course - Turkish English Dictionary

course

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

course — Definition

Meaning:
kurs, ders, rota, süreç
Pronunciation (IPA):
(AmE /kɔːrs/ – BrE /kɔːs/)
Part of speech:
İsim: course (courses)
Synonyms:
class, route
Antonyms:
deviation, interruption

Meanings of "course" in Turkish English Dictionary : 110 result(s)

English Turkish
Common Usage
course n. kurs
I'm taking an online course on beer brewing.
Bira yapımı üzerine online bir kurs alıyorum.

More Sentences
course n. rota
The boat changed course to get closer to the pod of whales.
Tekne, balina sürüsüne yaklaşmak amacıyla rotasını değiştirdi.

More Sentences
course n. gidişat
How much will is there to change the course of the current trend of globalisation?
Mevcut küreselleşme eğiliminin gidişatını değiştirmek için ne kadar irade var?

More Sentences
course n. izlenen yol
General
course n. akış
So, let us stop creating obstacles and let things take their course, as, for once, we are not in a great rush.
Öyleyse engeller yaratmayı bırakalım ve işleri akışına bırakalım çünkü bir kez olsun büyük bir acele içinde değiliz.

More Sentences
course n. tabak
The second course has chickpeas, chicken, meat, sausage and potato.
İkinci tabakta nohut, tavuk, et, sosis ve patates var.

More Sentences
course n. seyir
The invention of fire changed the course of history.
Ateşin icadı tarihin seyrini değiştirdi.

More Sentences
course n. dizi
After I got bitten by a dog, the doctor gave me a course of injections.
Beni köpek ısırdıktan sonra doktor bana bir dizi iğne yaptı.

More Sentences
course n. süreç
They undergo change in the course of the fermentation process and are naturally precipitated or filtered out.
Fermantasyon süreci boyunca değişime uğrarlar ve doğal olarak çökeltilir veya süzülürler.

More Sentences
course n. ders
We have left a clear political mark both in terms of courses and in hosting students.
Hem dersler hem de öğrencilerin ağırlanması açısından net bir siyasi iz bıraktık.

More Sentences
course n. yemek
Diana was tired, but she stayed until the last course was served.
Diana yorgundu ama son yemek servisine kadar orada kaldı.

More Sentences
course n. yön
This book is for people seeking to change course mid-career.
Bu kitap, kariyerinin ortasında yön değiştirmek isteyen insanlar içindir.

More Sentences
course n. yol
Parliamentary support in pursuing that essential course for change will be absolutely vital.
Değişim için gerekli olan bu yolun izlenmesinde Parlamento desteği kesinlikle hayati önem taşıyacaktır.

More Sentences
course n. sıra
They laid the red bricks in courses to form a wall.
Bir duvar oluşturmak için kırmızı tuğlaları sıra sıra dizdiler.

More Sentences
course n. saha
I had to run across the course to fetch the ball.
Topu almak için sahayı koşarak geçmem gerekti.

More Sentences
course n. rota
The boat changed course to get closer to the pod of whales.
Tekne, balina sürüsüne yaklaşmak amacıyla rotasını değiştirdi.

More Sentences
course n. (nehrin) akış yönü
We went fishing in the upper course of the river.
Nehrin aktığı yönün üst tarafına balık tutmaya gittik.

More Sentences
course n. izlenecek yol
The best course of action is to address the sources of concerns early in the relationship.
İzlenecek en iyi yol, kaygı yaratan durumları ilişkinin erken dönemlerinde ele almaktır.

More Sentences
course v. akmak
It was so quiet he could almost hear his blood coursing through his veins.
O kadar sessizdi ki neredeyse damarlarında akan kanı duyabiliyordu.

More Sentences
course v. kaplamak
I approached the half-open door as curiosity coursed through me.
İçimi kaplayan merak duygusuyla yarı açık kapıya yaklaştım.

More Sentences
Trade/Economic
course n. yön
This book is for people seeking to change course mid-career.
Bu kitap, kariyerinin ortasında yön değiştirmek isteyen insanlar içindir.

More Sentences
Technical
course n. kurs
I'm taking an online course on beer brewing.
Bira yapımı üzerine online bir kurs alıyorum.

More Sentences
course yol
Parliamentary support in pursuing that essential course for change will be absolutely vital.
Değişim için gerekli olan bu yolun izlenmesinde Parlamento desteği kesinlikle hayati önem taşıyacaktır.

More Sentences
Marine
course n. rota
The boat changed course to get closer to the pod of whales.
Tekne, balina sürüsüne yaklaşmak amacıyla rotasını değiştirdi.

More Sentences
course n. seyir
The invention of fire changed the course of history.
Ateşin icadı tarihin seyrini değiştirdi.

