saha - Turkish English Dictionary
History

saha



Meanings of "saha" in English Turkish Dictionary : 42 result(s)

Turkish English
Common Usage
saha area n.
saha field n.
saha pitch n.
General
saha spread n.
saha field n.
saha line n.
saha domain n.
saha province n.
saha purview n.
saha range n.
saha grounds n.
saha extent n.
saha compass n.
saha open space n.
saha reach n.
saha sweep n.
saha breadth n.
saha yard n.
saha tract n.
saha stretch n.
saha ground n.
saha sphere n.
saha zone n.
saha scope n.
saha ambit n.
saha course n.
saha reaume [obsolete] n.
saha reame [italian] n.
saha region n.
saha champaign n.
saha champion [obsolete] n.
saha front line n.
Trade/Economic
saha pitch n.
saha scope n.
Politics
saha realm n.
Technical
saha bay n.
saha area n.
Tobacco
saha stage n.
Sport
saha arena n.
saha track n.
Volleyball
saha court n.
saha central court n.

Meanings of "saha" with other terms in English Turkish Dictionary : 304 result(s)

Turkish English
Common Usage
orta saha çizgisi half-way line n.
orta saha çizgisi centre line n.
General
saha çalışması yapmak do a field study v.
saha arkası çit backstop n.
çim saha turf n.
saha kenarı base n.
saha çalışması fieldwork n.
saha cumhuriyeti republic of sakha n.
halı saha astroturf n.
halı saha astro pitch n.
halı saha astro turf n.
halı saha football field carpet n.
saha kontrolü land control n.
saha kontrolü field control n.
gri saha grey area n.
saha nazımı excitation regulator n.
karanlık saha mikroskobu dark-field microscope n.
saha yangın sistemi field fire system n.
saha görevlisi groundskeeper n.
saha görevlisi groundsman n.
saha bakıcısı groundsman n.
saha bakıcısı groundkeeper n.
saha görevlisi groundkeeper n.
saha bakıcısı groundskeeper n.
saha çalışanı fieldworker n.
saha koordinatörü field coordinator n.
saha mühendisi site engineer n.
saha sorumlusu field supervisor n.
saha sorumlusu field manager n.
suni çim halı saha artificial turf n.
suni çim halı saha synthetic turf n.
suni çim halı saha astroturf n.
suni çim halı saha synthetic pitch n.
saha kontrolörü field controller n.
saha uygulaması field application n.
saha kontrolü site control n.
saha metraj şefi chief quantity surveyor n.
çim saha grass pitch n.
saha mühendisi practising engineer n.
saha yöneticisi field director n.
saha işi field job n.
saha işi field work n.
mükemmel saha perfect pitch n.
ön cephe/saha lideri/liderliği front-line leader/leadership n.
saha hizmeti field service n.
saha tecrübesi field experience n.
saha ekipmanları field equipment n.
aşağı derecede saha undersphere n.
saha geneli site wide adj.
birliklerin bir harekata katılmak üzere araca binmeden önce toplanmaları için kullanılan (karargah veya saha) marshalling adj.
Phrasals
saha sınırlarının dışına çıkmak/gitmek go out v.
Colloquial
(beyzbol) yere çarpıp iki veya daha fazla iç saha oyuncusunun arasından geçen top a ground ball with eyes n.
Idioms
belirsiz alan/saha a gray area n.
belirsiz alan/saha a grey area n.
yağmurdan vıcık vıcık olmuş zemin/saha a sticky wicket [uk/australia] n.
Trade/Economic
belli bir saha da belli bir iş için yetiştirilmiş ve organize olmuş kadro field force n.
ekonomik saha economic field n.
gümrüklü saha airside n.
gümrüklü saha customs bonded area n.
gümrüklü saha bonded area n.
kritik saha critical area n.
saha satış yöneticisi field sales manager n.
saha yöneticisi field administrator n.
saha elemanı fieldman n.
saha gezisi field visit n.
saha takımı field force n.
saha ekibi field force n.
saha satış müdürü field sales manager n.
saha ziyareti field visit n.
Media
saha muhabirliği field reporting n.
