-da - Turco Inglés Diccionario

-da

Significados de "-da" en diccionario inglés turco : 9 resultado(s)

Turco Inglés
General
-da on adv.
I was on the phone all day.
Bütün gün telefondaydım.

More Sentences
-da in adv.
Leyla Zana, the European Parliament Sakharov prizewinner, is still in jail.
Avrupa Parlamentosu Sakharov ödülü sahibi Leyla Zana hala hapiste.

More Sentences
-da in prep.
In that language, adjectives and nouns are inflected for gender.
Bu dilde, sıfatlar ve isimler cinsiyete göre çekimlenir.

More Sentences
-da on prep.
I was on the phone all day.
Bütün gün telefondaydım.

More Sentences
-da per prep.
-da from prep.
-da at prep.
Colloquial
-da at expr.
Chat Usage
-da @ expr.

Significados de "-da" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
ya da or conj.
General
güney afrika'da durban kentinden kuzeyde tugela nehrinin döküldüğü yere kadar olan sahil şeridi dolphin coast n.
afrika'da bir krallık jaga n.
sal ya da benzeri bir deniz aracının insan gücü ile suda hareket etmesini sağlayan alet oar n.
üzerine rayların yerleştirildiği, enine konulmuş metal, ağaç ya da beton parçalarından her biri sleeper n.
avrupa'da uluslararası işbirliği international agencies in europe n.
burma'da şehir mandalay n.
iki ya da daha çok uçağın uçma yeteneğinin birbiriyle kıyaslanması flyoff n.
kardeşler (abi ya da abla) siblings n.
güneydoğu fransa ve kuzeybatı italya'da akdeniz kıyısında popüler turistik bölge riviera n.
özellikle kuzeybatı ispanya'da akarsu vadilerinin sular altında kalmasıyla oluşan dar ve uzun koylar ria n.
beklenmedik zamanda yaklaşan ya da saldıran kişi waylayer n.
güney sudan’da yaşayan etnik bir grup tacho n.
papaz efendi (irlanda'da his/your/their ile kullanılan bir unvan) reverence n.
avustralya ve yeni zelanda’da yaşayan bir tür kabuklu pipi n.
ispanya'da yol kenarındaki evlere ve lokantalara verilen isim posada n.
özellikle fransa'da, bir idari birimin baş yöneticisi préfect n.
kuzey hindistan'da bir sınır şehri jammu n.
et, sebze ya da benzer malzemelerin karışımından hazırlanan sıvı yiyecek soup n.
bir asya'da bambusu whangee n.
batı afrika'da ülke sierra leone n.
avrupa'da sanat european art n.
amerika'da yaşayan latin kökenli kimse latino n.
güney afrika'da derin vadi kloof n.
dişi hayvanlardaki cinsel arzu artışı ya da gebeliğe hazır olma dönemleri estrum n.
müzikte ya da beyaz dizlerdeki abartılı duygusallık schmalz n.
güney ispanya'da, costa del sol'un doğusu costa de almeria n.
londra'da hükümet dairelerinin bulunduğu mahalle whitehall n.
sure (kuran'da) sura n.
moral bozan şey ya da kişi demoraliser n.
1849'da ingiltere tacına konulan meşhur hint elması kohinoor n.
güney afrika'da east london'la port shepstone arasındaki sahil şeridi wild coast n.
orta ve kuzey ispanya'da bir bölge ve eski bir krallığın adı castile n.
asya ve afrika'da yetişen uzun çam ağacı palmyra n.
moral bozan şey ya da kişi demoralizer n.
tanzaya'da yaşayan etnik bir grup kwere n.
orta doğu'da sıcak kahve bardağının altına konulan metal altlık zarf n.
rusya'da bir bölge kuban n.
tanımlanmamış kişi ya da şeyler etceteras n.
iskoçça'da denize çıkıntı yapan kara burnu anlamında sözcük mull n.
