reach - Turkish English Dictionary
History

reach

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "reach" in Turkish English Dictionary : 67 result(s)

English Turkish
Common Usage
reach v. ulaşmak
reach v. ermek
reach v. erişmek
reach v. uzanmak
General
reach v. yetişmek
reach v. isabet ettirmek
reach v. etkilemek
reach v. iletişim sağlamak
reach v. ermek
reach v. vermek
reach v. çarpmak
reach v. kavuşmak
reach v. uzanıp vermek
reach v. ulaşmak
reach v. idrak etmek
reach v. değmek
reach v. uzanmak
reach v. basmak
reach v. bulmak
reach v. dayanmak
reach v. gelmek
reach v. yetmek
reach v. vasıl olmak
reach v. uzatmak
reach v. geçirmek (yumruk)
reach v. dokunmak
reach v. varmak
reach v. -e yetişmek
reach v. irtibat kurmak
reach v. etkilemek
reach v. tesir etmek
reach v. miktarında olmak
reach v. tutarına ulaşmak
reach n. erişme
reach n. yetişme
reach n. uzanma
reach n. ulaşılabilecek uzaklık
reach n. menzil
reach n. alan
reach n. bir ırmağın bükülmeyen düz kısmı
reach n. kavrama gücü
reach n. kavrayış
reach n. ulaşma
reach n. topun menzili
reach n. erim
reach n. erişim
reach n. uzatma
reach n. saha
reach n. bir aletin yetişebileceği uzaklık
reach n. elin erişebileceği uzaklık
reach n. varma
reach n. varış
reach n. kapsam
reach n. kapsama alanı
reach n. yetki alanı
reach n. yetki sınırları
reach n. etki alanı
Media
reach n. yayınlanan programın ulaşabildiği izleyici ya da dinleyici yüzdesi
Advertising
reach n. reklamverenin kampanyada ulaşmayı planladığı hedef kitlenin miktarı
Technical
reach varmak
reach erişmek
Automotive
reach n. aracın arka dingilini ön ile bağlayan yatak mili veya bağlantı direği
reach vida boyu
Railway
reach n. vagon dingili
Marine
reach v. omurgaya dik esen rüzgarla yol almak
reach volta seyrinde bir rüzgara seyredilen yol
Sport
reach v. vurmak (eskrim, boks vb.)

Meanings of "reach" with other terms in English Turkish Dictionary : 394 result(s)

English Turkish
Common Usage
reach out v. uzanmak
General
reach for one's wallet v. elini cebine atmak
reach deadlock v. çıkmaza düşmek
reach manhood v. rüştüne ermek
reach out v. uzatmak (elini/kolunu)
be out of reach v. el altında olmamak
reach the middle v. ortalamak
reach a stalemate v. çıkmaza düşmek
reach safety v. selamete çıkmak
reach lawful age v. reşit olmak
reach one's maturity v. rüştünü ispat etmek
reach one's aim v. amaç gerçekleştirmek
be within arm's reach v. elinin altında olmak
reach the end of v. sonuçlandırmak
reach one's majority v. rüştüne varmak
reach an agreement v. bağdaşmak
reach maturity v. kemale ermek
reach on agreement v. bağlaşmak
reach out for v. uzanmak
reach deadlock v. çözümsüzlüğe ulaşmak
reach lawful age v. rüştüne varmak
reach a stalemate v. çözümsüzlüğe ulaşmak
reach out for v. almak üzere uzanmak
reach forth v. elini uzatmak
reach an opinion v. düşünceye varmak
reach puberty v. rüştüne varmak
be out of reach v. erişilemez olmak
reach perfection v. kemale ermek
reach one's maturity v. rüşdünü ispat etmek
reach puberty v. rüştüne ermek
reach manhood v. rüştüne varmak
reach the end of v. sonucuna ulaşmak
reach out v. elini uzatmak
reach an agreement v. anlaşmak
reach a common ground v. orta yol bulmak
place something out of someone 's reach v. bir şeyi biri için imkansız hale getirmek
reach one's goal v. amacına ulaşmak
reach the address v. adrese ulaşmak
reach for one's gun v. silahına davranmak
reach for v. davranmak
reach puberty v. baliğ olmak
reach ahead v. ileriye uzanmak
reach lawful age v. rüştüne ermek
reach one's majority v. rüştünü ispatlamak
reach an agreement v. uyuşmak
reach forth v. uzanmak
reach puberty v. buluğa ermek
keep something within reach v. el altında bulundurmak
reach (one's) address v. adresine ulaşmak
reach the highest position v. başa geçmek
reach a compromise v. orta yol bulmak
reach a deadlock v. çözümsüzlüğe ulaşmak
place something out of someone 's reach v. bir şeyi birinin erişemeyeceği bir yere koymak
reach dead end v. çözümsüzlüğe ulaşmak
reach a decision v. karara varmak