Technical
birim saha unit area n.
düz saha flat surface n.
feyezana maruz saha flood effected area n.
görülebilir saha visible area n.
saha jeolojisi site geology n.
saha mühendisi field engineer n.
saha kaynağı field weld n.
saha ortam koşulları ambient site conditions n.
saha eğitimi on-site training n.
saha dolabı electrical box n.
saha bakım mühendisi field service engineer n.
saha uygulama mühendisi field application engineer n.
saha nazımı çevirme armatörü revolving armature n.
saha biyoloğu field biologist n.
saha mikroskobu field microscope n.
saha devresi field circuit n.
saha cihazı field device n.
saha ölçümü field measurement n.
saha zayıflatması site attenuation n.
saha denemesi/deneyi field trial n.
saha test teknisyeni field test technician n.
saha deneyi field test n.
saha metodu field method n.
saha aplikasyon rölesi field application relay n.
saha emisyonu field emission n.
saha reostası field rheostat n.
sulanabilir saha irrigable area n.
tabii elektriksel saha natural electrical field n.
tabii saha natural area n.
yapıda kayıp saha structural loss n.
zirai saha agricultural area n.
yerleşik saha built-up area n.
Computer
saha çalışması field work n.
saha personeli field staff n.
Telecom
avrupa telefon numaralama saha hizmetleri european telephony numbering space services n.
saha dolabına kadar lif fiber to the cabinet n.
saha taraması wardriving n.
saha taraması war driving n.
yakın saha iletişimi near field communication n.
Electric
saha dağıtım panosu marshalling kiosk n.
saha kabul testi site acceptance test n.
Construction
saha çizimleri shop drawings n.
saha sorumlusu construction site supervisor n.
saha deney işlemi field test procedure n.
saha çalışanları field personnel n.
saha mühendisi field engineer n.
saha ofisi field office n.
saha cihazı field device n.
saha temizliği site clearance n.
saha deneyi test field n.
saha mimarı field architect n.
saha düzenleme site grading n.
saha betonu slab on grade n.
saha betonu field concrete n.
saha talimatı field order n.
saha şefi site manager n.
Automotive
iç saha infield n.
Aeronautic
görünebilen boş saha empty visual field n.
kör saha blind spot n.
miyopluk dışı saha empty field myopia n.
menzil dışı saha far field n.
saha kontrol hizmeti area control service n.
radarsız saha kontrol derecesi non-radar airport control degree n.
saha kontrol merkezi area controlcentre n.
radarlı saha kontrol derecesi radar airport control degree n.
saha seyrüseferi yolu area navigation route n.
saha seyrüseferi area navigation n.
tahditli saha restricted area n.
tehlikeli saha danger area n.
yasak saha prohibited area n.
yasaklanmış saha prohibited area n.
Marine
ön saha foreland n.
saha incelemesi field survey n.
saha planlama site plan n.
yakın saha modeli near-field model n.
yakın saha tsunamisi near-field tsunami n.
Medical
saha çalışması field research n.
cerrahi saha surgery region n.
ön saha çalışması preliminary fieldwork n.
Food Engineering
aydınlık saha mikroskobu bright field microscope n.
karanlık saha mikroskobu dark field microscope n.
Math
skaler saha scalar field n.
Statistics
en kuvvetli kritik saha most powerful critical region n.
Biology
saha biyoloğu naturalist n.
Marine Biology
saha araştırması field research n.
Agriculture
saha su derinlik eğrisi area depth curve n.
saha liste kuadratı area list quadrat n.
Breeding
(köpek için) saha deneyinde davranış tarzı character n.
Forestry
yanık saha burnt area n.
Education
saha araştırmaları semineri field research workshop n.
Environment
dilüvyal saha diluvial area n.
kavramsal saha modeli conceptual site model n.
saha azaltmasına göre alternatif deney sahası uygunluğu alternative test site suitability with respect to site attenuation n.
saha ölçek real-scale n.
saha gezileri site visits n.
topluluk açısından önemli saha sites of community importance (sci) n.
temel saha araştırması baseline environmental survey n.
Geography
gel-git tesirindeki bölgenin üzerindeki saha supratidal n.
