Lock - Turco Inglés Diccionario

Lock

Significados de "Lock" en diccionario turco inglés : 102 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
lock n. kilit
lock v. kilitlemek
General
lock n. lüle
lock n. gemileri farklı iki su düzeyinin birinden öbürüne aşırmak için yapılmış ara havuz
lock n. kilitli şey
lock n. silah çakmağı
lock n. kapalı büğet
lock n. bukle
lock n. yükseltme havuzu
lock n. geçiş havuzu
lock n. lok
lock n. kilitleme
lock n. boyunduruk
lock n. kanal havuzu
lock n. kilitlenme
lock n. saç lülesi
lock n. kilit
lock n. lok (panama kanalı gibi)
lock n. aşıklı mil aşığı
lock n. havuz kapağı
lock n. kapak
lock n. bir soyadı
lock n. kol kitleme
lock n. ön tekerlek dönme derecesi
lock v. kapanmak
lock v. bloke etmek
lock v. kanal havuzuna sokmak
lock v. kapatmak
lock v. takılmak
lock v. bağlamak (para)
lock v. kapamak
lock v. birbirine geçirmek
lock v. kenetlenmek
lock v. birbirine geçmek
lock v. örülmek
lock v. bağlamak
lock v. gemiyi kapalı bir kanal içinden geçirmek
lock v. kilit vurmak
lock v. kitlemek
lock v. durdurmak
lock v. hapsetmek
lock v. kilitlenmek
lock v. kilitlemek
lock v. sıkıca ve kuvvetlice kapamak
lock v. sarılmak
lock v. (bilgi vb.) erişimi engellemek
lock adj. kilitlenebilir
Trade/Economic
lock v. para bağlamak
lock v. kredi için (faiz oranını) ayarlamak
lock v. kredi için (faiz oranını) teminat altına almak
lock v. kolayca nakde çevrilemeyecek şekilde yatırım yapmak
Technical
lock n. kilit ikaz lambası
lock n. hava hücresi
lock n. hava cebi
lock n. hava kilidi
lock n. metal levhanın üst üste bindirilmiş kenarlarının katlanmasıyla yapılan ek yeri
lock n. sahada çitin köşe panelleriyle oluşturulan üçgen alan
lock n. bağdadi tekniğinde çıtaların üzerine vurulan sıva
Computer
lock v. (manyetik bant veya diskin) içeriğine erişimi engelleyecek şekilde çalışmasını durdurmak
lock v. (dosyanın) değiştirilmesini önlemek
lock v. (dosyanın) silinmesini önlemek
lock expr. kilitle
Textile
lock n. (yün, pamuk) küçük tutam
lock n. (yün, pamuk) küçük öbek
lock n. tek bir pamuk kozası hücresinde bulunan pamuk tiftiği
lock n. pamuk kozası topu
lock n. pamuk kozası hücresi
Automotive
lock n. direksiyon tur sayısı
lock n. kilit
lock v. kenetlenmek
Railway
lock n. çitin iki panelinin birbirine takıldığı birleşme yeri
Marine
lock n. su akışını kontrol etmek üzere kapıları olan bir kanal veya nehirin ayrılmış kısmı
lock n. ıskarmoz
lock n. kürek yatağı
lock n. kürek lumbarı
lock v. kanal içinde gemileri bir noktadan diğerine yükseltmek
Medical
lock n. meç
lock n. perçem
Marine Biology
lock n. balık asansörü
Agriculture
lock n. saman balyası
lock n. saman yığını
Hunting
lock n. ateşleme tertibatı
lock n. ateşli bir silahta dolgu veya şarjı patlatmak için kullanılan mekanizma
lock n. çakmak
lock n. yivsiz silahlarda ateşleme mekanizması
Sport
lock n. güreşte rakibin vücudunun bir kısmına kilitlenilen tutuş
lock n. (ragbi) hücum hattının ikinci sırasını oluşturup ön hattaki forvetlere destek olan iki oyuncu
lock n. (ragbide) yardımcı forvet
Archaic
lock n. faaliyet
lock n. ilerleme
lock n. uygulama
lock n. ritüel
lock n. çalıntı malları alan kimse
lock n. çalıntı malların konulduğu yer
lock n. albeni
lock n. çekicilik
lock n. cazibe
lock n. ayartma
lock n. baştan çıkarma
Engineering
lock n. hidrolik sistemde borudaki sıvı akışını durduran veya yavaşlatan kabarcık
Wrestling
lock n. kavrama
lock n. yakalama