reach an agreement v. mutabakata varmak
fail to reach v. ulaşamamak
reach down v. elini aşağıya uzatmak
reach eruilibrium v. denkleşmek
reach an agreement v. anlaşmaya varmak
reach a dead end v. açmaza girmek
reach on impasse v. çıkmaza girmek
fail to reach a state of comfort and harmony v. rahat yüzü görmemek
fail to reach a state of comfort and harmony v. rahata kavuşamamak
fail to reach a state of comfort and harmony v. dirlik yüzü görmemek
reach back v. geri gitmek
reach today v. günümüze ulaşmak
reach a mutual understanding v. mutabakata varmak
reach a mutual understanding v. mutabakata ulaşmak
reach an agreement v. mutabakat sağlamak
reach an agreement v. mutabakata ulaşmak
reach a mutual understanding v. mutabakat sağlamak
reach the end of the road v. yolun sonuna gelmek
reach a solution v. çözüme ulaşmak
reach puberty v. ergenliğe geçmek
reach puberty v. ergen olmak
reach puberty v. ergenliğe ulaşmak
reach puberty v. ergenliğe adım atmak
(for animals) reach breeding age v. doğum yapabilecek yaşta olmak
reach puberty v. ergenliğe geçiş yapmak
reach to peak v. doruk noktasına ulaşmak
reach peak v. doruğa tırmanmak
reach to top v. doruk noktasına ulaşmak
reach to a condition of v. düzeye erişmek
reach to a level of v. düzeye gelmek
reach to a condition of v. düzeye ulaşmak
reach to a condition of v. düzeye çıkmak
reach to a level of v. düzeye çıkmak
reach to a condition of v. düzeye gelmek
reach to a level of v. düzeye erişmek
reach to a level of v. düzeye ulaşmak
try to reach an agreement v. anlaşmaya çalışmak
reach an agreement v. mutabakat yapmak
reach length v. boyuna gelmek
reach a critical threshold v. kritik seviyeye ulaşmak
reach the condition of v. konumuna gelmek
reach a speed of v. hıza ulaşmak
reach the desirable quality v. istenen kaliteye ulaşmak
reach the level of v. düzeyine gelmek
reach the level of v. seviyesine gelmek
reach an agreement v. anlaşmaya ulaşmak
reach the harbour v. limana varmak
reach the target v. hedefi tutturmak (kurşun vb)
reach the target v. hedefi tutturmak
reach someone v. birisine ulaşmak
reach prosperity v. refaha ulaşmak
reach a decision v. karara ulaşmak
reach the limit of v. sınırına ulaşmak
reach the peak v. zirveye oturmak
reach the objective v. hedefe ulaşmak
reach the level of v. seviyeye gelmek
reach the level v. konuma gelmek
reach the position v. konuma gelmek
reach the end of one's journey v. yolu almak
reach perfection v. mükemmelliğe ulaşmak
reach an agreement v. görüş birliğine varmak
reach a consensus v. görüş birliğine varmak
reach the goals v. hedeflere ulaşmak
reach the objectives v. hedeflere ulaşmak
reach the targets v. hedeflere ulaşmak
reach puberty v. ergenliğe girmek
reach maximum v. maksimuma ulaşmak
reach agreement v. uzlaşma sağlamak
reach a consensus v. fikir birliği yapmak
reach a consensus v. fikir birliğine varmak
reach a conclusion v. bir sonuca varmak
reach out v. uzatmak
reach a conclusion v. neticeye varmak
reach the land v. karaya ulaşmak
reach a record high v. rekor seviyeye ulaşmak
reach a record high v. rekor düzeye ulaşmak
reach the masses v. kitlelere ulaşmak
reach a record (level) v. rekora ulaşmak
reach the stated/specified aim/target/goal v. belirtilen hedefe ulaşmak
reach to fruition v. (olumlu) bir sonuca ulaşmak
reach to fruition v. sonuç elde etmek
reach a peak v. zirveye ulaşmak
reach to fruition v. tamamına ermek
reach its peak v. zirvesine ulaşmak
reach an all-time high v. tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşmak
get out of reach v. ulaşılmayacak kadar uzakta olmak
get out of reach v. ulaşılmayacak kadar uzaklaşmak
get out of reach v. ulaşılamayacak kadar ileri gitmek
reach one's goal v. amaca ulaşmak
reach a professional level v. profesyonel bir seviyeye gelmek
reach someone's speed v. hızına yetişmek
reach significance v. anlam kazanmak
reach one's ears v. kulağına ulaşmak
reach one's ears v. kulağa gelmek
reach one's ears v. kulağına gelmek
reach one's ears v. kulağa çalınmak
try to reach v. ulaşmaya çalışmak