Geology
saha gözlemleri field observation n.
saha jeoloğu field geologist n.
saha jeolojisi field geology n.
Military
ayrılmış saha actual obligated space n.
bağdaşık saha homogeneous area n.
depolama yapılamayan saha nonstorage space n.
düzeltilmemiş açık sulu saha open unimproved wet space n.
durgun saha inertial space n.
emin saha safe area n.
etkisiz saha inertial space n.
etrafı çevrili saha enceinte n.
güney deniz saha komutanlığı southern sea area command n.
güvenli saha safe area n.
homojen saha homogeneous area n.
hayati saha vital ground n.
ileri saha nişangahı forward area sight n.
ileri saha forward area n.
kuzey amerika hava saha komutanlığı north american aerospace defense command n.
kuzey deniz saha komutanlığı northern sea area command n.
mayınlanmış saha mined area n.
mütecanis saha homogeneous area n.
saha şartları battlefield environment n.
saha harekatı area operations n.
saha içi muhabere intrasite communication n.
saha topçusu field artillery n.
saha kontrol merkezi area control centre n.
saha bombardımanı area bombing n.
saha jeneratörü field generator n.
sessiz saha anacoustic zone n.
süredurum saha inertial space n.
tehlikeli saha hot spot n.
tehlikeli saha surface danger area n.
tahsisli taktik saha allocated tactical area n.
tahsis edilmiş saha actual obligated space n.
yasak saha prohibited zone n.
ingiltere'de üretilen makineli, seri ateşli, kıyı ve saha silahlarını içeren mühimmat sistemlerinden biri vickers-maxim gun n.
birliklerin bir harekata katılmak üzere araca binmeden önce toplanmaları için kullanılan (karargah veya saha) marshaling adj.
(ingiliz ordusu'nda) kraliyet saha topçuları rfa (royal field artillery) abrev.
Sport
(körling taşını) saha çizgisini geçmeyecek şekilde oynamak hog v.
tenis ve benzeri sporlarda kortun servis hattı ile saha çizgisi arasında kalan kısmı backcourt n.
(krikette) saha oyuncusunun elde ettiği vurucuyu dışarı atma fırsatı chance n.
belirli bir ekip tarafından savunulan (yarı) saha territory n.
(buz hokeyi pistinde) orta saha the neutral zone n.
(ragbide) kale çizgisi ile saha çizgisinin arasındaki alan touch-in-goal n.
ragbide kale çizgisi ile saha çizgisinin arasındaki alanın çizgisi touch-in-goal line n.
köpeklerin doğrudan rekabet ettiği saha yarışı trial n.
tüm hava koşullarına uygun saha allweather n.
dış saha oyuncusu outfielder n.
iç saha forması home jersey n.
karşı saha downfield n.
karşı saha upfield n.
orta saha oyuncusu halfback n.
orta saha oyuncusu midfield player n.
orta saha midfield n.
saha değişimi change of ends n.
saha çizgisi baseline n.
raket oyunları oynanan saha racket court n.
saha avantajı ad court n.
saha hakemi field officer n.
(basketbol/tenis) saha kenarı courtside n.
(beyzbol) saha ortalaması fielding percentage n.
saha barikatı barrace n.
(krikette) cover ve kale gerisi arasındaki bir saha pozisyonu extra cover n.
anlık tekrarları izleyerek karar veren saha dışı hakemi video referee n.
orta saha oyuncularının hücum hattına beklere göre daha geride dizildiği bir tür saha dizilişi wishbone n.
saha sporlarında oyun dışı topları, kural dışı atışları izleyip gerçekleşip gerçekleşmediklerine karar veren görevli marker n.
yarı saha half n.
(kriket) saha wicket n.
saha kenarına yakın forvet pozisyonunda oynayan oyuncu wing n.
saha kenarına yakın pozisyonda oynayan oyuncu wingman n.
(lakros takımında) ikinci orta saha oyuncusu midfield n.
(krikette) topun zıplaması ve tahmin edilemez dönüşler yapması için kurutulup ufalanmış saha minefield n.
(kriket) saha sınırı boundary n.
