NE - Turco Inglés Diccionario

NE

Significados de "NE" en diccionario turco inglés : 1 resultado(s)

Inglés Turco
Technical
ne n. neonun simgesi

Significados de "NE" en diccionario inglés turco : 15 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
ne what interj.
General
ne whf [obsolete] adj.
ne how adv.
ne whatever pron.
ne whatsoever pron.
ne whatsoe'er pron.
ne fat [scotland] pron.
ne what pron.
ne no matter what conj.
ne nor conj.
ne eh interj.
Colloquial
ne waddaya (what do yo) expr.
ne whaddya (what do you) expr.
Speaking
ne what to expr.
Archaic
ne whatso pron.

Significados de "NE" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
ne yapacağını bilmemek not know what to do v.
ne olursa olsun regardless adv.
ne zaman when adv.
ne zaman? when? adv.
her ne kadar although conj.
ne? what? interj.
General
önceden tanışılmayan biriyle eğlence yeri lokanta vb'ne gitme blind date n.
devamsızlık (işe/okula vb'ne) absenteeism n.
sap (mızrak/ok vb'ne ait) shaft n.
sıcaklık bakımından ne çok sıcak ne de çok soğuk olan, havanın değişken olduğu iklim kuşağı temperate n.
ne bulursa okuyan kimse omnivorous reader n.
gerçek kimliğini gizleyerek girme (örgüt/kuruluş vb'ne) infiltration n.
kayıt (kaset/plak vb'ne ait) recording n.
banılmış ekmek lokması (yemeğin suyuna vb'ne) sop n.
kıyı (nehir/göl/vb'ne ait) bank n.
kıyı (göl/deniz vb'ne ait) front n.
otobüs gibi taşıtlarda bulunan ve yapılan hızı, duraklamaların süresini ve sürücünün ne kadar direks tachograph n.
bilet parçası (tiyatro/sinema vb'ne girdikten sonra müşterinin elinde kalan) stub n.
masraf ne olursa olsun hand the expense n.
dönme (eski durum/alışkanlık/inanç vb'ne) reversion n.
teminat (borca karşı gösterilen ve bir mülk, tahvil, senet vb'ne dayalı) collateral n.
donmuşluk (jöle/çikolata vb'ne özgü) firmness n.
borca karşı gösterilen ve bir mülk senet vb'ne dayalı teminat collateral security n.
saygı (hükümdara vb'ne gösterilen) homage n.
isim (kitap/piyes/film vb'ne ait) title n.
kiralayanın süre esasına dayalı ödeme yaptığı ve kat edilen mesafe ne olursa olsun hiçbir ilave para unlimited mileage n.
ne istediğini bilme knowing what he/she wants n.
sızma (örgüt/kuruluş vb'ne) infiltration n.
bekçi (sahibi yokken malikane/ev vb'ne bakan) caretaker n.
tahammül (organizma vb'ne özgü) tolerance n.
çevredeki objeleri görüp ne olduklarını hemen anlama yetisi subitizing n.
ne erkek ne de dişi olan hayvan neuter n.
ne var ne yoksa all n.
bilgisayar oyunlarında bir oyunun konusunun ve temel oyun mekaniğinin ne kadar iyi tasarlanmış ve oyunda ne kadar verimli bir şekilde uygulanmış olduğunu ifade eden sözcük gameplay n.
ne kar ne zarar etme breaking even n.
çevredeki objeleri görüp ne olduklarını hemen anlama yetisi subitising n.
elimde ne var oyunu handy-dandy n.
kimin ne zaman öleceğine dair tahminlerde bulunulan bir oyun death pool n.
kimin ne zaman öleceğine dair tahminlerde bulunulan bir oyun dead pool n.
sürücüye ne yapması gerektiğini söyleyip duran kişi back-seat driver n.
ne olursa olsun kazanmaya değer yaklaşımı win-at-all-costs attitude n.
ne kadar tartışılırsa tartışılsın bir önemi olmayan, sonuca varılamayan durum moot point n.
ne idüğü belirsiz kimse/şey nondescript n.
ne fiziksel ne de zihinsel olma neutralness n.
bir nesne veya kelimenin ne olduğunu en fazla yirmi soru sorarak tahmin etmeye çalışılan bir oyun twenty questions n.
(bir şeyin) ne kadar az harcandığı underspend n.
ne yapacağı pek belli olmayan kimse unknown quantity n.
ne anlama geldiği anlaşılmayan mesaj, işaret mixed message n.
bilmem ne whoosis n.
ne tür bir eylemin gerekli veya ilgili olduğunu belirtmek için kullanılan en uygun terim word n.
cinsiyeti ne erkek ne de kadın olan kimse hijrah [south asia/india] n.
ne oldum delisi kimse mushroom n.
(yunan mitolojisinde) insanların hayatlarını yöneten ve ne zaman öleceklerini belirleyen üç tanrıça the destinies n.
ne iş olsa yapan kimse roustabout [australia] n.
ne iş olsa yapan kimse rouseabout [australia] n.
ne olduğu belirsiz yığın veya grup rummage n.
bilmem ne omnium n.
evrenin büyüklüğü içinde kendinin ne kadar küçük ve önemsiz bir varlık olduğunu hissetme duygusu occhiolism n.
ne oldum delisi olma pride [obsolete] n.
sovyet sosyalist cumhuriyeti birliği'ne bağlı bir ülke soviet n.