More Sentences
Sport
course n. parkur
While walking, carved structures along the course and frescoed churches accompany you.
Yürürken parkur boyunca oyma yapılar ve freskli kiliseler size eşlik ediyor.

More Sentences
General
course n. golf sahası
course n. terazi
course n. gidiş
course n. kurs (dersler dizisi)
course n. sıralama
course n. servis
course n. kap
course n. bir aracın gitmekte olduğu yön
course n. mecra
course n. pist
course n. plan
course n. kulvar
course n. cihet
course n. kur
course n. istikamet
course n. tabaka
course n. seri
course n. alan
course n. cereyan
course n. katman
course n. yarış
course n. güzergah
course n. (bir tür yarış olarak) hayat
course n. hayat hikayesi
course n. su kanalı
course n. su yolu
course n. bir makama atananlar
course n. görevli kadrosu
course n. süre
course n. tarz
course n. kariyer (yolculuğu)
course v. köpekle kovalamak
course v. koşmak
course v. av sürmek
course v. dökülmek
course v. av peşinden koşmak
course v. köpeklerle kovalamak
course v. sürgün avına çıkmak
course v. köpekle kovalamak (av)
course v. koşturmak
course v. hızla akmak
course v. kovalamak
course v. yol oluşturmak
course v. sıra oluşturmak
course v. içinden veya üstünden hızla gitmek
course v. içinden geçmek
course v. bir yandan diğerine geçmek
course v. (çan) peş peşe farklı tonlarda çalacak şekilde hareket etmek
course v. dolaşmak
course v. seyretmek
Trade/Economic
course n. istikamet
Technical
course n. gemi rotası
course n. güzergah
course n. ileriye doğru hareket
Mechanic
course adj. kaba
course adj. kalın
Textile
course n. örgülü kumaşlardaki yatay bir ilmek veya dikiş sırası
Construction
course n. (duvarda, çatıda) sürekli ve genellikle yatay eleman sırası
course v. yol oluşturmak
course v. sıra oluşturmak
Automotive
course n. güzergah
course n. yarış pisti
Aeronautic
course n. baş
course n. tasarlanmış iz
course n. uçuş yolu
Marine
course n. geminin seren yelkenlerindeki en alt yelken
course n. bir parça halat
course n. bir parça kablo
Mining
course n. cevher damarı
course v. madendeki bir güzergah boyunca (hava akımını) yönlendirmek
Medical
course n. adet görme
course n. regl
course n. belirli bir dönemde verilen dozlar veya ilaçlar
Agriculture
course n. ürün rotasyonundaki farklı ürün sırası
Religious
course n. kilise ayin saatlerinde okunan dualar
Geology
course n. tabaka yönü
Military
course n. belirli koşullar altında hedefe yapılan bir dizi atış
Sport
course n. koşu yeri
Music
course n. birlikte çalınan teller
Archaic
course n. şövalyelerin birbirine hücumu
course n. saldırı
course n. kavga
course n. dövüş
course n. seri halindeki saldırı

Meanings of "course" with other terms in English Turkish Dictionary : 150 result(s)