Significados de "Lock" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
lock on n. hedefe kilitlenme
yale lock n. yale kilidi
lock piece of a yoke n. zelve
lock chamber n. oda kilidi
lock out n. dışarda bırak
sash lock n. pencere kilidi
hair lock n. kahkül
window lock n. pencere kilidi
door lock n. kapı kilidi
lock nut n. kontra somun
lock nut n. kilitleme somunu
safety lock n. emniyet tertibatı (silahta)
lock washer n. tırtırlı pul
lock frame n. kilit şasisi
canal lock n. kanal havuzu
mortise lock n. gömme kilit
side lock of of hair n. zülüf
caps lock n. büyük harf tuşu
knob lock n. topuzlu kilit
lock bolt n. kilit sürgüsü
bike lock n. bisiklet kiliti
wheel lock n. emniyet kilidi
lock bolt n. kilit dili
safety lock n. emniyet kilidi
notebook lock n. laptop kiliti
lock up n. karşılıklı ketlenme
bicycle lock n. bisiklet kilidi
key lock n. tuş kilidi
caps lock n. büyük harf kilidi
cabinet lock n. dolap kilidi
rim lock n. çekmece kilidi
rim lock n. üstten kilit
cupboard lock n. dolap kilidi
lock-out n. lokavt
lock-up n. bloke etme
street-door lock n. sokak kapısı kilidi
left-hand lock n. sol kapı kilidi
left-hand lock n. sol kilit
lock out n. eşzamanlama yitimi
privacy lock n. erişim kilidi
double-lock n. çifte kilit
bike lock n. bisiklet kilidi
pop and lock n. ani duruş ve kısa hareketlerden oluşan bir break dans tarzı
zip lock bag n. kilitli poşet
lock cylinder n. kilit göbeği
lock rosette n. kilit rozeti
the key slipping into a lock n. kilide giren anahtar
the key entering a lock n. kilide giren anahtar
check lock n. emniyet kilidi
transportation lock n. nakliye kilidi
lock-out tool n. kilit açma aleti
lock pick n. maymuncuk
lock pick n. her kilidi açabilen özel anahtar
lock of hair n. bir bukle saç
lock (of hair) n. saç tutamı
lock tender n. görevi baraj kapağının kontrolünü yapıp bakımını yürütmek olan kimse
lock operator n. görevi baraj kapağının kontrolünü yapıp bakımını yürütmek olan kimse
lock tender n. nehir kapağı görevlisi
lock keeper n. nehir kapağı görevlisi
lock operator n. nehir kapağı görevlisi
lock keeper n. görevi baraj kapağının kontrolünü yapıp bakımını yürütmek olan kimse
rose lock n. gül kilidi
pattern lock n. desen kilidi
u-lock n. bisiklet kilidi
child lock n. çocuk kilidi
silent lock n. sessiz kilit
yale lock® n. kilit markası
yale lock® n. yale kilit
lock of hair n. bir tutam saç
jail lock n. bir tür asma kilit
letter lock n. harf şifreli kilit
hair-lock n. bir tutam saç
lock [obsolete] n. güç durum
lock [obsolete] n. açmaz
lock-in n. değiştirilemez hale gelme
lock [obsolete] n. tuzak
lock-up [uk] n. yaşam alanı bulunmayan dükkan
lock-up [uk] n. yaşam alanı bulunmayan depo
lock [obsolete] n. çıkmaz
lock-on n. otomatik izlemeyi başlatma
lock gate n. kilitlenebilir kapı
lock [obsolete] n. aksama
lock-in n. kalıplaşma
lock [obsolete] n. oyun
lock-in n. etkilenemez hale gelme
lock [obsolete] n. topallama
lock-gate n. kilitlenebilir kapı
lock-up [uk] n. sahibi tarafından kilitlenebilen (dolap, garaj) kiralık depolama alanı
lock [obsolete] n. hile
lock [obsolete] n. engel
lock-in n. barda kanunen yasak zamanda yapılan alkol satışı
lock-in n. eğilmez hale gelme
lock [obsolete] n. ikilem
chubb lock® n. bir kilit markası
scalp lock n. bazı kızılderili erkeklerin kafalarını kazıtırken uzun bıraktıkları saç tutamı
seal lock n. açılması için üzerindeki mührün kırılması gereken kilit
permutation lock n. şifreli kilit
lock up v. kilitlemek
lock up v. bloke etmek
lock somebody up v. içeri tıkmak
lock someone in v. birinin üzerine kapıyı kilitlemek
lock something away v. bir şeyi kilit altında tutmak
lock up v. kilit altında saklamak
lock someone in v. kapıyı kilitleyerek birini bir yere hapsetmek
lock on v. takılmak
lock in v. kapamak
lock something up v. bir şeyi kilit altında tutmak
lock up v. kilit altında tutmak
lock in v. hapsetmek
lock up v. hapsetmek
lock someone out v. kapıyı kilitleyerek birini dışarıda bırakmak
lock someone out of v. kapıyı kilitleyerek birinin bir yere girmesini engellemek
lock someone up v. birini hapse tıkmak
lock someone up v. birini tımarhaneye kapatmak
lock on v. hedefe kilitlenmek
lock out v. kapıda kalmak
lock up v. hapse atmak
lock oneself out v. kapıda kalmak
lock oneself out v. anahtarını unutup kapıda kalmak
lock out v. anahtarını unutup kapıda kalmak
lock up v. bağlamak (para)
lock the door v. kapıyı kilitlemek
lock up v. (para) yatırmak
lock up v. kapatmak
lock up v. bağlamak
lock the door v. kapı kilitlemek
lock horns with v. ağız dalaşına girmek
lock horns with v. ağız dalaşı yapmak
lock in v. kapatmak
lock away v. kilitleyip saklamak
lock out v. (işçileri) işyerine sokmamak
lock out v. lokavt yapmak
lock out v. dışarıda bırakmak
lock someone down v. kodese atmak
lock someone down v. (bir suçluyu vb) içeri tıkmak
lock someone down v. hapse atmak
lock in jail v. hapse atmak
lock in jail v. kodese kapatmak
lock oneself in the house v. eve kapanmak
lock oneself in one's room v. odasına çekilmek
lock oneself in one's room v. odasına kapanmak
lock into v. bir şeyin içine kilitlemek
lock in v. birşeyin içine kilitlemek
lock inside v. birşeyin içine kilitlemek
lock in talks with v. görüşmelerde tıkanmak
change the lock v. kilidi değiştirmek
lock someone up in the attic v. birini çatı katına kilitlemek
take the lock off v. kilidi sökmeK
double-lock v. özenle bağlamak
double-lock v. özenle sabitlemek