igbolar (nijerya'da halk) igbo n.
fransız rivierası olarak da bilinen, fransa'nın güneydoğu kıyıları cote d'azur n.
güney amerika'da ağaçsız düzlükler, bozkırlar için kullanılan ifade llano n.
limanlarda ya da havaalanlarında araç kiralayan şirketlerden alınan bedel port surcharge n.
tuz üreticisi ya da satıcısı salter n.
avustralya'da, toprakta yağmurdan sonra içindeki suyu tutan çukurluklara verilen isim clay pan n.
hindistan'da evde imal edilen pamuklu kumaş khaddar n.
kuzey afrika'da yerleşim yeri casbah n.
demir ya da tahta parmaklık bar n.
batı asya'da bir nehir kura n.
güneybatı amerika'da özellikle alkali topraklarda hayvanları yemlemek için kullanılan işlenmemiş bir bitki sacaton n.
doyma durumuna getiren şey ya da kişi saturator n.
vahşi kıyı, barcelona'da turistik bölge costa brava n.
almanya'da yerin altındaki kıymetli madenleri korumakla görevli olduğu sanılan bir cin kobold n.
yanık hayvan veya sebze kokusu ya da tadı empyreuma n.
rusya'da bir şehir kuibyshev n.
değerini ya da güzelliğini arttıran enhancer n.
danimarka'da bulunan bir ada laaland n.
ingilizler tarafından kuzey amerika'da kurulmuş ilk yerleşim yeri jamestown n.
almanya'da bir kasaba krummhorn n.
kuzeydoğu rusya'da bir bölge kolyma n.
üstü kapalı söz ya da imalarla etki altına alma earwigging n.
orta afrika'da yaşayan iri cins antilop waterbuck n.
güney amerika'da yetişen bir zambak eucharis n.
para ve bunun gibi menfaatler sağlayarak ya da hile ile jüriyi etkileme embracery n.
güneybatı hindistan'da karnataka ile kerala eyaletlerinin kıyısı malabar coast n.
bir devlet ya da ulusa mensup kişi citizen n.
amerika'da doğup büyüyen japon nisei n.
ortaçağ'da kullanılan bir yapı tekniği jettying n.
güney california'da bir bölge orange county n.
bir teleferiğin ya da bir tesisteki teleferiklerin tümünün bir saatte yokuş yukarı taşıyabileceği kapasitesi uplift capacity n.
konsül (eski roma'da) consul n.
hong kong'da bir yarımada kowloon n.
çevresi kapatılmış ya da açıkça tanımlanmış alan precinct n.
kuzey amerika'da bazı ağaçlardan çıkarılan reçineli madde tacamahac n.
oxford'da klasik diller imtihanı literae humaniores n.
kuzey afrika'da çalılıklarla çevrelenmiş kamp alanı zareba n.
özellikle ölmüş birinin ardından övgü konuşması ya da yazısı eulogia n.
18 yy'da ingilizler tarafından nova scotia'dan sürülen fransız asıllı bir topluluğun güney louisiana cajun country n.
vücudun tamamının ya da bazı kısımlarının temizlenmesi primping n.
içmeye ya da banyo etmeye elverişli doğal su kaynağı spa n.
deri ya da tüy dökme exuviating n.
geciktiren şey ya da kişi delayer n.
internette birçok kullanıcıya gönderilen uygun olmayan ya da istenmeyen mesajlar spam n.
bir nesne ya da olguyu herhangi bir şekilde tanımlayan veri metadata n.
rusya'da bir antik şehir kolomna n.
kore ve japonya'da süregelen medeniyet far eastern civilisation n.
ispanyolca konuşan ülkelerde pazar yeri ya da meydan plaza n.
özellikle güney afrika'da yuvarlak kulübe vb gibi basit yapı rondavel n.
iskoçya'da bir kasaba kincardine n.
bitki embriyosu ya da fidede kotiledonların bağlanma yerinin üstünde kalan eksen kısmı epicotyl n.
