

More Sentences
yard n. boşluk
General
yard n. bahçe (binaya ait)
You can park your car in the front yard.
Arabanı ön bahçeye park edebilirsin.

More Sentences
yard n. avlu
Mr White's yard is large.
Bay White'ın avlusu büyüktür.

More Sentences
yard n. yarda
The shop is 500 yards away from here.
Dükkân buradan yaklaşık 500 yarda uzakta.

More Sentences
yard n. alan
The workers gathered in the builder's yard for the strike.
İşçiler grev için inşaat şirketi önündeki alanda toplandılar.

More Sentences
yard n. bahçe
Do not use soil from the yard or garden.
Bahçeden veya bahçeden toprak kullanmayın.

More Sentences
yard n. arka bahçe
I bought some lawn gnomes for the yard.
Arka bahçe için birkaç çim cücesi aldım.

More Sentences
yard abrev. scotland yard
The culprit was caught by the Yard.
Suçlu şahıs Scotland Yard tarafından yakalandı.

More Sentences
Technical
yard n. alan
The workers gathered in the builder's yard for the strike.
İşçiler grev için inşaat şirketi önündeki alanda toplandılar.

More Sentences
yard n. yarda
The shop is 500 yards away from here.
Dükkân buradan yaklaşık 500 yarda uzakta.

More Sentences
Agriculture
yard n. bahçe
Do not use soil from the yard or garden.
Bahçeden veya bahçeden toprak kullanmayın.

More Sentences
General
yard n. gereçlik
yard n. evin bahçesi
yard n. açık depo
yard n. 0,9144 metrelik uzunluk birimi
yard n. yarda 0,914 mt
yard n. tersane
yard n. şantiye
yard n. açık havadaki depo
yard n. saha
yard n. ağıl
yard n. açıklık
yard n. meydan
yard n. üstü açık işyeri
yard n. seren (0.9144 m)
yard n. yarda (0.914 metre)
yard n. yer
yard n. üstü açık depo
yard n. çok sayıda şey
yard n. çok fazla şey
yard n. açıklık
yard v. bir yere toplamak
yard v. bir yere kapatmak
yard v. bir yere koymak
yard v. bir alanda toplamak
yard adj. bahçeyle ilgili
yard adj. bahçeye ait
yard adj. bahçede kullanılan
yard adj. avluya ait
yard adj. avluya yerleştirilmiş
yard adj. ağıla ait
yard adj. ağılda kullanılan
yard adj. açık depo işleten bir kuruluşa bağlı
yard adj. açık depo işleten bir kuruluş tarafından kullanılan
yard adj. lokomotif bakım atölyesine ait
yard adj. lokomotif bakım atölyesine dair
yard adj. lokomotif bakım atölyesinde kullanılan
Colloquial
yard n. bir yarda kare
yard n. bir yarda küp
Trade/Economic
yard n. depo
Technical
yard n. boşluk
yard n. yarda 0 914 metre
yard n. yarda (91 cm)
yard n. bir yarda küpe eşit olan bir hacim birimi
yard n. yarda ölçeği
Construction
yard n. bir yapının içinde kalan etrafı çevrili açık alan
Railway
yard n. tren manevra istasyonu
yard n. lokomotif bakım atölyesi
Aeronautic
yard n. 0,914 metre
Marine
yard n. seren
yard n. tersane
yard n. giz
Zoology
yard n. (ormanda) geyiklerin kışlık yaşam bölgesi
Agriculture
yard n. tarla
yard n. arazi
Breeding
yard n. ağıl
yard n. kış otlağı
yard v. avluya kapatmak
yard v. ağıla kapıtmak
yard v. gütmek
yard v. kışlağa kapatmak
yard v. açık depoya götürmek
yard v. açık depoda saklamak
yard v. kışlakta toplamak
yard v. hayvanları hayvan pazarına toplamak
Apiculture
yard n. birleştirilmiş arı kovanları
Baseball
yard n. beyzbol sahası
Archaic
yard n. penis
Slang
yard n. mahkumların spor/vücut geliştirme gibi faaliyetlerde bulundukları cezaevi bahçesi
yard n. yüz dolar
yard n. yüz dolar
yard n. bir milyar para birimi