reach its climax v. (kriz vb) doruk noktasına çıkmak
reach up v. varmak
reach up v. erişmek
reach all-time high v. tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşmak
reach the large masses v. geniş kitlelere ulaştırmak
reach the masses v. kitlelere ulaştırmak
reach the large masses v. geniş kitlelere ulaşmak
reach large masses v. geniş kitlelere duyurmak
reach a deal v. anlaşmaya varmak
reach by telephone v. telefonla ulaşmak
reach by phone v. telefonla ulaşmak
reach immortality v. ölümsüzlüğe ulaşmak
reach an agreement v. bir anlaşmaya varmak
reach home v. eve varmak
try to reach each other v. birbirine ulaşmaya çalışmak
try to reach each other v. birbirlerine ulaşmaya çalışmak
reach the information v. bilgiye ulaşmak
reach the information v. bilgisine ulaşmak
reach a conclusion v. kanaatine varmak
reach the conclusion that v. kanaatine varmak
reach a conclusion v. kanaate varmak
reach out v. birisine ulaşmak
reach out v. birisiyle temas kurmak
reach someone v. birine ulaşmak
reach a certain age v. yaşı kemale ermek
reach the threshold of tolerance v. sabrın sonuna gelmek
reach an understanding with someone v. anlaşmaya varmak
reach a certain size v. (şirket vb.) belli bir büyüklüğe gelmek
reach a certain scale v. (şirket vb.) belirli bir büyüklüğe ulaşmak
reach a certain size v. (şirket vb.) belirli bir büyüklüğe ulaşmak
reach a certain size v. (şirket vb.) belirli bir büyüklüğe gelmek
reach a certain scale v. (şirket vb.) belli bir büyüklüğe gelmek
reach a certain size v. (şirket vb.) belli bir büyüklüğe ulaşmak
reach a certain scale v. (şirket vb.) belli bir büyüklüğe ulaşmak
reach a certain scale v. (şirket vb.) belirli bir büyüklüğe gelmek
reach orgasm v. orgazm olmak
reach orgasm v. orgazma ulaşmak
reach out v. (biriyle) iletişim kurmak/iletişime geçmek
reach dimension v. boyuta ulaşmak
reach up to v. -e (kadar) ulaşmak
reach to room temperature v. oda sıcaklığına ulaşmak
reach to room temperature v. oda sıcaklığına gelmek
reach in time v. zamanında yetişmek
reach in time v. zamanında varmak
reach a settlement v. uzlaşmaya varmak
reach a settlement v. anlaşmaya varmak
reach success v. başarı elde etmek
reach the present day v. günümüze ulaşmak
reach record level v. rekor seviyeye ulaşmak
reach its apogee v. doruk noktasına ulaşmak
reach the goal v. hedefi gerçekleştirmek
reach the goal v. hedefe ulaşmak
reach the space v. uzaya ulaşmak
reach a decision v. bir karara varmak
reach epidemic proportions v. salgın boyutuna ulaşmak
reach broad spectrum of costumers v. geniş yelpazede müşteriye ulaşmak
reach a good state v. mazhar olmak
reach the age of marriage v. gelinlik çağına gelmek
reach the age of marriage v. evlilik çağına gelmek
reach marriageable age v. evlilik çağına gelmek
reach marriageable age v. gelinlik çağına gelmek
reach business objectives v. iş hedeflerine ulaşmak
reach a plateau v. yatay seyre geçmek
reach a plateau v. yatay bir seyir izlemek
reach a goal v. bir hedefe ulaşmak
reach a low point v. düşük seviyeye ulaşmak
reach into v. uzanmak
reach into v. erişmek
reach into v. ulaşmak
arm's reach n. elin yetişeceği mesafe
river reach n. nehir kolu
river reach n. nehrin kolu
reach out n. hedeflemek
reach out n. ulaşmaya çabalamak
out of reach adj. yetişilmez
beyond reach adj. erişilmez
out of reach adj. erişilmez
beyond reach adj. yetişilmez
out of reach adj. uzak
out of reach adj. erişilemeyen
beyond reach adj. erişilemez
reach-me-down adj. hazır
hard-to-reach adj. ulaşılması zor
reach-me-down adj. orijinal olmayan
reach-me-down adj. başkaları gibi
reach-me-down adj. modası geçmiş
reach-me-down adj. bayat
as far as the eye can reach adv. göz alabildiğine
as far as the eye could reach adv. göz alabildiğine
beyond the reach of prep. uzak
beyond the reach of prep. yetişilmez
beyond the reach of prep. erişilmez
Phrasals
reach back into something (geçmişe vb) gitmek/dayanmak
reach in (to something) elini bir şeyin içine daldırmak
reach out after someone (arkasından vb) elini uzatmak
reach out to someone yardım elini uzatmak