dünyanın en iyi şaraplarının üretildiği fransa'da malikane chateau mouton rothschild n.
güney japonya'da bir liman şehri kobe n.
şubat ayında da evlerde bulundurulan yılbaşı ağaçları febulights n.
kuzey afrika'da çalılıklarla çevrelenmiş kamp alanı zariba n.
şehirler ya da milletler arası telefon konuşmalarından alınan ücret toll n.
almanca'da cins isimlerin önlerine gelen üç artikel'den biri der n.
beyaz kıyı, ispanya'da sayfiye bölgesi costa blanca n.
sudan'da görülen şiddetli kum fırtınası haboob n.
biri ya da bir kurum hakkında yazılan övücü yazı writeup n.
çevreye yayılan kötü ya da zararlı madde effluvia n.
derbyshire'da bulunan bir meze delia n.
ekvatorun güneyinde, avustralya'nın da kuzeydoğusunda kalan güneybatı pasifik adaları melanesia n.
uydurma sözcük ya da deyim coinage n.
britanya'da politik parti whig n.
daha da ekleme superadding n.
çamurda ya da suda yuvarlanma wallowing n.
hindistan'da yazları devlet görevlilerine tahsis edilen yüksek rakımdaki siteler hill station n.
eski rusya'da komunist gençlik örgütü komsomol n.
üstü kapalı söz ya da imalarla etki altına alınmış earwigged n.
italya’da bir kasaba andora n.
hayali bir düşman ya da gölge ile savaşma durumu sciamachy n.
ebeveyn ya da onların ebeveyninin ingiltere'de doğmuşlukları nedeniyle orada yaşama hakkı patriality n.
estralda'da yaşayan ispinoza benzer kuş waxbill n.
sudan'da bir yerleşim yeri kodok n.
sert yumruk ya da darbe slug  n.
ordu ya da devletçe çıkarılan ve bilet ya da başka seyahat dokümanlarıyla değiştirilebilen belge warrant n.
güneybatı kanada'da bir ada vancouver n.
altın kıyı, katalonya'da turistik sahil bölgesi costa dorada n.
eski yunanistan'da vali eparch n.
sınırlar çizen kişi ya da şey demarcator n.
almanya'da şehir daun n.
hindistan'da posta sistemi dak n.
belediye başkanı (iskoçya'da) provost n.
ispanya'da bir şehir jerez n.
fransızca'da parke taşlı yol, cadde veya patika pavé n.
eski roma'da çok büyük arazi latifundia n.
kuzey amerika'da yetişen küçük sarı çiçekleri olan funda wicopy n.
kar arabaları için işaretlenmiş rota ya da kayak pisti trail n.
ağzı dar, çift kulplu yuvarlak şişe (eski roma'da) ampulla n.
brezilya'da gecekondu veya varoş favela n.
almanya'da kaplıca tesisleri kursaal n.
ortadoğu veya orta asya'da dokunan halı oriental rug n.
endonezya'da bir bölge jambi n.
sosyal kulüp olarak da işlev gören geleneksel restoran supper club n.
güney amerika'da yetişen tohumları yenen bir bitki quinoa n.
rusya'da kullanılan dört tekerlekli bir çeşit at arabası telega n.
kement atarak at ya da sığır yakalama roping n.
buğday ya da çimen anızı eddish n.
japonya'da bir kale şehri kokura n.
güney amerika'da and dağları'ndan atlas okyanusu'na doğru esen sert, soğuk rüzgar pampero n.
daha da kötüsü worse n.
haliç (iskoçya'da) firth n.
mahrum eden şey ya da kişi depriver n.
yolcular ya da konaklayanlar anlamında yaygın kısaltma pax n.
beklenmedik zamanda yaklaşma ya da saldırma waylaying n.
alaska'da kızak çekmede kullanılan kökeni eskimo'lara dayanan bir tür köpek malamute n.
bir şişeyi ya da bir kabı tıkaçla kapama stoppling n.
güneşe fazla maruz kalmaktan kaynaklanan ani bayılma ya da halsizlik sunstroke n.
hindistan'da polis memuru jawan n.