Meanings of "yard" with other terms in English Turkish Dictionary : 150 result(s)

English Turkish
General
shipbuilding yard n. tersane
caulking yard n. kalafat yeri
goods yard n. depo
wood yard n. odun deposu
careening yard n. kalafat yeri
shipbuilding yard n. tezgah
shipbuilding yard n. şantiye
marshalling yard n. manevra garı
navy yard n. tersane
turkish yard n. arşın
navy yard n. harp gemileri tersanesi
main yard n. mayıstra sereni
yard sale n. evin bahçesinde yapılan istenmeyen eşya satışı
wrecking yard n. araba hurdalığı
barn yard n. çiftlik avlusu
auto salvage yard n. araba hurdalığı
scotland yard n. londra emniyet müdürlüğünün dedektif masası
yard goods n. yardayla satılan kumaş
storage yard n. stok alanı
storage yard n. depolama alanı
cubic yard n. yarda küp
front yard n. ön bahçe
yard measure n. bir yardalık ölçü
yard-type house n. avlulu ev
yard goods n. yarda ölçüsüyle satılan kumaş
stabling yard n. ahır (özellikle atların konulduğu) avlusu
back yard n. arka bahçe
construction yard n. inşaat alanı
construction yard n. şantiye
inn-yard n. konak avlusu
inn-yard n. han avlusu
wrecker's yard n. hurdalık
wreck yard n. hurdalık
breakers yard n. hurdalık
coal yard n. kömür deposu
scrap yard n. hurdalık
yard sign n. bahçe tabelası
prison yard n. cezaevi avlusu
prison yard n. hapishane avlusu
prison yard n. hapishane bahçesi
prison yard n. cezaevi bahçesi
yard signs n. ön veya arka bahçelerde görülen toprağa geçici olarak çakılan basit tabelalar
yard signs n. yol kenarı tabelaları/reklamları
wreck yard n. araba mezarlığı
breakers yard n. araba hurdalığı
wreck yard n. araba hurdalığı
wrecking yard (aus) n. araba mezarlığı
salvage yard n. araba mezarlığı
breakers yard n. araba mezarlığı
wrecking yard (aus) n. araba hurdalığı
salvage yard n. araba hurdalığı
wrecker's yard n. araba mezarlığı
wrecker's yard n. araba hurdalığı
yard sale n. ikinci el ev eşyalarının üzerine etiket koyularak satılması
yard sale n. garaj satışı
play yard n. park yatak
ale yard n. sıvılar için ölçü kabı olarak da kullanılan uzun ince cam bardak
yard [obsolete] n. bir arazi ölçüm birimi
yard boss n. şantiye şefi
yard boss n. kereste deposu şefi
yard of ale n. bir yarda uzunluğunda dar bardakta içilen bira
yard of ale n. bir yarda bira
yard [us/canada] n. evin önünde veya arkasında yer alan boş alan
yard of ale n. bir yarda uzunluğunda dar bira bardağı
kail yard n. sebze bahçesi
kail yard n. bostan
play yard n. çocuk bahçesi
play yard n. oyun alanı
scotland yard n. londra'nın merkezinde bulunan kısa bir cadde
measure by the turkish yard v. arşınlamak
do yard work v. bahçe işi yapmak
Phrases
by the yard adv. sayfa sayısına/uzunluğuna/kalınlığına göre
by the yard adv. çok uzun
by the yard adv. uzun uzun
by the yard adv. metrelerce
Proverb
give someone an inch and he'll take a yard yüz verirsen astarını isterler
give someone an inch and he'll take a yard yüz verince astarını istemek
every dog barks in his own yard her horoz kendi çöplüğünde öter
give (someone) an inch and (someone) (will) take a yard (birine) selam verir borçlu çıkarsın
give (someone) an inch and (someone) (will) take a yard (birine) yüz verirsen astarını ister
give (someone) an inch and (someone) (will) take a yard (birine) elini veren kolunu alamaz/kaptırır
Colloquial
yard dog n. sokak köpeği
yard [brit] n. londra polis teşkilatı merkezi
