It - Turco Inglés Diccionario

It

Significados de "It" en diccionario turco inglés : 21 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
it pron. ona
it pron. o
General
it n. cinsel ilişki
it n. cazibe
it n. ebe (oyunlarda)
it n. ilişki
it n. ebe (oyunda)
it n. kısırlaştırılmış hayvan
it pron. onu
it pron. şahsiyet
it pron. (özellikle sorularda) kimliği bilinmeyen şahıs
it pron. malum kişi
it pron. (çocuk dilinde) o kişi
it pron. (bebekle konuşurken) sen
it pron. (nesne olarak) kendisi
it pron. (oyunlarda) oyuncuyu belirten zamir
it pron. acıyan yer
it pron. acıyan uzuv
Colloquial
it adj. en moda olan
Chat Usage
it pron. arayan kişi
Computer
IT n. bilişim

Significados de "It" en diccionario inglés turco : 19 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
it dog n.
General
it cur n.
it blackguard n.
it whelp n.
it belvedere n.
it maestoso n.
it tardo n.
it tanto n.
it lower n.
it mut n.
it scoundrel adj.
Colloquial
it barker n.
Computer
it push expr.
Slang
it rat bastard n.
it rat-bastard n.
it bastardly gullion [obsolete] n.
it pot hound n.
it mutt expr.
it bastard expr.

Significados de "It" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
know-it-all n. ukala
know-it-all n. bilmiş
step on it v. gaza basmak
ask for it v. aranmak
step on it v. gazlamak
take it easy interj. sakin ol
General
oggetto (it) n. obje
the sum and the substance of it n. hülasa
the sum and the substance of it n. kısacası
blow it! n. kahretsin!
do-it-all inventor n. herşeyi yapan mucit
do-it-yourself n. birinin kendi başına monte edebileceği (şey)
do-it-yourselfer n. tamir işlerini kendi yapan kimse
how-to-do-it book n. el kitabı
do-it-all inventor n. elinden her iş gelen mucit
do-it-yourself n. birinin kendi başına yapabileceği şey (şey)
do-it-yourself n. kendin yap
IT specialist n. BT uzmanı
IT specialist n. bilgi işlem uzmanı
head of IT department n. bilgi işlem daire başkanı
some aspects of it n. bazı yönleri
do-it-yourself project n. kendin yap projesi
keep it simple stupid n. kiss prensibi
keep it simple stupid n. basit yap prensibi
keep it simple stupid n. (bir şeyi) basit tut prensibi
the thinking behind it n. bunun arkasındaki düşünce
a card with a child's picture on it n. üzerinde çocuk resmi olan bir kart
with-it-ness n. öğretmen farkındalığı
scratch-it n. kazı kazan
scratch-it n. kazı kazan kartı
scratch-it n. kazı kazan bileti
health IT n. sağlık bilişimi
healthcare IT n. sağlık bilişimi
tip-it n. bir tür kumar oyunu
know-it-all n. bilgiç
post-it note n. yapışkanlı not kağıdı
it [uk] n. kovalamaca oyunu
post-it n. yapışkanlı not kağıdı
post-it n. yapışkanlı not defteri
life as we know it n. bildiğimiz hâliyle yaşam
foot it v. yürüyerek gitmek
have it made v. ısmarlamak
hoof it v. yaya gitmek
leave where it will be stepped on v. ayak altında bırakmak
make the most of it v. tadını çıkarmak
hook it v. sıvışmak
coin it v. para kırmak
get someone's to fall for it v. dalgaya gelmek
let someone have it v. birini haşlamak
buy it v. başarısızlığa uğramak
put one's foot into it v. pot kırmak
stick to it v. ısrar etmek
call it a day v. paydos etmek
step on it v. acele etmek
lord it over someone v. birine amir gibi davranmak
have it coming v. hak etmek
lord it over somebody v. ağalanmak
hit it off with v. gül gibi geçinmek
have it made v. yaptırmak
take it normally v. normal karşılamak
rake it in v. voli vurmak
let someone have it v. birine dünyanın kaç bucak olduğunu göstermek
make a night of it v. sabaha kadar eğlenmek
have it off with somebody v. kırıştırmak
have it made v. işleri tıkırında olmak
put it on v. gibi göstermek
make a bolt for it v. tüymek
play it safe v. riske girmemek
fall for it v. çapraza gelmek
make a clean breast of it v. her şeyi itiraf etmek
hit it off v. uyuşmak
put it on v. şişirmek
put a jerk in it v. acele etmek
approve as it is v. aynen onamak
have it off v. mercimeği fırına vermek
rough it v. sürünmek
rake it in v. vurgun vurmak
keep it up v. sürdürmek
put one's foot in it v. pot kırmak
make a bolt for it v. kaçmak
pile it on v. şişirmek
shoot it out v. bir meseleyi halletmek için karşılıklı ateş etmek
put it on thick v. şişirmek
skip it v. kaçmak
put it on v. abartmak
make it attractive v. cazip hale getirmek
make it possible v. imkan vermek
rough it v. bir süre için ilkel şartlar içinde yaşamak
have it off v. kırıştırmak
leg it v. kaçmak
think better of it v. fikrini değiştirmek
the flavour (taste) of it still lingers v. tadı damağında kalmak
keep it up v. devam etmek
carry with it v. beraberinde getirmek
hotfoot it v. acele etmek
take it kindly v. hoşuna gitmek
vow not to do it again v. tövbe etmek
lay it on v. pohpohlamak
get it wrong v. ters anlamak
foot it v. dans etmek
put one's foot into it v. gaf yapmak
get it into one's head that ... v. kafasına koymak
lay it on v. abartmak
hop to it v. koyulmak
whoop it up v. gürültülü patırtılı bir şekilde eğlenmek
not to put too fine a point on it v. tam anlamıyla ifade etmek
stick it v. dayanmak
rub somebody's nose in it v. başına kakınç etmek
be minting it v. çok kısa bir sürede büyük paralar kazanmak
be minting it v. paraya para dememek
take it for granted v. bir şeyi sorgusuz sualsiz kabul etmek
have it away with somebody v. mercimeği fırına vermek
have the best of it v. üstün olmak
make it look like an accident v. kaza süsü vermek
maintain that it is so v. böyledir diye iddia etmek
take it personally v. üzerine alınmak
hit it off with v. arası iyi olmak
go at it hammer and tongs v. kapışmak
put a bold face on it v. erkekliğe toz kondurmamak
have it in for somebody v. takmak
live it up v. gününü gün etmek
get somebody to fall for it v. dalgaya düşmek
take it v. dayanmak
give it a try v. denemek
lay it on thickly v. yağ çekmek
have it off v. ilişki kurmak
hop it v. yaylanmak
have it away v. mercimeği fırına vermek
make it to the finals v. finale kalmak
leave it up to the discretion of somebody v. takdirine bırakmak
grit one's teeth and bear it v. dişini sıkmak
make it up v. uzlaşmak
hotfoot it v. acele ile gitmek
carry with it v. yol açmak
take it easy v. ağırdan almak
lump it v. katlanmak
live it up v. cümbüş yapmak
bus it v. otobüsle gitmek
make it do v. idare etmek
make it warm for somebody v. zorluk çıkarmak
strike it rich v. köşeyi dönmek
lay it on with a trowel v. pohpohlamak
stick it v. katlanmak
pile it on v. abartmak
put it over on v. kazıklamak
draw it fine v. kısa kesmek
stick to it v. diretmek
lay it on with a trowel v. methetmek
leg it v. hızlı yürümek
make it up v. barışmak