Band - Turco Inglés Diccionario

Band

Significados de "Band" en diccionario turco inglés : 105 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
band n. bant
band n. bando
band n. şerit
General
band n. saz takımı
band n. kayış
band n. çete
band n. kolan
band n. mızıka
band n. güruh
band n. orkestra
band n. kemer
band n. çalgı takımı
band n. çizgi
band n. şebeke
band n. sargı
band n. dalga
band n. uzun çizgi
band n. zümre
band n. frekans bandı
band n. kurdele
band n. takım
band n. şerit
band n. sürü
band n. topluluk
band n. grup
band n. kuşak
band n. bağ
band n. sıra
band n. kelepçe
band n. bilezik
band n. yüzük
band n. sorumluluk
band n. görev
band n. zorunluluk
band n. cübbe şeridi
band n. halka
band v. bağlamak
band v. toplamak
band v. çemberlemek
band v. birleşmek
band v. bantlamak
band v. şerit yapmak
band v. bir araya getirmek
band v. şeritle işaretlemek
band v. şeritle bitirmek
band v. bir şeyin üzerinde şerit oluşturmak
band v. halkalamak
band v. gruplamak
Law
band n. bağ
Technical
band n. bant
band n. kuşak
band n. sırım
band n. şerit
band n. tasma
Computer
band n. bant
Television
band n. belli bir frekans aralığını kapsayan bölge
Textile
band n. bant
band n. bazı mesleklerde giyilen cübbenin kenarlarındaki şeritler
band n. eski zamanlarda popüler olan yüksek bir yaka
band n. eğirme silindiri
band n. egzersiz bandı
band n. elastik bant
band n. on yedinci yüzyıla ait çok geniş bir giysi yakası
Architecture
band n. duvara takılan düz panel
band n. duvarı veya parçayı bölen düz ve yatay eleman
Automotive
band n. bant
band n. fren bandı
Aeronautic
band n. paraşüt şeridi
band n. paraşüt bandı
Marine
band n. yelken güçlendirici bez parçası
Mining
band n. ince cevher tabakası
Medical
band n. band
Anatomy
band n. sarkomer
Dentistry
band n. diş teli
Pathology
band n. anormal doku şeridi
band n. bağırsakta tıkanmaya neden olan bağ dokusu şeridi
Math
band n. birbirine yakın değerleri içeren aralık
Physics
band n. bant aralığı
Biology
band n. organizmadaki kromatik, yapısal veya işlevsel olarak farklılaşmış şerit
band n. çomak nötrofil
band n. farklılaşmış hücreleri ayıran çizgi
Marine Biology
band n. görünge
band n. fasciolaria ve ilgili cinsleri oluşturan çeşitli büyük deniz salyangozlarına verilen ad
Agriculture
band n. fide yetiştirme kabı
band v. (tohum, çim) şeritler halinde dağıtmak
Social Sciences
band n. kabile
Linguistics
band n. kuşak aralığı
Hunting
band n. kurşun pencere çerçevesi
band n. gerdane
Art
band n. müzik grubu
Music
band n. bando
band n. grup
band n. topluluk
band n. uzun bir fonograf kaydındaki ayrı bölümlere verilen ad
Bookbindery
band n. kitabın arkasında yaprakların tutturulduğu şerit
band n. kitap ciltlemesinde süslemek veya yazıları korumak amacıyla yapılan sırt kaplaması
band n. kitap kapaklarındaki çizgi deseni
Archaic
band n. yasal garanti
band n. teminat
band n. verilen rehin
band n. güvence
band n. kefalet
Ornithology
band n. kuşların ayağına takılan halka
band v. işaretlemek için ayağına halka takmak
Entomology
band n. böcek yumurtasının blastoderminde uygun embriyo oluşturan kalınlaşma

Significados de "Band" en diccionario inglés turco : 4 resultado(s)

Turco Inglés
Technical
band sling n.
band sliver n.
Mechanic
band strip n.
Medical
band band n.

