şut - Turco Inglés Diccionario

şut

Significados de "şut" en diccionario inglés turco : 9 resultado(s)

Turco Inglés
General
şut kick n.
His kick during the match went viral.
Maç sırasında attığı şut viral oldu.

More Sentences
Sport
şut kick n.
His kick during the match went viral.
Maç sırasında attığı şut viral oldu.

More Sentences
General
şut shot n.
şut chute n.
şut drop n.
Technical
şut chute n.
Construction
şut chute n.
Sport
şut shot n.
Basketball
şut basketball shot n.

Significados de "şut" con otros términos en diccionario inglés turco: 97 resultado(s)

Turco Inglés
General
şut (top için) shot n.
basketbolda uzaktan atılan şut skyhook n.
(madencilikte) şut pass n.
şut çekmek shoot v.
şut kanalı chute N.
Colloquial
tuğla atış/şut brick n.
topun sert şekilde panyaya veya çembere çarpıp uzağa sekmesine yol açan dengesiz şut brick n.
potadan/çemberden dönen top/atış/şut brick n.
başarısız atış/şut brick n.
Technical
borulu şut barrel drop n.
Traffic
şut duvarı break wall n.
Aeronautic
şut altı belt conveyor n.
Mining
şut/chute kapılarında yer alan küçük eğim pocket n.
şut/chute kapılarında yer alan küçük çıkıntı pocket n.
Sport
sert şut hard shot n.
uzaktan şut long distance shot n.
şut atan kicker n.
ragbide gol çizgisinin önünde şut çekmek için topu yere bırakma touchdown n.
(amerikan futbolunda) karşı takımın oyuncusu tam şut atacakken mola isteme taktiği icing the kicker n.
şut çekilmiş topun aldığı mesafe kick n.
şut çekilmiş top kick n.
(kriket) kaleyi bulmamış şut wide n.
futbolda şut çekildikten sonra havada kalma süresi hang time n.
şut atan veya pas veren oyuncuyu geçme rush n.
yerden sekmek üzere olan topa çekilen şut drop kick n.
(futbolda) yere düşen top zemine değer değmez şut atan oyuncu dropkicker n.
isabetli şut atabilme shotmaking n.
şut çekmek shoot the ball v.
şut atmak shoot the ball v.
sıçrayarak şut atmak jump shoot v.
(amerikan futbolunda) karşı takımın oyuncusu tam şut atacakken mola istemek ice the kicker v.
topun tutulduktan hemen sonra serbest bırakıldığı (pas, şut) two-touch adj.
Basketball
topun panyaya yahut çembere çarpıp uzağa sekmesine neden olan şut brick n.
potalı şut bank shot n.
baş üzerinden atılan şut overhead shot n.
pas verirken veya şut atarken el ve parmakların topun gidiş yolunu takip etmesi follow through n.
zıplayarak atılan şut jump shot n.
hücum seti sırasında boş kalıp sıçramadan atılan şut set shot n.
sürekli şut denemesi yapan oyuncu gunner n.
köşeden atılan şut corner shot n.
uzak mesafeden atılan şut bomb n.
basket olması olası şut snowbird n.
arkalığa çarptırılarak atılan şut bank shot n.
dripling sonunda aniden atılan şut pop shot n.
çok yüzdeli şut atma fire the rock n.
uzak mesafeden atılan şut long shot n.
üst üste 2 şut feyk yapılması double pump n.
iyi şut atamayan stone hand n.
geriye doğru sıçrayarak şut atabilen oyuncu fadeaway jumper n.
çok seyrek şut kaçıran oyuncu deadly shooter n.
şut atıldığında topun ne çembere ne de potaya değmesi airball n.
sahanın bir ucundan diğerine atılan şut coast-to-coast n.
tek elle atılan şut one-hand shot n.
şut veya smaç için sıçramış oyuncunun havada kalma süresi hang time n.
şut saati shooting clock n.
hareketli halde atılan şut running jumper n.
çembere değmeden giren şut nothing but net n.
çemberin ardındaki dik düzleme çarptırılarak atılan şut bank shot n.
hakemin girmemiş olan bir şut için sayı kararı vermesi goaltending n.
son derece serbest pozisyonda atılan şut bunny n.
uzaktan atılan bombeli şut rainbow n.
bir adım geri çekilerek atılan şut step-back jumper n.
bir adım geri çekilerek atılan şut step-back jumper n.
geriye doğru çekilerek atılan şut fadeaway n.
sıçrayarak atılan şut jump shot n.
sıçrayıp en yüksek noktaya ulaşılarak atılan şut jumper n.
havaya giden şut airball n.
havaya giden şut air ball n.
havaya giden şut airball n.
havaya giden şut air ball n.
şut atarken önce topu kaldırıp sonra geri çekip savunmacı rakibi aldatmak pump fake v.
çok hızlı koşarken potaya şut atmak running right-hander v.
takım arkadaşına şut atma pozisyonu sağlamak set someone up v.
şut atmak twirl v.
basketbolda rakip takım oyuncusuna ve potaya sırtını dönerek topu şut atabileceği veya potaya yaklaştırabileceği bir konuma getirmeye çalışmak post up v.
zıplayarak şut atmak pull up v.
Football
uzaktan çekilen şut long-range shot n.
şut atma shooting n.
şut çekme shooting n.
isabetli şut shot on target n.
kaleyi bulan şut shot on target n.
çerçeveyi bulan şut shot on target n.
kaleyi bulan şut shot on goal n.
çerçeveyi bulan şut shot on goal n.
kaleyi bulan şut shot at goal n.
plase şut finesse shot n.
şut çekmesi için takıma alınmış futbolcu toe n.
koşma, şut çekme ve ileri pas atmada yetenekli futbolcu triple threat n.
dalan şut dipping shot n.
yükselen şut rising shot n.
kaleden kaleye şut goal-to-goal shot n.
şut atmak shoot at goal v.
yere düşen top zemine ulaşır ulaşmaz şut çekerek gol atmak drop v.
yere düşen top zemine değer değmez şut atmak drop-kick v.
yere düşen top zemine değer değmez şut atmak dropkick v.
birinin kafasının üstünden çekilen (şut) overhead adj.
Slang
potaya şut atmak shoot (some) hoops v.