reach out to someone yardım istemek
reach toward 'e uzanmak/davranmak
reach something up to someone birine bir şeyi uzatmak/vermek
reach something down bir şeyi uzatmak/vermek
reach down to something (yerdeki/aşağıdaki) bir şeye uzanmak
reach out into something (bir şeyin) içine/doğru uzanmak/dalmak
reach over uzanmak
reach over ulaşmak
Phrases
keep out of reach of children çocukların erişemeyeceği yerde saklayın
keep out of reach of children çocukların erişemeyeceği yerde saklayınız
Proverb
stretch your arm no further than your sleeve will reach ayağını yorganına göre uzat
stretch your arm no further than your sleeve will reach yutamayacağın lokmayı çiğneme
stretch your arm no further than your sleeve will reach boyundan büyük işlere kalkışma
Colloquial
reach a pretty pass işler öylesine berbat bir noktaya geldi ki
reach a pretty pass işler öyle bir noktaya geldi ki
reach for the stars! hedeflerini yüksek tut!
reach up to number five beş numaraya yerleşmek
death toll reach to 38 ölenlerin sayısı 38'e ulaştı
death toll reach to 38 ölü sayısı 38'e ulaştı
Idioms
reach one's nostrils v. kokusu gelmek
reach one's nostrils v. keskin kokuya sahip olmak
within easy reach kolaylıkla erişilebilir
within easy reach kolayda
within easy reach elinin altında
within reach of in yakınında
within reach erişilebilir
within reach of yetişilir
within reach ulaşılabilir
within reach yetişilebilir
reach rock bottom dibi görmek
reach rock bottom tepetaklak inmek
reach first base ilk adımı atmak
reach first base ilk girişimi yapmak
within an arm's reach elin erişebileceği yerde
within an arm's reach el altında
within someone's reach erişebileceği mesafede
reach deadlock kördüğüm olmak
reach boiling point kontrol edilemeyecek noktaya gelmek
reach boiling point patlama noktasına gelmek
reach for the sky hedef büyütmek
reach for the sky hedefi yüksek tutmak
reach the end of one's rope sabrı taşmak
reach the end of one's tether sabır taşı çatlamak
reach the end of one's tether sabredecek gücü kalmamak
reach the end of one's tether sabrı taşmak
reach the end of one's rope sabredecek gücü kalmamak
reach the end of one's tether sabrının sonuna gelmek
reach the end of one's rope sabır taşı çatlamak
reach the end of one's rope sabrının sonuna gelmek
reach first base with something iyi bir başlangıç yapmak
reach first base with something ilk aşamayı geçmek
reach first base with something ilk evreyi/aşamayı geçmek
reach rock bottom dibe vurmak
reach a dead end kördüğüm olmak
reach a dead end açmaza girmek
within someone's reach başarılabilir/ulaşılabilir
within someone's reach elde edilebilir
reach one's stride performansının/yeteneğinin doruğuna çıkmak
reach one's stride (özellikle bir oyun/maç için) gününde olmak
reach one's stride formunun/yeteneğinin zirvesinde olmak
reach an impasse açmaza girmek
reach an impasse çıkmaza girmek
reach for the stars zoru başarmaya çalışmak
reach for the moon zoru başarmaya çalışmak
reach a watershed dönüm noktasına ulaşmak
reach a turning point dönüm noktasına ulaşmak
reach fever pitch (heyecan/coşku) doruk noktasına ulaşmak
reach fever pitch kontrolden çıkma noktasına gelmek
reach fever pitch (heyecan/coşku) doruk noktaya ulaşmak
reach fever pitch aşırı canlanmak
reach fever pitch aşırı hareketlenmek
reach first base with something bir şeyde önemli bir aşama kaydetmek
reach an agreement with someone biriyle bir uzlaşmaya varmak
reach an accord with someone biriyle bir anlaşmaya varmak
reach an accord with someone biriyle bir uzlaşmaya varmak
reach an agreement with someone biriyle bir anlaşmaya varmak
reach an understanding with someone biriyle bir anlaşmaya varmak
reach an understanding with someone biriyle bir uzlaşmaya varmak
reach boiling point kaynama noktasına gelmek
reach the turning point dönüm noktasına gelmek/ulaşmak
to reach a plateau düşüşe geçmek
to reach a plateau çakılıp kalmak
reach a dead end çıkmaza girmek
Speaking
it's not within reach el altında değil
how did you reach that conclusion? bu sonuca nasıl vardınız?
