Gloss - Turco Inglés Diccionario

Gloss

Significados de "Gloss" en diccionario turco inglés : 61 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
gloss n. perdah
gloss n. parlaklık
gloss n. parıltı
General
gloss n. sahte bir dış görünüm
gloss n. tevil
gloss n. açıklama
gloss n. haşiye
gloss n. şerh
gloss n. tefsir
gloss n. tahrif
gloss n. yorum
gloss n. dış güzellik
gloss n. perdah
gloss n. parlaklık
gloss n. cila
gloss n. yanlış ya da yanıltıcı bir dış görünüş
gloss n. dudak parlatıcı
gloss n. yapay güzellik
gloss n. parlak boya
gloss n. allayıp pullama
gloss n. parlatıcı
gloss n. kisve
gloss v. parlatmak
gloss v. açıklayıcı yazı eklemek
gloss v. örtbas etmek
gloss v. parıltılı yapmak
gloss v. yaldızlamak
gloss v. yorumlamak
gloss v. dipnot düşmek
gloss v. açıklamak
gloss v. yaldızlanmak
gloss v. cilalamak
gloss v. parlamak
gloss v. açıklama yapmak
gloss v. yaldız yapmak
gloss v. hakkında kötü konuşmak
gloss v. kötü yorumlarda bulunmak
gloss v. yanlış yorumlamak
gloss v. (sorunları) yanlış değerlendirerek önemsememek
gloss N. kısa açıklama
Law
gloss n. şerh
gloss n. yasalardaki belirli noktaların mahkemece yorumlanması
gloss v. şerhetmek
gloss v. şerh etmek
gloss v. şerh koymak
Technical
gloss n. cila
gloss n. perdah
gloss n. parlaklık
Textile
gloss n. parlaklık
Automotive
gloss n. parlaklık
Medical
gloss n. glos
Food Engineering
gloss n. parlaklık
Literature
gloss n. şiirin bir kıtasının genişletilmesinden oluşan şiirsel kompozisyon
Linguistics
gloss n. yorum
Librarianship
gloss n. sözlük
gloss n. sürekli satır arası çeviri
gloss n. metne ekli zincirleme açıklama veya yorumlar
gloss n. roma hukuku veya sivil hukuk yorumları
gloss n. açıklama gerektiren kelime
Printery
gloss n. glos
gloss n. perdah

Significados de "Gloss" con otros términos en diccionario inglés turco: 73 resultado(s)

Inglés Turco
General
full gloss n. ayna gibi
lip gloss n. dudak parlatıcısı
plumping lip gloss n. dudak dolgunlaştırıcı ruj
plumping gloss n. dudak dolgunlaştırıcı ruj
gloss over v. gizlemek
gloss over v. makul göstermek (bir yanlışı/doğru olmayan bir şeyi)
gloss over v. örtbas etmek
gloss over v. doğru göstermek (bir yanlışı/doğru olmayan bir şeyi)
gloss over v. saklamak
gloss over v. geçiştirmek
gloss over v. önemsiz göstermek
high gloss adj. çok parlak
gloss- pref. konuşma dili anlamı veren ön ek
gloss- pref. dil anlamı veren ön ek
gloss- pref. dile benzeyen bir yapı veya organ anlamı veren ön ek
gloss- pref. dilsel ve anlamı veren ön ek
gl. (gloss) abrev. tefsir
gl. (gloss) abrev. dipnot
gl. (gloss) abrev. yorum
gloss (glossary) abrev. sözlük
Phrasals
gloss over v. üstünü örtmeye çalışmak
gloss over v. önemini azaltmak
gloss over v. göz ardı etmek
gloss over v. örtbas etmeye çalışmak
Idioms
lip gloss n. göz boyama
lip gloss n. şişirme
lip gloss n. gerçeği çarpıtma
lip gloss n. daha mutlu, masum, dertsiz gösterme
lip gloss n. gerçeği saptırma
lip gloss n. abartma
put a gloss on something v. bir şeyi örtbas etmek
put a gloss on something v. bir şeyin üstünü kapatmak
put a gloss on something v. bir şeyi daha olumlu, kabul edilebilir, makul göstermek
gloss over (something) v. (bir şeyi) saklamak
gloss over (something) v. (bir şeyi) örtbas etmek
gloss over (something) v. (bir şeyi) baştan savmak
gloss over (something) v. (bir şeyi) önemsiz göstermek
gloss over (something) v. (bir şeyi) geçiştirmek
gloss over (something) v. (bir şeyin) üzerinden üstünkörü geçmek
gloss over (something) v. (bir şeyi) es geçmek
gloss over (something) v. (bir şeye) yüzeysel yaklaşmak
gloss over (something) v. (bir şeyi) gizlemek
gloss over (something) v. (bir şeyi) göz ardı etmek
gloss over (something) v. (bir şeye) önem vermemek
Technical
rear gloss n. arka cam
gloss agent n. parlatıcı madde
hard gloss paint n. çok parlak vernikli boya
gloss effect n. parlaklık efekti
silk gloss n. ipek parlaklığı
loss of gloss n. parlaklık kaybı
loss of gloss n. matlaşma
high gloss varnish n. tam parlak vernik
low odour gloss n. hafif kokulu cila
high gloss n. yüksek parlaklık
image gloss n. görüntü parlaklığı
surface gloss n. yüzey parlaklığı
specular gloss n. ayna gibi parlaklık
specular gloss n. aynamsı parlaklık
assessment from the change in gloss n. parlaklıktaki değişiklikten değerlendirme
gloss cellulosic paint n. parlak selülozik boya
high-gloss anodised aluminum surface n. eloksal kaplanmış yüksek parlaklı alüminyum yüzey
specular gloss n. ayna parlaklığı
measurement of specular gloss n. speküler parlaklığın ölçülmesi
specular gloss n. yansıtıcı parlaklık
assessment of visual gloss n. görsel parlaklığın değerlendirilmesi
Computer
high gloss film n. çok parlak film
Textile
gloss effect n. parlaklık efekti
Dyeing
gloss varnish n. parlak vernik
gloss paint n. parlak boya
Furniture
surface gloss n. yüzey parlaklığı
Automotive
gloss topcoat n. parlak baz kat boya
high gloss adj. çok parlak
Printing
gloss. (glossary) abrev. sözlük