Significados de "Band" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
elastic band n. lastik
l band n. l bandı
emission band n. yayım bantı
broad band n. kolan
lower side band n. alt kenar bandı
wave band n. radyo dalga
wida band n. genişbant
brass band n. mızıka
radio band n. radyo bandı
rubber band n. lastik
allowed band n. izinli kuşak
pass band n. geçici band
band width n. bant genişliği
brass band n. bando
wrist band n. kol ağzı
sanitary band n. sanitabant
jazz band n. cazbant
voice band n. konuşma bandı
predatory band n. yağmacı çete
head band n. saç bandı
money band n. para lastiği
money rubber band n. para lastiği
citizens band radio n. sivil radyo yayın bandı
amateur frequency band n. amatör radyo bandı
marching band n. yolda yürüyerek müzik yapan grup
marching band n. sokak grubu
band of all times n. tüm zamanların en iyi (müzik) grubu
university band n. üniversite müzik grubu
empty band n. boş bant
excitation band n. uyarma bandı
band-pass n. bantgeçiren
band-aid n. plaster
band-aid n. bant
band-aid n. yara bandı
girl-band geek n. kızlardan kurulu pop gruplarına saplantılı biçimde hayran olan kimse
guard band n. güvenlik bandı
guard band n. koruma bandı
guard band n. koruyucu bant
k-band n. (radar) k bandı
power band n. güç bandı
janissary band n. mehter takımı
rock band n. rock grubu
elastic band n. lastik bant
laggy band n. lastik bant
lacka band n. lastik bant
lackey band n. lastik bant
rubber band n. lastik bant
arm-band n. pazubant
arm-band n. kolluk
legendary rock band n. efsanevi rock grubu
band-aid n. bir yara bandı markası
best new band n. en iyi çıkış yapan grup
best newcomer band n. en iyi çıkış yapan grup
speckled band n. benekli kordon/şerit
wedding band n. alyans
rubber band n. paket lastiği
energy band gap n. enerji bant aralığı
band-aid n. geçici çözüm
band fish n. kurdela balığı
band camp n. grup kampı
elastic hair band n. lastik toka
boy band n. genç erkeklerden oluşan pop grubu
watch band n. saat kordonu
band friend n. grup arkadaşı
friend from the band n. grup arkadaşı
tribal band n. tribal bant
tribal band n. tribal şerit
wrist band n. kol bandı
marching band n. bando takımı
pop band n. pop müzik grubu
pop band n. pop grubu
mourning band n. matem kurdelesi
mourning band n. matem bandı
band knife n. kumaş ve benzeri ince ve yumuşak malzeme kesme aleti
band of partisans n. 1990'lardan beri lübnan'da faaliyet gösteren filistinli aşırı dinci sünni grup
band list n. kabile üyesi olduğu hükümetçe resmen tanınan kanada kızılderilileri listesi
band of hope n. 1847'de ingiltere'de kurulan, gençleri hayat boyu alkolden uzak durmaya teşvik eden dernek
band leader n. müzik grubu lideri
band-aid baby n. sallantıdaki bir ilişkiyi düzeltmek için yapılan çocuk
thumb band n. başparmak kalınlığındaki kıvrım
twin band mill n. hem sağ hem de sol el için ayarlanabilir testeresi olan kereste makinesi
slingshot band n. sapan lastiği
awareness band n. farkındalık bilekliği
local musi̇c band n. yerel müzik grubu
band aid n. geçici çözüm
band aid n. acil onarım
band [obsolete] n. kapı menteşesi
band [obsolete] n. yürüteç
band [obsolete] n. bandaj
belly button band n. göbek bağı düşene kadar bebeğin karnına sarılan kuşak
wrist band n. şekli bilekliğe benzeyen şey
garage band n. eğitimsiz ve amatör rock grubu
gum band [pennsylvania] n. lastik bant
gum band [pennsylvania] n. nesneleri bir arada tutmak için kullanılan, esnek yapılı doğal veya sentetik kauçuk halka
one-man band n. tek adamla yönetilen kurum
one-man band n. tek adamla yönetilen işletme
sneck band n. kapı sürgüsüne takılan ip
guitar band n. gitar grubu
band together v. biraraya getirmek
band together v. bir araya toplanmak
band together v. bir araya toplamak
band together v. birleşmek
band together v. toplanmak
band together v. birleştirmek
band together v. bir araya getirmek
band together v. tek yürek olmak
quit the band v. gruptan ayrılmak
play in a band v. bir grupta çalışmak
band oneself v. bir gruba katılmak
band oneself v. bir gruba bağlanmak
band–aid v. yara bandı yapıştırmak
band–aid v. yara bandıyla kaplamak
having a band adj. bantlı
band-aid adj. geçici
band-aid adj. yardımcı
band-aid adj. eğreti
band aid adj. yardımcı
band aid adj. geçici
band aid adj. eğreti
Phrasals
band together v. yekvücut olmak
band together v. bir grup içinde birleşmek
band together v. birleşmek
band together v. tek vücut olmak
band together (against someone or something) v. (birine/bir şeye karşı) birleşmek
band together (against someone or something) v. (birine/bir şeye karşı) tek yürek olmak
band together (against someone or something) v. (birine/bir şeye karşı) bir araya gelmek
Phrases
when the band begins to play expr. olay/işler son kerteye geldiğinde
when the band begins to play expr. olay/işler içinden çıkılmayacak hale geldiğinde
when the band begins to play expr. olay/işler patlak verdiğinde
when the band begins to play expr. olay/işler ciddileştiğinde
when the band begins to play expr. olay/işler karıştığında
when the band begins to play expr. olay/işler çıkmaza girdiğinde
when the band begins to play expr. olay/işler kritik bir hale geldiğinde
when the band begins to play expr. işler ciddiye bindiğinde
Idioms
a one-man band n. tek kişilik dev kadro
a one-man band n. tek kişilik grup/bando
band-aid approach/solution n. geçici/eğreti/üstünkörü çözüm
band-aid treatment n. hasıraltı edilen sorun
band-aid treatment n. geçici/üstünkörü çözüm
band-aid approach n. yüzeysel çözüm/yaklaşım
band-aid approach n. geçici/eğreti/üstünkörü çözüm
band-aid approach n. geçici/eğreti/üstünkörü yaklaşım
band-aid approach n. geçici yaklaşım
band-aid approach n. sorunun özüne/derinine/kaynağına inmeyen bir yaklaşım
band-aid approach n. yüzeysel yaklaşım
band-aid approach n. çözüm sunmayan bir yaklaşım
band-aid approach n. üstünkörü yaklaşım
strike up the band v. bir şeyi başlatmak
strike up the band v. çalmaya/söylemeye başlamak/başlatmak
rip off the band-aid v. (acı verici bir şeyi) hızla yapıp bitirmek