how did you reach this conclusion? bu sonuca nasıl vardınız?
how did you reach this conclusion? bu sonuca nasıl ulaştınız?
how did you reach that conclusion? bu sonuca nasıl ulaştınız?
how can i reach you? sana nasıl ulaşabilirim?
where can i reach you? sana nasıl ulaşabilirim?
we have been trying to reach you for days günlerdir sana ulaşmaya çalışıyorduk
he is working hard to reach his goal amacına ulaşmak için çok çalışıyor
i couldn't reach you sana ulaşamadım
you know how to reach me bana nasıl ulaşacağını biliyorsun
can we reach there? yetişebilecek miyiz?
do you have a number we can reach you at? size ulaşabileceğimiz bir numara var mı?
do you have a number we can reach you at? sana ulaşabileceğim bir numara var mı?
Slang
boarding house reach masada bir şeyi istemek yerine uzanıp alma
Trade/Economic
reach the target audience hedef kitleye ulaşmak
full reach and burden tam erişim ve yük
reach peak tavan yapmak
reach peak tavana vurmak
reach business results iş hedeflerine ulaşmak
Law
reach majority reşit olmak
reach a conclusion karar ittihaz etmek
not reach the age of criminal responsibility cezai ehliyeti olmamak
reach a verdict karara varmak
reach a verdict karar vermek
Politics
reach a compromise uzlaşmaya varmak
Technical
coastal reach sahil bölgesi
head reach isale kanalı
upper reach akarsuyun memba bölümü
summit reach ayırım yeri
reach of machine makinenin ulaşacağı mesafe
reach boom uzun bom
zones of comfort and reach for controls konfor bölgeleri ve kumandalara erişme
self-propelled variable reach truck kendinden tahrikli değişken erişimli araç
Computer
how can i reach the message archive? mesaj arşivine nasıl ulaşabilirim?
Textile
reach-me-down n. ucuz hazır giysi
reach-me-down n. ikinci el giysi
reach-me-down n. eski elbise
reach-me-down n. pantolon
Construction
reach and straddle fork-lift trucks ulaştırma ve kaldırma tipli istif makinesi
reach truck yük kaldırma/istifleme aracı
reach truck çatallı istif aracı
Automotive
driver's reach zones sürücünün el ve ayak erişim bölgeleri
long-reach plug uzun pasolu buji
spark plug thread reach buji vida boyu
clamping reach tutma derinliği
Railway
reach stacker dolu konteyner mobil vinci
Marine
harbor reach liman sahası
tidal reach gel-git ulaşma noktası
broad reach yelkende açık apaz seyir
close reach yelkende dar apaz seyir
beam reach yelkende apazına seyir (rüzgara 90 derece)
broad reach geniş apaz seyir
reach stacker konteynır istifleyici
Medical
keep out of reach of children çocukların erişemeyeceği bir yerde muhafaza ediniz
keep out of reach of children çocukların erişemeyeceği şekilde muhafaza ediniz
keep out of reach of children çocukların erişemeyeceği yerde saklayınız
keep out of reach of children çocukların erişemeyeceği yerlerde muhafaza ediniz
Education
though schools out reach ulaşılması zorlu okullar
Military
air force’s global reach hava gücünün küresel erimi
reach back geri erişim
Sport
reach final finale çıkmak
reach the final finale gelmek