English Turkish
Common Usage
course of events n. gidişat
of course adv. elbette
have a piano course v. piyano kursuna gitmek
General
training course n. staj
course of lectures n. konferans serisi
correspondence course n. mektupla öğretim
line of course n. rota çizgisi
course line n. rota çizgisi
golf course n. golf sahası
golf course n. golf alanı
course of action n. davranış biçimi
course for nursing at home n. evde yaşlı bakım kursu
course of action n. hareket biçimi
a course in morals n. ahlak dersi
matter of course n. olağan iş
magnetic course n. manyetik rota
matter of course n. tabii bir şey
course of treatment n. kür
elective course n. seçimlik ders
course of flight n. uçuş rotası
a course of treatment at a spa n. kaplıca tedavisi
diploma course n. diploma kursu
course of events n. cereyan
person attending a course n. kursiyer
civil course n. roma hukuku
refresher course n. takviye kursu
course of education n. eğitim planı
matter of course n. işin doğal gidişine
change of course n. rota değişimi
course of advertisement n. reklam mecrası
course fee n. kurs ücreti
vocational course n. meslek kursu
diving course n. dalış kursu
driving course n. sürücü kursu
the course of life n. yaşam süreci
the course of life n. ömür süreci
apprenticeship course n. çıraklık kursu
language course n. dil kursu
course of proceeding n. sürecin gidişatı
course of proceeding n. sürecin işleyişi
water course n. nehir yolu
three-course meal n. üç kap yemek (başlangıç, ana yemek, tatlı vb)
time course n. süreç
course of action n. eylem planı
course of action n. yol haritası
course of action n. belirli bir konuda amaca ulaşmak için yapılması gereken işler bütünü
golf course n. golf kursu
compulsory course n. zorunlu ders
nine-hole golf course n. dokuz delikli golf sahası
course code n. ders kodu
course of conduct n. davranış biçimi
creative writing course n. yaratıcı yazma kursu
remedial driving course n. iyileştirici/düzeltici/geliştirici sürücü kursu
intense course n. yoğun kurs
quran course n. kuran kursu
out-of-course n. üniversitede okul uzatma
out-of-course n. rötar yapmış tren
english course n. ingilizce kursu
course completion certificate n. kurs bitirme belgesi
bird course n. (kanada) eğitim kurumunda kolay olduğu düşünülen ders
grammar course n. dil bilgisi kursu
cooking course n. yemek kursu
open a course n. ders açmak
additional course fee n. ek ders ücreti
single course n. tek ders
one course n. tek ders
proper course of action n. doğru hareket tarzı
proper course of action n. uygun hareket tarzı
proper course of action in disasters n. afetlerde doğru hareket tarzı
course leader n. kurs eğitmeni
painting course n. resim kursu
the course of the day n. günün seyri
the course of the day n. günün akışı
design course n. tasarım kursu
german course n. almanca dersi
sewing course n. dikiş kursu
guitar course n. gitar kursu
jewelry design course n. takı tasarımı kursu
jewelry design course n. takı tasarım kursu
the course of history n. tarihin akışı
race course n. yarış parkuru
race course n. yarış pisti
race course n. yarış güzergahı
race course n. yarış yolu
race course n. genelde dairesel veya elips şeklindeki bir yarışın düzenlendiği yol
course of things n. olayların seyri
matter-of-course n. olayların akışı içerisinde meydana gelmesi mantıklı görülen veya doğal karşılanan şey
margin of a course n. kayraktaşı veya padavralardan oluşan bir yolun hemen üstündeki kaplanmamış kısmı
obstacle course n. engellerle dolu yol
obstacle course n. engellerle dolu durum
course [obsolete] n. koşu
course des primes n. ara ödüllü yarış
course [obsolete] n. dörtnala gidiş
swim course n. yüzme kursu
swimming course n. yüzme kursu
stretching course n. yatay örülü tuğlalardan oluşan set
short course n. kısa süreli ders
short course n. kısa süreli eğitim
pass a course v. ders geçmek
find a middle course v. orta yol bulmak
fail the course v. dersten kalmak
change one's course v. yönünü değiştirmek
stay the course v. yarışın veya zor bir olayın sonuna kadar dayanmak
go on a training course v. staj görmek
take its course v. olacağına varmak
go on a course v. staj görmek
change course v. dümen kırmak
take a course in v. kurs almak
show the right course v. doğru yolu göstermek
enrol on a course v. kursa kaydolmak
be accepted onto the course v. kursa kabul edilmek
change one's course v. yol değiştirmek
join a course v. kursa katılmak
occur in the course of time v. zamanla oluşmak
sign up for a course v. kursa kaydolmak
teach course v. kurs vermek
take course v. yön almak
suggest a course of action v. fikir vermek
enrol on a course v. kursa katılmak
attend a course v. kursa katılmak
sign up for a course v. kursa katılmak
complete the course v. kursu bitirmek
complete the course v. kursu tamamlamak
enroll on a course v. kursa yazılmak
change the course of history v. tarihin akışını değiştirmek
sign up for a course v. kursa yazılmak
change the course of history v. tarihin yönünü değiştirmek
change the course of history v. tarihin gidişatını değiştirmek
run its course v. doğal akışını sürdürmek
run its course v. yolunda gitmek
run its course v. normal seyrini izlemek (hastalık)
ensure that globalization takes a humane course v. küreselleşmenin insancıl bir mecraya girmesini sağlamak
ensure that globalization takes a humane course v. küreselleşmenin insancıl bir seyir izlemesini sağlamak
follow a fluctuating course v. dalgalı bir seyir izlemek
stay on course v. yolunda olmak
stay on course v. rotasında olmak
stay on course v. rotasından şaşmamak
set a course for v. yol haritası belirlemek
set a course for v. strateji belirlemek
start the training course v. kursa başlamak
start the training course v. eğitim kursuna başlamak
set a course v. rota/yol belirlemek
go to the golf course v. golf kursuna gitmek
change course v. rota değiştirmek
enroll oneself for a course v. bir kursa yazılmak
enroll someone for a course v. birini bir kursa yazdırmak
enroll someone in a course v. birini bir kursa yazdırmak
enroll someone for a course v. birini bir kursa kaydetmek
enroll someone in a course v. birini bir kursa kaydetmek
enroll oneself for a course v. bir kursa kaydolmak