(kriket) topu saha sınırı dışına çıkaran bir atış boundary n.
(kriket) topu saha sınırı dışına çıkaran bir atışla yapılan dört veya altı koşu boundary n.
kriket sahasında nokta ile üçüncü adam arasında kalan bölüme yerleştirilen saha oyuncusu box n.
kriket sahasında nokta ile üçüncü adam arasında kalan bölüme yerleştirilen saha oyuncusu gully n.
kriket sahasında nokta ile üçüncü adam arasında kalan bölüme yerleştirilen saha oyuncusu gulley n.
saha çizgisini geçemeyen körling taşı hog n.
(körling) kısa kalan veya uzak saha çizgisini geçemeyip oyun dışı sayılan bir atış hogger n.
(körling) pist veya saha boyunca orta çizgi ile hedef noktası arasına çizilen mesafe çizgisi hogscore n.
saha avantajı homecourt advantage n.
tam saha full-course adj.
çim saha bovling turnuvası bowls adj.
saha sınırları içinde within bounds adv.
saha sınırları içinde in bounds adv.
Basketball
tam saha pres all-court press n.
bir takımın savunma yaptığı yarı saha back court n.
orta saha midcourt n.
orta saha çizgisi midcourt line n.
oyunun geçtiği yarı saha upcourt n.
oyun sırasında topun olduğu saha strong side n.
saha dışı outside n.
saha dışı out of bounds n.
tam saha pres full court press n.
tam saha full court n.
yarı saha halfcourt n.
sahanın her iki ucunda saha çizgisi ve faul çizgisi arasındaki alan key n.
Football
maç sırasında saha kenarında teknik direktörlere, antrenörlere ve yedek oyunculara ayrılmış alan technical area n.
çim saha turf football field n.
defans ofans oynayan orta saha oyuncusu box-to-box player n.
defansif orta saha defensive midfielder n.
hem defansif hem ofansif oynayabilen orta saha oyuncusu two-way midfielder n.
hücuma yönelik orta saha oyuncusu offensive center n.
ofansif orta saha attacking midfielder n.
orta saha midfield n.
ofansif futbolda bir tür saha dizilişi t formation n.
ofansif futbolda, oyun kurucu ve beklerin orta saha gerisinde dizilip orta saha oyuncularının onların iki yanında durmasıyla oluşan bir saha dizilişi t formation n.
orta saha mücadelesi midfield battle n.
orta saha oyuncusu mid-fielder n.
ofansif orta saha offensive midfielder n.
orta saha oyuncusu midfield player n.
orta saha oyuncusu midfielder n.
saha dizilişi formation n.
saha kapatma cezası stadium ban n.
saha çizgileri field markings n.
tarafsız bir saha a neutral venue n.
tarafsız saha neutral ground n.
futbolda defansif bir saha dizilişi nickel n.
orta saha oyuncularının beklerin arkasında, solunda ve sağında konumlandığı bir hücum dizilişi wishbone n.
saha içi çizgisi hashmark n.
topun sayı çizgisine ulaşana dek kat ettiği saha alanı return n.
Baseball
yerden giden topu iç saha oyuncusuna atmak bounce v.
yerden giden topu iç saha oyuncusuna atmak bounce v.
beysbolda orta saha center field n.
beysbolda orta saha oyuncusunun pozisyonu center field n.
beysbolda orta saha oyuncusu center fielder n.
iç saha oyuncusu ile dış saha oyuncusu arasına düşen top texas leaguer n.
dış saha oyuncusunun iç sahaya yaptığı atış throw-in n.
sahada orta alan ile sol veya sağ saha oyuncusu arasında kalan iki alandan her biri alley n.
kale kenarında duran saha oyuncusu baseman n.
beysbolda bir dış meydanı oyuncusunun ikinci kaleye dokunmadan sadece yaklaşarak koşucuyu saha dışına/auta çıkmak zorunda bıraktığı oyun neighborhood play n.
tam kale koşusu gerektirip topu saha dışına çıkaran vuruş home run n.
saha dışı wide adj.
faul çizgileri arasında kalan (saha) fair adj.
Archaic
geniş saha wide n.