ne oldum delisi davranış parvenuism n.
(kişinin, durumun) ne olacağı future n.
uygun düşmek (bir yere/çevreye/gruba vb'ne) fit in v.
tel takmak (pencereye vb/sinek vb'ne karşı) screen v.
katılmak (parti vb'ne) join v.
basmak (düğme vb'ne) push v.
ne söyleyeceğini öğretmek (tanığa) prime v.
fazla yük koymak (bagaj, küfe vb'ne) overload v.
ülkeye vb'ne zarar vermek do disservice to v.
gerçek kimliğini gizleyerek girmek (örgüt, kuruluş vb'ne) infiltrate v.
elinde ne yaptığını gösterecek hiçbir şey olmamak have nothing to show for it v.
birinin ne düşündüğünü yüzünden okumak read someone's mind v.
ne düşündüğünü açıkça söylemek speak out v.
ne olduğunu tespit etmek identify v.
kaydını yaptırmak (otel vb'ne girince) check in v.
ne düşündüğünü açıkça söylemek speak one's mind v.
bağlı olmak (hatıra vb'ne) cling v.
saplanıp kalmak (çamur kum vb'ne) stick with in v.
kestirmek (ne olduğunu) make out v.
gitmek (konser müze vb'ne) take something in v.
kaydettirmek (okul/üniversite vb'ne) put someone down for v.
uygun olmak (bir yere/çevreye/gruba vb'ne) fit in v.
yazdırmak (okul/üniversite vb'ne) put someone down for v.
sızmak (örgüt, kuruluş vb'ne) infiltrate v.
burun takmak (çorap/ayakkabı vb'ne) toe v.
ne evet ne de hayır demek equivocate v.
ne olduğunu saptamak identify v.
kaydetmek (okul/üniversite vb'ne) put someone down for v.
tırmanmak (ağaç/direk vb'ne) skin up v.
kendisinin ne demek istediğini anlatmak explain oneself v.
tabi tutmamak (bir kimseyi kura/yasa vb'ne) waive v.
ne olduğunu çıkarmak identify v.
ne düşündüğünü açıkça söylemek speak up v.
kedi köpek vb'ne su vermek water v.
ne düşündüğünü söylemek (bir konuda) commit oneself v.
ne diyeceğini şaşırmak be at a loss for words v.
ne yapacağını bilememek be in a quandary v.
ne mal olduğunu anlamak see through somebody v.
yapmak (çamur/mum vb'ne şekil vererek heykel) model into v.
boğmak (iltifat/hediye vb'ne) overwhelm with v.
takmak (kıymetli bir taşı bir yüzük vb'ne) set in v.
işlerin ne durumda olduğuna bakmak see how the land lies v.
ne yapacağını bilmemek be at a loss v.
yazı vermek (gazete, dergi vb'ne) contribute v.
ne olduğunu söylemek identify v.
kitap vb'ne dönüştürmek write something up v.
ne istediğini bilmek know one's own mind v.
ne olduğunu kestirmek make out v.
ne demek istediğini yeterince anlatmak make one's point v.
ne oldum delisi olmak start to think he's/she's something special v.
davayı avrupa insan hakları mahkemesi’ne götürmek take the case to the european court of human rights v.
gelecekte ne olacağı hakkında çok düşünmek think ahead v.
-in ne olduğunu bilmek be a good judge of v.
karşısındakinin ne dediğini (sonunda) anlamak latch on v.
ne olduğunu anlamaya çalışmak get a fix on v.
ne olduğunu sormak ask what happened v.
ne olduğunu sormak ask what it is v.
ne dediğini bilmemek not know what one is saying v.
ne olursa olsun gerekeni yapıp hakkından gelmek deal with what happens v.
allah ne verdiyse beraberce yemek take potluck v.
ne düşündüğünü açıkça ortaya koymak declare one's self v.
ne bulursa yemek batten v.
uzun süre hız yapmaktan ne kadar hızlandığını fark edemez olmak velocitise v.
uzun süre hız yapmaktan ne kadar hızlandığını fark edemez olmak velocitize v.
ne gerekiyorsa yapmak do everything that needs to be done v.
(koli vb'ne) etket yapıştırmak docket v.
ne istediğini bulmak find v.
ne uzayıp ne kısalmak sit v.
elinde ne varsa geçirmek smite v.
ne var ne yok dökülmek squeak v.
ne uzayıp ne kısalmak stagnate v.
ne yapacağı belli olmaz unpredictable adj.
ekvator ginesi´ne özgü equatorial guinean adj.
ne olduğu belirsiz nondescript adj.
dominik cumhuriyeti'ne özgü dominican adj.
galler ülkesi'ne özgü welsh adj.
ne iyi ne kötü tolerable adj.
kulak asmaz (öğüt eleştiri vb'ne) impervious to adj.
ne kadar hor görüldüğünü belirten (birinin/bir şeyin) supercilious adj.
ne yapacağını bilmez at a loss adj.
ne yapacağını bilmez halde at a loss adj.
ekmek vb´ne kolayca sürülen spread adj.
ne düşündüğü belli olmayan inscrutable adj.
ne az ne çok olan moderate adj.
sudan cumhuriyeti'ne özgü sudanese adj.
ne iyi ne kötü mediocre adj.
ne olumlu ne de olumsuz (cevap vb) noncommittal adj.
ne idiği belirsiz ve biraz şüpheli queer adj.
ne büyük ne küçük olan moderate adj.
ne idiği belirsiz nondescript adj.