Harm - Turco Inglés Diccionario

Harm

Significados de "Harm" en diccionario turco inglés : 38 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
harm n. zarar
General
harm n. halel
harm n. ziyan
harm n. zarar
harm n. felaket
harm n. hasar
harm n. fenalık
harm n. beis
harm n. dokunca
harm n. şer
harm n. kötülük
harm n. bira mayası
harm n. haksız hükümler
harm n. ahlaksız hükümler
harm n. kötüleşme
harm v. fenalık etmek
harm v. incitmek
harm v. fenalık yapmak
harm v. zeval vermek
harm v. kötülük etmek
harm v. kötülük yapmak
harm v. hasar vermek
harm v. dokunmak
harm v. halel getirmek
harm v. fena yapmak
harm v. zedelemek
harm v. zarar vermek
harm v. zarara sokmak
harm v. zararı dokunmak
harm v. zararı olmak
harm v. fena etmek
harm v. yaralamak
Trade/Economic
harm abrev. 1980 ve 1990'larda baskın olan yatırım bankalarının oluşturduğu bir grup
Law
harm n. hasar
harm n. zarar
harm v. hasar vermek
harm v. zarar vermek
Technical
harm n. bere

Significados de "Harm" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
harm animals v. hayvanlara zarar vermek
General
grave harm n. ağır zarar
social harm n. sosyal zarar
intentional harm n. bilerek zarar verme
intentional harm n. kasti hasar
intentional harm n. kasti zarar
harm reduction n. zarar azaltma
harm's way n. riskli durum
harm's way n. tehlike
harm one's reputation v. itibarıyla oynamak
do harm v. zarar vermek
do as much harm as possible v. etmediğini komamak
cause harm to v. zarara yol açmak
undo the harm that has been done v. yapılan zararı telafi etmek
do more harm than good v. faydadan çok zararı olmak
do as much harm as possible v. etmediğini bırakmamak
see no harm v. sakınca görmemek
do somebody harm v. kötülük etmek
wish harm on another v. kötülük beslemek
see no harm v. bir sakınca görmemek
do more harm than good v. ettiği hayır ürküttüğü kurbağaya değmemek
harm someone's reputation v. itibarına zarar vermek
do no harm v. zararı olmamak
do harm v. zararı olmak
escape (from a dangerous situation) with little or no harm v. ucuz kurtulmak
escape (from a dangerous situation) with little or no harm v. ucuz atlatmak
do harm v. zararı dokunmak
cause harm v. zararı dokunmak
intend to harm v. zarar vermek istemek
not harm v. zarar vermemek
want to harm v. zarar vermek istemek
get harm v. zarar görmek
harm the environment v. çevreyi kirletmek
see no harm v. mahzur görmemek
see no harm v. bir mahzur görmemek
bring harm v. zarar getirmek
(not) harm a hair of somebody's head v. birinin kılına bile dokunmamak
keep someone out of harm's way v. kötülüklerden uzak tutmak
harm the environment v. çevreye zarar vermek
do no harm v. zarar vermemek
self-harm v. kendi kendine zarar vermek
harm the nature v. doğaya zarar vermek
come to no harm v. hiç zarar görmemek
come to no harm v. bir zarara uğramamak
harm one's health v. sağlığına zarar vermek
(harm) to come to v. zarar gelmek
see harm in v. sakınca görmek
see harm in v. beis görmek
give harm to v. zarar vermek
out of harm's way adj. emniyette
out of harm's way adj. emin yerde
harm [south] adj. kaba
harm [south] adj. zararlı
harm [south] adj. saygısız
Phrasals
come to harm v. zarara uğramak
come to harm v. zarar görmek
Phrases
out of harm's way expr. kötülüğün erişemeyeceği yerde
out of harm's way expr. emniyette
out of harm's way expr. tehlikeden uzak
out of harm's way expr. güvende
out of harm's way expr. güvenlikte
out of harm's way expr. güvenli bir durumda
out of harm's way expr. kötülükten uzak
where's the harm? expr. ne zararı var?
no harm in trying expr. denemekten zarar gelmez
there's no harm in trying expr. denemekten zarar gelmez
it wouldn't do (someone) any harm (to do something) expr. (bir şeyi yapmanın) zararı yok
it wouldn't do (someone) any harm (to do something) expr. (bir şeyi yapmasında) beis yok
it wouldn't do (someone) any harm (to do something) expr. (bir şeyi yapmasında) bir sakınca yok
it wouldn't do (someone) any harm (to do something) expr. (bir şeyi yapmasında) bir mahzur yok
it wouldn't do (someone) any harm (to do something) expr. (bir şeyi yapmanın) zararı olmaz
Colloquial
harm the baby v. bebeğe zarar vermek
mean (one) no harm v. (birini) olumsuz etkilemek istememek
not mean (one) any harm v. (birini) olumsuz etkilemek istememek
not mean (one) any harm v. (birini) üzmek istememek
not mean (one) any harm v. (birine) zarar vermek istememek
mean (one) no harm v. (birine) zarar vermek istememek
mean (one) no harm v. (birini) kırmak istememek