knacker's yard n. işe yaramaz olma
knacker's yard n. miadı dolma
knacker's yard n. iş göremez hale gelme
knacker's yard n. ıskartaya çıkma
Idioms
give someone an inch and he'll take a yard v. elini verip kolunu kaptırmak
give someone an inch and he'll take a yard v. elini verip kolunu alamamak
end up in the knacker's yard v. unutulmaya yüz tutmak
end up in the knacker's yard v. pabucu dama atılmak
end up in the knacker's yard v. bir kenara itilmek
put it in their back yard v. (maden ocaklarını vs.) kendi yaşadıkları yere yapsınlar
put it in their back yard v. (zehirli maddeleri vs.) kendi bahçelerine koysunlar
put it in their back yard v. (o fabrikayı vs.) kendi bahçelerine kursunlar
give knaves an inch and they will take a yard v. yüz bulup astarını istemek
give knaves an inch and they will take a yard v. elini verip kolunu kaptırmak
under yard adj. sözleşme kapsamında olan
under yard adj. sözleşmeli
under yard adj. sözleşme altında olan
ready for the knacker's yard adj. yıkıma uğramış
ready for the knacker's yard adj. iflas etmiş
ready for the knacker's yard adj. çökmüş
ready for the knacker's yard adj. batmış
ready for the knacker's yard adj. yok olmuş
ready for the knacker's yard adj. bitmiş
all wool and a yard wide expr. açık yürekli/kalpli
all wool and a yard wide expr. açık yürekli
get up the yard [irish] expr. saçmalık
get up the yard [irish] expr. hadi canım sen de
get up the yard [irish] expr. yok artık
get up the yard [irish] expr. daha neler
get up the yard [irish] expr. hadi ordan
put it in their back yard expr. kendi bahçelerine koysunlar
put it in their back yard! expr. kendi bahçelerine koysunlar!
all wool and a yard wide expr. güvenilir
all wool and a yard wide expr. mert
all wool and a yard wide expr. namuslu
all wool and a yard wide expr. onurlu
all wool and a yard wide expr. yüksek kaliteli
all wool and a yard wide expr. çok kaliteli
all wool and a yard wide expr. iyi
all wool and a yard wide expr. şerefli
not in my back yard expr. benden uzak olsun da
not in my back yard expr. benim arka bahçemde değil
by the yard expr. büyük oranda
by the yard expr. büyük miktarda
by the yard expr. büyük ölçüde
in (one's) (own) back yard expr. (birinin kendi) çevresinde/yakınında
nImby (not in my back yard) expr. benden uzak olsuncu
pitby (put it in their back yard) expr. (maden ocaklarını, nükleer santralleri) kendi yaşadıkları yere yapsınlar
pitby (put it in their back yard) expr. (zehirli maddeleri) kendi bahçelerine koysunlar
Trade/Economic
railroad yard n. demiryolu ambarı alanı
container yard n. konteyner alanı
container yard n. konteyner sahası
Law
back-yard abortion n. yasadışı ve sağlıksız koşullarda yapılan kürtaj
recreation yard n. (mahkumların genellikle boş zamanlarını spor yaparak vb. değerlendirdikleri) cezaevi avlusu
liberty of the yard n. borç sebebiyle hapis cezası almış mahkumlara verilen avluda yürüme özgürlüğü
Industry
rope yard n. iplik serilen bandın bulunduğu tesis binası
rope yard n. halat yapım bandı
rope yard n. ip üretiminde işçilerin iplikleri taşıyıp serdiği bant
Technical
salvage yard n. hurdalık
assembly yard n. montaj alanı
assembly yard n. birleştirme alanı
drying yard n. kurutma alanı
fabricating yard n. yapım alanı
gravel yard n. çakıl deposu
fabricating yard n. imalat alanı
cloth yard n. kumaş yardası
pile fabricating yard n. kazık yapım alanı