not mean (one) any harm v. (birini) kırmak istememek
mean (one) no harm v. (birini) üzmek istememek
he/she wouldn't harm a fly expr. karıncayı bile incitmez
he/she wouldn't harm a fly expr. sineği bile incitmez
it does no harm (for someone) to do (something) expr. (bir şey) yapmaktan (birine) zarar gelmez
it does no harm (for someone) to do (something) expr. (bir şey) yapmanın (biri için) bir mahzuru yok
it does no harm (for someone) to do (something) expr. (bir şey) yapmanın (birine) bir zararı olmaz
it does no harm (for someone) to do (something) expr. (bir şey) yapmanın (biri için) bir sakıncası yok
there is no harm in expr. -in zararı yok
there is no harm in expr. '-in zararı olmaz
what is the harm in (doing something)? expr. (bir şey yapmaktan) zarar gelmez
what is the harm in (doing something)? expr. (bir şey yapmaktan) ne çıkar?
Idioms
not harm a fly v. karıncayı bile incitmemek
do more harm than good v. yarardan çok zarar vermek/getirmek
do more harm than good v. iyilikten çok kötülük yapmak
not harm a hair on somebody's head v. kılına bile zarar vermemek
not harm a hair on somebody's head v. kılına zarar vermemek
would not harm a hair on somebody's head v. kılına zarar vermemek
wouldn't harm a hair on somebody's head v. kılına zarar vermemek
wouldn't harm a hair on somebody's head v. kılına bile zarar vermemek
would not harm a hair on somebody's head v. kılına bile zarar vermemek
get in harm's way v. tehlikede olmak
be in harm's way v. tehlikede olmak
do more harm than good v. attığı taş ürküttüğü kurbağaya değmemek
put (someone) in harm's way v. (birini) tehlikeye atmak
harm a hair on (one's) head v. kılına zarar vermek
harm a hair on (one's) head v. saçının teline zarar vermek
mean no harm v. üzmek istememek
mean no harm v. olumsuz etkilemek istememek
mean no harm v. kırmak istememek
mean no harm v. zarar vermek istememek
not come to harm v. zarar görmek
not come to harm v. zarara uğramak
not harm a hair on (one's) head v. (birinin) saçının teline bile zarar vermemek
not harm a hair of someone's head v. birinin kılına bile dokunmamak
not harm a hair on (one's) head v. (birinin) kılına bile dokunmamak
not harm a hair of somebody's head v. birinin kılına bile dokunmamak
not harm a hair of someone's head v. birinin saçının teline bile zarar vermemek
not harm a hair of somebody's head v. birinin saçının teline bile zarar vermemek
no harm no foul expr. ciddi bir zarar yoksa sorun da yoktur
wouldn't harm a hair on somebody's head expr. kılına bile zarar vermez
wouldn't harm a hair on somebody's head expr. kılına zarar vermez
would not harm a hair on somebody's head expr. kılına zarar vermez
not harm a hair on somebody's head expr. kılına bile zarar vermez
not harm a hair on somebody's head expr. kılına zarar vermez
would not harm a hair on somebody's head expr. kılına bile zarar vermez
no harm, no foul expr. zararı yok, bir şey olmadı
there's no harm done expr. zararı yok
in harm's way expr. tehlikede
nhnf (no harm, no foul) expr. bir şey olmadı
nhnf (no harm, no foul) expr. ciddi bir zarar yoksa sorun da yoktur
there's no harm in doing something expr. bir şey yapmanın bir zararı olmaz
there is no harm in (someone's) doing (something) expr. (birinin bir şey) yapmasının bir zararı olmaz
there's no harm in doing something expr. bir şey yapmaktan bir zarar gelmez
there is no harm in (someone's) doing (something) expr. (birinin bir şey) yapmasından bir zarar gelmez
there's no harm in doing something expr. bir şey yapmanın bir zararı yok
there is no harm in (someone's) doing (something) expr. (birinin bir şey) yapmasının bir zararı yok
Speaking
there is no harm in that expr. zarar yok
would not harm a fly expr. karıncayı bile ezmez
would not harm a fly expr. sineği bile öldürmez
would not harm a fly expr. çok yumuşak
would not harm a fly expr. mülayim
don't harm anyone expr. kimseye zarar verme
don't harm others expr. başkalarına zarar verme
no harm done expr. bir şey olmadı
no harm done expr. ziyanı/zararı yok
wouldn't harm a fly expr. karıncayı bile incitmez
we don't mean you any harm expr. size zarar vermek niyetinde değiliz
what's the harm in being a little cautious? expr. biraz dikkatli olmanın neyi var?
what's the harm in being a little cautious? expr. biraz dikkatli olmanın nesi var?
what's the harm in being a little cautious? expr. biraz dikkatli olmanın ne sakıncası var?
what's the harm in my earring? expr. sana ne zararı var küpemin?